# Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanunun ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında(s.s.506)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Oktay Vural (MHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 130. Birleşim
- **Tarih:** 7 Temmuz 2010
- **Gündem:** YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUN İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA(S.S.506)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/oktay-vural-23-2010-07-07-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanunun-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukm

> Oktay Vural (MHP), 7 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 130. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUN İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA(S.S.506)); konuşma 525 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

OKTAY VURAL (İzmir) – Sayın Başkan, çok değerli milletvekili arkadaşlarım; tabii Sayın Bakanın aslında… Geçen hafta AKP Grubunun “İvedilikle görüşelim, Sayın Bakanın programları var.” diye bir an önce görüşme talebiyle ön sıraya aldığımız, geçen haftadan bu yana görüştüğümüz bu tasarının son görüşmelerine gelmiş bulunmaktayız. Her şeyden önce Sayın Bakanın kendilerinin hazırladığı bu teşkilat kanunuyla ilgili kanun tasarısı sırasında burada bulunmak istemesini çok doğru bulduğumu ifade etmek istiyorum. Tabii, Sayın Bakanın her şeyden önce dış politikanın milletin politikası olduğunu bilerek İran’la olsun, Ermenistan’la olsun, nereyle ilgili olursa olsun öncelikle Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna gelip bilgi vermesini esas kabul etmesini de, bundan sonra gözetmesini de bekliyoruz. Milletin politikası olur. Sizin kendinizin hayalleri olabilir, kariyerinizde yazdıklarınız olabilir ama gerçekten milletlerin ülküleri vardır, devletlerin çıkarları, hedefleri, menfaatleri vardır, dolayısıyla burasının, Dışişleri Bakanlığının ben merkezli bir bakanlık olması kabul edilemez. Siz bir milletin ve devletin politikasını tatbik edersiniz. Elbette sayın bakanların buna katkı sağlaması doğrudur. Yani hayallerden bahsetti, ben de bir an için dedim ki: Sayın Davutoğlu belki de Dışişleri Bakanlığının ismini de “düş işleri bakanlığı” olarak değiştirmeyi de teklif edecektir. Ama biraz önce söylediğim gibi, reel manada uygulanan dış politikanın millî çıkarlarımız ve hedeflerimiz doğrultusunda amaca ulaşıp ulaşmadığına göre bir değerlendirme yapmamız lazım. Ve burada, geldiğiniz zaman elbette çeşitli vesilelerle çıktınız, özellikle medeniyetle ilgili görüş ve düşüncelerinizi ifade ettiniz ve şunları kullandınız: “Bizim medeniyetimiz vardı.” Hayır, bizim medeniyetimiz var.

DIŞİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI HASAN MURAT MERCAN (Eskişehir) – Vardır.

OKTAY VURAL (Devamla) – Di’li geçmiş değil, bu milletin medeniyeti var. “Tarih yazmış bir milletin medeniyeti vardı, bundan sonra çıkartacağız.” diyerek, ben merkezli, meseleye bakarsanız stratejik derinlik bir bakıma kibirli benliğe dönüşebilir.

Bakın, Sayın Başbakanın başdanışmanlığını yapmış Mehmet Akif Beki diyor ki: “Dışişleri Bakanının diplomatik zafer hırsı üzerine konuşmanın vakti geldi. El attığı her işi illa büyük bir başarı hikâyesine çevirmek zorunda. Manşet atar gibi takdim ediyor dosyalarını, her vesileyi zorluyor, her fotoğrafta boy gösterme ihtiyacı hissediyor –ben buna parantez içinde bir de mütebessim bir suratla diye ifade etmek istiyorum- sonuç, gösteri odaklı bir dış politika.”

Şimdi, buraya gelip... Bu Parlamento, bu milletin değerlerini temsil eden milletvekillerinden müteşekkildir. Buraya gelip, bizlere medeniyet dersi verme ve millete böyle tepeden bakan, milletvekillerine tepeden bakan elitçi bir yaklaşımla bu milletvekillerine bakmanızı doğru bulmuyorum. Ben bu medeniyetin köküne, derinliklerine kadar bu Mecliste temsil edildiğine inanıyorum. Dolayısıyla bu medeniyet anlayışımıza sahip olmadığımıza ilişkin bir değerlendirmeyi doğru bulmuyorum.

Sizin merkez-çevre ilişkisi kapsamında söyledikleriniz, aslında, gerçekten toplumsal merkez ile siyasal merkez arasındaki sıkıntılar, elit yaklaşımların Batıcı ve Batılı gibi olmak uğruna Türkiye'nin millî menfaatlerini ve kimliğini göz ardı eden yaklaşımları karşısında o elit kesime söylerken bugün o elit kesimin yerine oturan yeni elitçiler yine bu milletin kimliğini, birliğini ve bütünlüğünü, cumhuriyetle yaptığı kazanımlarını küreselleşme uğruna feda etmek durumuna gelebiliyor. Yine iş birliği başladı, yine iş birliği başladı.

Bugün eğer Sayın Başbakan İspanya’da 18 Ekim 2003’te konuşuyor da Frigya Uygarlığı ile Helenizm’in Anadolu’da buluştuğunu ifade edip “Biz böyle ortak medeniyetler oluşturduk, sonra din, kültür gibi suni bölünmeler çıktı.” diyerek benim medeniyet anlayışımı yok sayıyorsa, bugün bunu ifade edenlerin benim medeniyet anlayışımı yok sayan küresel projeleri nasıl gerçekleştirmek istediklerini de, maskelerini biz ortaya koymak durumundayız. Bir Büyük Orta Doğu Projesi benim hayalim değil.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Oktay Vural (MHP, İzmir). “Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanunun ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında(s.s.506)”. TBMM Genel Kurulu, 130. Birleşim tutanağı, 7 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oktay-vural-23-2010-07-07-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanunun-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukm (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
