# Adli yargı ilk derece mah. ile bölge adliye mah. kuruluş ve görevleri (s.s.146)ve(146'ya 1inci ek)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Orhan Eraslan (CHP, Niğde)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim
- **Tarih:** 25 Haziran 2003
- **Gündem:** ADLİ YARGI İLK DERECE MAH. İLE BÖLGE ADLİYE MAH. KURULUŞ VE GÖREVLERİ (S.S.146)VE(146'YA 1İNCİ EK)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/orhan-eraslan-22-2003-06-25-adli-yargi-ilk-derece-mah-ile-bolge-adliye-mah-kurulus-ve-gorevleri-2

> Orhan Eraslan (CHP), 25 Haziran 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ADLİ YARGI İLK DERECE MAH. İLE BÖLGE ADLİYE MAH. KURULUŞ VE GÖREVLERİ (S.S.146)VE(146'YA 1İNCİ EK)); konuşma 563 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ORHAN ERASLAN (Niğde) - Sayın Başkan, Türkiye Büyük Millet Meclisinin saygıdeğer üyeleri; görüşülmekte olan yasa tasarısının 25 inci maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlarım.

Değerli arkadaşlarım, konu, takdir edersiniz ki, oldukça teknik bir konu ve teknik olduğu için de kimileri tarafından çok anlaşılamayan, dolayısıyla, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan; işte, bizimkiler öyle yapıyor, biz de öyle yapalım mantalitesiyle yaklaşılacak bir konu değil. Biz, Adalet Komisyonunda -Sayın Bakan da biliyor, Sayın Komisyon Başkanı da biliyor- meseleleri tezekkür ederken, müzakere ederken siyasî kimliklerimizi bir kenara koyarak, hukukçu olduğumuzu düşünerek tezekkür ediyoruz, bu ülkenin hukuka ihtiyacının olduğunu düşünerek görüşlerimizi bildiriyoruz, siyasî kimliklerimizle görüşme yapmıyoruz. Öncelikle, yöntem olarak bunu benimsemediğimizi belirtmek istiyorum. Bu itibarla, teknik konularda, teknik açıklamaların arkasından, kimi arkadaşların, bunu bizim partimiz yapıyor, aliyyülâla yapıyor, işte, bu reform ne kelime, büyük şeylerdir filan diye bir açıklama yapıp, yapılan açıklamayı anlamayıp ya da anlamadığı halde, anlaşılmasının önüne böyle bir engel çıkarmasını doğru bulmuyorum, amacım, polemik yapmak da değil.

Değerli arkadaşlarım, şimdi, hukuk doktrininde istinaf tartışmalı. Türkiye'de bu konuyla ilgili usul hocalarının bir kısmı istinafın yanında yer alıyor, bir kısmı istinafa karşı yer alıyor. İstinafın yanında yer alanların içinde sağcısı da var, solcusu da var; karşısında olanların içinde de sağcısı da var, solcusu da var; yani, mesele, siyasî bir mesele değil; dünyada tartışmalı bu konu, uygulamada tartışmalı; Yargıtayımızın birkısım daireleri, birkısım hâkimleri istinaf olmalı diyor, bir kısmı olmamalı diyor. Bu itibarla biz, mümkün olduğu kadar objektif ve teknik bir açıklama yapmaya çalıştık. Şimdi, bunu, reform bulabilirsiniz, başka bir şey bulabilirsiniz; ama, teknik bir konuda, bir teknisyenin -hasbelkader, izniniz olursa kendim için söylüyorum- meslek erbabının açıkladığını dikkate almak durumundasınız.

Sayın Bakan öyle bir sıfat kullanmadı, kimi arkadaşların açıklaması gibi, açıklamamızı keenlemyekün saymadı. Bırakın Sayın Bakanı da bir kenara, bu işin Türkiye'de erbabı, ustası sayılan Sayın Prof. Dr. Feridun Yenisey'le de altkomisyonda biz bu konuyu tartıştık. Ben, istinaf mahkemeleriyle ilgili kanun tasarısının altkomisyon üyesiyim, emeğim var orada, katkım var, yazdırdığım yerler var; altkomisyon Başkanı Sayın Hakkı Köylü biliyor. "İstinaf Feridun" adıyla bilinen Yenisey onu diyemedi "ben bu mahzurların hepsini görmemiştim, bir tartışsak" dedi, netice itibariyle; ama, burada, kimi arkadaşlarımız, meseleyi çok ucuz bir noktaya getirdi.

Değerli arkadaşlarım, ben, 8 rakamını hayalî uydurmadım. Israrla Adalet Bakanlığından sordum, ilk etapta kurmayı düşündüğünüz kaç mahkeme var?.. Bu, Türkiye için çok önemli; çünkü, bölge adliye mahkemesi denilen istinaf mahkemelerine, içtihat görevi de verildi, benim tüm karşı çıkmama rağmen. Sadece vaka denetimi değil, içtihat denetimi yapma görevi de verildi. Bunun önemi şu: Arkadaşlarım, ulusal egemenlik için Parlamento kadar önemli şeylerden biri de yargıdır. Millî bütünlüğü sağlayan unsurlardan biri yargıdır. 8 ayrı içtihat mahkemesi ya da bilmem kaç ayrı içtihat mahkemesinin yargı içtihadında bulunması, ulusal bütünlüğe zarar verir kaygısını, endişesini taşıyorum; bunu, tüm bilim adamları taşıyor, tüm sorumlu mevkideki, hukuku bilen insanlar taşıyor. Bu, ciddî bir konu. 8 dediler, ben "100 olsun; 8 olmaz, en az 100 olsun" diye ısrarda bulundum. 100'den azı, az. 100'ü kuramayacaklarını, ellerinde böyle bir imkânın olmadığını söyledi; doğru da. Biliyorum Adalet Bakanlığının imkânını. Sayın Bakan, her ne kadar, Adalet Bakanlığına, hükümetlerinin iyi imkân sağladığını söylese de, bu, onbinde 71'dir bütçe içerisinde ve cumhuriyet tarihinin en düşük adalet bütçesidir. Daha önce, trafik mahkemeleri, çocuk mahkemeleri, aile mahkemeleri gibi mahkemelerin kurulmasıyla ilgili çıkarılmış yasalar var; hiçbirinin mahkemesi kurulamadı. Öyle kolay değil istenilen yerde istinaf mahkemesi kurmak. Orada lazım, pat, kur; burada lazım, pat, kur! Çadır mı kuruyorsun?! Bu, ciddî bir konu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Orhan Eraslan (CHP, Niğde). “Adli yargı ilk derece mah. ile bölge adliye mah. kuruluş ve görevleri (s.s.146)ve(146'ya 1inci ek)”. TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim tutanağı, 25 Haziran 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-eraslan-22-2003-06-25-adli-yargi-ilk-derece-mah-ile-bolge-adliye-mah-kurulus-ve-gorevleri-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
