# Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ömer Dinçer (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim
- **Tarih:** 27 Ocak 2011
- **Gündem:** BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:606)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/omer-dincer-23-2011-01-27-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-sosyal-sigortalar-ve-gen-2

> Ömer Dinçer (AK Parti), 27 Ocak 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:606)); konuşma 1.111 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI ÖMER DİNÇER (İstanbul) – Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Çok değerli milletvekilleri, öncelikle bu şeker ölçüm cihazıyla ilgili biraz önce bilgi vermiştim ama süre çok kısa olduğu için Meclisin zamanını almak istemedim. Şimdi, izin verirseniz biraz daha o meseleyi açmak istiyorum.

Hakikaten vatandaşlarımızın mağdur olduğu bir durum söz konusu, ama bu mağduriyetin ortaya çıkışıyla ilgili süreci de biraz ayrıntısıyla bilmekte yarar var. Biz, biliyorsunuz, Sağlık Uygulama Tebliği’nde, yaklaşık 5 bin, hatta 5 binden de fazla ürün ve hizmet için fiyat belirliyoruz. Bu fiyatları da öyle durup dururken belirlemiyoruz, yılların tecrübesi, uzun zaman yapılan araştırmalar, sonra her bir sektörle ilgili yapılan, oluşturulan ekiplerin yaptığı çalışmalar sonucunda ortaya çıkıyor. Tabii, aynı alanda birden çok ürün de söz konusu. Bunu alırken de biz birtakım ortalama fiyatlar belirliyoruz. Şimdiye kadarki uygulamamızda, SUT’ta fiyatı belirlenmiş bir ürün neyse o fiyattan ödeme yapıyoruz ve bizim diyabet hastaları için şeker ölçüm cihazının fiyatı 55 kuruş olarak gözüküyor. Maalesef bize tedarik sağlayan firmalar kendi kârlarını artırmak için bu fiyatı yeterli görmemeleri sebebiyle Danıştaya müracaat ettiler ve Danıştaydan bu fiyatların yürürlüğünün durdurulması kararını verdiler. Bu kararı verdikten sonra aslında bizim yapacağımız şey, zaten mutat olan diğer alanlarla ilgili bir uygulamayı yapmaktı, yani vatandaş alacak, kaç paradan alıyorsa sonra onun parasını ödeyeceğiz. Ama bu beraberinde büyük bir bürokrasiyi ve çok büyük bir bekleme süresini getiriyor ve bu da vatandaşlarımız için sıkıntı yaratan bir durum.

Öncelikle şunu bilmelisiniz ki arkadaşlar, bu vatandaşlarımızın mağduriyetini giderecek makul bir yöntem ve uygulamayı bulacağız. Bununla ilgili çalışma yapıyoruz. Mümkünse biz kamu kaynaklarını da etkin kullanma adına, verimli kullanma adına belki de daha düşük fiyatla alma yöntemi üzerinde de çalışıyoruz. Çünkü bunu Sağlık Bakanlığı 20 kuruşa alıyor. Biz neredeyse onun 2 katından daha fazla bir ücret ödüyoruz.

Bu açıdan, benim size söyleyeceğim şey şu: Vatandaşlarımızı mağdur etmeyeceğiz, kamu kaynaklarını çarçur etmeyeceğiz ve makul bir yöntemle bu sorunu çözeceğiz. Çok kısa zamanda da sizlerle paylaşırız bu sorunu, endişe etmeyin.

Yani sondan başladığım için lütfen beni affedin. SGK Gaziantep İl Müdürlüğü binasıyla ilgili olarak arazi arayışımız var. Biz, Antep’e çok güzel, çok prestijli bir il müdürlüğü binası yapmak, o bina içerisine de İŞKUR ve Çalışma Bakanlığının diğer birimlerini de yerleştirmek istiyoruz. Vakıflar Genel Müdürlüğü ile yaptığımız çalışmada, eğer bir aksilik çıkmayacak olursa, bir arazi üzerinde görüşmeler yapıyoruz, eğer tahsis gerçekleşebilirse Antep’e de hakikaten güzel bir il binası yapacağız. Onu da buradan size ifade edeyim.

SIRRI SAKIK (Muş) – Muş’a da bir şey yapın.

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI ÖMER DİNÇER (İstanbul) – Şimdi, arkadaşlar, tüm iller için plan yapıyoruz ama ilin özelliğine ve oradaki şu anda hizmet veren binaların şartlarına göre bir planlama yaptık ama bütün illere çok prestijli sosyal güvenlik il müdürlüğü binası yapacağız, inşallah Muş’a da yaparız.

Bir başka husus, taşeron firmaların yaptığı uygulamalarla alakalı. Bir kere şunun altını çizelim arkadaşlar: Size çok hak verdiğim bir boyut var. Taşeron firmaları, işçilerimizin hak ve güvenceleriyle ilgili gerekli hassasiyeti göstermiyorlar ve biz de hem Hükûmet olarak hem de Bakanlık olarak işçilerimizin hak ve güvencelerini teminat altına alacak çalışmayı yapmak zorundayız. Bu açıdan, ben, özel bir ekip kurdum. Özellikle taşeron firmaların bu alanda yaptıkları varsa istismarlar, o istismarları çözecek yeni bir model üzerinde hazırlık yapıyoruz. Bu çalışmalarımız bittiği zaman sizinle paylaşacağız.

Her şeyden önemlisi, sizler de biliyorsunuz, bu istismarın ana kaynaklarından birisi, taşeron firmasında çalışanların kıdem tazminatlarıyla alakalı hususlardır. Bunu sıklıkla dile getirdiğimi son zamanlarda görüyor olmalısınız. Çünkü, 2010 yılı rakamları henüz elimizde değil ama 2009 yılında 2,5 milyon insan işini değiştirdi, başka bir işe geçti veya işinden oldu, çıkarıldı veya kendisini ayrıldı ama bunların sadece yüzde 8’i kıdem tazminatı alabildi. Bu açıdan bakıldığında, bu sorunla ilgili daha sağlam, daha kalıcı, işçilerimizin güvencelerini de teminat altına alacak bir hazırlık yapıyoruz. Tamamlandığı zaman paylaşacağım sizlerle ve sizin huzurunuza getireceğim.

Yoksulluğun arttığına dair bir iddia dile getirildi. Arkadaşlar, bu, doğru bir bilgi değil. 2000 yılından 2010 yılına kadar geçen süre içerisinde en düşük gelir dilimine sahip ilk yüzde 10’luk birimin millî gelirden pay alma oranı yüzde 194 arttı, önceki duruma göre. İkinci en düşük yüzde 10’luk dilimin payı ise yüzde 130 civarında arttı. Hâlbuki en yüksek dilimin yer aldığı yüzde 10’luk gruptaki artış oranı yüzde 30 oldu. Bu, şu anlama geliyor: Türkiye’de, aslında, gelir, daha dengeli ayrılışmaya başladı ve yoksul kesimin millî gelirden aldığı pay arttı. Bu açıdan, bu bilgi, doğru bir bilgi değil.

Bir başka husus…

AKİF AKKUŞ (Mersin) – Çöp toplayanlar arttı!

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI ÖMER DİNÇER (İstanbul) – O, sizin gözünüzle baktığınızda gördüğünüz bir husus olsa gerek.

OKTAY VURAL (İzmir) – Yüzde 10’luktan geçinen kısım artmış demektir.

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI ÖMER DİNÇER (İstanbul) - SGK primleriyle ilgili bir soru oldu. SGK primlerini azaltmayı düşünmüyoruz arkadaşlar. Özellikle 5 puanlık indirimden sonra sosyal güvenlik primlerinin toplam maliyetler içerisindeki payı OECD ülkelerinin ortalamasına çok yakındır. Dolayısıyla iş gücü maliyetleri üzerinde kamunun payı itibarıyla bakıldığında sosyal güvenlik priminden başka faktörlere bakmak gerektiği kanaatindeyim. O yüzden de biz sosyal güvenlik primlerinde herhangi bir indirimi en azından şimdilik düşünmüyoruz.

2000 ila 2010 yılları arasındaki asgari ücretli sigortalı sayısına dair rakamlar maalesef şu anda elimde yok. Size son rakamları vereceğim ama sorunuzun cevabı olarak daha sonra tablo hâlinde yazılı olarak bildireceğim.

HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) – Sayın Bakan, gönderecek misiniz? Daha önceki bakanlar da hep “göndereceğiz” dediler, hiçbirinden gelmedi de.

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI ÖMER DİNÇER (İstanbul) – Ama şimdiye kadar…

ABDÜLKADİR AKCAN (Afyonkarahisar) – Onların huyu Sayın Yıldız. Yapacağız deyip yapmamak onların huyu.

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI ÖMER DİNÇER (İstanbul) – Bir dakika izin verin.

Bugüne kadar, acaba, özellikle sizin sorduğunuz sorulara cevap verme konusunda benim kadar hem de yazılı bir şekilde cevap verme oranı olan başka kimse var mı bilmiyorum. Hepinizin sorusunu, hem de geciktirmeden ve oyalamadan mümkün olduğu kadar çabuk veriyorum arkadaşlar. Bunu bilmenizde yarar var.

Şu anda mevcut sigortalı sayımız bizim, toplam… Daha doğrusu sigortalı demeyeyim, Sosyal Güvenlik Kurumuna prim ödeyen insan sayısı çok şükür 16 milyon 200 bin civarında ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa bu kadar rakama çıktık. Bunların içerisinde yaklaşık 9 milyon civarında zorunlu 4/A kapsamında sigortalımız var. Bunların arasında ise 4 milyon 191 bin 908 kişi asgari ücretten prim ödüyor. Bu da, toplam zorunlu sigortalılar içerisinde yüzde 42’lik bir orana tekabül eder.

Çek Yasası’yla alakalı olarak… Çek Yasası’na aykırı davranışlar nedeniyle uygulanan cezaları ortadan kaldırmak için çekin borçlusu veya alacaklısının ortak bir karara vararak ödeme anlaşması yapmaları koşuluyla 2009 yılında bir düzenleme yapılmıştı zaten. Ancak, bu yasa, vatandaşlar arası sorunu değil, vatandaş-kamu ilişkisini düzenlemektedir, bu nedenle, bu yasada, torba kanunda çekle ilgili düzenlemelere yer verilmemiştir.

Yine, tasarıyla genel olarak kamu alacaklarını düzenlemiş, özel alacaklar ve alacaklı kurumların talebi üzerine yasama, düzenleme yapmıştır. Dolayısıyla esnaf kredi kooperatifleriyle, tarım kredi kooperatiflerinin borçlu olanlarıyla ilgili olarak yine esnaf ve çiftçinin bankalara borcu özel hukuk alanına girdiği için bu kanunda düzenlemesi yapılmamıştır.

---

**Kaynak gösterme:** Ömer Dinçer (AK Parti, İstanbul). “Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)”. TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim tutanağı, 27 Ocak 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/omer-dincer-23-2011-01-27-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-sosyal-sigortalar-ve-gen-2 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
