# Birleşmiş milletler örgütünün kuruluş yıldönümüne ilişkn

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Öner Gülyeşil (AK Parti, Siirt)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim
- **Tarih:** 27 Ekim 2005
- **Gündem:** BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÖRGÜTÜNÜN KURULUŞ YILDÖNÜMÜNE İLİŞKN
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/oner-gulyesil-22-2005-10-27-birlesmis-milletler-orgutunun-kurulus-yildonumune-iliskn

> Öner Gülyeşil (AK Parti), 27 Ekim 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÖRGÜTÜNÜN KURULUŞ YILDÖNÜMÜNE İLİŞKN); konuşma 727 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÖNER GÜLYEŞİL (Siirt) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Birleşmiş Milletler Teşkilatının 60 ıncı Kuruluş Yıldönümü ve Birleşmiş Milletler Günü münasebetiyle gündemdışı söz almış bulunuyorum; bu vesileyle Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

İçinde bulunduğumuz mübarek ramazan ayının ülkemize, milletimize, İslam âlemine ve tüm insanlığa hayırlı olmasını diliyorum.

Kardeş devlet Pakistan'da kısa bir süre önce vuku bulan acı ve vahim deprem sonucu hayatlarını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar ve kardeş Pakistan Halkına başsağlığı diliyorum.

Hepimizin bildiği gibi, Birleşmiş Milletler, İkinci Dünya Savaşının ardından, 20 nci Yüzyılın ilk yaşanan ve insanlığa büyük acılar getiren savaşların ve barışa karşı tehditlerin tekrarını önlemek ve uluslararası barış ve güvenliği korumak amacıyla, 50 ülke tarafından, 26 Haziran 1945 tarihinde San Fransisco'da kurucu anlaşmanın imzalanmasıyla kurulmuştur. Kurucu belgenin onay işlemlerinin tamamlanmasından sonra 24 Ekim 1945 tarihinde resmen kurulmuştur. Ülkemiz de, en başından itibaren, Birleşmiş Milletlerin kurucu üyeleri arasında yer almıştır. Başlıca hedefi barışı yüceltmek ve insanlığı savaş felaketinden korumak olan Birleşmiş Milletlerin kurucu üyelerinden biri olan Türkiye, Birleşmiş Milletler Yasasında yer alan hedef ve ilkeleri her zaman gözetmiş, sosyoekonomik alanda tüm insanlığın daha iyiye gitmesi için sarf edilen çabaları desteklemiş, pek çok muhtaç ülkeye insanî ve teknik yardım sağlanmış ve bugüne kadar Birleşmiş Milletlerin barışı koruma faaliyetlerine önemli katkılarda bulunmuştur. Bu çerçevede, Kore Savaşından bu yana, Birleşmiş Milletlerin barışı koruma çabalarına özverili ve somut katkılar vererek başta Kıbrıs, Irak, Kafkasya, Ortadoğu ve Balkanlar olmak üzere dünyanın pek çok yerindeki barış girişimlerini desteklemiştir. Türkiye, Birleşmiş Milletlerin doğrudan gerçekleştirdiği operasyonlar dışında Afganistan, Bosna-Hersek ve Kosova gibi dünyanın çeşitli yerlerindeki barış operasyonlarına lojistik destek ve personel yardımında bulunmuş ve bu desteğini de devam ettirmektedir.

Bugün karşı karşıya bulunduğumuz küresel sorunlar her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır. Küresel güvenliğin önplana çıktığı günümüzde Birleşmiş Milletlerin daha etkili bir konuma getirilmesi acil ve belirgin bir gerekliliktir. Birleşmiş Milletler teşkilatını bugünün uluslararası düzeninin gerçeklerine uyarlama çabaları kararlılıkla sürdürülmektedir. Barış ve güvenlikle ilgili sorunların yanı sıra yoksulluk, şiddet, terörizm, örgütlü suç, uyuşturucu, çevre felaketleri, nükleer silahların yaygınlaşma eğilimleri, mülteciler, cinsiyetler arasında eşitsizlik, çocukların korunması, yolsuzluk, ırkçılık ve yabancı düşmanlığı gibi çözüm bekleyen diğer sorunlarla mücadele edebilmek için, yeni küresel güvenlik ortamında, Birleşmiş Milletler teşkilatları ve kurumlarının güçlendirilmesi önemli ve küçümsenmeyecek bir ihtiyaç haline gelmiştir.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin de altını çizerek ifade ettiği dünyanın bugün karşı karşıya bulunduğu pek çok küresel sorun, Birleşmiş Milletlerin önemi ve merkezî rolünü ortaya koymaktadır. Bu önemli evrensel teşkilatın günümüzün uluslararası ilişkilerinin gerçekleriyle uyumlaştırılması yönündeki çabalar kararlı bir şekilde sürdürülmektedir. Dünya, daha temsilî, etkili ve verimli bir Birleşmiş Milletlere ihtiyaç duymaktadır.

Kısaca değinmek istediğim bir husus da uluslararası terörizmin önemli bir sorun olmaya devam etmesidir. Ülkemiz ve milletimiz bu beladan yıllarca acı çekmiş, yaklaşık 100 milyar dolar harcamış ve onbinlerce şehit vermiştir. Türkiye bu sorunu müteaddit defalar dile getirmiş olmasına rağmen, diğer uluslar ancak kendi canları yanınca bu meseleye gözlerini açmışlardır. Bu sorunun üstesinden ancak küresel ve bölgesel kuruluşların katkısı, devletlerin kararlı ve sürekli bir işbirliğiyle gelinebilecektir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hükümetimizin iktidara geldiği tarihten itibaren demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü, sivil toplum, iyi yönetişim, icraattan sorumlu tutulma, kadın-erkek eşitliği gibi konularda gerçekleştirdiği sayısız reformlar -Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliğince getirilen çağdaş standartlarla uyumlaştırılacak şekilde güçlendirilmesi- sürdürülen çabaları yansıtmaktadır. Bunun sonuçları ise, ulusal ve manevî değerlerin çağdaş hayat standartlarıyla mükemmel derecede uyum içinde yansıtabileceğini göstermektedir.

Giderek daha da önemli hale gelen, tecrübesine ve uluslararası topluma bağlarının zenginliğine dayanarak, Türkiye, 2008 yılında yapılacak olan seçimlerde 2009-2010 dönemi için Batı Avrupa ve diğer ülkeler grubundan Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine adaylığını 21 Temmuz 2003 tarihinde açıklamış bulunmaktadır. Ayrıca, 2004-2007 döneminde Ekonomik ve Sosyal Konsey üyesi olarak ülkemiz ekonomik ve sosyal konularda Birleşmiş Milletlerin strateji, görüş, tutum belirlemesi çalışmalarında da etkin bir rol almıştır, Ekonomik ve Sosyal Konsey şemsiyesi altında yapılan tüm seçimlerde oy kullanmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye, millî bir dava olarak nitelendirdiği Kıbrıs'ta kalıcı, sürdürülebilir ve adil siyasî çözümü 1963'ten beri samimiyetle savunmakta olup, çözümün Birleşmiş Milletlerin mevcut girişimleri ve öncülüğünde -bunun altını çizerek söylüyorum- gerçekleşebileceğine inanmaktadır. Kıbrıs'ta çözüm konusunda hükümetimizin göreve başladığı andan itibaren sergilediği kararlı ve yapıcı tutum devam etmektedir. Bilindiği gibi, 2004 yılında Ada'da iki kesimde yapılan referandumlarda Türk tarafı Annan Planına "evet" demiş, Rumlar ise "hayır" diyerek çözümü reddetmişlerdir. Avrupa Birliği, Rum tarafının çözümsüzlükten yana koyduğu tavrı ödüllendirmiş, diğer yandan Kıbrıslı Türklerin, çözüme "evet" demiş olmalarına rağmen tecritlerine göz yummuştur. Bundan sonra tavizler Türk tarafından değil, Rumlardan beklenmelidir. Kıbrıslı Türkler kardeşlerimizdir. Çözümsüzlüğü çözüm olarak benimsemediğimiz gibi, kimse de "ver, kurtul" anlayışında olduğumuzu asla sanmasın.

---

**Kaynak gösterme:** Öner Gülyeşil (AK Parti, Siirt). “Birleşmiş milletler örgütünün kuruluş yıldönümüne ilişkn”. TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim tutanağı, 27 Ekim 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oner-gulyesil-22-2005-10-27-birlesmis-milletler-orgutunun-kurulus-yildonumune-iliskn (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
