# Mersin ilinine yapılan göç ve getirdiği sorunlar hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ömer İnan (AK Parti, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim
- **Tarih:** 2 Mayıs 2006
- **Gündem:** MERSİN İLİNİNE YAPILAN GÖÇ VE GETİRDİĞİ SORUNLAR HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/omer-inan-22-2006-05-02-mersin-ilinine-yapilan-goc-ve-getirdigi-sorunlar-hakkinda

> Ömer İnan (AK Parti), 2 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MERSİN İLİNİNE YAPILAN GÖÇ VE GETİRDİĞİ SORUNLAR HAKKINDA); konuşma 792 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÖMER İNAN (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Mersin'e göç ve göçün getirdiği problemlerle ilgili olarak Meclisi bilgilendirmek istedim; hepinizi bu vesileyle saygıyla selamlıyorum.

Göç denince akla ilk gelen il -iddialı bir şey; ama- Mersin. Mersin'den daha fazla göç alan başka bir ilimiz yok. 1970 yılında Türkiye'nin nüfusu 35 000 000 iken, bugün 70 000 000'a çıkmıştır ve nüfus 2'ye katlanmıştır; ama, Mersin'in, yine, 1970 yılında merkez ilçe nüfusu 115 000 idi, bugün 700 000, altıya katlanmıştır. Mersin'de, yine, 1970 yılında merkez ilçede 9 mahalle vardı, bugün 66 mahalle var. Bu 66 mahallenin de 34'ü göçle gelen insanlardan oluşuyor. Aynı şey Tarsus için de geçerli. Orada da 45 mahalleden 12 tanesi, göçle gelen insanların oluşturduğu mahalleler.

Mersin'de, nüfusun bu kadar büyük artmasına rağmen, altyapı dahil hiçbir gelişme olmamıştır. Mersin'e göç, Türkiye'nin her yerinden olmakta, ama, daha çok doğu ve güneydoğu illerimizden gelen insanlar bu mahalleleri oluşturmaktalar.

Niye bu insanlar Doğu ve Güneydoğu Anadolu'dan geliyorlar; hepinizin bildiği gibi, birinci sebep PKK terörü, PKK belası. Bunun dışında bir başka sebep daha var. Devletimiz, güneydoğuda, doğuda güvenli alanlar oluşturmak için bu insanların göç etmesini bir yerde zorluyor. Tabiî, doğuda ve güneydoğuda güvenli alanlar oluşurken, Mersin gibi illerde de, maalesef, güvensiz alanlar oluşturuluyor. Dikkat ederseniz, herhangi bir olay söz konusu olduğunda, terörle ilgili, organize suçlarla ilgili bir olay söz konusu olduğunda Mersin hemen gözümüzün önüne geliyor; buradaki olayları hepiniz televizyonlarda izliyorsunuz. Bu insanların kaybedecek hiçbir şeyi olmadığı için ya PKK'lı oluyorlar ya hırsız ya kapkaççı veya dolandırıcı oluyorlar.

Mersin'de asayiş ve terör suçunun işlenme oranı da son iki yılda oldukça yükseldi; artık, çocuk suçlular, çocuk çeteleri oluşmaya başladı. Bunun sebebi nedir, bu çocuklar suça niye bu kadar eğilimli; bunu şöyle sıralayabiliriz:

1- Eğitim seviyesi düşük; bu çocukların eğitim seviyeleri, ailelerin eğitim seviyeleri düşük.

2- Bu ailelerde işsizlik had safhada.

3- Sokakta çalışma, sokakta yaşama mecburiyeti var.

İki tane Mersin var; bir deniz kenarındaki Mersin, bir de öteki Mersin. İşte problemler de orada.

Bu insanlarda, maalesef, sosyal ve kültürel uyumu yakalayamama var, içine kapanık olarak yaşamayı tercih var, dışlanmışlık hissi var, lüks hayata özenti var; aile yapısı, sevgiden yoksun olma, aileyi geçindirme mecburiyeti ve bunun getirdiği stres…

Eskiden, münferiden suç işleyen çocukların sayısı azdı. Ailenin ve çevrenin suç işleyen çocuğa tolerans göstermemesi, cezaların caydırıcılığı suç işlemeyi önlüyordu. Şimdilerde, aileler çocuklarına sahip çıkamıyorlar. Ebeveynin yaptığı tek şey, gözyaşı dökmekten ibaret. Çocukların sahibi ana-baba değil, maalesef, sokak. Çocuklar bütün eğitimlerini sokakta alıyorlar. İnsanca yaşamanın hiçbir imkânına sahip değiller. Kaybedecek hiçbir şeyleri yok. Onun için de, kolayca suça itiliyorlar.

Mersin'de en fazla suç işlenen alan, terör ve kaçakçılık. Elbette, polisin üstün gayretleriyle bu suç işleme oranı azalıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın İnan, konuşmanızı tamamlayınız.

ÖMER İNAN (Devamla) - Polisin üstün gayretleri, gerekli tedbirlerin zamanında alınması, yüksek duyarlılık, taltif, takdir, eğitim, halk desteği; bunların hepsi var; bunlarla mücadele ediliyor; ama, maalesef, bunlar çok zor şartlar altında oluyor. Polis motive değil bu hususta, polisin motive edilmesi lazım, her açıdan, hem maddî hem manevî açıdan hem de yasalar açısından polisin motive edilmesi lazım. Polis şunu bilmeli tabiî: Kendisi bir polis devletinin polisi değil, hukuk devletinin polisi olduğunu bilmeli; ama, bunun yanında da bu yönde bilinçlendirilmeli; ama, bunun yanında da polisimize maddî manevî desteği de sağlamamız gerekiyor. Mesela, polis bir delil inceleme salahiyetine sahip değil şu anda. Avusturya'da bu var. Parmak izi alma imkânına sahip değil polis. Avusturya'da bu var, bizde yok. Organize suçta bir yakına haber verme mecburiyeti var. Bu yanlış; bir organize suçta bir yakına haber verme yanlış bir olay. Hâkim, suç işleyen çocuğun babasından, anasından velayet yetkisini alıyor, polise teslim ediyor. Polis bu çocuğu ne yapsın?! Neticede yine sokağa bırakıyor. Yani, altyapısı yok. Çok güzel hasırlanmış bir kanun; fakat, altyapısı yok.

Şimdi, polisimizin maddî açıdan da desteklenmesi lazım. Bu polisimizin istediği bir tek şey var: "Aldığımız para emekliliğe yansıtılsın" diyor. Bunu yapalım hiç olmazsa.

Şimdi, Türk Ceza Kanunu ile CMUK'ta çocuk suçlular için yeniden gözden geçirilmesi gereken bazı maddeler var, ben onları sıralayacağım:

Türk Ceza Kanununun 30'a 1; 31'e 1, 2, 3; 50'ye 1, 3, 7; 51'e 1; 58'e 5; 62'ye 1, 2; 66'ya 2; 145'e 1; 168'e 2; CMUK'un 100'e 1, 2, 3, 4; 109'a 1, 3; Çocuk Koruma Kanununun 4'e 1; 19'a 1, 5; 21'e 1; 23'e 1; 24'e 1, 2 maddeleri yeniden gözden geçirilmelidir.

Polis, gecenin ilerlemiş bir saatinde, elinde levye, testere, anahtar, birini yakalıyor; bütün hırsızlık malzemeleri elinde arkadaşın; ama, etrafı kolluyor şüpheli gözlerle. Ne yapıyor polis bunu; çocuksa salıveriyor, büyükse de salıveriyor; yapacağı bir şey yok. Bunlar olmamalı, bunlar düzeltilmelidir.

Çıkardığımız bu kanunlar çok güzel, çağdaş kanunlar; ama, maalesef, altyapısı hazırlanmadan çıkarıldığı için, sıkıntılarımız var. Evvela SHÇEK'in, Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumunun yeniden güçlendirilmesi gerekiyor. Ya altyapıyı tam hazırlayıp bu güzel kanunları uygulayalım veya bu kanunları çocuk suçlular için yeniden düzenleyelim diyorum; bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ömer İnan (AK Parti, Mersin). “Mersin ilinine yapılan göç ve getirdiği sorunlar hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim tutanağı, 2 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/omer-inan-22-2006-05-02-mersin-ilinine-yapilan-goc-ve-getirdigi-sorunlar-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
