# Türkiye futbol federasyonu kuruluş ve görevleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s. sayısı: 64)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Oktay Vural (MHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim
- **Tarih:** 28 Kasım 2007
- **Gündem:** TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU KURULUŞ VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S. SAYISI: 64)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/oktay-vural-23-2007-11-28-turkiye-futbol-federasyonu-kurulus-ve-gorevleri-hakkinda-kanunda-degis

> Oktay Vural (MHP), 28 Kasım 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU KURULUŞ VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S. SAYISI: 64)); konuşma 992 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA OKTAY VURAL (İzmir) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Tabii, görüşmekte olduğumuz bu kanun tasarısı, aslında, dün komisyonlarda görüşüldü ve… Daha önceki vaki bir Danışma Kurulu kararıyla Tanık Koruma Yasasını temel kanun hâline getirip onun görüşmelerine başladıktan sonra, doğrusu, tabii, Türkiye Futbol Federasyonu gibi bir kanun tasarısının önceliğe alınmasının sebebini değerli milletvekillerine izah edebilmiş değiliz. Sayın milletvekilleri bunun merakı içindeler. Ne oldu da ne bitti de gece yarısından sonra bu kanun tasarısı buraya geldi? Cevabı verilememiş bir konuyu bugün, burada görüşüyoruz açıkçası. Bu bakımdan, Sayın Bakan müsterih olsun, milletvekillerimizin çoğunda bu soru var. Nereden geldi? Neden icap etti? Neden önümüzü göremiyoruz?

Tabii, biz de bu bakımdan, bununla ilgili olarak, bu kanun tasarısıyla ilgili olarak, açıkçası yeterince bir tartışma ortamı olmadan grupların -bu konuda futbol kamuoyuyla yeterince irtibata geçmeden- bu kanun tasarısını görüşmesini, açıkçası yasama faaliyetinin şeffaflığı açısından da önemli bir eksiklik olarak görüyorum. Çünkü, değerli milletvekillerimiz bu tasarı hakkındaki tartışmaları duymak ister. Nereden geliyor tepkiler? Destekler nereden geliyor? Doğru mudur, değil midir duymak ister ama kamuoyunda, daha henüz komisyondan geçmiş olan bir kanun tasarısının buraya gelmiş olmasından dolayı, değerli milletvekilleri, elbette bilgi edinme hakkını, sadece burada ve mümkünse değerli milletvekillerinin katkılarıyla gidermiş olacaktır.

Evet, bugün, aslında bir talihsiz olan konu şudur: Bugün bu Futbol Federasyonu konusunda getirilen kanun tasarısı, esasen, spora siyaset bulaştırmak isteyen bir zihniyetin travmasının etkileri altındadır. Nereden geldik buraya? Şimdi, unutmayalım Türkiye Futbol Federasyonunun seçimlerine müdahale edilmemiş miydi? Edilmişti. Federasyon başkanlarıyla ilgili girişimler bütün kulislerde, her yerde mevcut iktidarın girişimleriyle, Federasyonla beraber ve birlikte anılan kimselerin Federasyon Başkanı yapılması için girişimlerde bulunulmamış mıydı? Bulunulmuştu. Dolayısıyla spora siyaset bulaştırmak isteyen bir zihniyet, sporu siyasetle yönetmek isteyen, yandaşlarla yürütmek isteyen bir zihniyetin… Bugün, burada, bu kanunla ilgili yaptığımız tartışmaların odağı budur. Bu konuda sorulara muhatap olan belki Sayın Bakan ama unutmayalım ki bundan önceki tartışmaların travmalarıdır. Bu, Bakanın doğurduğu bir tartışma değil. Hangi derin ilişki, hangi derin istek bir futbol federasyonunun seçimlerine müdahale etmeyi gerektirmiştir? Bunları yaşadık değil mi? Yaşadık. Kim yaşattı bize? Kim yaşattı? Hepimiz biliyoruz.

Şimdi, böyle bir ortam içerisinde, açıkçası spor kamuoyunun özgür düşüncesi ve istekleriyle gelişmesine yönelik genel talebimiz karşısında, Parlamento dışında bulunmamıza rağmen, “Müdahale etmeyin.” diyorduk. Bugün geldiğimiz noktada yine böyle bir müdahale olarak algılanabilecek bir seçim maddesini buraya koymak, daha önce sonuçlanmamış bir hesaplaşmayı kanun yoluyla gerçekleştirmek amacına yönelik olarak algılanabilir.

Yapılması gereken şey çok basittir: Genel Kurul üyeleriniz belirlenmiştir, bu Genel Kurul bu adaptasyonu yapmak için toplanır, ister seçim kararı alır ister almaz.

“Ad okunmak suretiyle seçim yapılıp yapılmayacağına karar verilecek.” diye önerge veriliyor. Adını okutup kime göstereceksiniz? Ne yapacaksınız?

Dolayısıyla, böyle bakıldığı zaman, bu kanunun 1’inci maddesinde “FIFA ve UEFA üyesidir.” diye söyleniyor ve bu kanunun özellikle FIFA ve UEFA kurallarına uygun, uyumlu olması için gerçekleştirildiği söyleniyor, “Bütün bunlarla ilgili yapılanların hepsi bu isteklere uygundur.” deniyor. Şimdi bir tek merak söz konusu: Seçim maddesi hangi uyumun sonucudur? Bırakalım bir yıl sonra olsun değerli arkadaşlarım, bir yıl sonra. Biz, beş yıl daha buradayız. Bir yıl sonra olsun, iki yıl sonra olsun. Belki yarın karar verecekler?

Değerli arkadaşlarım, Milliyetçi Hareket Partisinin tutumu, bu konuda, oldukça nettir. Seçilmiş bir federasyon başkanı var. FIFA da diyor ki: “Müdahale etmeyin.”

Aynen, hatırlarsanız, referandum süreci gibi, “Seçilmiş olan bir Cumhurbaşkanı var. Bu Cumhurbaşkanını tartışma hâline getirmeyin, meşruiyet tartışması getirmeyin.” diyerek, geçici 18-19’la ilgili biz de getirdik, destekledik. Ee, şimdi, bu zihniyet orada vaki de Futbol Federasyonu seçimlerinde niye geçerli olmuyor? Niye müdahale ediyorsunuz? Anlaşılır gibi değil açıkçası!

Üstelik 2008 Avrupa şampiyonasına gidiyoruz. Büyük ölçüde, işte, başarıyı hepimiz paylaştık. Şimdi, böyle bir şampiyonaya giderken “acaba bu seçime götürme, bu şampiyonaya bu kadrolar, şunlar bunlar, niye götürdünüz” diye bir sorgulama aracı mı? Bırakın, Avrupa şampiyonasından sonra olsun. Ne hesabınızı göreceksiniz, bırakın da şu Avrupa şampiyonasına bir gidelim. Bir süreç devam ediyor. Şimdi buna müdahale edip, Federasyonda meşruiyet tartışması, yeni yapılanma, bir kaotik durum ortaya getirdiğiniz zaman, 2008 Avrupa Şampiyonası’nda başarısız olmanın bedeli, bizim burada müdahale etmemiz olarak algılanmaz mı? Algılanır. Biraz sakin bakalım.

O bakımdan, burada bir karar almamız, aynı zamanda kamuoyunu, meşruiyet konusunda da tartışmaların, bir iç çekişmelerin içine sokar. Çok yanlıştır. Yapılan işler, doğru işler vardır, takdir ediyoruz, ama takdir edersiniz ki, bir genel kurulun ad okunmak suretiyle ne zaman kongre yapacağı hususundaki kararı, doğrusu bu, spora siyaset bulaştırılmaması önündeki temel yaklaşımla çelişir görüyoruz.

Şimdi, biraz önce Sayın Bakan söyledi: “Öyle, federasyonlar yapamaz filan…” İsviçre maçını hatırlıyoruz değil mi değerli arkadaşlarım? Kaç maç ceza yedik değil mi orada yani kaç maç ceza aldık, onun için nerelere gittik. Teşekkür ediyorum, bütün, Gençlik Spordan tutun hepsi, büyük çabalarla bu mücadelenin içerisine girdi, çok büyük mücadelelere girdik. Kimsenin eline koz vermeyelim değerli arkadaşlarım. Orada hata yapan sporculardı ama sıkıntısını çeken hepimiz olduk. Şimdi bu hatayı yapmaya hakkımız yok. Gelin, yapmayalım bunu. Büyük çabalarla… Şimdi, böyle bir şey olacak, gidecekler, anlatacaklar “Efendim, bu müdahale değildir, şöyledir, böyledir, şunlardır, bunlardır.” diye. Bir sürü sıkıntılar, gereksiz şeyler bunlar. Biz genel çerçeveyi çizdikten sonra, açıkçası, bu konulara müdahale etmememiz gerekmektedir.

Sayın Bakan, “Denetim yetkimizden vazgeçiyoruz.” demişti. Doğru ama değerli arkadaşlarım, bu denetim yetkisinin özellikle bir federasyonla çekişmek amacıyla kullanıldığını ve bunun da çok yanlış algılandığını düşünmemiz gerekiyor. Niye acaba FIFA bu denetim yetkisiyle ilgili hususu müdahale olarak görmüştür? Yok seçim yapacaksın, yok şu kadar delege olmuştur, yok Başbakanlık Teftiş Kurulu… Hep siyasete bulaştırmaktan dolayı. Oysa objektif bir denetim yapılsaydı belki bu denetim siyasi müdahale olarak bile görülemeyebilecekti.

Evet, Genel Kurula istediği gibi gidebilir, gitsinler; bunu serbest bırakalım, ne yaparlarsa yapsınlar. Doğrusu, bence, bu konuda bizim seçimle ilgili bir maddeyi dile getirmemiz doğru olmamıştır. FIFA’nın bu istek ve arzuları çerçevesinde hazırlandığı söylenen bu kanun tasarısında, bizim Parlamento olarak, seçilmiş olan özerk yapılara dışarıdan müdahale aracı olarak egemenlik yetkimizi kullanmamız doğru değil, seçim amacıyla kullanmamız doğru değil. Bu yapıldığı zaman, korkarım ki, bu tartışmaların sonucunda iki ay sonra vaki bulacak seçimden sonra oluşacak Türkiye Futbol Federasyonu da siyasete sporun bulaştırıldığı bir seçim olarak yansıyacaktır. Buna hakkımız yok; bizim de hakkımız yok, sizin de hakkınız yok. Onun için, bunu bir siyasi tartışmanın içerisine sokmadan, kendi hâlinde çözümlenmesi en tabii olan bir isteğimizdir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Oktay Vural (MHP, İzmir). “Türkiye futbol federasyonu kuruluş ve görevleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s. sayısı: 64)”. TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim tutanağı, 28 Kasım 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oktay-vural-23-2007-11-28-turkiye-futbol-federasyonu-kurulus-ve-gorevleri-hakkinda-kanunda-degis (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
