# Kamulaştırma kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.475)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Oktay Vural (MHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim
- **Tarih:** 18 Haziran 2010
- **Gündem:** KAMULAŞTIRMA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.475)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/oktay-vural-23-2010-06-18-kamulastirma-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-475-2

> Oktay Vural (MHP), 18 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMULAŞTIRMA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.475)); konuşma 528 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

OKTAY VURAL (İzmir) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Aslında bu Kamulaştırma Kanunu’nda yapılan değişiklik, Anayasa Mahkemesinin iptaline dayanak teşkil eden Anayasa’nın 2, 13, 35 ve 46’ncı maddeleri dikkate alınmadan yapılmıştır. Bir taraftan Anayasa Mahkemesinin iptali için bir değişiklik getiriyorsunuz ama Anayasa Mahkemesinin diğer maddelerini de dikkate almadan hazırlanmaktadır. Bu bakımdan, özellikle Anayasa Mahkemesinin iptal kararıyla ortaya çıkan içtihat farklılığını ortadan kaldırıyorsunuz ama bu konuda her şeyden önce Yargıtayın içtihadı birleştirme kararının da beklendikten sonra böyle bir düzenlemenin yapılması daha uygun olurdu. Muhtemelen yargının vereceği bu karardan dolayı, zannederim, bir beklenti olumsuzluğu olduğu için böyle bir düzenleme, bu içtihadı birleştirme kararı beklenmeden bugün getirilmiştir. Burada, bu karardan korkulduğu anlaşılmaktadır. Niye korkuluyor, bilmiyorum. Yani vatandaşın hakkını ve hukukunu koruyan bir mahkeme kararından “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” diye nutuklarla siyaset yapanların niye korktuğunu anlamıyorum. Yani, böylelikle, bir gücün, yürütmenin baskısıyla, haklarını kaybedenlere karşı mahkemelerin o hakkı koruması karşısında, gücü elinde tutanların insanların bu haklarının yok olmasını beklemesi, doğrusu, bir siyaset anlayışının çarpıklığını da ortaya koymaktadır.

Şimdi, bu tasarı da, uzlaşma yoluyla ödenecek tazminat bedellerinin bütçe imkânları dâhilinde, taksitler hâlinde ödenebileceğini ifade ediyor. Dolayısıyla, idarelerin yıl içerisindeki bütçelerinde de yüzde 2 pay ayrılmak suretiyle ödeme yapılacağını söylüyor. Dolayısıyla, böyle bir düzenleme de taksit süresini ve tutarını belirsiz hâle getirmektedir. Anayasa’nın 138’inci maddesine göre derhâl ödenmesi gerekir. O bakımdan, Hükûmet taksitle ödemeyi de öngörmektedir. Bu bakımdan, bu haksız ve belirsiz bir düzenlemedir. Böyle bir taksitlendirme şekli getirmek de doğru değildir. Bu durumda en makul çözüm, ödemenin aylık, eşit taksitler hâlinde, azami beş yıl içerisinde yapılmasıdır. Böylelikle, Anayasa’nın 46’ncı maddesine uygun olacaktır.

Diğer taraftan, bütçeler için ayrılan yüzde 2’lik pay da çok düşüktür gerçekten. Yani yüzde 2’lik paylarla, bu durumda 2009 yılı için Karayolları bütçesinde ayrılacak pay sadece 60 milyon TL’dir ki, bu, zannederim, bütün bu endişeler gerçekleşirse yetersiz olacaktır. İşte, açıkçası, Türkiye Büyük Millet Meclisinde, son günlerde, sürekli olarak, insanlarımızın, milletimizin hakkını ve hukukunu gücü elinde tutanların gasbetmeye çalıştığı kanun tasarı ve teklifleri gündeme geliyor. “Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir.” diyen Türkiye Büyük Millet Meclisinde, insanlarımızın o tasarruflarıyla aldıkları mülklere, devlet “Nasıl el koyarım, buradan nasıl rant dağıtırım?” diye kanun tasarı ve teklifleri getiriyor. Doğrusu, bugünlerde çok dikkatli olmamız gerekir değerli milletvekilleri. Geçenlerde olduğu gibi, kesinleşmiş mahkeme kararlarını bile… Bu mahkeme kararlarından dolayı da milletin hakkını ödemesi gerekenleri bu yaptığı usulsüz işlemler karşısında sorumsuz hâle dönüştürmek isteyen önergelerin nasıl gece yarısı geldiğini görüyoruz. O bakımdan, gerçekten dikkatli olmamız gerekiyor. Bu çerçevede, milletvekillerimizin oyunu ve parmağını kullanmak suretiyle aslında kendilerinin rant dağıtım mekanizmasını oluşturmak isteyen düzenlemeler yer almaktadır. O bakımdan, Milliyetçi Hareket Partisi olarak özellikle bu tür kanun tasarı ve tekliflerinin bu son dönemde sıkıştırılmasını da çok enteresan gördüğümüzü ifade etmek istiyorum.

Milliyetçi Hareket Partisi olarak bizce, mülkleri kamulaştırılan vatandaşlarımızın haklarını zamanında vermek devletin görevidir. Eğer bir hakkı alıyorsan bu hakkın bedelini de ödeyeceksin. Bu önergemiz de bunu temin etmeyen geçici bu maddenin çıkarılmasına yöneliktir. Hükûmet yeni bir teklifle, yeni bir tasarıyla geldiği takdirde, Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu hakkı, hukuku gözeten bir düzenlemeye destek verebileceğimizi ifade ediyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Vural.

OKTAY VURAL (Devamla) – Milletimizin hakkını ve hukukunu korumayan bu geçici maddenin kaldırılmasına yönelik önergemizin kabul edilmesini arz ediyor, hepinize saygılarımı sunuyorum efendim. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Oktay Vural (MHP, İzmir). “Kamulaştırma kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.475)”. TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim tutanağı, 18 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oktay-vural-23-2010-06-18-kamulastirma-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-475-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
