# Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu toplantısındaki konuşma

- **Tür:** Komisyon konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ömer Fethi Gürer (CHP, Niğde)
- **Yer:** TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu
- **Tarih:** 20 Ekim 2026
- **Gündem:** Tutanak Metni
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=90687
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/omer-fethi-gurer-2026-10-20-tutanak-metni

> Ömer Fethi Gürer (CHP), 20 Ekim 2026 tarihinde TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 611 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Ben de Sayın Vekilimin belirttiği kayıp kaçaklardan başlayayım. Kayıp kaçakla içme suyunun temininde mücadelede Eylül 2023 yılı için konulan hedef %30'du, 32,4 olduğuna göre demek ki hedefe hâlihazırda erilememiş çünkü Sayın Bakanın sorumuza verdiği bir yanıtta yer alan veri buydu. Bu tabii önemli, özellikle büyük kentler açısından da önemli. Ben diğer ülkelere de bakmıştım, birkaç tane Avrupa ülkesinin dışında büyükşehirlerimizin hepsinde bunun oran olarak yüksek olduğu görülüyor ama bunun yanında bir de bu atık suların değerlendirilmesine yönelik daha önce gündeme alınan çatı sularıyla birlikte gri suların da ayrı ayrı yönetilmesiyle ilgili bir proje vardı, onunla ilgili burada pek bilgiye rastlamadım ama Türkiye su fakiri bir ülke olduğu için yağmur suyu altyapısıyla ilgili en azından deprem bölgesinde belki bir pilot bölge seçilip böyle bir uygulamaya gidilebilirdi diye düşünüyorum ama sunumda böyle bir çalışma yok.

Şimdi, kayıp kaçak olgusunda tabii suyun önemli bölümünün %70'i tarımda veya sulamada veya farklı alanlarda kullanılıyor, yüzde 30'u kent içme suyu olarak geliyor. Onunla ilgili yapılacak çalışmaların önemli olduğunu düşünüyorum.

Bir sorun... Bu kasaba belediyeleri vardı, onların kapanmasıyla bunlar Köy Hizmetlerine devredildi. Bunlarda yenileme, değiştirme konusunda da problemler olduğunu düşünüyorum çünkü bu asbestli boruları.. 2012'de Türkiye'de asbestli su borusu ve asbestten üretilen maddelerin kullanımı yasaklanmıştı. Farklı dönemlerde sorduğumuz sorularda hâlâ Türkiye'de asbestli içme suyu borularının olduğu görülüyor. Bunlarla ilgili birkaç kasabanın belediyesiyle girişimde bulunduk, İller Bankasına da o yazıları gönderdik, orada kredi olarak destek verilebileceği belirtiliyor. Dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı ağır bir eleştiriyle "Allah onları ıslah etsin, eğer hâlâ asbestli boruyla su içiriyorlarsa." kürsüde söylemişti yine bir sorumuza yanıtta. Ama şu an Türkiye'de hâlâ asbestli içme suyu boruları kullanılıyor, onun oranını bilmiyorum, eğer varsa açıklarsanız faydalı olur. Bayağı azalmasına rağmen yüzde 17 civarında benim aklımda kaldığı kadarıyla veri olarak. Bir an önce bu asbestli su boruları değiştirilmeli.

Bir de arsenik, Orta Anadolu'da özellikle içme sularının kullanımında önemli ölçüde problem yaratıyor. Bu arsenikli suların olduğu yerde yeni su kaynaklarının yaratılmasına da destek verilmesinin gerekli olduğunu düşünüyorum.

Belediyeler açısından İller bankası çok önemli ama burada da hangi belediye öncelikli, hangi belediyenin talebi diğerinden daha öne konuluyor? Çünkü biz muhalefet belediyelerinin çoğuyla konuştuğumuzda talepte bulunduklarını ama talebin o dönem içinde gerçekleşmediği yönünde iletiler alıyoruz.

AR-GE konusu önemli. AR-GE konusunda kurum ne kadar başarılı olursa ve gelişmişliği sağlanırsa o kadar daha faydalı işler yapacağını düşünüyorum.

Bu KÖYDES projesi kapsamında köylere yapılan bu halı sahalara da katkı sağlıyor musunuz? Nedeni şu: Köyde bir, sağlık birimi yok; iki, spor yapan adam kalmamış; üç, her köy bize de halı saha yapılsın diye bir sürü atıl var, içinde inek var, tavuk var. Yani amaca hizmet eden ve faydalı kılınabilecek projelerin değerlendirilmesi bence daha doğru. Örneğin, o köyün içme suyu, eğer dediğim gibi hâlâ su boruları günümüz teknolojisine uygun değilse onlar değiştirilse daha doğru olur. Biz karşı değiliz, köye gelsin ama köyde insan kalmadı, kırsal boşaldı, okul kapalı; halı saha var, halı sahaya geliyorsunuz, içinde 2 tane inek otlayıp duruyor. Keşke o köy okulları açılsa, sosyal donatı alanları genişlese, köylerde halı sahada spor yapılırken doktor lazım, onu sürdürecek hoca lazım, o çocuklardan birisinin ayağı, eli kırılsa o anda müdahale edecek en azından bir sağlıkçı lazım; hiçbirisi yok. Kiminin kapısı kırık, ben gezdiğim için görüyorum. Hem olmasını istiyoruz hem de olduktan sonra eğer onu gereği gibi değerlendiremiyorsak sıkıntı olur.

Bu anlamda İller Bankasını, tabii, kuruluş amaçlarına uygun, her belediyenin sorunlarına çözüm üreten ve sonuçta da sağlayacağı faydayla ülkenin geleceğinin daha iyi kurulmasına katkı veren bir kuruluş olarak önemsiyoruz. Bunun için de burada tek tek hepsini sorgulamıştım.

Sayın Başkanın açıkladıklarında yaptıkları dokümanları illere göre bize iletme şansları olursa hangi belediyeye hangi çalışma sağlandı ve bu belediyelerde bu bağlamda hangi sorun bugün sona erdi, bunları da görmüş oluruz diyor, teşekkür ediyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Ömer Fethi Gürer (CHP, Niğde). “Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu tutanağı, 20 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/omer-fethi-gurer-2026-10-20-tutanak-metni (erişim: 20 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=90687

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
