# 2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas. maddelerin oylanması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ömer Abuşoğlu (Anavatan Partisi, Gaziantep)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim
- **Tarih:** 25 Aralık 2005
- **Gündem:** 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS. MADDELERİN OYLANMASI
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/omer-abusoglu-22-2005-12-25-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-maddelerin-oylanmasi

> Ömer Abuşoğlu (Anavatan Partisi), 25 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS. MADDELERİN OYLANMASI); konuşma 755 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA ÖMER ABUŞOĞLU (Gaziantep)- Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gecenin bu ilerlemiş saatinde süremin tamamını kullanmayacağım. Sadece dikkatinizi çekmek istediğim bir iki husus var. Aslında ben bu madde üzerinde konuşmayacaktım; fakat, Sayın Maliye Bakanı biraz sinirli bir tavır içerisinde sorulara cevap verince… Hem haklıdır; sabahtan beri devamlı birtakım sorulara ve eleştirilere muhataptır; sinirlerinin bozulması, stres altına girmesi gayet normaldir. Bu bakımdan, Sayın Maliye Bakanını rahatlatmak, biraz da bizi izleyen seyircilerimize, meselelerin gerçek yüzünü ortaya koymak açısından bir fıkra anlatmak geldi içimden. Onu anlatmak üzere buraya çıktım.

Sayın Maliye Bakanının işsizliğe nasıl çözüm getirileceği noktasında sorulan soruya verdiği cevap: "Yatırımların önünü açacağız; yabancı sermaye gelecek, ülkede yatırım yapacak ve işsizlik de bu şekilde önlenecek" gibi, buna benzer bir ifadede bulundu. Nasrettin Hoca'nın bir adama borcu varmış. Hoca borcu ödeyemeyecek durumda; fakat, bir türlü de bunu ifade edemiyor. Nasrettin Hoca, alacaklı kapısına dayandığında her seferinde artık bahane uydurmaktan bıkmış. En sonunda adama demiş ki: "Tamam, borcumu ödeyeceğim." Adam "ama, nasıl ödeyeceksin? Birdenbire sana gökten para mı yağacak" demiş. Hoca "yok. Yol boyunca çalı diktim. Gelip geçen koyunların yünleri bu çalıya takılacak. Ben de bu yünleri toplayacağım, eğireceğim ve iplik yapıp satacağım, senin borcunu ödeyeceğim" demiş. Adam gülmeye başlamış. Hoca "bak, alacağını tahsil edeceğini aklın kesince şimdiden hoşuna gitmeye başladı değil mi" demiş. Sayın Maliye Bakanının işsizliğin nasıl önleneceği konusunda ortaya attığı teklif, aynen bu Nasrettin Hoca fıkrasının benzeri. O bakımdan… Evladı askerden gelmiş, hâlâ işsiz; okulunu bitirmiş, diploması elinde, üç seneden beri iş bulamamış, hâlâ işsiz, kahve köşelerinde gençler. Bunlar buradan bir ümide kapılmasın. Türkiye'nin bu konudaki, ekonomi konusundaki en yetkili kişisinin ağzından çıkan laflar halkımız üzerinde ortaya bir ümit doğuruyor, ümit çıkarıyor. Halkımızın bu konuda fazla ümitlenmemesi noktasında bu fıkrayı anlatmak istedim ve hükümetin politikalarıyla işsizliğin çözümü, tam bu fıkranın benzeri olacak.

O bakımdan, hükümetin, maliye politikalarıyla ilgili konularda biraz daha elle tutulur, somut önerilerde bulunması gerekir ki, vatandaşımız bunlara inanabilsin, inansın; çünkü, 2002 seçimlerinde AK Parti vatandaşa sadece şunu vermişti ve yüzde 34 küsur rey almaya yetti bu: Güven verdi; itimat etti vatandaş. İtimada mazhar olmak önemli bir şeydir. Türk Halkının, hele, itimadı olursa bu, çok daha önemlidir. O bakımdan, bu itimada layık olmak gerekir.

Neyle layık olunur bu itimada; elle tutulur politikalar ve somut sonuçlar verecek politikalar üreterek, çözüm teklifleri getirilerek bu itimada mazhar olunur.

O bakımdan, bize düşen, muhalefet olarak, hükümetin eksik yanlarını… Bırakın yanlışlarını, onları da ifade etmeyelim, biz, eksik yanları diyelim; aslında, yanlış ve hatalı olan çok tarafı var. Biz, biraz daha meseleyi hafifletelim, eksik yanlarını diyelim. Bu eksik yanlarını tamamlamak için, zaman zaman çıkıyoruz, bu kürsüyü kullanıyoruz; ama, bizim söylediğimiz, öne sürdüğümüz ve çözüm teklifi olarak ortaya attığımız fikirler, sanki, iktidarın gırtlağına yapışmak gibi bir çerçevede ele alınıyor ve İktidar Partisi milletvekilleri bu kürsüye çıktıkları zaman feryadı basıyorlar. Biz diyoruz ki, işsizlik, onlar gelip buradan diyorlar ki, büyüme. Ne alakası var işsizlik ile büyümenin?!

Haa, iktisatçılar çıkıp burada büyüme konusunda fikir serdetse, cari işlem açığı konusunda fikir serdetse, zorumuza gitmeyecek; ama, iktidarın iktisatçı milletvekilleri, iktisattan anlayan milletvekilleri oturuyor, branşı ve mesleği başka olan milletvekilleri çıkıp, burada iktisadî konularda ahkâm kesiyor.

Sene 1994. Tansu Çiller Hükümeti kamyonu duvara toslamış, ekonomi kriz içerisinde, ekonomik işlerden sorumlu Devlet Bakanı da Sayın Yıldırım Aktuna, bölge bölge dolaşıp o bölgedeki ticaret odaları ve üniversiteleri bir araya getiriyor, görüş alışverişinde bulunuyor. Orada, şu ifadeyi kullandı: "İktisat gayet kolaymış, altı aydan beri ben bu işi öğrendim." Altı aydan beri ekonomiden sorumlu bakanlık yapıyor ve altı ayda da iktisadı öğrenmiş! Ben ona şunu dedim -Acemlerin bir sözü vardır- yarım molla dinden eder, yarım tabip candan eder. Eğer, iktidar, iktisadî meseleleri bu basitlikte, bu hafiflikte ele alıyorsa, Türkiye'nin çok çekeceği var.

Son olarak, eğer kulağınıza girecekse, eğer bir ders çıkaracaksanız… Hafta başındaki bir konuşmamda "siyasetçi, biraz da hikmet sahibi olması gerekir, hikmetli sözlerden ders alması gerekir" dedim. Bu çerçevede, yine, size bir fıkra anlatarak lafımı bitireceğim. Varlıklı bir adam, bir köyden öbür köye giderken atının sırtında yorulmuş, bir ağaç altında hem mola verip dinlenecek hem de öğle yemeğini yiyecek. Bakmış ki, ağaç altında da bir garip oturuyor. Açmış çıkınını, o gariple yemeğini paylaşmış. Adam şöyle sırtını ağaca dayamış dinlenirken, bu garip sandığı ve yemeğini paylaştığı kişi, adamın atına atladığı gibi, atı alıp dörtnala kaçmış. Adam arkasından bağırıyormuş "hey arkadaş, dur, gitme, bütün servetim orada; nereye götürüyorsun; bütün servetim orada!" Adam bu lafı duyunca atın üzerinde, heybeyi tutmuş atın üzerinden almış "al servetinin tamamını.." "Arkadaşım, bütün servetim sana olan inancımdı; onu götürüyorsun." Halkın inancını bitirmeyin, halkın siyasete ve siyasetçiye güvenme ihtiyacı var. Biraz daha, meselelere, somut önerilerle, ciddî çözüm teklifleriyle yaklaşın.

Hepinize saygılar sunuyorum. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ömer Abuşoğlu (Anavatan Partisi, Gaziantep). “2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas. maddelerin oylanması”. TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim tutanağı, 25 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/omer-abusoglu-22-2005-12-25-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-maddelerin-oylanmasi (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
