# Bazı kanunlarda ve milli piyango idare gen.md.kuruluş ve gör.hk.khk.değ.(ss.252)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Oğuz Oyan (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim
- **Tarih:** 31 Temmuz 2003
- **Gündem:** BAZI KANUNLARDA VE MİLLİ PİYANGO İDARE GEN.MD.KURULUŞ VE GÖR.HK.KHK.DEĞ.(SS.252)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/oguz-oyan-22-2003-07-31-bazi-kanunlarda-ve-milli-piyango-idare-gen-md-kurulus-ve-gor-hk-khk-de

> Oğuz Oyan (CHP), 31 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KANUNLARDA VE MİLLİ PİYANGO İDARE GEN.MD.KURULUŞ VE GÖR.HK.KHK.DEĞ.(SS.252)); konuşma 1.067 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA OĞUZ OYAN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; (AK Parti sıralarından "bu saatte de konuşulur mu" sesleri) Evet, beklenen tepkiyi aldım; bu saatte de konuşulur mu...

Değerli arkadaşlarım, bu saatte konuşulur mu meselesinden öte, bu saatte bu kadar önemli bir yasa tasarısı görüşülür mü sorusu galiba öncelikli. Bu kadar önemli, Türkiye'nin geçmişine damga vurmuş ve Türkiye'nin geleceğine damga vuracak kurumların satış usullerini tartıştığımız bir konunun, Meclisin son toplanma gününde, gecenin bu saatlerinde görüşülmesi, acaba, bizim, buradaki, kamu yararına hizmet üretme anlayışımıza, yasama faaliyetlerimizin niteliğine denk düşüyor mu?!

Değerli arkadaşlarım, biraz şu rehavet uykusunu sarsmak için de söz aldım. Biraz önce bizim bir engelleme yaptığımız izlenimine kapılmıştı değerli grup başkanvekili arkadaşlarım; her maddede konuşacak mısınız diye bize sordular, ona göre belki bir strateji belirlenecekti. Biz, bunu yapabilirdik; ama, şimdi gördüm ki, birkaç maddeden beri hiç kimse söz almıyor, ne muhalefet ne iktidar, gidiyoruz -tabiî, özel sohbetler de başladı arada- gidiyoruz da, nereye gidiyoruz; satışa gidiyoruz. Satışa gitmenin bu kadar, kolayca; bu kadar, irdelenmeden, tartışılmadan, "acaba doğru mu" sorusunu kendimize sormadan, yapılabilir bir iş olduğunu düşünüyor musunuz?

Bakınız, Türkiye, 1986'dan bu yana bir özelleştirme süreci içine girdi. 1986'dan bu yana yapılan bu özelleştirmelerin mülkiyet devrinden ne kadar hâsılat elde edildi, biliyor musunuz; topu topu 7 milyar dolarlık bir hâsılat elde ettiniz. Peki, ben size söyleyeyim; bugün, bu hâsılat, bizim bütçe açıklarına ne kadar yama olabilir?.. 2003 yılı, içinde bulduğumuz yılın bütçe açığı ne kadardır değerli arkadaşlar?.. Dolar olarak, Türk Lirası olarak istediğiniz şekilde söyleyebilirsiniz. Şimdi, 45 katrilyondan yola çıktık, yaklaşık 30 milyar dolarlık bir büyüklükten bahsediyoruz. Onyedi yıldır sağladığınız haraç-mezat -sizin değil tabiî, sizden önceki iktidarların- 7 milyar dolar. Yani, sadece bir yıllık bütçe açığının dörte 1'inden az. Yani bu, bizi hiç düşünmeye sevk etmiyor mu?..

Değerli arkadaşlarım, bu ülkenin kamusal varlıklarını böylesine elden çıkarmak, bir derde deva oluyor mu acaba?.. Siz muhalefetteyken, bunu, eleştiren saflardaydınız. Sizler, sizlerin birçok temsilci arkadaşınız, 1990'lar başında, bunun anayasal sürece götürülmesinde, dava açılarak birçok özelleştirme işleminin iptal edilmesinde rol oynadı; saygıdeğer bir iş yaptınız. O sırada, bütün 1990'lı yıllar boyunca, neoliberal anlayışa, katıksız piyasacı anlayışlara karşı tepki gösterdiniz. O tepkiler, sizi yavaş yavaş iktidara taşıdı. 2003 Kasımında siz bu nedenle oy aldınız. Türkiye'de son yirmi yılın neoliberal politikalarının iflası üzerine, toplum, o 1980 sonrasındaki bu neoliberal ideolojiyi temsil eden partileri sandığa gömdü. Niçin; sizde başka bir ışık gördü ya da siz kendinizi başka türlü tanıttınız. Yani "biz geliriz, daha iyi satarız"diye oy istemediniz.

Değerli arkadaşlarım, burada yaptığımız işin vahametinin ne kadar farkındayız?.. Yani, buradaki yasama sürecini, bu sekiz aylık muhasebesini, acaba, kafamızda şöyle bir çevirip, kendi kendimize tartışabiliyor muyuz, eleştirebiliyor muyuz?..

Burada, bugüne kadar 193 tane, bugün dahil 194 tane -bunların bir kısmı mükerrerdir, Cumhurbaşkanından dönmüştür, bir kısma Anayasa Mahkemesinden döndü, 20 kadarını düşün- 173 tane yasama faaliyeti... Bunun, yaklaşık 173'ün 70'i geçmiş iktidarlar döneminde hazırlanmış yasama faaliyetleri kalıntısıydı, çoğu uluslararası anlaşmalar; ama, sizin iktidarınızın getirdiği yaklaşık 100 kadar bir tasarı yasalaştı. Peki, yani, bunların ne kadarında ne yaptık; bunlar, ne kadar, bu Türkiye'nin geleceğini inşa etmek bakımından olumlu ya da olumsuz etkiler taşıyor, acaba hiç düşünüyor muyuz?..

Değerli arkadaşlarım, bakınız, burada tartıştığımız kurumun birkaç özelliğini size söyleyeyim. Bu kurum, 2002 yılı itibariyle, Millî Piyango bileti satışlarıyla 52 trilyon civarında bir hâsılat elde ediyor, Lotodan 282 küsur trilyon, Şans Topundan 189 trilyon, On Numaradan 26,5 trilyon. Yani, çok önemli, yarım katrilyonu geçen böyle bir hâsılat yapıyor. Peki, ne kadarlık bir kâr yapıyor; yine, 2002 yılı için söyleyeyim size, 2002 yılında 120 trilyon kâr yapıyor bu kuruluş. Dolar bazında 78 milyon dolarlık bir kârı var; ama, kâr, sağladığı tek kazanç, tek kamu yararı değil. Biliyorsunuz, kurumun gelirleri kamu idarelerine dağıtılıyor. Buradan dağıtılan kamuya kaynak aktarımı tam 384 trilyon. Yani, 120 trilyon kâr yapmış, 384 trilyon da kamu kuruluşlarına kaynak aktarmış. Yani, burada da, yine, yarım katrilyonu aşan bir rakamdan bahsediyoruz. Dolar olarak baktığınız zaman, kârı 78 milyon, kamuya sağladığı kaynak 250 milyon dolar.

Değerli arkadaşlarım, bakınız, bu, dağıtım meselesi de şöyle yapılıyor: Gayri safî hâsılanın yüzde 10'u, Tanıtma Fonuna ayrılıyor; aylık hâsılatın yüzde 1'i, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna ayrılıyor; kârının yüzde 5'i, Olimpiyat Oyunları Hazırlık ve Düzenleme Kuruluna ayrılıyor -bu, 1995'ten itibaren böyle düzenlenmiştir- kârının yüzde 95'i, Savunma Sanayii Destekleme Fonuna aktarılıyor.

Şimdi, bakın, size şunu söyleyeyim; dünya piyangoculuk geleneğinde, millî piyango idarelerinin gelirlerinin savunma sanayiine aktarılması istisnadır; önce, bunu belirteyim. Dünya piyangoculuk uygulamasında, bu tür piyango kuruluşlarının gelirlerinin çok büyük bölümü, sosyal amaçlı olarak kullanılır. Türkiye'nin kendi koşulları içinde, bu Savunma Sanayii Destekleme Fonuna... Dikkatinizi çekerim, kârın ama, hâsılatın değil; çünkü, 2002'ye bakarsak, kârın yüzde 10'u yaklaşık olarak 20 trilyon; ama, hâsılatın yüzde 10'u Tanıtma Fonuna dediğiniz zaman, o, 38 trilyon ediyor. Yani, dağıtımda kâr ve hâsılat farklı olduğu için, o özelliğe dikkatinizi çekmek isterim. Peki, yeni getirilen durum nedir; sadece yüzde 5'i idareye, yüzde 10'u Savunma Sanayii Destekleme Fonuna... Şu an tartıştığımız 23 üncü maddenin (e) fıkrasına bakarsanız, hâsılatının yüzde 15'inin tutabildiğini, geri kalanın bu 10 yıllık lisans anlaşmasını alan şirkete kaldığını göreceksiniz.

Değerli arkadaşlarım, şimdi, sonuçta, burada kamuya dağıttığınız bu kaynaklar, bir kamusal hizmet amaçlıdır. Aslında, savunma sanayii açısından da böyledir. Yani, siz, oraya bu kaynağı aktarmadığınız zaman ne olacak; bu kuruluşlar, sizden daha fazla bütçe payı isteyecekler. Buradaki hizmetlerin yapılmaması diye bir seçeneğiniz yoksa -ki, yoktur- o zaman, siz, bütçe kaynaklarından oraya pay ayıracaksınız demektir. Yani, hiçbir zaman, hiçbir şey yoktan var olmuyor, varken de yok olmuyor. Yani, burada, siz ne yapacaksınız; eksik olan bir kaynağı başka yerden kamuya sağlayacaksınız. Dolayısıyla, burada yapılan ne: Bugün, özelleştirmeyle, bir yıllık kârı ya da iki yıllık kârı karşılığında, bu bir yıllık kâr yerine iki yıllık kârı, biz, bugün alalım; aman, yeter, on yıllık kârdan vazgeçelim... Yani, bugünü kurtarmak ve bugün elimize biraz daha fazla kaynak geçmesi adına, uzun vadede elde edeceğimiz bu kaynaklardan vazgeçiyoruz. Bunun, rasyonel mantıkla, akılcı mantıkla ilişkisi nedir?! Bu, eğer, ideolojik bir tercihten kaynaklanmıyorsa, bunun neresinde bir keramet var, neresinde bir kamu yararı var değerli arkadaşlarım?!

HALUK İPEK (Ankara) - Vergi alacağız.

OĞUZ OYAN (Devamla) - Yani, burada, biraz önce söylendi. Ben, bugün, buraya çıkarken, deminden beri "çıkmak, çıkmamak" tereddütünü yaşadım; en sonunda, çıkıp, belki de bu dönemin son Meclis konuşmalarından birini yapayım dedim; çünkü, burada, gerçekten bu konuşmaların bir yararı olup olmadığına da artık kani olmamaya başladım. Yani, konuşuyoruz, ne oluyor?.. Sanki, boş bir Meclis, boş sandalyeler, biz sandalyelere konuşuyormuşuz gibi bir izlenim edinmeye başladım. Yani, bir yararı oluyor mu hakikaten?.. Kuşkusuz, gecenin bu saatinde, bizi izleyen yurttaşlar da olabilir; ama, sonuç alıyor muyuz değerli arkadaşlar, sonuç alıyor muyuz?..

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Oğuz Oyan (CHP, İzmir). “Bazı kanunlarda ve milli piyango idare gen.md.kuruluş ve gör.hk.khk.değ.(ss.252)”. TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim tutanağı, 31 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oguz-oyan-22-2003-07-31-bazi-kanunlarda-ve-milli-piyango-idare-gen-md-kurulus-ve-gor-hk-khk-de (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
