# İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ömer Özyılmaz (AK Parti, Erzurum)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim
- **Tarih:** 13 Mayıs 2003
- **Gündem:** İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/omer-ozyilmaz-22-2003-05-13-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73

> Ömer Özyılmaz (AK Parti), 13 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 497 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÖMER ÖZYILMAZ (Erzurum) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Görüşülmekte olan yasa tasarısının 72 nci maddesiyle ilgili olarak şahsım adına söz almış bulunuyorum.

Değerli arkadaşlar, görüşmekte olduğumuz yasa tasarısında bir denge kurulmaya çalışılmaktadır işyeri, işçi ve işveren unsurları arasında; bu maddelerde de -71, 72 ve 73 üncü maddelerde- çocuklarla ilgili durumlar bir dengeye bağlanmaya çalışılmaktadır.

Bendeniz 72 nci maddeyle ilgili olarak söz aldım; ama, 71, 72 ve 73 üncü maddeleri bir bütün halinde değerlendirdiğimizde şunları görürüz: Birincisi, 15 yaşını doldurmamış çocuklar asla çalıştırılamazlar. İkincisi, ilköğretimi tamamlamış; fakat, 14 yaşını doldurmuş olanlar bedensel, zihinsel ve ahlakî gelişimlerine ve okula devamlarına engel olmayacak şekilde çalışabilirler. Üçüncüsü, okula devam edenler günde 2 saati geçmemek şartıyla çalışabilirler. Kısaca böyle özetleyebiliriz.

Burada şunu ifade edeyim: Çocukluk dönemi, çalışma dönemi değildir, eğitim dönemidir. Yaradılıştan getirmiş olduğu istidat ve kabiliyetlerin çevre faktörleriyle karşılaşıp, eğitimle buluşup, filizlenmesi ve geliştirilmesi gereken yaştır çocukluk yaşı. Dolayısıyla, çalıştırılmadan uzak tutulmalı ve yoğun bir şekilde eğitim faaliyetleri içerisinde bulunmalıdır. Bundan yaklaşık yirmibeş, otuz yıl öncesine kadar dünyada dört yıldı, beş yıldı zorunlu eğitim; ama, dünya, artık, 1980'li, 1990'lı yıllarda dokuz yıla, on yıla, oniki yıla, zorunlu eğitimi, çıkardı; bizde de, 1997 yılında zorunlu eğitim sekiz yıla çıkarıldı.

Bunun sebebi, hepimizin bildiği gibi, daha önceleri sosyal hayat bugünkü gibi karmaşık olmadığından, beş yıllık zorunlu eğitimle, okuyarak, sosyal hayata az da olsa, asgarî derecede hazırlanma imkânı bulunuyordu; ama, artık, sosyal hayat o kadar çetrefilleşti ki, o kadar karmaşık hale geldi ki, beş yıllık zorunlu eğitimle hayatta başarılı olabilmeniz mümkün değildir; asgarî eğitim düzeyi açısından söylüyorum. Bundan dolayı bizde de sekiz yıllık eğitim zorunlu hale getirildi ve bu uygulanmaktadır; bize göre bu, güzel bir gelişmedir ve ülkemize yararlı olmasını temenni ediyorum.

İnsanların bu eğitim ihtiyaçlarını, ihtiyaç olarak ele alıp görmemizin yanında, insanların ekonomik sıkıntılarını ve bu sıkıntılarını hem kendisinin hem de çocuklarının birlikte çalışarak aşmasının düşünülmesini de hoş karşılamak lazım. Ayrıca, ülkemizde, çeşitli sanat dallarının, zanaatların geliştirilmesi konusu da elbette önemlidir.

Şimdi, burada çocukların eğitimi fevkalade önemli. Ülkemizde, bugün, ekonomik sıkıntıya düşmüş olan ailelere mensup -ki, olmaması gerekir; ama, maalesef oluyor- 2 000 000'a yakın çocuk işçi çalışmaktadır. Keşke olmasa bu; ama, oluyor. Bunu dengelemek ve ayrıca, ülkemizde -az önce dediğim gibi- sanatların da geliştirilmesine çalışmak lazım.

İşte, bu manada, bugün, çağdaş dünya, bu konuyu şöyle çözmektedir değerli arkadaşlar: Çocukların, sekiz yıllık ya da on yıllık zorunlu eğitim döneminde çalıştırılmasına fırsat vermiyorlar, bunu yasaklıyorlar; ama, zorunlu eğitim bittikten sonra da çocukları herhangi bir meslek ve bilgi, beceri yoksunu olarak hayata atmayı da düşünmüyorlar. Buralarda, çağdaş ülkelerde yapılan iş şudur: Çocuklarına sekiz yıl, dokuz yıl, on yıl eğitim veren ülkelerde, belli bir dönemden sonra, mesela, Almanya'da dört yıldan sonra, İngiltere'de beşinci sınıftan sonra bir yönlendirme yapılmaktadır. Tabiî, şimdi, burada yönlendirme deyince hemen arkadaşlarımız "bunlar, imam hatip okullarını istiyorlar" gibi sözler söyleyecekler; ama, maksadımız o değil. Biz, burada, çalışma hayatını konuşuyoruz.

CEVDET SELVİ (Eskişehir) - Aklımıza gelmedi...

ALİ KEMAL DEVECİLER (Balıkesir) - Aklımıza getiriyorsun!..

ÖMER ÖZYILMAZ (Devamla) - Korkuyorsunuz tabiî... Oraya getirmiyorum ben, ben çalışma hayatından bahsediyorum...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ömer Özyılmaz (AK Parti, Erzurum). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim tutanağı, 13 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/omer-ozyilmaz-22-2003-05-13-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
