# Türk silahlı kuvvetlerinin lübnan'a asker gönderilmesi hakkındaki teskeresi

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Önder Sav (CHP, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim
- **Tarih:** 5 Eylül 2006
- **Gündem:** TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİN LÜBNAN'A ASKER GÖNDERİLMESİ HAKKINDAKİ TESKERESİ
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c127/b124/tbmm221271240089.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/onder-sav-22-2006-09-05-turk-silahli-kuvvetlerinin-lubnan-a-asker-gonderilmesi-hakkindaki-tesk

> Önder Sav (CHP), 5 Eylül 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİN LÜBNAN'A ASKER GÖNDERİLMESİ HAKKINDAKİ TESKERESİ); konuşma 1.154 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÖNDER SAV (Ankara) - Sayın Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri; cumhuriyet tarihimizin en önemli birleşimlerinden birini yapıyor Türkiye Büyük Millet Meclisi. İçtüzüğün 63 üncü maddesine göre vermiş olduğum önergeyi, 1 Mart 2003 sarihinde Sayın Başkanlığın uygulaması doğrultusunda işleme koyduğu için Sayın Başkana teşekkürlerimi sunuyorum.

Bir, karmaşık, kendi içinde çelişkili tezkereyi görüşeceğiz bugün. Bize göre, tezkere, ustaca yazılmış bir senaryonun çok Önemli bir aşamasıdır. Yeni bir durum ortaya çıkmıştır. 12 Temmuz günü, İsrail'in 2 askerinin kaçırılması nedeniyle başlattığı saldırılar Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere tarafından da görmezlikten gelinerek uzun bir süre devam ettirilmiştir. Temmuz ayında, Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice "yeni bir Ortadoğu'nun zamanı geldi, yeni bir Ortadoğu istemeyenlere bizim galip geleceğimizi söylemenin zamanı geldi" diyebilmişti. Şimdi, işte, bu tezkere, Amerika Birleşik Devletlerinin Ortadoğu'da düğmeye basmasından sonra gündeme gelmiş olan bir tezkeredir.

Yine, ağustos ayının ortalarında. Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı Mark Brown, aynen "Türkiye'nin Lübnan'daki Banş Gücüne katılma konusunda istekli olduğunu dile getirdiğini tespit ettik; güçte Müslüman askerler olacak; muhtemelen komşu ülkelerden değil; Endonezya ve Türkiye katılım konusunda istekli" diyor. Hükümet "bölgede yaşananlara maç seyreder gibi seyirci kalamayız; canım, orası, bizim eski vilayetimiz; biz gitmeyelim de Amerikalılara, Fransızlara mı bırakalım" mantığıyla yola çıkarak bu tezkereyi gündeme getirmiş bulunuyor.

Tezkerede "Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü çalışmaların durdurulmasını gözlemlemeye, görev yönergesi altında yürüttüğü faaliyetleri engellemeye yönelik teşebbüslere güç kullanarak karşı koymaya yetkili kılınmıştır..." Tezkereden aynen okuyorum. I Eylül 2006 tarihine kadar-yine tezkereden öğrendiğimize göre- 26 ülke. Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücüne katkı yapmaya hazır olduklarını bildirmişler. Sayın Başbakan, İslam Konferansı örgütünün Gençlik Forumu Genel Merkezinin açılışında aynen şunları söylüyor: " Burada, eğer, 22 Avrupa Birliği üyesi katılıyorsa, en az o kadar da İslam Konferansı Örgütü üyesi ülke de orada yer almalıydı." Bıraktık 22 İslam ülkesini, daha dün karara varan Katar'in dışında hiçbir İslam ülkesi, bölgedeki hiçbir İslam ülkesi Birleşmiş Milletler Banş Gücüne katılma karan almamıştır. Çin kanlıyor, Hindistan katılıyor, İngiltere katılmıyor, Amerika Birleşik Devletleri katılmıyor. Bölgede Mısır katılmıyor, Suudi Arabistan, Ürdün katılmıyor. Hiçbir İslam ülkesi katılmazken şu soruyu sormak hakkımızdır: "Bu kadar İslam ülkesinin -bölgedeki İslam ülkesinin katılmadığı- Barış Gücüne Türkiye'nin katılmasının anlamı nedir; Türkiye'nin Lübnan'da ne işi var; Hükümet neyin peşinde" sorulanın sormak elbette hakkımızdır.

Angajman Kuralları Belgesinde "süngü dahil her türlü silah ve çatışma olacaktır" ibaresi yer alıyor. Süngü meraklılarına ünlü bir sözü hatırlatmak isterim. "Biz yaptık, oldu" felsefesinin dünyadaki en mahir ve ustalarından birisi olan Taleran bile "süngülerle çok şey yapılabilir; ama, üstlerine oturulamaz" diyordu. Uyanın!.. Lübnan'da süngülerin üstüne oturmayın! (CHP sıralanndan alkışlar) Tezkerede, Türkiye'nin, Birleşmiş Milletler Geçici Gücüne katkıları arasında, Doğu Akdeniz'de devriye görevi yapacak deniz görev gücü için yeterli kuvvet tahsisi ve müttefik ülkeler için deniz ve hava ulaşım desteği sağlanması da sayılmaktadır, tşin dikkat çekici yanı, tezkerede yazılı olduğu gibi, Türkiye'deki bazı liman, havaalanı, tesis ve üslerin Birleşmiş Milletler Gücü tarafından kullanılmasına, Bakanlar Kurulunca, 28 Ağustos 2006 tarihinde karar verildiği bildiriliyor ve bu kararın da Birleşmiş Milletlere iletildiği anlatılıyor. Mersin ve İskenderun Limanlan, Adana ve Sabİha Gökçen Havaalanlarının kullanıma açıldığı da izah ediliyor. "Bu kullandırma Birleşmiş Milletler kararına dayanıyor" denilerek, kolaycılığa kapılarak işin içinden Hükümet çıkamaz. Tezkere, hukuken yürürlüğe girmeden -eğer kabul edilirse, bugün hukuken yürürlüğe girecektir- Hükümetin sakat bir tasarrufuyla fiilen yürürlüğe sokulmak istenmektedir; hatta sokulmuştur. Birleşmiş Milletlere sığınmayın. Türkiye Büyük Millet Meclisinin daha size vermediği yetkiyi kim verdi size; Amerika Birleşik Devletleri mi verdi, İsrail mi verdi? Hangi yetkiyi, kimden alarak kullanıyorsunuz? (CHP sıralarından alkışlar)

Amerika Birleşik Devletlerine, İsrail'e, Birleşmiş Milletlere şirin görüneceksiniz. Peki, tüm dünyadaki Müslümanlara, Müslümanların yüzüne nasıl bakacaksınız?! İslam dünyasının Müslüma- nı Müslümana kırdırtmak oyununa alet olduğunuz ithamından nasıl kurtulacaksınız?!

Tezkerede "İçinde yaşadığımız bölgede hüküm süren gerginlik ve İhtilafların Türkiye'nin güvenliği üzerinde olumsuz yansımaları olduğu bir vakıadır. Bu nedenle, Türkiye, barış ve istikrarı tehlikeye düşürecek gelişmelere kayıtsız ve ilgisiz kalmayacak" diye yazılı.

Lübnan'a asker gönderilince, gerginlik ve ihtilafların kalkması ve Türkiye'de güvenliğin sağlanması mümkün mü olacak?! Bu ne biçim çelişkidir?! Bu ne aymazlıktır?! Siz, önce, her gün yeni şehit cenazeleriyle ülke insanlarına, analara babalara, çocuklara tarifsiz acılar yaratan teröre karşı güvenliği sağlayın, Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmayın.(CHP sıralarından alkışlar)

Son olarak Sımak, Hakkâri, Van, Diyarbakır'da terörist saldırılarda 7 askerin şehit olması üzerine "Hükümet, Lübnan'a asker göndereceğine, önce bu acıyı dindirsin. Artık, şehit cenazesi görmek istemiyoruz" diyen anaları babalan azarlamak marifet değil. "Askerlik yan gelip yatmak değildir" demek, uygar bir ülke Başbakanına yakışan bir üslup, söz hiç değildir. (CHP sıralarından alkışlar)

Gücünüzü, gariban vatandaşa, Lübnan'a asker göndererek değil, gücünüz yetiyorsa Kandil Dağına göndererek gösterin ülkeye. Irak'ta askerimizin başına çuval geçirilirken hesabını soramayaıt, görevli giden polislerimiz nedensiz yere öldürülürken müdahale edemeyen, Türk şoförlerinin katledilmesine müdahale edemeyen âciz Hükümet mi Lübnan'da Mehmetçiği koruyacak, sormak istiyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)

Lübnan'a asker gönderilmesini Anamuhalefet Partisi istemiyor. Mecliste grubu bulunan Anavatan Partisi istemiyor, Meclis dışında bulunan Milliyetçi Hareket Partisi istemiyor, emekli subaylar istemiyor, muharip gaziler istemiyor...

ALİ TOPUZ (istanbul) - Doğru Yol Partisi İstemiyor.

ÖNDER SAV (Devamla) - Şimdi, bugün öğrendiğimize göre. Mecliste temsil edilen Doğru Yol Partisi istemiyor...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖNDER SAV (Devamla) - Tamamlıyorum...

BAŞKAN - Sayın Sav, ek 2 dakikalık sürenizi başlatıyorum.

Buyurun efendim.

ÖNDER S AV (Devamla) - ...sivil toplum örgütleri istemiyor, kanunla kurulmuş kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları istemiyor, "bizim orada ulusal çıkarımız yok, orada başkalarının çıkarı var, onların güvenliğini korumak bizim işimiz değil" diyerek Sayın Cumhurbaşkanı istemiyor; ağabeyiniz, eski ustanız Erbakan istemiyor, "asker gönderecek olursanız, ilk gelecek cenaze sizin sonınunuzdur" diye sizi uyarıyor; bir televizyon kuruluşunun yaptığı kapsamlı anket sonucuna göre Türk Halkının yüzde 25'i Lübnan'a asker gönderilmesini istemiyor.

DENİZ BAYKAL (Antalya) - Yüzde 75'İ...

ALİ TOPUZ (istanbul) - Yüzde 75'i...

ÖNDER SAV (Devamla) - Yüzde 75'i Lübnan'a asker gönderilmesini istemiyor; ama, artık, ülkede iyice etkisiziesmis, tükenmeye yüz mtmuş, bataklığa saplanmaya doğru yol alan Adalet ve Kalkınma Partisi, Türkiye Büyük Millet Meclisindeki parmak çoğunluğuna güvenerek asker göndermek istiyor.

AHMET RIZA ACAR (Aydın) - Baraj sizi bekliyor, baraj...

ÖNDER SAV (Devamla)-Onu göreceğiz... Zamanı gelince göreceğiz onu...

Tarih önünde sorumlu olursunuz, çocuklarınıza torunlarınıza hesap veremezsiniz, gözbebekle- rine dik bakanıazsınız, Müslüman ve mazlum ülkelere Ömek olan 30 Ağustos Zaferinden hemen sonra taa Hindistan'da, hapishanede, Nehru ve arkadaşlarına bayram yaptırtan Türk Ulusuna mahcup olursunuz. (CHP sıralarından alkışlar)

Sayın Başbakan, Lübnan'a asker gönderme konusunda "bize neci bir anlayışla sorumluluklarımızdan geri durmak, tarihimize, geleceğimize ve milletimizin yüksek menfaatlarına ihanet olacaktır" diyor. Bir Başbakana yakışmayan sözler. Yani, şimdi bu Yüce Meclis, aynen 1 Mart 2003'te olduğu gibi, Irak tezkeresini reddettiği gibi...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Sav, lütfen, tamamlayınız konuşmanızı; buyurun.

ÖNDER SAV (Devamla) - .. .Lübnan tezkeresini de reddederse, oy kullanan ulusun yüce temsilcileri, milletvekilleri ihanet mi etmiş olacaklar?!

Ne yapalım, siyasî terbiyenin okulu yok, bu bir ahlak ve kültür meselesi. Sonradan da kolay kazanılmıyor. Allah, siyasî terbiyesi erozyona uğrayanlara sağlık versin demekten başka elimizden bir şey gelmiyor. (CHP sıralarından alkışlar)

Ülkemizi işgal eden düşmanlara karşı yokluk içinde direnen, ulusal kurtuluş ve bağımsızlık savaşını kazanan bir ulusun milletvekilleri olarak, mazlum ulusların, ezilenlerin umudu olmak, onlara ömek olmayı sürdürmek istiyorsak, Lübnan işine bulaşmayalım, asker göndermeyelim. Ulusumuzun beklentilerine ters olduğu açıkçajörülen bu tezkerenin_görüşülnıesine_yer olmadığına karar verelim diyor. Yüce Meclisi saygılarımla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Önder Sav (CHP, Ankara). “Türk silahlı kuvvetlerinin lübnan'a asker gönderilmesi hakkındaki teskeresi”. TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim tutanağı, 5 Eylül 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/onder-sav-22-2006-09-05-turk-silahli-kuvvetlerinin-lubnan-a-asker-gonderilmesi-hakkindaki-tesk (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c127/b124/tbmm221271240089.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
