# Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifleri

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 24. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ömer Dinçer (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim
- **Tarih:** 29 Mart 2012
- **Gündem:** YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFLERİ
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=16298
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/omer-dincer-24-2012-03-29-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakki-2

> Ömer Dinçer (AK Parti), 29 Mart 2012 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFLERİ); konuşma 619 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER (İstanbul) – O firmalar patent için müracaat ettiklerinde biz müdahale ettik, Millî Eğitim Bakanlığının olacağını söyledik, onlar feragat ettiler ve ihaleye de üç firma girdi.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Sayın Bakanım, siz Vestel’le çalıştığınızda rekabet bozuldu zaten. Siz Vestel’le çalışıyorsunuz, diğerlerinin ne şansı var?

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER (İstanbul) – Sadece Vestel firması girmedi ihaleye de, Vestel firması, Arçelik firması, Atmaca Elektronik ihaleye girdiler ve en düşük fiyatı veren de aldı. Dolayısıyla bütün, her türlü bilginize açıktır; lütfen ihale dosyalarına, şartnamelere, ihaleye teklif veren firmalara ve fiyatlarına bakınız. O zaman göreceksiniz ki, içine düştüğünüz şüpheler sadece bir vehimden ibaret.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Sayın Bakanım, kötü bir şeyi bilmek bize bir şey kazandırmıyor.

MEHMET ŞEVKİ KULKULOĞLU (Kayseri) – Ama bu doğru bir yol değil Sayın Bakan.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER (İstanbul) – “Dershane sayısı ne kadar arttı?” diyorlar. Şu anda, dershane sayısıyla ilgili, yıllar itibarıyla size bilgileri kısaca sunmak istiyorum ama çok belirgin bir şekilde şunu söylemeliyim ki: Aslında son yıllarda dershane sayısı sizin bildiğinizin aksine düştü. 2001-2002 yılında Türkiye’de 2.002 tane dershane var -lütfen kaydedin- ve en yüksek -oran itibarıyla- 2008-2009 yılında bir sayıya çıktı, sayı 4.260, 2’ye katlandı yani. Ama o tarihten sonra yeniden alınan tedbirlerle giderek sayı düşmeye başladı, şu anda 3.961 dershane Türkiye’de hizmet sunuyor.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Kaç öğrenci var Sayın Bakan?

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER (İstanbul) – Öğrenci sayısını da söyleyeyim size: Toplam şu anda 1 milyon 219 bin 472 öğrenci gözüküyor elimizde.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – 2002’de kaç öğrenciydi?

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER (İstanbul) – 2002’de 588 bin 637.

Bir başka husus: 1996 yılındaki Millî Eğitim Şûrası’nda kesintisiz eğitimle ilgili tavsiye kararından bahsedildi. Evet, doğru, kesintisiz eğitim fikri sadece o şûrada vardır zaten. Onun dışında, 1981 yılından itibaren Türkiye’de eğitim süresinin uzatılmasıyla ilgili tavsiye kararlarının hiçbirisinde eğitimin kesintisiz olacağına dair bir ifade yoktur, sadece 96 yılında ne tesadüftür ki 97 yılındaki değişikliğe altyapı hazırlamıştır.

ALİ SERİNDAĞ (Gaziantep) – Çünkü o tarihe kadar pilot uygulamalar yapıldı, siz de biliyorsunuz.

OSMAN ÇAKIR (Düzce) – 5+3 içindi onlar.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER (İstanbul) – Başka bir husus, yine, Zühal Hanım’ın sorusuna cevap, bütçeye getireceği yük: Bunu birçok kez söyledim. Bizim, şu anda, toplam yüzde 100 eğitime çıktığımız zaman, yaklaşık olarak 130 bin ila 160 bin arasında dersliğe ihtiyacımız var. Derslik başına yaklaşık 140 bin liradan hesaplayabilirsiniz bugünkü fiyatlarla. Bizim -bütün bunların maliyeti, toplam, hep bütün dersliklerin tamamının yapıldığını varsayarsanız- aşağı yukarı 30 milyar Türk lirası derslik için kaynağa ihtiyacımız var. Derslik başına 30 öğrenciden hesaplayarak bu noktaya geldik ama zaten bu bizim ihtiyacımız. Bu kanun sebebiyle ortaya çıkan fazlalık sadece yüzde 15 civarındadır, onun dışındakiler zaten şu anda da ihtiyaç duyduğumuz bir husustur ve stratejik planlarımızda sadece yüzde 10’luk, yüzde 15’lik bir değişiklik yapmakla bu sorun için Türkiye, kaynaklarını kullanma imkânına sahip olacak.

Ayrıca tablet bilgisayarlar ve akıllı tahtaların kullanımıyla alakalı çok açık ve net, Sevgili Hocam, bir öğrenci bir tableti hiç bilmiyorsa bile iki saat sonra kullanabilecek noktaya geliyor. Bilgisayar kullanımıyla alakalı yanlış bilgi biliyorsunuz. Biz bilgisayar derslerini seçimlik yapmadık, bilgisayar derslerini kaldırdık, onun yerine “Bilişim Teknolojileri ve Tasarım” diye seçimlik ders koyduk. Şunu tekrar söylüyorum: Türkiye’de çocuklarımızın bilgisayar öğrenmeye ihtiyacı yok. Tasarım dersini aldıkları zaman bile birkaç saatte bunu kullanabilecek noktaya geliyorlar artık. Bu açıdan bakıldığında, esas eğitim bilgisayar kullanmak, okumak yazmak değil, bilgisayardan sonra nasıl bir girişimci ruhuyla bir şey üretmek fikrini aşılamaktır, bu da ancak tasarım dersleriyle olur ve bu da ancak ilgi duyan öğrencilerimizle olur. Bu açıdan bakıldığında…

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Sayın Bakan, Türkçeyi öğreniyorlar ama Türkçe öğretmenlerini kaldırmıyorsunuz. Türkçeyi bilerek okullara geliyorlar ama…

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI ÖMER DİNÇER (İstanbul) – Eğer aynı şeyse ben onun sizin mantığınıza ve düşünme mantığınıza bağlıyorum, aynı şeyse şayet.

---

**Kaynak gösterme:** Ömer Dinçer (AK Parti, İstanbul). “Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifleri”. TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim tutanağı, 29 Mart 2012. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/omer-dincer-24-2012-03-29-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakki-2 (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=16298

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
