# Çalışma saatleri ve konuları hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ömer Abuşoğlu (Anavatan Partisi, Gaziantep)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim
- **Tarih:** 2 Mayıs 2006
- **Gündem:** ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/omer-abusoglu-22-2006-05-02-calisma-saatleri-ve-konulari-hk

> Ömer Abuşoğlu (Anavatan Partisi), 2 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.); konuşma 1.088 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÖMER ABUŞOĞLU (Gaziantep) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün bir Danışma Kurulu yaptık öğlen vakti. Haklı olarak, AK Parti, Meclis çalışmalarının bu haftaki gündemini belirlemek üzere bir grup önerisi getirdi ve bir diğer parti CHP de, Cumhuriyet Halk Partisi de bir başka grup önerisiyle geldi.

CHP'nin teklifi ve AK Partinin teklifi partimizce makul görüldü ve her iki teklifin de Meclis gündemine alınması konusunda biz görüş bildirdik Anavatan Partisi olarak. Meclis çalışmalarının verimli ve ülke meselelerinin aciliyetini de dikkate alarak çalışmasını kapsayan bu her iki parti, her iki grup önerisi de bizim partimiz tarafından makul karşılandı; ancak, biraz önce görüşülen CHP Grup önerisi, Meclisin denetim çalışmaları kapsamında, denetim çalışmaları çerçevesinde, özellikli olan bir konuydu ve mutlak surette, üzerinde, Meclisin araştırma yapması ve tartışması gereken bir konuydu.

Bildiğimiz gibi, GAP konusu, Türkiye'nin en önemli bir konusudur. Gerek kırsal kalkınma gerek bölgesel kalkınma gerek tarımın geliştirilmesi, modern tarımın bu bölgeye yerleştirilmesi gerek tarıma dayalı sanayilerin geliştirilip güçlendirilmesi ve bir sanayi altyapısının oluşması açısından GAP, entegre bir proje olarak, önemini, burada, üzerinde durmaya ve anlatmaya gerek yok. Bu bakımdan, GAP Projesi çerçevesinde, aksayan, eksik kalan birtakım hususlar olduğu da gerçek. Bu konulardan birisi de, CHP Grup önerisinde ifade edildiği gibi, sulama ve bundan kaynaklanan, yanlış sulama politikaları ve bundan kaynaklanan, arazide tuzlanma ve çölleşmeye yönelik gelişme istidadı göstermesi üzerine de, bu grup önerisinin, CHP'nin bu grup önerisinin bir an önce gündeme alınıp, hem bölgenin kalkınmasıyla GAP Projesinin ülke hizmetinde en yüksek faydayı, en maksimum verimi sağlayacak tarzda geliştirilmesi ve ilerletilmesi noktasında ve hem de Meclisin çok uzun zamandan beri fazla üzerinde durmadığı denetim çalışmalarını da gerçekleştirmesi noktasında, biz, her iki teklifi de kabul ettik; ancak, İktidar Partisi Grubundan, bu makul öneri, kabul edilmedi ve sadece kendi grup önerilerinin görüşülmesi ve grup önerileri çerçevesinde Meclis gündeminin oluşturulması noktasında ısrarcı oldular.

Biz, İktidar Partisinin bu tutumunu pek anlamış değiliz. Yapılmak istenen işlem, bir taraftan, İktidar Partisi, Meclisin öncelikli konularını Meclis gündemine getirmek için çaba sarf ediyor, bir taraftan da, bir başka muhalefet partisi, Meclis çalışmaları içerisinde denetim faaliyetlerinin de unutulmaması ve denetim faaliyetlerinin de arada sırada Mecliste yerine getirilmesi noktasında bir grup önerisi getiriyor.

AK Partinin devamlı olarak yaptığı, grup yöneticilerinin devamlı olarak yaptığı, muhalefetten ne gelirse gelsin, hangi çerçevede, ne tür teklif gelirse gelsin, bunları görmezlikten gelmek, bunları reddetmek. Şimdi, muhalefet partileri bu ülkenin yararına, bu ülkenin hizmetine olacak öneriler getiriyor; fakat, AK Parti tarafından bu reddediliyorsa, görmezlikten geliniyorsa, Meclis gündemine alınması engelleniyorsa, bu Meclisin muhalefetsiz bir Meclis çerçevesi içerisinde, muhalefet olmadan Meclisin çalışmalarını sürdürmesi çerçevesinde AK Partinin bir görüşü, bir eğilimi ortaya çıkıyor. Demokrasiler, bildiğiniz gibi, iktidarıyla ve muhalefetiyle birlikte vardır. Muhalefetin olmadığı yerde demokrasi söz konusu değildir. Öyleyse, muhalefetin isteklerini, muhalefetin taleplerini, muhalefetin sesini bu Mecliste, mümkün mertebe en azamî düzeyde dile getirmek ve görüşlerini sunmak noktasında muhalefete fırsat verilmesi gerekiyor; ancak, AK Parti, sayısal çoğunluğuna güvenerek, muhalefetin kısmen sesini kısmaya yönelik bir çaba ve gayret içerisinde. Bu bakımdan, bu tutumun hoş karşılanması, bu tutumun sessiz sedasız geçiştirilmesi mümkün değildir.

Ayrıca, AK Partinin getirdiği grup önerisi, bir de Meclisin çalışma saatleriyle ilgili. Burada ben, özellikle grup önerilerinin çerçevesi üzerinde ve aleyhinde konuşacağım. Konuyu fazla dağıtmıyorum, başka ilgisiz konulara saptırmıyorum; çünkü, Sayın Başkanlar, devamlı ikaz ediyor, özellikle bu tür Danışma Kurulu önerilerinden sonra çıkan konuşmacıların, konuyla ilgili, lehte ve aleyhte görüş bildirmelerini istiyor. Ben de o çerçevede, bu doğrultuda görüşlerimi bildiriyorum.

Meclisin çalışma saatleri İçtüzük tarafından belirlenmiş durumdadır; ama, AK Partinin bu tür grup önerileriyle, Danışma Kuruluna getirdiği tekliflerle, Danışma Kurulunda olmayıp Meclise getirdiği bu tür grup önerileriyle, saat 22.00'ye kadar bir çalışma programı, aşağı yukarı iki aydan beri sürdürülegelmekte. Eğer, saat 22.00'ye kadar çalışmanın verimli bir çalışma olduğunu kabul ediyorsanız, burada oturan sayın milletvekileri, evet, saat 22.00'lere kadar verimli bir çalışma yapılır diyorlarsa, bizim söyleyeceğimiz bir şey yok; ama, bu konuda İktidar Partisi milletvekillerinin de şikâyetleri net ve açık. Şikâyetleri nereden belli; saat 18.00'den sonra, saat 19.00'dan sonra Mecliste, Meclis çalışmalarında bulunan İktidar Partisi milletvekili sayısı 25-30'u geçmiyor. Ne zaman ki bir yoklama isteniyor, ne zaman ki bir karar yetersayısı isteniyor, kulislerden, dinlenmede olan, çalışmaktan yorulmuş, bitap düşmüş İktidar Partisi milletvekilleri koşturarak Meclis salonuna geliyor. Ya sayıyı bulmakta başarılı oluyorlar yahut da başarısız olup Meclis ara vermek zorunda kalıyor. Bu çalışma tarzının getirdiği tabiî sonuç budur.

Siz, bir insanı, saat 15.00'te Mecliste çalışmaya başlatır, saat 22.00'ye kadar, durmadan ve dinlenmeden, sadece yarım saatlik bir yemek arasıyla 7 saat çalışmak zorunda bırakırsanız, böyle bir çalışmadan ne verim elde edilir ne de sonuç elde edilir.

Normal olan ve istenen şudur: Milletvekillerinin… Burada görüşülen her tasarının ve her maddesinin ilgiyle izlenmesi, kürsüye çıkan her hatibin dikkatle dinlenmesi ve kanun tasarı ve teklifleri ülke için neler getiriyor, toplum için ne gibi faydalar sağlıyor, ne gibi kazançlar sağlıyor, ne gibi düzenlemeler getiriyor; ama, toplumun acaba, varsa, ne gibi yükümlülükleri söz konusu olacak… Böylelikle, milletvekilleri bunları yakından dinleyecek, yakından izleyecek, Meclis görüşmelerine, kürsüye çıkan hatiplere pür dikkat dikkat verecek, dikkat edecek ve böylelikle, verimli ve başarılı bir Meclis çalışması sürdürülecek; ama, İktidar Partisinin getirmiş olduğu bu grup önerisiyle, bu hafta, bugün saat 15.00'ten 22.00'ye kadar, yarın saat 15.00'ten 22.00'ye kadar, perşembe günü saat 14.00'ten 20.00'ye kadar; her gün 6-7 saatlik çalışma dönemi.

Böyle bir çalışma döneminde, ne Meclisin başarılı olması, başarılı bir yasama faaliyeti meydana getirmesi ne başarılı bir denetim faaliyeti sürdürmesi ne de milletvekillerinin burada görüşülen kanun tasarı ve teklifleri üzerinde yeterince bilgi ve ilgi sahibi olmaları mümkün değildir.

O bakımdan, ben sesleniyorum AK Partisi grup yöneticilerine -eğer sohbetten fırsat bulup dinleyebilirlerse- bu tür bir çalışma tarzı uygun bir çalışma tarzı değil Sayın Başkanım. Daha makul sürelerle… Meclisin çalışmasını biz de istiyoruz. Meclisin her gün açılıp ve kapanması yüzbinlerce Yeni Türk Lirasına mal oluyor. O bakımdan, gelin, bunu, daha verimli çalışabileceğimiz, daha verimli iş üretebileceğimiz bir çalışma programı içerisinde sürdürelim.

Evet, 15.00 ile 19.00 arasındaki çalışma zamanı belki kısadır; Meclisin, Türkiye'nin meselelerini kısa zamanda çözecek tasarı ve teklifleri zamanında yetiştirmesi, yasalaştırması mümkün değildir; ama, 15.00'ten 22.00'ye kadar dediğiniz zaman da, milletvekillerine, gidin, siz, dışarıda, kulislerde oturun, dinlenmeye, istirahata bakın, buradaki 20-25 milletvekiliyle, sayısal gücümüze de güvenerek biz bu tasarıları geçiririz diyorsanız; bu, hiç de hoş olmayan, hiç de centilmence olmayan bir davranıştır, bir tutumdur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Abuşoğlu, konuşmanızı tamamlayınız.

ÖMER ABUŞOĞLU (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkan.

Eğer bu tür bir çalışma tarzı zaruretse, gelin, elbirliğiyle İçtüzüğü değiştirelim, gelin, elbirliğiyle Meclis çalışmalarına daha düzenli bir seviye getirelim.

O bakımdan, bu yönünü kabul edemeyeceğimiz için; bir, İktidar Partisinin muhalefet partisi önerilerine kapalı olması; ikincisi de, Meclis çalışmalarının bu kadar uzun saatlik süreleri kapsayacak olması dolayısıyla, AK Partinin grup önerisine katılmıyor, hepinize saygılar sunuyorum. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ömer Abuşoğlu (Anavatan Partisi, Gaziantep). “Çalışma saatleri ve konuları hk”. TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim tutanağı, 2 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/omer-abusoglu-22-2006-05-02-calisma-saatleri-ve-konulari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
