# İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Orhan Eraslan (CHP, Niğde)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim
- **Tarih:** 8 Mayıs 2003
- **Gündem:** İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/orhan-eraslan-22-2003-05-08-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73

> Orhan Eraslan (CHP), 8 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 589 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ORHAN ERASLAN (Niğde) - Sayın Başkan, Türkiye Büyük Millet Meclisinin saygıdeğer üyeleri; gündemde 73'e 1 inci ek sıra sayısıyla yer alan İş Kanunu Tasarısının 32 inci maddesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, söz almış bulunuyorum; hepinizi, saygıyla ve sevgiyle selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, bildiğiniz gibi, ücret, emeğin karşılığı olan paradır. Üretim sürecinde, işçi, üretime çok temel olan bir üretim unsurunu, yani emeğini katıyor ve bunun karşılığı olarak da, kendisine ücret ödeniyor. Yeni yasa tasarısında, emeğe karşılık olarak ödenen ücretle ilgili bir düzenleme var; ama, emeğin korunmasıyla ilgili hiçbir madde yok; yani, bu yasa tasarısında, emekten yana hiçbir hüküm olmadığı gibi, emekten yana herhangi bir duruş da sergilenmemiştir; ne emeğin bütünlüğü ne de emeğin geliştirilmesi nazara alınmıştır; yasa tasarısı, bütünüyle emek düşmanı olarak düzenlenmiştir. Tasarıda ücretle ilgili bir maddenin bulunması, sadece yasa tasarısını iş yasasına benzetmeye çalışmanın sonucudur. Görüşülmekte olan bu yasa tasarısı, gerçek anlamda bir iş yasası değildir; eğer, gerçek anlamda bir iş yasası olsaydı, ücreti, yani emeğin karşılığını metnine alan tasarı, emeğin sahibini korumak için de bir duruş sergilerdi. Gerçekten İş Yasası Tasarısı, işçiyi mal gibi, eşya gibi, meta gibi görmektedir. Bu yasa tasarısı, iş hukukunun tüm evrensel prensiplerine aykırıdır. İnsanı mihver almayan, insana değer vermeyen bu kanun tasarısı, üretimin en temel, en asıl, en önemli unsuru olan işçiyi, bir makine parçası haline getirmektedir. Bu mantıktan hareketle, bir insanın ailesiyle birlikte yaşamasının koşulu nedir, geçinmek için ne kadar geçimliğe ihtiyacı var, sağlıklı çalışma hayatı nasıl olur; bu sorulara, yasa tasarısında cevap aranmamıştır. İşçinin bir insan olduğu düşünülmemiştir; onun bir ailesi var mı, çocukları var mı, çocuklarının okul ihtiyacı var mı, hastası var mı, sigorta ihtiyacı var mı; bunlar düşünülmemiştir.

Seçim beyannamelerinizde verdiğiniz sözleri unutarak, oy aldığınız kesimlere kötülük edecek bir düzenleme içindesiniz. Değerli arkadaşlarım, üç beş kayıtdışıcıyı memnun etmek eğilimindesiniz. Bu tasarıyla, işçi memnun olmayacağı gibi, dürüst işveren de memnun olmaz. Getirilen atipik sözleşme ve çalışma biçimleriyle, işçi, esas olarak, yarı aç, yarı tok bir duruma getirilmektedir. Bu yarı işsiz insanlar, her türlü sosyal güvenceden yoksun bir hale getirilmektedir. Bu yasa tasarısı, bir tepki tasarısıdır. İşçilerin şimdiye kadarki kazanımlarını yok etmeyi amaçlayan bir tasarıdır; hatta, bu konuda o kadar ileri gidilmiştir ki, İş Yasası, iş yasası olmaktan çıkarılıp, işten çıkarma yasası biçimine dönüştürülmüştür.

Sayın milletvekilleri, oysa, hükümetler, çalışma barışına katkı yapabilecek yasaları hazırlamakla mükelleftir. Ne yazık ki, esnek çalışma biçimlerini temel alan bu İş Yasasıyla, çalışma koşulları değiştirilmiş ve her şey esnekleştirilmiştir. Bu esnekleştirmeler sonucu neler olmuştur, bir bakalım: Önce, İş Yasasının bizatihi, kendisi esnetilmiştir. Esnek hale gelen İş Yasası, her türlü kötü niyetli yoruma açık bir biçimde, çalışma türü ve çalışma biçimlerini bile net tanımlayamamıştır. Her türlü çalışma biçimini yasa kapsamına almış, atipik çalışma biçimleri temel olmuştur. İş yeri esnekleştirilmiştir. Asıl işte alt işverenin çalıştırılmaması kuralı "işin gereği ve teknolojik nedenler" adı altında esnekleştirilmiştir; bu şekilde taşeronluk iyice yasal hale gelmiştir. Böyle bir düzenlemenin, ne ülke ekonomisine ne gerçek endüstriye ve teknoloji ne örgütlü topluma ve ne de demokrasiye bir katkısı bulunmaktadır. Yine bu yasa tasarısıyla, işin ve işçinin esnekleştirilmesi cihetine gidilmiş, yasaya kısmî süreli çalışma, tam süreli çalışma, çağrı üzerine çalışma, deneme süreli çalışma kavramları getirilmiştir.

Bu tasarıyla iş süreleri de esnek hale getirilmiştir. Telafi çalışması düzenlenmiştir. İşçiyi, üretimin en temel faktörünü korumayan, onu yarı aç, yarı işsiz; ama, tam yoksul, sağlık ve sosyal güvenceden yoksun hale getiren, sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmayan bu kanun tasarısında yer alan ücret maddesinin başlığının, ücret olmaması, onun yerine sadaka ve bahşiş halinde düzenlenmesi belki kanun tasarısının ruhuna daha uygun olurdu.

Bu yasa tasarısına olumsuz oy vermeyi vicdan borcu sayıyoruz. Hepinize saygı ve sevgilerimi sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Orhan Eraslan (CHP, Niğde). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 8 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-eraslan-22-2003-05-08-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
