# Chp grup önerisinde

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Öner Ergenç (AK Parti, Siirt)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim
- **Tarih:** 2 Mart 2006
- **Gündem:** CHP GRUP ÖNERİSİNDE
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/oner-ergenc-22-2006-03-02-chp-grup-onerisinde

> Öner Ergenç (AK Parti), 2 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP GRUP ÖNERİSİNDE); konuşma 1.089 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÖNER ERGENÇ (Siirt) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekili arkadaşlarım; Cumhuriyet Halk Partisinin grup önerisi aleyhinde söz almış olarak huzurunuzdayım; bu vesileyle hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Denizli Milletvekili Sayın Gazalcı ve arkadaşlarının 139 sıra sayılı teklifinde öngörülen, laikliğin ve öğretim birliğinin bayram ilan edilmesi konusu hakkındaki konuşmalarını, diğer sözcülerle birlikte, sizinle beraber, hep beraber dinledik.

Değerli milletvekilleri, hiç şüphe yok ki, geçmişiyle, tarihiyle, kültürüyle, bütün dünyaya insanlık, kültür ve çağdaşlık dersi vermiş olan bu millet, bugün de, bizatihi kendisinin içinde yer aldığı ve bizatihi kendisinin kurduğu cumhuriyetin temel niteliklerine, çağdaş niteliklerine, başında olduğu gibi bugün de sonuna kadar bağlıdır ve bu bağlılık ilanihaye devam edip gidecektir ve bu Yüce Meclis, bu bağlılığın bir ifadesi olarak, siz değerli milletvekili arkadaşlarımla birlikte, cumhuriyetin sembolü olan, en yüksek makamı ve mevkii olan Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak bu kutsal çatının ilanihaye devam edeceğini, buradan, bir kez daha, aksini düşünmek isteyenlere ve düşünenlere haykırarak ifade etmek istiyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; her vesileyle kafalara yerleştirilen birtakım ideolojik şablonların burada gündeme getirilmesi ve bu gündeme getirme içerisinde, farklı mecralarda farklı konuları içine alabilecek şekilde bu Yüce Meclisteki kürsünün işgal edilmesini, doğrusu, doğru bulmuyorum.

Şimdi, ne diyor Sayın Gazalcı ve arkadaşlarının teklifinde: "1924 yılında, laiklik, bu ülkenin olmazsa olmaz unsurları arasında yer almış. Bugün, aynı şekilde, önemini ve ehemmiyetini koruyarak devam etmektedir." Bu konunun üzerinde herhangi bir ihtilaf söz konusu değildir bu Yüce Meclisin çatısı altında ve dolayısıyla, bu aziz milletimizin de laikliği bir hayat biçiminde algılamış olduğu ve bugüne kadar, cumhuriyetin kurulduğu günden bugüne kadar, devlet ile din işlerinin birbirinden ayrı olarak getirildiği ve başarıyla yürütüldüğü bu anlayışın, bu anlayışı kabullenmenin başarılı bir sonucudur; ancak, burada, Sayın Gazalcı'dan ayrıldığım bir husus var. Laiklik, sadece din ve devlet işlerini birbirinden ayırmak değil; ama, aynı zamanda, bununla beraber, kişilerin, fertlerin, bireylerin, vatandaşların din ve vicdan özgürlüğünü, inanç özgürlüğünü de teminat altına alan bir hususu içinde ihtiva etmektedir. (CHP sıralarından "evet, doğru" sesleri)

MEHMET UĞUR NEŞŞAR (Denizli) - Gelin, o zaman, bayram yapalım.

ÖNER ERGENÇ (Devamla) - Laiklik, sadece, din ve devlet işlerinin ayrılması değil; ama, aynı zamanda, insanların hür ve bilimsel bir ortam içerisinde inancını yaşayabilmesini ve yaşadığı inancını ifade edebilmesini de gerekli kılar diye düşünüyorum ve laiklikle ilgili bu hususu ifade ettikten sonra da…

ALİ RIZA BODUR (İzmir) - Kişi laik olmaz, devlet laik olur.

ÖNER ERGENÇ (Devamla) - …Tevhidi Tedrisat Kanunuyla ilgili; yani, eğitimin birliğiyle ilgili hususta da görüşümü şu şekilde ifade etmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, "tevhidi tedrisat" dediğimiz eğitimin birliği, sadece, böyle, ideolojik nutuklar atmak suretiyle ifade edilecek kadar basit bir konu değil; bunun birkaç safhası vardır. Bunlardan bir tanesi, eğitimde amaç birliğidir; yani, siz, hangi kademede eğitim veriyor olursa olunuz, okulöncesinden başlayıp yükseköğretime ve onun üstündeki kademelere kadar eğitim yaptığınızda bu eğitimin bir amacı vardır ve bu amaç, Millî Eğitim Temel Kanunuyla çok açık bir biçimde ortaya konmuştur. Nedir o amaç; Türk Milletinin bütün fertlerini, millî, manevî, ahlakî, insanî ve kültürel değerlere bağlı fertler olarak yetiştirmek ve bütün bunları insanlarda davranış haline dönüştürmektir. Yani, dolayısıyla, eğitimin hangi kademesinde oluyorsa olsun, bu amaca yönelik yapılması gerekmektedir ve cumhuriyetin kurulduğu günden bugüne kadar da bu istikamette yapılmaya devam etmektedir.

İkinci olarak, müfredatta birlik. Dolayısıyla, eğitimin kademelerinde okutacak olduğunuz ders müfredatının nerede, hangi kademede oluyorsa olsun; ama, mutlaka bir birlik içerisinde olması gerekiyor konusu vardır. Bu da, bugün, yerini almıştır ve bu şekilde devam etmektedir ve netice olarak, bir üçüncüsü, eğitimin sonunda verdiğiniz hukukî sonucun birliğidir; yani, diploma birliğidir. Dolayısıyla, bu açıdan olaya baktığımızda, Türkiye'de eğitimin birliği konusunda, yani tevhidi tedrisat konusunda herhangi bir sıkıntı yaşanmamaktadır, böyle bir sıkıntı mevcut değildir.

Şimdi, bütün bunlarla beraber, eğitimin birliğini... Biraz önce Sayın Anadol, Sayın Doğan'ın konuşmasına cevaben verdiği bir şeyde dediler ki: "19 Mayısı, işte, Atatürk, ölümünden çok kısa bir süre önce bayram ilan ettirdi."

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Evet.

ÖNER ERGENÇ (Devamla) - Doğru.

Peki, ben, şimdi soruyorum Sayın Anadol'a; Atatürk, eğer laikliği bir bayram haline getirmek isteseydi, eğitimin birliğini bir bayram olarak ilan etmek isteseydi, vefatından önceki süre içerisinde, 19 Mayısı ettiği gibi, bunları da bayram olarak ilan edemez miydi?!

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Allah allah!..

ALİ RIZA BODUR (İzmir) - Çevirme!..

ÖNER ERGENÇ (Devamla) - Evet efendim.

Demek ki, bu eğitim birliğini ortaya koyan irade, laikliği Türkiye'de ortaya koyan irade, bunun bayram olarak ilan edilmesini öngörmedi ki, bayram haline getirilmedi ve dolayısıyla, aradan sekseniki yıl geçtikten sonra bugün ne oldu da yeniden bunlar bayram olarak kutlansın demeye başladık?!

Bir hususu daha ifade etmek istiyorum. Demin, yine, Sayın Anadol'un, işte, laikliğin altını çize çize, bir daha laiklik, bir daha laiklik, bir daha laiklik demesini de, ben, şahsen yadırgadım; çünkü, Türkiye Cumhuriyeti, laikliği devletinin temel niteliği olarak ifade etmiş ve Anayasasına almıştır. Dolayısıyla, bu Yüce Meclisin, Anayasada ifadesini bulan laiklik ilkesi üzerinde herhangi bir tereddüdü yoktur.

Ben, buradaki bütün gruplardaki arkadaşlarımı tenzihen ifade etmek istiyorum; eğer, bu anlamda laiklik konusunda herhangi bir endişesi ve tereddüdü olan varsa, onlar, kendi o eksikliklerini tamamlamak üzere laikliği bayram olarak ilan etmede değil, kendilerinin nerede eksik kaldıklarını araştırıp, ona dönerek eksikliklerini…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖNER ERGENÇ (Devamla) - …kendilerini test ederek, nerede eksiklikleri varsa, o eksikliklerini gidermeliler diyorum ve son olarak şunu da ifade edeyim: Zaman darlığından dolayı belki burada tek tek sayma imkânım olmayacak; ancak, yine, Atatürk döneminde çıkarılmış, cumhuriyetin kurulduğu yıllarda ortaya konmuş bir sürü devrim kanunları var ve bunların ortaya koyduğu birtakım sonuçlar var. Nedir bunlar; mesela, eğer, bütün bunları bayram olarak ilan etmek gerekirse, bir şapka iktisabı bayramı mı ilan edelim?!

Bir başka husus: Tekke ve zaviyelerin kapatıldığı günü, tekke ve zaviyeleri kapatma bayramı mı ilan edelim?!

NURİ ÇİLİNGİR (Manisa) - Edelim, edelim…

ÖNER ERGENÇ (Devamla) - Bir başka şey: Resmî nikâhın kabulüyle ilgili, resmî nikâhın kabulü bayramı mı ilan edelim?!

Bir başka husus: Uluslararası rakamın kabulü bayramını mı ilan edelim?!

Bir başkası: Türk harflerinin kabulü zaten bir bayram olarak geçmiş.

Netice itibariyle... Paşa, bey gibi birtakım lakapların terk edildiği günü, bu isimle bayram mı yapalım?!

Ve yine, birkısım kisvelerin giyilmeyeceğine dair kanun var. O halde, birkısım kisvelerin giyilmeyeceği bayramını mı ilan edelim?!

Yani, değerli arkadaşlarım, değerli milletvekili arkadaşlarım; mesele, bayram ilan etmede değil, mesele... Kâğıt üzerinde bayram ilan ederek çağdaş olunmaz. Çağdaşlık eğitimde, teknikte, teknolojide, güçlü bir ekonomide, halkla bütünleşmede, halkının bir parçası olmada ve halkını çağdaş dünyanın, gelişen dünyanın onurlu bir mensubu olarak, devletini, dünya devletleri içerisinde hak ettiği onurlu yere oturtmakla olur. Dolayısıyla, AK Parti olarak biz, şu anda çağdaşlığı bu şekilde anlıyoruz ve ülkemizi bu anladığımız istikamette çağdaşlığa taşımaya çalışıyoruz.

Bu vesileyle ben, bu teklif üzerindeki kanaatimin aleyhte olduğunu yeniden ifade ediyorum; hepinize tekrar saygılar, sevgiler sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Öner Ergenç (AK Parti, Siirt). “Chp grup önerisinde”. TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim tutanağı, 2 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oner-ergenc-22-2006-03-02-chp-grup-onerisinde (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
