# Sosyal güvenlik kurumu kanunu tasarısı ve sağlık, aile, çalışma ve sosyal işler hk. (s.s.1102)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ömer Abuşoğlu (Anavatan Partisi, Gaziantep)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim
- **Tarih:** 12 Nisan 2006
- **Gündem:** SOSYAL GÜVENLİK KURUMU KANUNU TASARISI VE SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER HK. (S.S.1102)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/omer-abusoglu-22-2006-04-12-sosyal-guvenlik-kurumu-kanunu-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sos

> Ömer Abuşoğlu (Anavatan Partisi), 12 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL GÜVENLİK KURUMU KANUNU TASARISI VE SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER HK. (S.S.1102)); konuşma 1.000 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÖMER ABUŞOĞLU (Gaziantep) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; CHP Grubunun önerisi lehinde söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Tabiî, bugün burada, üzerinde konuştuğumuz veya konuşacağımız sadece CHP'nin Grup önerisi değil; aynı zamanda, biraz sonra AK Partinin Grup önerileri üzerinde de konuşulacak. Konu birbirleriyle ilişkili.

AK Partinin, toplumun önemli beklentileri içerisinde yer alan bir sosyal güvenlik reformu ihtiyacını karşılamak üzere sosyal güvenlik kurumu oluşturulması, yeni bir çatı oluşturulması ve aynı zamanda buna bağlı olarak da yeni bir sosyal güvenlik sisteminin temellerinin atılması noktasında kanun tasarıları var. Bunlar komisyonlarda görüşüldü ve Meclis Genel Kuruluna indi, ilgili sırasında yer aldı; ama, bu reform ihtiyacının aciliyeti nerden kaynaklanıyor; bir kere, AK Parti mantığı açısından baktığımızda, bunun aciliyeti, öncelikle IMF'nin talepleri doğrultusundan kaynaklanıyor. Gerçekten de, ekonomimizde ve toplumumuzda sadece bu yıl için değil, çok uzun yıllardan beri böyle bir sosyal güvenlik reformu ihtiyacı var; ama, bugüne kadar gerçekleştirilme yolunda ne AK Partinin ne de geçmiş hükümetlerin önemli bir çabası olmadı; ama, IMF gelip diretince, IMF getirip bastırınca, özellikle Türk sosyal güvenlik sistemini kolay kontrol edebilmek ve bu sistemde meydana gelen gelişmeleri kontrol altında tutabilmek amacıyla, öncelikle bu tasarının yasalaşması konusunda, uzun zamandan beri baskı altında tutuyor hükümeti ve hükümet de, bu baskılara artık dayanamayarak, bu tasarıyı Genel Kurul gündemine getirmek üzere, bugün bir Danışma Kurulu önerisiyle, Danışma Kurulu toplantısı gerçekleştirdi. Sadece bu reformun, acil ihtiyaç hissedilen bu tasarının görüşülmesi değil, aynı zamanda Danışma Kuruluna 3 tane daha önemli yasa tasarısını beraber getirdi; yani, böylelikle, hem bu haftanın hem de gelecek haftanın gündemini oluşturmak üzere, 5 kanunu, 5 önemli kanunu birden Meclisin huzuruna getirdi. İhtiyaç varsa, siyasetin ve toplumun ihtiyacı varsa bu tasarıların görüşülmesinde, elbette, biz de gerekli katkıyı sağlarız; ama, AK Partinin yaklaşımı şeklinde bir yaklaşımla bu tasarıların Meclis gündemine getirilmesi ve ön sıralara çekilmesi yanlış. Niçin yanlış; bir kere, bu tasarılar; sözünü ettiğimiz sosyal güvenlik reformu, yeni bir sosyal güvenlik kurumu kurulması, nüfus hizmetleriyle ilgili bir kanun, tarımla ilgili bir kanun ve çevre kanunu olmak üzere bu 5 kanun, önemli birtakım mevzuat düzenlemeleri ve yenilikler getiriyor. Bu 5 kanunun da, sanki yangından mal kaçırırmışçasına, alelacele, siyasî parti gruplarının bu tasarılar üzerinde yeteri kadar hazırlık yapmalarına fırsat vermeyecek bir çabukluk içerisinde Meclis gündemine getirilmesi, bir kere hatadır. Bu yönüyle, bir kere, biz, bu şekline karşıyız işin. Önemli kanunlar, önceden her siyasî partinin tasarı üzerinde yeteri kadar hazırlanması ve görüşlerini ifade edebilmesi noktasında, belli bir mühlet verilerek, belli bir zaman aralığına yayılarak görüşülmesi gerekir. Bu yapılmıyor, alelacele, parti gruplarının hazırlık içerisinde olmasına mani olmak ve iktidarın getirdiği tasarıyı eleştirmek ve tenkit etmek, eksiklerini ve yanlışlarını bulup ortaya koymak noktasında, iki ayaklarını bir pabuca sokarak siyasî parti gruplarını zora sokuyorlar. Bu yönüyle, ben, bu tür bir Meclis çalışma tarzını kabul etmiyorum.

Mesele bununla bitmiyor, böyle acelecilik çerçevesi içerisinde konunun Meclis gündemine getirilmesiyle mesele bitmiyor; meselenin bir de ikinci bir yönü var. Bu tasarılar, önemi doğrultusunda, oldukça geniş kapsamlı, oldukça çok sayıda maddeden meydana geliyor. Bunların her maddesi üzerinde ayrı ayrı görüşülmesi, ayrı ayrı fikir ileriye sürülmesi ve ayrı ayrı belki müzakere edilerek, üzerinde değişiklik önergeleri verilmesi gereken maddeler; ancak, İktidar Partisi, yine bu noktada da, bu noktaların temel yasa halinde, temel yasa şeklinde Genel Kurulda görüşülmesini öneriyor. Bunun kabul edilmesi de mümkün değil. Sosyal güvenlik kurumu kurulmasıyla ilgili tasarıyı 3 madde haline indirip, biz, 3 madde halinde görüşeceğiz burada, eğer İktidar Partisinin önerisi kabul görürse. Belki İktidar Partisi milletvekillerinin oylarıyla, haksız bir şekilde, Genel Kurulun, Türk toplumunun gözünden, tenkidinden, incelemesinden kaçırılarak, yangından mal kaçırırcasına, sadece 3 madde halinde görüşeceğiz.

Tabiî, İktidar Partisi milletvekillerine soruyorum: Siz bu konuyla, bu tasarıyla ilgili, bu tasarıların 3 madde halinde görüşülmesi sonucunda, yarın çıkıp vatandaşa, onlara ne gibi yenilikler getiren bir yasa tasarısı konuştuğunuzu ve yasa çıkardığınızı nasıl izah edeceksiniz? Hiçbir milletvekilinin konuyla ilgili yeteri kadar ayrıntılı bilgisi olmadığı için, yarın toplumun huzuruna çıktığında, toplumun bu konuyla ilgili sorularının hiçbirisine cevap veremeyecek. Sadece İktidar Partisi mi; aynı zamanda, muhalefet partisi milletvekilleri de aynı sıkıntıyı çekecek; çünkü, tasarılar enine boyuna görüşülmediği için, sadece 3 madde halinde görüşüldüğü için, tasarılar hakkında milletvekillerinin yeteri kadar bilgisi olmayacak. Ayrıca, gerek İktidar Partisi gerek muhalefet partisi grupları ve gerekse milletvekilleri bu tasarıların değiştirilmesi veya bu maddelerin değiştirilmesi konusunda herhangi bir önerge vermeleri söz konusu olduğunda, bu noktada da haklarımız kısıtlanmış oluyor, eğer temel yasa olarak görüşülürse. Böylelikle, bir yasanın, olması gereken çerçevede ele alınıp, geniş boyutlarıyla, tüm boyutlarıyla incelenmesi, müzakere edilmesi, gerekirse değişiklik önergeleriyle değişiklik verilmesi şeklindeki alışılagelmiş Meclisin İçtüzüğünün öngördüğü çalışma düzeni ortadan kaldırılacak, belki de büyük bir tasarı, 70 maddelik, 80 maddelik bir tasarı bir saat içerisinde, birbuçuk saat içerisinde görüşülüp kanunlaştırılacak. Böyle bir çalışma tarzı, sıkça AK Parti İktidarının başvurduğu bir tarz. Böylelikle, Meclisin gündeminden, Meclisin bilgisinden, Meclisin gözünün önünden tasarıları el çabukluğuyla kaçırmaktır. Yani, buna yasa çalışması değil, buna belki de cambazlık denir; çünkü, neticede, bir el çabukluğuyla Meclisin huzurundan, Meclisin ve milletvekillerinin huzurundan bu tasarıları kaçırmaktır.

Aynı şekilde, sosyal güvenlik reformuyla ilgili oldukça kabarık bir dosya, oldukça kabarık bir tasarı. Bunu da 6 madde haline getiriyor; eğer İktidar Partisinin önerisi kabul edilecek olursa, bu büyük bir tasarıyı 6 madde halinde tartışacağız. Bu tasarıda, birçok ilgili kanunlarda değişiklik yapan, bazı kanunları tümüyle ortadan kaldıran geniş çaplı değişiklikler söz konusu. Biz 6 madde halinde bunun neresini tartışacağız?! Bunun, yeni gelen tasarının, yeni gelen sistemin neresine vâkıf olacağız eğer 6 madde halinde tartışırsak?! Böylelikle, İktidar Partisi, eğer konunun aciliyetine binaen böyle bir tavır içerisine giriyor, temel yasa şeklinde bunu görüşelim diyorsa, bunun yolu var. Madde madde görüşürüz, Meclisin çalışma saatlerini uzatırız, gerekirse cumartesi, pazar çalışırız; ama, tasarılar, enine boyuna, her maddenin altındaki temel fikir nedir, altındaki temel felsefe nedir, bunun derinlemesine nüfuz ederek, her milletvekili ve her siyasî parti grubu buna nüfuz ederek, yapılan yasa çalışmasının, gerçek anlamıyla toplumun ne gibi bir yararına hizmet edeceğine de vâkıf olarak bu tasarıyı kanunlaştırabiliriz; ama, İktidar Partisi, böyle bir derinlemesine nüfuz etmeye imkân vermeden, el çabukluğuyla, yangından mal kaçırırcasına, mirasçıdan mal kaçırırcasına, alelacele temel yasa şeklinde bu tasarıları getirip, toplumun huzurundan kaçıracaktır. Bu çıkan yasalarla, toplumun yetmişbeş milyonu da doğrudan doğruya alakalı, doğrudan doğruya ilgili. Herkes, kendisiyle ilgili, Mecliste ne gibi tartışma yapılıyor...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ömer Abuşoğlu (Anavatan Partisi, Gaziantep). “Sosyal güvenlik kurumu kanunu tasarısı ve sağlık, aile, çalışma ve sosyal işler hk. (s.s.1102)”. TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim tutanağı, 12 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/omer-abusoglu-22-2006-04-12-sosyal-guvenlik-kurumu-kanunu-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sos (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
