# Türkiye büyük millet meclisini içtüzüğündedeğişiklik yapılması hk.(s.sayısı 116)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Önder Sav (CHP, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim
- **Tarih:** 10 Nisan 2003
- **Gündem:** TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİ İÇTÜZÜĞÜNDEDEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK.(S.SAYISI 116)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/onder-sav-22-2003-04-10-turkiye-buyuk-millet-meclisini-ictuzugundedegisiklik-yapilmasi-hk-s-s

> Önder Sav (CHP), 10 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİ İÇTÜZÜĞÜNDEDEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK.(S.SAYISI 116)); konuşma 982 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ÖNDER SAV (Ankara)- Sayın Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün kimi maddelerinde değişiklik yapılması hakkında İçtüzük teklifinin bizce en önemli maddesi, üzerinde görüşmeye başladığımız 91 inci maddedir; diğerleri, anayasa değişikliğine paralel olarak İçtüzükte yapılan uyarlamalardır. Zaten, Grubumuz adına konuşan Sayın Oya Araslı, bu konuda düşüncelerimizi aktarmıştı.

Anılan maddeyle, 21 inci Dönemde, 7 Şubat 2001 tarihinde yapılan değişiklikle, rejim için tehlikeli olabilecek ve aynı oranda tehlikeli biçimde, burada, Türkiye Büyük Millet Meclisinde İçtüzük teklifi oylanmış ve bu kaba ve hoyrat değişiklik, Anayasa Mahkemesince Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderilmişti. Şimdi, benzer ve hatta çok daha vahim ve kaba bir değişiklikle bugün karşımıza gelinmiştir.

"Dava konusu İçtüzük değişikliği, ihtiyaca ve istikrara hizmet görüntüsü içerisinde içhukukumuzu tahrip eden talihsiz bir girişimdir. Bir yersiz kavga, tartışma başlatmak anlayışıdır. Kavga, hukuk benim diyen parmak gücü ile özünde hukuku arayan demokrasi arasındadır. Anayasa yok sayılarak, Anayasaya rağmen bir İçtüzük ihdas olunamaz. Artık, Danışma Kurulunun oybirliği değil, iktidar çoğunluğunun muhalefete kulak tıkayan parmakları sonucu belirleyecektir. Hukuktan kaçan yürütme, yasamayı kuşatarak ve onun temel hukukunu askıya alarak, dikensiz gül bahçesi yaratmak istemektedir. Kuraldaki tarif yokluğu ve getirilen özel yöntemler, İçtüzüğün diğer hükümlerini askıya alacak bir keyfî yasama sürecini yaşatabilecektir. Bu yönüyle, diğer kuralları yutacak vahşiliktedir. İmalathaneye dönüştürülecek yasama organı, yasama kalitesizliğinin ağır yükü altında ezilecek, güvenilirliğini tamamen yitirecektir."

Bu okuduğum sözlerin hiçbirisi bana ait değil; bu okuduğum sözler, 21 inci Dönemde Anayasa Mahkemesine iptal için başvuru dilekçesinden bir tek hecesi dahi değiştirilmeden alınan sözlerdir. Bu sözlerin altında, bugün hükümette bakanlık görevi yapan Sayın Mehmet Ali Şahin'in, bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı yapan Sayın Bülent Arınç'ın, şimdi karşımda oturan AKP Grup Başkanvekili Sayın Salih Kapusuz'un imzaları vardır. (CHP sıralarından alkışlar)

Bunları, Adalet ve Kalkınma Partili kimi dostlarımızın nereden nereye ne çabuk geldiğini anlatmak için aktardım. (AK Parti sıralarından "Değişime uğradık" sesi) Evet, değişime uğradınız; ama, çok çabuk uğradınız. Metamorfoz oluyorsunuz, dikkat edin. (CHP sıralarından alkışlar)

Bir başka önemli alıntıyı da vermek istiyorum: "Meclisin sesinin kesilmesi, milletin temsilcilerinin sesinin kesilmesi, milletvekillerinin sesinin kesilmesi, sadece Meclisin sesinin kesilmesi olmuyor; milletin, halkın sesinin kesilmesi oluyor. Bu teklifi verenlere sesleniyorum, size sesleniyorum, bir defa daha sesleniyorum: Verebilirsiniz. Bu parmaklarla bu Tüzük bu Mecliste kabul edilebilir; ama, tarih her şeyi yazacaktır ve yine sesleniyorum ki: Suları asla tersine akıtamazsınız." Sayın Başkan Alptekin, bu sözler de sizin.

"Bu teklif, Türkiye Büyük Millet Meclisinde çoğunluğun muhalefete karşı tutumunu göstermesi açısından fevkalade önemlidir. Şimdi görüşmelerimizde hep beraber göreceğiz ki, teklif bir felakettir. Bu, bizim var olma, yok olma mücadelemiz kadar önemlidir. Dikensiz gül bahçesi istemek, suskun Meclis istemek yanlıştır. Bu teklif, âdeta, bir Takriri Sükûn Kanunu gibidir. Seri imalat yapan fabrika, ancak böyle teklif getirebilir; ama, burası Türkiye Büyük Millet Meclisidir. Bu teklifte hakim olan unsur, ifrat ve tefrit arasında bocalamaktır. Değerli arkadaşlarım, ben kendi şahsıma böyle bir zillete tahammül edemem. Vicdanlarınıza sesleniyorum: Böyle bir ayıptan Türkiye Büyük Millet Meclisini kurtarın." Bu sözler de, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımız Sayın Bülent Arınç'ın sözleridir. (CHP sıralarından alkışlar)

Evet, şimdi, ben de, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubuna, Meclisi yöneten Sayın Alptekin'e, Meclisimizin Sayın Başkanı Sayın Arınç'a sesleniyorum: Böyle bir ayıba takılmayın; ayıptan, Türkiye Büyük Millet Meclisini kurtarın. Gelin, hep beraber kurtaralım yüreğiniz yetiyorsa eğer!

Çağdaş demokrasiler, hukukun üstünlüğüne bağlı, demokratik hukuk devleti anlayışından ayrılmayan yönetim biçimleridir. Hukuk devletinde içtüzükler, anayasalar kadar önemli, titizlikle düzenlenmesi ve uygulanması yaşamsal önem taşıyan metinlerdir.

Anayasa zorlanarak, Anayasa hükümleri dolanarak İçtüzük düzenlemesi yapılamaz. Karar nisapları Anayasada bellidir; İçtüzükle yeni karar nisabı koyamazsınız. Anayasa Komisyonu Başkanımızın buna ilişkin sözlerini, bir hukukçu olarak üzüntüyle izlediğimi de tutanaklara geçirmek istiyorum.

ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI BURHAN KUZU (İstanbul) - Hangi sözler?..

ÖNDER SAV (Devamla) - Önümüze getirilen 91 inci madde, 2001 yılında yapılan değişikliğe ve daha önceki madde metnine göre, çok daha ağır bir biçimde, hukuk devleti ve Anayasa ihlalidir.

İçtüzüğün bir temel kuralı, önemli konularda siyasî partilerin uzlaşmaları, anlaşmalarıdır. Temel kanunlar ve İçtüzükle ilgili kapsamlı değişikliklerde, uzlaşma, oybirliği anlayışı, artık, terk ediliyor; çoğunluğun anlayışı egemen kılınmak isteniliyor. Türkiye Büyük Millet Meclisinde beşte 3 çoğunluk karar verirse, sadece bölümlerle ilgili görüşme yapılarak, kanun ve İçtüzük maddeleri, okunmadan, görüşülmeden, üzerinde önerge bile verilmeden geçecek.

Sayın Anayasa Komisyonu Başkanı -hiç katılmıyorum ama- böyle bir antidemokratik anlayış, herhalde, sadece muz cumhuriyetlerinde vardır. Türkiye Cumhuriyeti gibi engin bir deneyimi olan, tarihin derinliklerinden gelen bir cumhuriyette böyle değişikliklere rastlanmaz.

ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI BURHAN KUZU (İstanbul) - Genel Kurulu yanıltmayın Sayın Sav.

ÖNDER SAV (Devamla) - Sayın Başkan, konuşma hakkınız var; benden sonra söz ister, konuşursunuz.

ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI BURHAN KUZU (İstanbul) - Söz alacağım zaten.

ÖNDER SAV (Devamla) - Daha 1974'lerde yerleşmiş Anayasa Mahkemesi kararlarıyla istikrar kazanmış kararlar yok sayılıyor, Anayasa Mahkemesi kararlarıyla yerleşen "kanun tasarı ve teklifleri, maddelerden oluşur. Maddelerin üzerinde görüşme açılmamışsa, o kanun tasarısı ve teklifi yönünden görüşülme gereği yerine getirilmiş sayılmaz" şeklindeki bir temel kural, bu maddeyle çiğnenmiş oluyor.

Temel yasa kavramı nedir? Hem Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun Sayın Sözcüsünü dikkatle dinledim hem de Sayın Anayasa Komisyonu Başkanını dikkatle dinledim ve fevkalade üzüldüm bir hukukçu olarak. Sayın Kuzu, burada, temel yasanın "uzun yasa" olduğunu söyledi. Sayın Kuzu, böyle bir makale yazın da, meslektaşlarınız sizinle nasıl tartışacak, bir görelim bakalım! (CHP sıralarından alkışlar)

Şimdi, Medenî Kanun, İcra ve İflas Kanunu, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu, Türk Ceza Kanunu gibi birkaç temel yasanın dışında yeni bir temel yasa mı arıyoruz?! Yeni bir temel yasa mı icat etmeye kalkıyoruz?! Korkarım, yarın, elmaların verimliliği, armutları hangi hayvanların sevdiği ve Millî Görüşün hangi metinlerde yer alıp alamayacağı, nelerin barış sözcüğü kavramı içine gireceği, işçilerin haklarına nasıl el atılacağı, esnafın kepenklerinin nasıl kapattırılacağı, köylünün ekmeğine nasıl el atılacağı, doğrudan gelir desteğinin nasıl düzenleneceği konularını da, siz, temel kanun kavramı içerisine koyarsınız, kolayca koyarsınız! (CHP sıralarından alkışlar)

Temel kanun adı altında getirmeye çalıştığınız bu değişiklikler ve temel kanun kavramıyla yaptığınız açıklamalar ve bu madde, mızrağın çuvala asla sığmayacağı gibi, Anayasaya ve İçtüzüğe sığmayacaktır. Endişemiz, Anayasa Mahkemesi kararı açık iken, bu tür bir düzenlemeye gidilmesidir. Ne diyor Sayın Kuzu'nun aktardığı Anayasa Mahkemesi kararı...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Önder Sav (CHP, Ankara). “Türkiye büyük millet meclisini içtüzüğündedeğişiklik yapılması hk.(s.sayısı 116)”. TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim tutanağı, 10 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/onder-sav-22-2003-04-10-turkiye-buyuk-millet-meclisini-ictuzugundedegisiklik-yapilmasi-hk-s-s (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
