# Elektrik piyasası kanunun ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.249)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Oktay Vural (MHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 118. Birleşim
- **Tarih:** 17 Haziran 2008
- **Gündem:** ELEKTRİK PİYASASI KANUNUN VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.249)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/oktay-vural-23-2008-06-17-elektrik-piyasasi-kanunun-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakk

> Oktay Vural (MHP), 17 Haziran 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 118. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ELEKTRİK PİYASASI KANUNUN VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.249)); konuşma 1.039 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

OKTAY VURAL (İzmir) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Çok değerli milletvekili arkadaşlarım, Milliyetçi Hareket Partisinin, bugün, aslında, daha önce gündeminize gelip, bu kürsüden, ondan sonraki hafta beraber görüşürüz ve karar veririz dediğimiz araştırma önergemizi, verdiğimiz sözün üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisinin huzuruna getirmiştik. Biraz önce maalesef, Sayın Grup Başkanvekilimizin ifade etmesine rağmen, bu önerge reddedildi.

Böyle bir önergeyi aslında hazırlarken, gerçekten, o zaman görüşmeleri yapan Sayın Beşir Atalay “Bu uygulamanın gözden geçirilmesi…”, “Daha geniş düşünelim.”, “Hodri meydan.”, “İyi bir komisyon kuralım.”, “Bütün boyutlarıyla değerlendirelim.”, “Sadece bu olayla sınırlı kalmasın, her boyutuyla değerlendirelim.” diye bu kürsüden söylemişti ve “Hodri meydan.” demişti “Bununla kalmayalım.” demişti. O zaman, hatırlarsanız, yine tartışmalar çıkmıştı. “Birleştirelim” demiştik, birleştirilmedi, “Gelecek hafta görüşelim” denmişti. Biz, gündem yoğun diye gündeme getirmedik. İktidar partisinin bu konuda bir değerlendirmesi umuduyla bekledik ama hodri meydanlar havada kaldı!

Milliyetçi Hareket Partisi olarak, bu konunun üzerine gidilmesi konusunu getireceğiz, Danışma Kurulu kararıyla da getireceğiz dedik ama Sayın Grup Başkanvekilimizin orada gündeme getirmesine rağmen, her nedense, burada söylenen sözler havada kalıyor. Bundan üzüntülü olduğumuzu ifade etmek isterim.

Gerçekten, burada, eğer “Bir komisyon kuralım, daha geniş bir şekilde araştıralım” diye söyleniyorsa, yapılacak işler vardır.

İki komisyon kurmaya da gerek yoktur. Bugün bir araştırma açılması ve bunun da, Meclisin kabul ettiği bu araştırma komisyonunun da diğer komisyonla birlikte çalışmasının kararını alabiliriz. Eğer istiyorsak, çözüm yolu vardır. Bu irade bu çözüm yolunu da temin edebilir, ama anlaşılıyor ki bu mesele iki parti arasındaki tahterevalli siyasetinin eksenindeki gerilimin bir parçası olarak kullanılıyor. Bu oyun doğru bir oyun değil. O bakımdan gündeme getirdik, reddedildi, doğrusu üzüntülüyüz. Çünkü bunun sözleri verildi burada, meydan okumalar yapıldı. Meydan okumalar yapılmasına rağmen, Hükûmetimizin bu konuda bir araştırma ihtiyacı olmasına rağmen Türkiye Büyük Millet Meclisinde bu kapsamda bir araştırmanın yapılması yolundaki bir önerimizin maalesef reddedilmiş olmasını bundan sonraki çalışmalarımız açısından gerçekten üzüntü verici buluyorum.

Çok değerli milletvekili arkadaşlarım, bugün huzurlarınıza, tabii, AKP’nin getirdiği öneri... Bu öneriyle her şeyden önce, Elektrik Piyasası Kanunu bir temel kanun hâline getiriliyor.

Değerli arkadaşlarım, “Elektrik Piyasası Kanunu” değil, bu “Elektrik Piyasası Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı.” Niye temel kanun? Çok madde var.

Değerli arkadaşlarım, eğer çok madde var diye İç Tüzük’ün 91’inci maddesinde yer almış, temel kanun özelliğini ihtiva etmeyen ve bu yönüyle toplum hayatını kapsamlı bir değişikliğe uğratmayan bu hususlarla ilgili çabuk görüşülsün diye bir kanunu temel kanun kabul etmek gerçekten doğru değil. Bu konuda uzlaşabiliriz. Çoğunluk iradesiyle bu kanunu temel kanun kabul ettik mi iki madde hâlinde görüşeceğiz değerli arkadaşlarım, otuz maddeyi iki madde hâlinde görüşeceğiz. Onun yerine, parti grupları arasında anlaşma yapılır, “Evet, böyle. Bizim talebimiz budur. Onun yerine daha uygun bir görüşme metodunu belirleyelim hep birlikte.” denir, biz de buna katkı sağlardık. Ama çoğunluk iradesini İç Tüzük’ün maddelerini ihlal edercesine, yok sayarcasına, muhalefetin sözünü kısarcasına kullanmak ne derece demokratiktir? Yani bu Mecliste muhalefetin sesini kesmenin, kısmanın demokrasiyle ne alakası var, milletle ne alakası var, millî iradeyle ne alakası var bunun? Nerede? Milletin bu kadar oy verdiği kesimin sözünü kısmak için bunları kullanmak… Bunlar doğru yöntemler değil.

Bakın, Meclis çalışmalarıyla ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi Sayın Başkanı bizi çağırdı, Meclis çalışmalarının normalleştirilmesi gerektiğini söyledik. Bu gerilim çıkmasın… Bunun yolu nedir? İç Tüzük’e uygun bir yönetimdir değerli arkadaşlarım. Ama, İç Tüzük’e uygun bir yönetim gerçekleştirmeyip, burada grup önerisini getir, bu temel kanundur de, yap!

Değerli arkadaşlarım, bu, normalleşme değil. Bu, gerçekten demokrasinin yerleşmesi ve özellikle muhalefetin düşünce ve ifade hürriyetini burada kullanabilmesini engellemek çabasıdır. İşte o engelleme çabalarından biri de değerli arkadaşlarım denetim konularıdır. Bakın, bugün 118 birleşim yapıyoruz 23’üncü Dönemde. 116 birleşimde, değerli arkadaşlarım yaklaşık altıyüz seksen beş saat yirmi iki dakika çalışmışız. 685 saat 22 dakika! Geçen birleşimi de koyarsak, yaklaşık 700 saat. 700 saat içerisinde sözlü sorular ne kadar biliyor musunuz; 16 saat! 16 saat!

Değerli arkadaşlarım, Anayasa’mız denetim konularıyla ilgili, Türkiye Büyük Millet Meclisinin denetim yollarıyla ilgili, belirlemiş. Anayasa’da muhalefete verilen denetimi kullanma hakkını, Meclis araştırması önergelerinin konuşulmasını temin edecek salı günlerini yok saymak, doğrudan doğruya millî iradeye ve bu millî iradeyi temsil eden milletvekillerinin haklarına tecavüzdür. Sürekli olarak…

Değerli arkadaşlarım, Anayasa’da yazıyor; bu denetim hakkını kullanamazsak biz, bize oy veren seçmenlerin, tüm toplumun sorunları konusunda Meclis araştırması önergelerini konuşamazsak, sözlü soruları konuşamazsak, Anayasa’mıza göre bu denetim yolunu kullanmayan Meclisin ne derecede demokratik olduğu tartışılır. Onun için bunları kısmak doğru değildir. Denetim mekanizması kullanılmalıdır. Bu kullanmayı engellemek, doğrudan doğruya Anayasa ihlalidir.

İç Tüzük’ümüze göre… Bakın size dağıtılan gündemin ilk sayfasında “Danışma Kurulu Önerisi” diyor. Danışma Kurulu önerisi diyor ki: “Salı günlerinin denetim konularına ayrılması.” diyor. Ama her hafta -karşınıza salı günleri denetim görüşülmeyip- ya sözlü sorular yok ya da tümüyle kanun tasarı ve tekliflerine ayırıyoruz. Böyle bir Meclis yönetimi nasıl normal olabilir? Elinizi vicdanınıza koyun!

Yani Parlamento demek, Meclis demek, çoğunluk iradesiyle muhalefeti yok etme, sözünü kesme iradesi değildir değerli arkadaşlar. Bununla ilgili, böyle bir normalleşmeyi sağlamanın gerekli olduğunu biz şahsen düşünüyoruz. Onun için burada araştırma komisyonu kuruyoruz.

Değerli arkadaşlarım, Türkiye’de işsizlik arttı, istihdam oranı düştü, iş gücüne katılım oranı azaldı ve gündemin ilk kısımlarında işsizlik sorunlarıyla ilgili araştırma önergesi var. Niye görüşmüyoruz? Görüşelim. Komisyon kurup kurmamak önemli değil ama Türkiye’nin gündeminde olan bir sorunla ilgili bunların hepsinin gündemdeki sırasına göre konuşulması lazım.

O bakımdan AKP’nin grup önerisi, doğrudan doğruya Anayasa’nın Türkiye Büyük Millet Meclisine yüklediği denetim yolunu yok etmeye yönelik, kullanılmamasını temin etmeye yönelik, İç Tüzük’ten kaynaklanan bir hakkını âdeta çoğunluk iradesiyle yok etmeye yönelik bir anlayıştır.

Nasıl yok sayılabilir? Yani siz kendi iradenizle Anayasa’da ve İç Tüzük’te bana verilen bir hakkı nasıl yok sayarsınız? O zaman başkaları da gider, topyekûn, Türkiye Büyük Millet Meclisinin aldığı, bu iradenin aldığı kararları tartışma hâline dönüştürür. Önce kendi içimizdeki tartışmayı doğrusu hakka, hukuka, Anayasa ve İç Tüzük’e göre sağlıklı bir şekilde tamamlamalı ve buna göre kullanmalıyız.

O bakımdan böyle bir husus, denetimi yok eden, muhalefetin sesini, denetim konularının sesini, sözlü sorularımızı… Çarşamba günü değil, bugün, birazdan, sözlü sorulara cevap verilecek, 118 birleşimde 17 saat olacak arkadaşlar; 700 saatte 17 saate çıkartmış olacağız.

Böyle bir Meclis çalışması normal bir Meclis çalışması değildir, normalleşmiş bir Meclis çalışması değildir. Sürekli olarak, her hafta Danışma Kuruluyla bu Meclisin normal çalışmasının dışına götürmek, istisnai çalışmaları normal çalışma hâline dönüştürür. Böyle bir Meclis çalışması gerçekten sağlıklı olmaz ve milletvekillerimizin üzerindeki stresten tutun çalışma saatlerini ve bunlara hazırlanmayla ilgili hususları dikkate aldığımız zaman, Sayın Meclis Başkanımıza da bizim önerimiz, çalışmaların normalleştirilmesidir değerli arkadaşlarım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Oktay Vural (MHP, İzmir). “Elektrik piyasası kanunun ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.249)”. TBMM Genel Kurulu, 118. Birleşim tutanağı, 17 Haziran 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oktay-vural-23-2008-06-17-elektrik-piyasasi-kanunun-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakk (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
