# Kat mülkiyeti kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun tasarısı ve adalet komisyonu raporu (s. sayısı: 35)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Oktay Vural (MHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim
- **Tarih:** 13 Kasım 2007
- **Gündem:** KAT MÜLKİYETİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN TASARISI VE ADALET KOMİSYONU RAPORU (S. SAYISI: 35)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/oktay-vural-23-2007-11-13-kat-mulkiyeti-kanununda-degisiklik-yapilmasina-iliskin-kanun-tasarisi

> Oktay Vural (MHP), 13 Kasım 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAT MÜLKİYETİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN TASARISI VE ADALET KOMİSYONU RAPORU (S. SAYISI: 35)); konuşma 771 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA OKTAY VURAL (İzmir) – Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.

Efendim, aslında konuşacaklarım sadece bu maddeyle ilgili değil. Aslında biraz önce özellikle 77’nci maddeyle ilgili yapılan eleştiriler karşısında, gerek Sayın Bakanın gerek Sayın Komisyon Başkanının ifadeleri karşısında, elbette, daha önceki Parlamentoda bulunmamış Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak komisyonlarda kendi iradelerimizi, isteklerimizi, arzularımızı madde müzakereleri esnasında dile getirememiş olmanın sıkıntıları vardır. Dolayısıyla, bugün, 22 Temmuzda yepyeni bir Parlamento yapılmıştır. Bu Parlamento yapıldıktan sonra, daha önceki yapılan tartışmaları, çalışmaları dikkate alıp almaması önemli değildir, ama parlamenter sistem içerisinde, bir milletvekilinin bir komisyonda bir maddeyle ilgili müzakereye katılmaması parlamenter sistemi yok etmek demektir. Bu yasama ekonomisiyle mümkün olabilir mi? Akıl ve mantık olabilir mi? 25 kişilik komisyonda tartışılmayan, önerge verdirilmeyen hususları, 548 milletvekilinin olduğu bu Parlamentonun içerisine getirmek; bu, yasama ekonomisi değil, savurganlığı olur. Zaten, komisyonların çalışma esası da budur, daha rafine bir şekilde çalışma yapsınlar ki buraya gelsinler, ama komisyonda yapılmayan işleri, biz burada… Bu kanun tasarısı üzerinde bile bir sürü önerge var. Ama, size soruyorum: Bir milletvekili, bir maddenin müzakeresi sırasında bile sözlerini söyleyemiyorsa, görüşlerini ifade edemiyorsa bu nasıl egemenlik kullanılmasıdır? Bu, tamamıyla egemenliğin kısıtlanmasıdır. Böyle bir şeyin kabul edilmesi mümkün olabilir mi? Maddelere muhalif yapılabilir.

Değerli arkadaşlarım, bir maddeye muhalif olabilmek için müzakere etmek lazım, toptancı bir anlayışla… Belki, kendisi görüşünü ifade edecektir, bir başka milletvekili diyecektir ki “bunda sakınca yoktur efendim”, çekecektir. Yani, müzakerenin olmadığı, önerge hakkının bile olmadığı bir ortamda, 25 kişiyi çalıştırmamak, sonra Meclisi getirip burada çalıştırmak, doğrusu, yasama ekonomisiyle bağdaştırılması doğru değildir. Daha önce yapanların yaptıkları katkılar önemlidir, doğru, ama değerli arkadaşlarım, bu Parlamentoda bulunan ve komisyonlarda milletvekili olanların katkıları önemsiz mi? Yani, geçmişteki katkılar önemli de, peki bu milletvekillerinin yapacağı katkılar çok mu önemsiz? Bunları önemsiz göstermek, doğrusu, yani, seçilen milletvekillerimiz için haksızlık. Değişiklik olabilir, şunlar olabilir… “Efendim, komisyonlardan gelmiş, görüşmeye gerek yok.” Bu Parlamento, daha önceki Parlamentolarda kabul edilmiş yasaları değiştirmiyor mu? “Efendim, ne lüzum var? Daha önceki Parlamento kabul etmiş, gereksiz, israf yapmayalım, onlar da milletvekiliydi.”

OSMAN DURMUŞ (Kırıkkale) – Onayla, geçsin!

OKTAY VURAL (Devamla) – Egemenliği kullanan bu irade, egemenliğini hür bir şekilde kullanabilmelidir, kısıtlama olmamalıdır. Biraz daha fazla çalışırız, sabaha kadar çalışırız, ama doğrusu demokrasiyi işletmemiz lazım. Müzakere edilmesi gerekiyor. Milletvekillerimizin tasarının tümüyle ilgili bir görüşmede elbette oy birliğini sağlaması demek, maddeler üzerinde mutabakat olması demek değildir ki. Bir tasarının tümüne olumlu bakmak ayrıdır, bir maddeye farklı bir görüş ifade etmek ya da katkı sağlamak farklıdır.

O bakımdan, bu 77’nci madde, özellikle, milletvekillerimizin önerge vermesini, müzakere yapmasını kısıtlayan, egemenlik hakkını kısıtlayan bir maddedir. Bunun kabul edilmesi, parlamenter demokrasi bakımından kabul edilmesi mümkün değildir; Parlamentomuzu gereksiz yere, boş yere daha fazla çalıştırmak demektir, israf demektir, savurganlık demektir. “25 kişi bir araya gelsin, çözsünler bu kanun tasarılarını, önergelerin hepsini çözsünler.” O bakımdan, bu gibi iddialarla, eski komisyonlarda benimsenmiş, kabul edilmiş raporların aynen benimsenme usulünü, biz, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak, parlamenter demokrasi açısından milletvekillerimizin hakkını kısıtlamak olarak görüyoruz. O bakımdan, bizim Parlamentomuzda, komisyonlarda görüşülmeyen hiçbir kanun tasarısının bu Genel Kurulda görüşülmesi mümkün değildir, hepsi komisyondan geçmelidir. O zaman, esas olan komisyon ise, komisyonu iyi çalıştırmak gerekmektedir. Bence, diğer grup başkan vekili, değerli çoğunluk partisine sahip grup başkan vekili arkadaşlarımızla görüşeceğiz. Bu konuda, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak, bu maddenin egemenlik hakkını kısıtlayıcı unsurlardan ayıklanarak, daha rasyonel bir yaklaşımla gündeme getirilmesini istiyoruz. Elbette, tecrübelerden faydalanalım, ama bu tecrübelerden faydalanırken, egemenliği kullanan milletvekillerimizin bu egemenliği kullanmasının üzerine de ipotek ve dayatma koymayalım. Mesele, komisyonda tümüyle oylanması değildir.

Elbette, çoğunluk partisi… Netice itibarıyla, yürütmenin de etkisiyle bu sistem içerisinde bir kanun tasarısı gelmiştir. Çoğunluk partisinin 25 kişilik bir komisyonda 16 tane üyesi vardır, istediğiniz kadar “hayır” deyiniz, ama o tasarı geçecektir. Öyle geçecektir, ama bunu böyle yapmak bile, o milletvekillerimizin, o çoğunluk partisinin, muhalefetin olumlu görüşlerini dikkate almak ya da takdirlerini ele almak, bakış açılarını ortaya koymaları bakımından onların fikirlerini de zenginleştirmesini engellemektedir. Bu da, doğrudan doğruya, aslında, çoğunluk partisinin de bu konuda, milletvekillerinin görüş ve düşüncelerini, bizim de görüşlerimizi etkileme imkânını kaldırmaktadır. Milletvekilleri orada emir kulu değildir ki! Bakın, biraz önce, bir sayın milletvekili, AKP’li milletvekili dedi ki: “Eksikler vardır, bunların değiştirilmesi lazım.” Belki, oradaki öneriyle, o çoğunluk da bu öneriden vazgeçecektir. “Doğru deniyor, bunu böyle yapalım.” diyebilecektir. Bu bakımdan, komisyonlarda bu müzakere esasının parlamenter demokrasinin, özellikle bizim İç Tüzük’ümüzle belirlenmiş Türkiye Büyük Millet Meclisinin çalışmasıyla ilgili temeli derinden yaraladığını ifade etmek istiyorum.

Bu vesileyle, bu maddeyle ilgili olmamakla birlikte, aslında bu madde ve diğer maddeler üzerindeki yapacağımız katkıların komisyonlar sırasında dile getirme imkânı, değiştirebilme imkânı, en aşağısından müzakere edebilme imkânının ortadan kaldırılmış olduğunu bu madde vesilesiyle tekrar belirtmek istiyorum. Bu maddenin de, muhakkak surette, bütün gruplarımız tarafından, anlaşılmak suretiyle değiştirilmesinde büyük fayda gördüğümü belirtiyor, hepinize saygılarımı arz ediyorum. Sağ olun efendim. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Oktay Vural (MHP, İzmir). “Kat mülkiyeti kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun tasarısı ve adalet komisyonu raporu (s. sayısı: 35)”. TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim tutanağı, 13 Kasım 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oktay-vural-23-2007-11-13-kat-mulkiyeti-kanununda-degisiklik-yapilmasina-iliskin-kanun-tasarisi (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
