# Hakimler ve savcılar yüksek kurulu kanunu hakkında (s.s.574)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Oktay Vural (MHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim
- **Tarih:** 10 Aralık 2010
- **Gündem:** HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU KANUNU HAKKINDA (S.S.574)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/oktay-vural-23-2010-12-10-hakimler-ve-savcilar-yuksek-kurulu-kanunu-hakkinda-s-s-574-3

> Oktay Vural (MHP), 10 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU KANUNU HAKKINDA (S.S.574)); konuşma 535 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

OKTAY VURAL (İzmir) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Çok değerli milletvekilleri, yaklaşık, bugün on beş buçuk saattir buradayız. Biz, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu ve diğer gruplar, gerçekten bu yasa hakkında endişelerimizi, görüş ve düşüncelerimizi paylaştık, önerilerimizi sunduk. Her şeyden önce, yaptığımız bu çalışmaya ve sunduğumuz fikirlere saygı duyulması gerektiğini düşünüyorum. Aynı şekilde, sizler de bizler de burada gecenin bu saatlerine kadar elbette saygı duyulacak bir şekilde gerekli görevi yapıyoruz ama şunu ifade etmeliyim ki, gerek iktidar ve gerekse muhalefet olarak, maalesef, on beş buçuk saattir böyle bir çalışma düzeninin sağlanmasının bütün milletvekillerine bir saygı nişanesi olarak görmediğimi de ifade etmek istiyorum. Dolayısıyla, evet, hepimiz saygıya değer bir iş yapıyoruz, hepimiz bizi buraya getiren milletimizin iradesi doğrultusunda hareket ediyoruz. Biliyorum, son konuşmalar çok ağır olabilir ama bunun için birbirimize saygı duymamız gerekiyor. Ama gerçekten böyle bir saatte, böyle bir zamanda, böyle bir yasama faaliyetini sıkıştırmanın neye faydası var? Aklıselimle herkesin bunu düşünmesi lazım. Çok acil ve ivedi bir iş mi acaba? Değil.

Dolayısıyla, böyle bakıldığı zaman hukukla ilgili bir mevzuat yapıyoruz. Hukuk, aslında yani bir adalet ise, hepimiz adaleti arıyorsak, adaletin bağımsız olmasını, tarafsız olmasını istiyorsak gönül isterdi ki hepimiz bu adalet çerçevesinde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun bir kanunu üzerinde mutabakat oluştursaydık. Dolayısıyla, böyle bir mutabakatla geçmemiş olması bile bir eksiklik olarak değerlendirilmelidir. Çünkü netice itibarıyla, adaletle ilgili bir kanun yapıyoruz. Herkese lazım. Ve yirmi üç dönem boyunca buraya çok milletvekilleri, partiler geldi gitti ama “adalet” dediğimiz mekanizma konusunda gerçekten bugün burada çok daha uzlaşmacı bir tavır sergilenmesi lazım.

Ben bu vesileyle birkaç konuya değinmek istiyorum. Öncelikle, rahmetli Başbakan Menderes hakkında söylenenlerden sonra bir özür dilenmiş olması bence gerçekten önemli. Ama, böyle bir özrün temin edilmesi konusundaki girişimlerinden dolayı önce Meclis Başkan Vekiline teşekkür ediyorum. AKP ve CHP gruplarına da bu konuda teşekkür ediyorum çünkü bunun böyle olması gerekirdi. Meclis Başkan Vekilinin bu konuda kullanabileceği İç Tüzük’le ilgili hükümler vardı ama önemli olan, bunu burada yapan milletvekilinin iradesiyle eğer bunu düzeltebiliyorsak her şeyden önce böyle bir iradenin oluşmasına katkı sağlayan grup başkan vekillerinin ve Meclis Başkan Vekilinin de bu tavrının takdire değer olduğunu düşünüyorum. O bakımdan Sayın Meclis Başkan Vekiline de çok teşekkür ediyorum. Gerçekten, bence, geçmişimize son derece saygı duymamız gereken bir hususta doğru zamanda, doğru tavırla, doğru adım atılmıştır.

Değerli kardeşlerim, bir diğer konu da, tabii, konuşabiliriz, yapabiliriz ama burada milletvekilleri taraftar değildir, her konuşmanın sonucunda burada tezahüratlarla bir şeyler yapmak doğru bir şey değildir. Doğru gördüğünüz yerde alkışlarsınız ama burası bir tribün değil, seyirci değil milletvekilleri. Dolayısıyla, burada konuşan hatibin milletvekillerini bu şekilde yönlendirmesini doğru bulmadığımı ifade etmek istiyorum.

Bir diğer konu da: Hepimiz farklı yörelerden geldik, farklı olabilir, hiç kimsenin buraya gelirken etnik kimliği sorgulanmadı ama buraya geldiğimiz zaman, burası Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türk milletinin egemenliğini kullanıyoruz ve bu Parlamentoda Türkçe yasama yapılır. Herkes buna riayet etmek zorundadır. Hoşgörü sınırları zorlanmamalı ve tahrik noktasına gidilmemelidir. Burada, gelen yabancı misafirlerin konuşmalarını ifadeyle, bu ülkenin birinci sınıf vatandaşlarına yabancı muamelesi yapılmasını istemeyi de onlara hakaret olarak gördüğümü ifade etmek istiyorum. Onun için, bu Parlamentoda Türkçe konuşulacağına ilişkin hiçbir tereddüt yoktur ve herkes de buna saygı göstermelidir. Bu Parlamentoda biz birbirimizi anlayacağız. Evde, iş yerinde, şarkını türkünü nerede, nasıl istiyorsan izle, nasıl dinliyorsan dinle ama burası etnik kimliklerle…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Oktay Vural (MHP, İzmir). “Hakimler ve savcılar yüksek kurulu kanunu hakkında (s.s.574)”. TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim tutanağı, 10 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oktay-vural-23-2010-12-10-hakimler-ve-savcilar-yuksek-kurulu-kanunu-hakkinda-s-s-574-3 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
