# Çocuk suçluluğunun önlenmesi ve suç işleyen çocukların topluma kazandırılmasıyla ilgili

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Öner Ergenç (AK Parti, Siirt)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim
- **Tarih:** 28 Mayıs 2003
- **Gündem:** ÇOCUK SUÇLULUĞUNUN ÖNLENMESİ VE SUÇ İŞLEYEN ÇOCUKLARIN TOPLUMA KAZANDIRILMASIYLA İLGİLİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/oner-ergenc-22-2003-05-28-cocuk-suclulugunun-onlenmesi-ve-suc-isleyen-cocuklarin-topluma-kazandi

> Öner Ergenç (AK Parti), 28 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇOCUK SUÇLULUĞUNUN ÖNLENMESİ VE SUÇ İŞLEYEN ÇOCUKLARIN TOPLUMA KAZANDIRILMASIYLA İLGİLİ); konuşma 524 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÖNER ERGENÇ (Siirt) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Hızla artmakta olan kapkaç, hırsızlık ve tinerci olaylarıyla işsizlik arasında belli bir ilişkinin bulunduğu hepimiz tarafından bilinmektedir. Geçen yılın verileri, atıl işgücü oranının yüzde 16,5, işsiz sayısının da 3 660 000'e ulaştığını gösteriyor. 18-25 yaş arası yükseköğrenimli gençlerde işsizlik oranının yüzde 30'lara dayandığı görülmektedir; yani, her 3 yükseköğrenimli gençten 1'i işsiz bulunmaktadır.

Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; hedeflenen büyümenin sağlanabilmesi ve istihdamın artırılabilmesi için, öncelikle, enflasyonun düşürülmesi, reel faizin indirilmesi, yatırım ortamının iyileştirilmesi, yatırımı ve üretimi caydıran düzenlemelerin yapılmaması gereklidir. Bu konu suç işleyen çocuklarla neden ilgilidir diye aklımıza bir soru gelecek olursa, netice itibariyle, çocukların suça sürüklenmesinde, çok ciddî bir şekilde, ailelerin geçimlerini temin edememeleri ve bu sebeple, çocuklarına yeterince sahip çıkamamaları olayı da yatmaktadır. Özellikle kırsal kesimden şehirlere ve özellikle de metropollere göç eden aileler işsizlikle karşı karşıya kalınca, o gün akşam evine yiyebileceği kadar yiyecek götüremeyen bir baba veya aile reisi, çareyi, çocuklarına mendil sattırmakta, araba temizliği yaptırmakta bulmakta veya daha kötüsü, dilendirme yoluyla ihtiyaçlarını karşılamaya yönelmektedir ve dolayısıyla, çocuklarını, bu zorunlu sebepler yüzünden suç işlemeye hazır bir ortamın içerisine itmektedir. Dolayısıyla, kendimizi, bir an için, öyle bir babanın yerine koyduğumuzda, böyle bir ailenin, o günkü ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için de yapabileceği çok fazla değişik bir şey görülmüyor.

Bu itibarla, özellikle kırsal kesimden şehirlere ve metropollere olan göçün durdurulması gerekmektedir. Bunun durabilmesi için, o yörelerin, köyünde, kentinde yaşayan insanların, geçimlerini temin edebilecekleri bir ekonomik yapıya kavuşturulması gerekir. Dolayısıyla, meseleye böyle baktığımızda, bu ailelerin, göç etmekten çok fazla memnun olmadıklarını da görebiliyoruz.

Bir taraftan, böyle tedbirlerin alınması zarurî olmakla birlikte, öte taraftan, suça itilmiş ve suç işletilmiş çocukların da yeniden topluma kazandırılmasını zorunlu kılan birtakım tedbirlerin alınması, sosyal devlet olmanın gereğidir. Dolayısıyla, gerek Adalet Bakanlığının gerek Çocuk Esirgeme Kurumunun bağlı bulunduğu devlet bakanlığı, Millî Eğitim, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıklarının, müştereken bir çözüm arayışına girmek suretiyle "suçlu çocuk yoktur; ama, suça itilmiş, suç işletilmiş çocuk vardır" ilkesinden hareketle, bu çocuklarımızın, rehabilite edilmek suretiyle, topluma yeniden kazandırılmaları çok acil ve halledilmesi gereken bir problemdir. Zira, geleceğimizin teminatı olan bu çocuklarımızın, fünyesi çekilmiş, patlamaya hazır bir bomba gibi toplumun içerisinde ne zaman kimin karşısına çıkacağı, ne zaman nasıl bir suç işleyeceği belli olmayan bir ortamdaki bu çocuklarımızın, mutlaka, illerimizde kurulacak olan rehabilitasyon merkezlerinde -tam donanımlı, sosyologlarının, psikologlarının, pedagoglarının ve tam donanımlı personelinin de bulunduğu birtakım rehabilitasyon merkezlerinin kurulması suretiyle- yeniden topluma kazandırılmaları gerekmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN- Buyurun.

ÖNER ERGENÇ (Devamla)- Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Bu, sadece bir bölgenin, sadece bir ilin değil, topyekûn Türkiye olarak hepimizin meselesidir ve değerli arkadaşlarım, bu konu, hepimizin, parlamentosuyla, hükümetiyle, sivil toplum kuruluşlarıyla, ailesiyle, toplum olarak hepimizin görevinde ve sorumluluğunda olan bir konudur. Dolayısıyla, ben, bugünkü konuşmamda, son yıllarda ve özellikle de, yakın zamanlarda artan ve hatta bali koklayan ve uyuşturucu bağımlısı olan, madde bağımlısı olan çocukların, işte, şehirlerimizde, nasıl cinayete varabilecek kadar birtakım suç işlediklerini, suça itildiklerini görmüş olmakla birlikte, bu olayın önemine binaen, bunu, Yüce Meclisin gündemine bugün taşımak istedim.

Bu konuda görevli olan herkesi, her kurumu göreve davet ediyorum ve bu çocuklarımızın topluma kazandırılması için ne lazımsa elbirliğiyle bunu birlikte yapalım diyorum. Bu vesileyle, hepinize, Yüce Meclisin çatısı altında hepinize saygılar, sevgiler sunuyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Öner Ergenç (AK Parti, Siirt). “Çocuk suçluluğunun önlenmesi ve suç işleyen çocukların topluma kazandırılmasıyla ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim tutanağı, 28 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oner-ergenc-22-2003-05-28-cocuk-suclulugunun-onlenmesi-ve-suc-isleyen-cocuklarin-topluma-kazandi (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
