# Nasrettin hoca'nın doğumunun 800'üncü yılı ve uluslararası akşehir nasrettin hoca şenlikleri hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Orhan Erdem (AK Parti, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 126. Birleşim
- **Tarih:** 3 Temmuz 2008
- **Gündem:** NASRETTİN HOCA'NIN DOĞUMUNUN 800'ÜNCÜ YILI VE ULUSLARARASI AKŞEHİR NASRETTİN HOCA ŞENLİKLERİ HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/orhan-erdem-23-2008-07-03-nasrettin-hoca-nin-dogumunun-800-uncu-yili-ve-uluslararasi-aksehir-nas

> Orhan Erdem (AK Parti), 3 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 126. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: NASRETTİN HOCA'NIN DOĞUMUNUN 800'ÜNCÜ YILI VE ULUSLARARASI AKŞEHİR NASRETTİN HOCA ŞENLİKLERİ HAKKINDA); konuşma 580 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ORHAN ERDEM (Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Nasrettin Hoca’nın doğumunun 800’üncü yılı ve 49’uncusu düzenlenecek Akşehir Uluslararası Nasrettin Hoca Festivali ile ilgili gündem dışı konuşmama geçmeden önce hepinizi saygıyla selamlar, sizlerin ve değerli halkımızın ve izleyicilerimizin üç ayların başlangıcı olan bu günü, Regaip Kandili’nizi de en içten dileklerimle kutlarım.

Değerli milletvekilleri, Nasrettin Hoca 1204-1284 yılları arasında yaşamış önder bir isim. Bazı kaynaklara göre Sivrihisar’ın Hortu Köyü’nde doğmuş, gençlik, çocukluk dönemlerinde Akşehir’e yerleşmiş, bazı kaynaklara göre Akşehir’de doğmuş, yaşamış ve orada türbesinde bugüne kadar gelmiş.

Nasrettin Hoca’nın nerede olduğu önemli değil, ama, asıl yaşadığı Akşehir’den tüm dünyaya, Asya’ya, Afrika’ya, Avrasya’ya kadar bütün kıtalara yayılan onun fıkraları ve felsefesidir.

Nasrettin Hoca’yı kısa kısa özellikleriyle tanımlarsak: Nasrettin Hoca büyük bir halk eğitim filozofudur. Halkı güldürerek müspet yönde değişiklik getirmek ister. O, önce zekâsını göstermez, olayın akışına göre, kademeli ve unutulmayacak bir şekilde karşısındaki kişi ya da kişilere zekâsını gösterir.

Nasrettin Hoca, yine büyük bir eğitimcidir. Bu eğitimi verirken, tatlı dilli, güler yüzlüdür, kişileri, kurumları, yaşanan olayları tatlı mizahla eleştirir, iğneler fakat kavga etmez. Bu özellikleri dolayısıyla, 13’üncü yüzyılda yaşadığı hâlde, Anadolu halkı, onu, sonraki yüzyıllarda da yaşanan olaylarda fıkralarda bile kullanmaya devam etmiştir.

Nasrettin Hoca, yaşadığı olaylarda ve fıkralarında, en önemli unsuru yine eşeğini de hiç yanından ayırmaz.

Nasrettin Hoca’nın dönemi, yani 13’üncü yüzyıl, Mevlânâ, Seyyid Mahmud Hayrani, Yunus Emre, Şeyh Edebali, Şeyh Tebrizi, Ahi Evran gibi daha çoğaltabileceğimiz birçok değerli ismin yaşadığı, hepsinin ortak özelliği, bir toplumsal değişim çağında yeni bir kültürel ve sosyal oluşumun mimarı oluşudur.

Nasrettin Hoca, Mevlânâ, Yunus Emre, Hacı Bektaş Veli gibi ahlak ve fazilet mücadelesi yapmıştır, tasavvufun vermek istediğini halka indirmek için o da mizahı kullanmıştır.

Ben, Nasrettin Hoca’da, bugün hepimizin ihtiyacı olan hoşgörü ve umudu kaybetmeden olayları yönetebilme özelliğini işlemek istiyorum.

Nasrettin Hoca bir umut adamıdır, göle maya çalar, kendi eşeğini kaybeder, gülerek arar ve karamsarlığa kapılmadan olayların sonucunu bekler.

Nasrettin Hoca 13’üncü yüzyılda göle maya çalmış “Ya tutarsa?” demiştir. Dün İstanbul’da bir etkinlikte 21’inci yüzyılın temsilî Nasrettin Hoca’sı da “Göle maya çalıyorsunuz, ya tutarsa?” diye soruya, “Siz de Sayısal Loto oynuyorsunuz, ne fark eder?” diye cevap vermişti. Sahiden, herkes, değişik umutlar ve beklentiler içinde hayatını devam ettirir ve umut, yaşama heyecanıdır.

Aslında, Türkiye Büyük Millet Meclisinde de Hoca’mızın fıkraları bence çok canlandırılmaktadır. Bazen Meclisi idare eden Başkan Vekili, dinlediği, farklı görüşteki milletvekillerine “Sen haklısın.” demekte, diğerinin itirazına “Sen de haklısın.” demekte, bizlerin itirazına karşılık, “Sizler de haklısınız.” ifadesine benzer görünümler ve olaylar sergilemektedir.

Yine, ben, Nasrettin Hoca’nın hoşgörüsünü çokça kullanmak istiyorum. Onunla ilgili bir fıkra da anlatmak isterim, ortamın bu güzel anında. Nasrettin Hoca bir gün Akşehir pazarında dolaşırken arkasından densiz, boylu poslu, iri biri ensesine tokat atar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun.

ORHAN ERDEM (Devamla) – Sağ olun Başkanım.

Hoca ne olduğunu anlamadan bakar ve hiç gereği yokken birinin hareketinin olduğunu anlar, olaya bulaşmadan devam eder. Biraz ilerler, yine aynı şahıs bir daha ensesine vurur, tekrar döner; bir şey de yapması lazım, densiz biri, ama “Şakadan mı vurdun, gerçekten mi vurdun?” der. Şahıs “Gerçekten vurdum, ne var ki?” dediğinde “Tamam o zaman, şakadan hiç hoşlanmam.” der ve durumu kurtarır. Çünkü, ona değecek bir şahıs değildir, çünkü, böyle basit şeylerle de kargaşa yaratmak istemez.

Kısacası, onun felsefesi bugüne kadar sekiz yüz yıl geldi, bundan sonra da onun torunları bizler devam ettireceğiz.

5-10 Temmuzda Akşehir’de yine önemli bir etkinlik var. İnşallah Meclis Başkanımız katılacak. Çok değerli başkan vekillerimiz, bakanlarımız, sizler katılabildiğiniz oranda bize onur vereceksiniz.

Nasrettin Hoca’nın olduğu her yerde hoşgörü ve gülümseme olmaktadır. Dünyanın ortası…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Orhan Erdem (AK Parti, Konya). “Nasrettin hoca'nın doğumunun 800'üncü yılı ve uluslararası akşehir nasrettin hoca şenlikleri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 126. Birleşim tutanağı, 3 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-erdem-23-2008-07-03-nasrettin-hoca-nin-dogumunun-800-uncu-yili-ve-uluslararasi-aksehir-nas (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
