# 2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Oğuz Oyan (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim
- **Tarih:** 26 Aralık 2008
- **Gündem:** 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ (S.S.312) 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2007 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISI (S.S.313)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/oguz-oyan-23-2008-12-26-2009-yili-merkezi-yonetim-butcesi-s-s-312-2007-yili-merkezi-yonetim

> Oğuz Oyan (CHP), 26 Aralık 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ (S.S.312) 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2007 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISI (S.S.313)); konuşma 1.169 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA OĞUZ OYAN (İzmir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; efendim, şimdi görüştüğümüz 29’uncu maddeden daha önemli şeyler var ama 29’uncu maddeyle ilgili bir önerge de ben verdim, onunla ilgili de konuşacağım.

Şimdi, değerli arkadaşlarım, burada ben evvelsi gün konuştum, çarşamba günü, 2 kez. Burada şunu söylemiştim: “Bir ay sonra IMF’nin müdahalesiyle değişecek bir bütçeyi görüşüyoruz. Kaldı ki bu bütçe ekonomik krizi, hedefleri içine almıyor. Burada âdeta konu mankenleri gibiyiz.” Demiş idim.

Şimdi Hükûmet beni doğrulamak için elinden geleni esirgemiyor. Ne yapıyor? IMF’nin görünmez elini Meclisin içine sokuyor. Ne yapıldı dün burada? Bütçe ödeneklerinden 3,8 milyar YTL ya da eski parayla 3,8 katrilyon lira ödenek indirimi yapıldı.

Değerli arkadaşlarım, hangi indirimler yapıldı? Neleri indirdik? Ayrıntıya girmeyeceğim, birazdan değerli bir başka arkadaşım size ayrıntı verecek ama ben size sadece birkaç kalem vereyim: 674 trilyon liralık bir tarımsal destek indirimi yapıldı. Düşünün ki Türkiye’de tarıma verdiğimiz destek yaklaşık, millî gelirin, yüzde yarımı civarında, millî gelirin yüzde yarımı. Kanun çıkarıldı 2006’da “yüzde 1’den aşağı olamaz” diye, ne 2006’da ne 2007’de ne 2008’de yüzde 1 destek verilmedi. Bu sizin kanununuzdu, kendi kanununuz size ayak bağı oluyor. Şimdi 2009 bütçesinde bunu da kısıyorsunuz. Millî gelirin yüzde yarımı kadar…

O tarım ki millî gelire katkısı yüzde 9 dolayında, siz bunun on sekizde 1’ini tarıma layık görüyorsunuz. Gelişmiş ülkelerde tarım kesimine verilen destek, tarımın millî gelir payının yaklaşık yarısı kadardır. Eğer tarım millî gelire yüzde 4 destek veriyorsa yüzde 2 civarında tarıma destek verilir. Türkiye’de millî gelirin yüzde 1’ini bile veremiyorsunuz. Bunu çiftçiye uygun görmüyorsunuz. Çiftçiye verdiğiniz para zaten çok düşük. Bunun adını çeşitlendiriyorsunuz, doğrudan gelir desteği azalıyor, onun ucundan bir mazot desteği kırpılıyor, ucundan başka bir şey kırpılıyor. Hepsini topladığınızda, sürekli azalan paylar ve burada bunu şimdi tekrar indiriyorsunuz. Hangi maksatla bütçeye şimdi, dün bu müdahale yapılıyor? IMF efendiniz geliyor size bu talimatı veriyor ve bunu getiriyorsunuz. Bu, Türkiye Cumhuriyeti’ne, bağımsızlık savaşıyla kurulmuş, bir yasama organının nezaretinde verilmiş, bir bağımsızlık savaşıyla kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti’ne hakarettir değerli arkadaşlarım. Biz burada konu mankeni olmak istemiyoruz.

Bakınız, dünyanın bütün ülkelerinde, bütün aklı başında ülkelerinde, IMF ile anlaşma yapmayan ülkelerinde genişletici politikalar uygulanırken, yani yatırımlar artırılırken, yani kamu harcamaları üzerinden ekonomi canlandırılmaya çalışılırken, burada yapılan nedir? Zaten, aslında, hiçbir şekilde uyulmayacağı belli olan, hedefleri ve dayanakları tutmayacak olan bir bütçede bari bunu yapmayın. Getirip IMF’yi gözünüzün içine sokuyorsunuz. Yatırımları 1,8 katrilyon azaltıyorsunuz. Yani çiftçiye 674 trilyonluk bir destek azalması, yatırımlarda 1,8 katrilyonluk bir yatırım azalması… Yani, gelişmiş ülkelerin tam aksini yapıyorsunuz. Yani diyorsunuz ki âdeta haykırarak: “Biz az gelişmiş ülkeyiz, biz gelişmiş ülke değiliz, biz IMF ile ancak, onun talimatlarıyla yol alabiliriz.”

Bakınız Başbakan ne diyordu: “IMF ile -önce hayır, bilmem ne- bu mayıstan sonra anlaşma yapmayacağız.” Şimdi, en son ne dedi, en son inci nedir? “IMF bir akreditasyon kurumudur.” yani bir saygınlık, bir güvenilirlik kurumudur. Peki, o zaman, mayıstan itibaren aklın neredeydi? O zaman yapsaydın; yapmadın. Peki, şimdi, niye bize benzer ülkelerin hiçbir tanesi IMF ile anlaşma yapmıyor, onların saygınlığa ihtiyacı yok mu? Krizi bizden daha erken gören Portekiz’i, İspanya’sı, Yunanistan’ı, bunların IMF’nin saygınlığına, IMF’nin güvenilirliğine ihtiyaçları yok mu? Sizin varsa eğer, saygın olduğunuzdan değil, kendi saygınlığınızı sadece ve sadece IMF sayesinde doğrultmayı düşündüğünüzden. O ülkeler açısından IMF ile anlaşma yapmak bir saygı yitimi meselesidir, bir saygı kaybetmedir, bir dünya kamuoyunun güvenini kaybetmedir. Oysa siz öyle bir noktaya düşmüşsünüz ki, IMF ile ancak, IMF’nin koltuk değnekleriyle kendinize bir yer edinmeye çalışıyorsunuz.

Bir başka şeyi daha azaltıyorsunuz. Mal ve hizmet alımlarını kamunun 1,3 katrilyon lira azaltıyorsunuz. Değerli arkadaşlarım, toplam olarak baktığınızda 3,8 katrilyonluk bir budama yapıyorsunuz bütçede. Şimdi, bu budama, toplumda genel olarak talebi daha da azaltacak bir budamadır. Böyle bir budamayla, Türkiye’de işsizliği daha da körükleyeceksiniz, istihdam azalışını daha da körükleyeceksiniz.

Bu arada, biraz önce -önergeler üzerine konuşulamıyor- eczacılarla ilgili bir şey yaptınız, burada bir önerge geçirdiniz, katkı payları… Değerli arkadaşlarım, eczacılar on binlerce kişi geldiler burada yürüdüler, Ankara’da toplandılar. Sizin, hiç mi demokratik toplum tepkisine saygınız yoktur? Hiç mi yoktur? On binlerce eczacı bu ülkenin evladı değil mi? Onlar tepkilerini dile getiriyorlar. Siz ne yapıyorsunuz? Onlarla alay edercesine bir de bunu bütçe kanunu metnine ekliyorsunuz, katkı paylarını kanunlaştırıyorsunuz; hem de bütçe kanunuyla. Bütçe kanununda böyle bir şey olur mu? Değerli arkadaşlarım, bu, gerçekten sizin demokratik tepkilere zerre kadar, toplumdan gelen gerçek demokratik tepkilere değer vermediğinizin yeni bir kanıtıdır.

Şimdi burada size bir öneride bulunacağım. Birazdan önergem görüşülecek, daha doğrusu görüşülmeyecek, oylanacak, dolayısıyla da reddedilecek ama ben size önergemi söyleyeyim: Bu önergeyi, kamu taşıt alımlarının Türkiye’de üretilen ve montajı yapılan taşıtlardan yapılması için verdim. Çünkü bu konuştuğumuz 29’uncu madde 237 sayılı Taşıt Kanunu da kapsanmaktadır. Dolayısıyla ben, 237 sayılı Taşıt Kanunu çerçevesinde geçen şu hükme bir ilave yapıyorum. 7’nci maddesi, ikinci fıkrasında hüküm şudur: “Kullanılacak taşıtların muayyen ve standart tipte lüks ve gösterişten uzak, memleket yollarına elverişli, ucuz, ekonomik…” ve ekliyorum: “Üretimi veya montajı Türkiye’de yapılanlardan temin olması şarttır.” Üretimi veya montajı Türkiye’de yapılanlardan. Yani değerli arkadaşlarım, Meclis grup başkan vekilleri, Meclis Amiri, bilmem buradaki diğer değerli arkadaşlarımız, Kâtipler, vesaire, yerli araba kullansalar bir şeyleri mi eksilir? Türkiye’de üretilen bir araba kullansalar bir şeyler mi eksilir? Türkiye’deki kamu yöneticileri yerli araba kullansalar ne kaybederler?

Ama bakın ne kazanırız: Otomotiv Sanayii Derneğinden aldığım veriler şunu söylüyor: Her 100 ilave araç 25 kişilik bir istihdam demek ana sanayide ve yan sanayide. Her 100 araç için… 10 bin tane araçsa 2.500 kişi. 10 bin diyorum, aslında “Kamu 4.900 alacak.” falan deniyor ama bu resmî bütçe ödeneklerinden alınan rakam. Eğer siz derneklerden, vakıflardan, sandıklardan alınan hibeleri düşünürseniz ki bunlara müdahale mümkündür ve… Başbakanlık talimatıyla yayınlayın bir genelge ve yönlendirin insanları, deyin ki: “Kamu taşıtlarını hibe bile olsa yerli araçlardan alma önceliği verin.” O zaman binlerce işçi ailesi, mühendis, bütün bunların yan destek hizmetlerinde çalışanlar istihdam olanağı bulacaklar.

Dünyanın her tarafında yerli üretim teşvik edilirken, siz, eğer bunu burada reddederek yapmazsanız benim artık söyleyecek hiçbir şeyim yok. Siz, bu ülkenin halkı için, bu ülkenin istihdamı için, bu ülkenin işsizleri için, bu ülkenin istihdamını korumak için eğer burada bütçenin bir bölümünde bir düzeltme imkânını kullanacaksanız gelin bunu kullanın ama böyle bir niyetiniz yoksa benim diyecek gerçekten bir şeyim yok.

Değerli arkadaşlarım, bakın size şu bilgiyi de vereyim: Türkiye’de ekim ve kasım aylarında iç araç talebinde yüzde 37 ve yüzde 58’lik azalışlar olmuştur. Sadece kasım ayında, geçen yılın kasım ayına kıyasla tam yüzde 58’lik bir, satışta, azalma söz konusu, dolayısıyla stoklar giderek büyüyor. İhracatta on bir ayda hâlâ pozitifte gözükmesine rağmen, pozitif yüzde 2,9. Aralık rakamları geldiğinde göreceksiniz ki Türkiye'deki -ki üretimi yüzde 80 ihraç ediyoruz- üretimin toplamında bir gerileme olduğu gibi ihracatta da bir gerileme olacak. 2009 daha da kötü bir yıl olarak karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla, eğer, tabii bu…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Oyan, konuşmanızı tamamlayınız.

OĞUZ OYAN (Devamla) – …burada dün alınan kararla çok çelişkili. Ben burada diyorum ki size: Kamu taşıt alımlarını yaparken yerli araç alın, böylece destek olun istihdama. Ama burada dün alınan kararla, tam tersine, yatırımları azaltarak, daha IMF’yle anlaşma yapılmadan IMF’nin görünmez elini Meclisin içine sokarak, âdeta Meclisle alay ederek bunun tam tersi kararlar alıyorsunuz. Umarım, hiç olmazsa bir nebze olsun bu konuda doğru bir karara imza atılır.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Oğuz Oyan (CHP, İzmir). “2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)”. TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim tutanağı, 26 Aralık 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oguz-oyan-23-2008-12-26-2009-yili-merkezi-yonetim-butcesi-s-s-312-2007-yili-merkezi-yonetim (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
