# İcra iflas kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ( s.sayısı :372 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Orhan Eraslan (CHP, Niğde)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim
- **Tarih:** 12 Şubat 2004
- **Gündem:** İCRA İFLAS KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI ( S.SAYISI :372 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/orhan-eraslan-22-2004-02-12-icra-iflas-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-s-sa-2

> Orhan Eraslan (CHP), 12 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İCRA İFLAS KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI ( S.SAYISI :372 )); konuşma 556 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ORHAN ERASLAN (Niğde) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; önergemiz üzerine söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlarım.

Değerli arkadaşlarım, konunun -tabiî, takdir Yüce Meclisin; ama- doğru anlaşılması, iyi anlaşılması gerekir. Başlangıçtaki konuşmamızda da söylediğim gibi, İcra ve İflâs Kanunumuzun mehazı, kaynağı İsviçre'dir. Bu, Alman hukukundan gelmedir. Niye Alman hukukundan gelmedir; Ticaret Kanunumuzun kaynağı Alman Ticaret Kanunudur, oradan tercüme ederken, 324 üncü maddeyle birlikte bize de bu gelmiş; ama, uygulaması pek yaygınlaşamamış. Niye; icra iflas sisteminin içine alınmadığı için... Şimdi, icra iflas sisteminin içine alınmış 17.7.2003 tarihinde, bir yıl erteleniyor, artı, bir yıl uzatılıyor diye. Birer yıl arayla mahkeme tarafından uzatılmasının esprisi bu; yoksa, Sayın Recep Özel arkadaşımızın dediği gibi, her yıl, rapor üzerine, birer yıl, birer yıl karar veriliyor değil. Bu mevcut durumdan o anlaşılır; ama, bu değişiklikle... Bakın, okuyorum maddeyi: "Erteleme süresi azamî bir yıldır." İflasın ertelenmesi. "Bu süre kayyımın verdiği raporlar dikkate alınarak mahkemece uygun görülecek süreler ile uzatılabilir ancak uzatma süreleri toplamı dört yılı geçemez." Bir artı dört...

Değerli arkadaşlarım, şimdi, bütün mesele kayyımda düğümleniyor. İflas hukukunda -ilgilileri bilir- ballı kaymaklı işler vardır, kayyımlık da bunlardan bir tanesidir. Benim, Recep Bey okurken "ücreti de oku, ücreti de" diye çabaladığım oydu. Kayyım tayin edilen insanlara hatırı sayılır bir ücret tayin edilir ve hatırı sayılır ücret de tayin edilmesi gerekir, doğrusu da odur. Yani, az olsun demiyorum, doğrusu da odur. Onun için, bu ortamda genellikle kayyımlar, o beklediğimiz hassasiyeti göstermezler. Usulen tayin edilen bilirkişilere top pas edilir ve bu şekilde yaşanır.

Ben, ülkemizde de şunu görmedim: İflasla yok, yoksul hale düşeni hatırlamıyorum; ama, iflas zenginlerini say derseniz, size bir çırpıda 20 kişi sayarım. Ne acıdır ki, ne dramatiktir ki, bizim ülkemizde, iflas, zengin olma sebebi sayılıyor. Adam şirketini iflas ettiriyor; ama, kendi zengin hale geliyor. İşte, bu da bu yolu açacak bir şey.

Kanun maddesi yanımda; beş yıl süreyle iflasın ertelenmesi kararı alan adamdan, hele hele o bir yılı geçirdikten sonraki dört yıl süreyle, ne devlet alacağını alabiliyor ne sigorta alacağını alabiliyor ne haciz yapılabiliyor ne devlet takip yapabiliyor ne banka takip yapabiliyor ne alacaklı yapabiliyor ne toptancı ne de tedarikçi; hiç kimse... Neredeyse, hani mümkün olsa, haşa, bir de "Azrail de bu adamın canını alamaz" diye bir fıkra eklense olacak yani; öyle bir duruma getiriliyor. Böyle bir koruma olabilir mi; ekonomik liberalizm ortamında böyle bir koruma olabilir mi?!

Haa, bu, bir şirket için çıkarılıyor; şirketin adını biliyoruz, basın yazdı, söyleyebilirim, hiçbir mahzuru yok; yani, onu kurtarmaya çalışıyorsunuz. Sizden şunu bekliyorum; elma üreticilerini de kurtarın, patates üreticilerini de kurtarın, bu ülkenin çiftçisini de kurtarın; o konuya da aynı eğilimi gösterin. Arkadaşlar, burada, bir şirketi kurtaracağız diye, icra iflas sistemini bozuyorsunuz; o şirket iyi niyetli de olabilir, kötü niyetlidir demiyorum -kimse hakkında kötü konuşmam- ama, bu açtığınız yoldan kötü niyetlilerin de yürüyebileceğini görün lütfen. Beş yıllık bir koruma olur mu icrasız?!. Böyle bir şey yok!

Üstelik, bu hüküm yeni düzenlendi; temmuz ayında getirildi, altı ay olmadı; iki yıl denenip de yetmediği görülmedi. İki yıl denenir, yetmez, ihtiyaç doğar ve denilir ki, bu şirketler iki yılda toparlanamadı, yetmiyor, uzatalım... Daha iki yıl denenmedi arkadaşlar, altı ay oldu.

Haklı bir nedeni yok, meşru bir nedeni yok; yani, kabul edilebilir bir yanı yok. Sadece ve sadece, bir sayın bakanın yakını olan bir şirketi kurtarmaya dönük bir operasyon. Bunun, İcra ve İflas Kanununda yapılmasını kabul etmek mümkün değil; bunu kabul etmek mümkün değil değerli arkadaşlarım.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Orhan Eraslan (CHP, Niğde). “İcra iflas kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ( s.sayısı :372 )”. TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim tutanağı, 12 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-eraslan-22-2004-02-12-icra-iflas-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-s-sa-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
