# 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2014 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 26. Dönem)
- **Konuşmacı:** Orhan Miroğlu (AK Parti, Mardin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim
- **Tarih:** 26 Şubat 2016
- **Gündem:** 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2014 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=44978
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/orhan-miroglu-26-2016-02-26-2016-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-ile-2014-yili-merkezi

> Orhan Miroğlu (AK Parti), 26 Şubat 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2014 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı münasebetiyle); konuşma 806 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ORHAN MİROĞLU (Mardin) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; 2016 yılı bütçesinin lehinde görüşlerimi ifade etmek için huzurunuza çıktım. Hepinizi hürmetle selamlıyorum.

Doğrusu, söz aldığım bu saatler, Meclisin bir hayli gerildiği saatler oldu yani bir konuşmacının arzu ettiği bir şey değil bu. Kafamda, tabii… Özellikle doğu ve güneydoğuda -ben Mardin Milletvekiliyim- tabii, bu bütçenin ortaya koyduğu veriler bakımından, inşa süreci dediğimiz, özellikle bu hendek meseleleri ve çatışma sürecinden sonra bölgede ortaya çıkan farklı tabloya deva olabilecek yanlarıyla ilgili konuşmak isterdim. Galiba, bundan ziyade, burada demin tanık olduğumuz birçok konuyla ilgili görüşlerimi ifade edeceğim. Ama, tabii, bu bütçenin her şeyden önce hayırlı olmasını diliyorum.

Dün, Devlet Su İşlerinde bir brifing aldım Mardin Milletvekili olarak, özellikle GAP ve Ilısu Barajı’yla ilgili. Doğrusunu isterseniz çok büyük bir heyecan duydum ama birtakım şeylere de üzüldüm. Çünkü, şunu gördüm ki bu hayata geçirdiğimiz önemli yatırımların imalatı sırasında, imalat sürecinde devlet çok büyük güvenlik harcaması yapıyor. Şöyle bir rakam vereyim istiyorum: Ilısu Barajı’nın bize maliyeti yani proje maliyeti 1 milyar euro civarındadır ve şu an, bu maliyete yüzde 5 oranında yani 50 milyon euro gibi bir parayı devlet güvenlik harcamaları olarak ayırmak durumundadır. 2017 yılında da bu proje inşallah tamamlanacaktır ve bölgenin çehresi sosyal, siyasal ve hatta kültürel bakımdan büyük bir değişikliğe uğrayacaktır.

Değerli arkadaşlar, burada, tabii, tanık olduğumuz bu tartışmalarla ilgili birkaç şey söylemek isterim. Benden önceki değerli konuşmacılar, özellikle Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik, burada, davet edildikleri zaman, “Buyurun, ispat edin.” denildiği zaman, bir ispat değil ama o ithamı sürdüren ve çok bildik, tanıdık Türkiye’deki belirli siyasi aktörlere ve bu arada tabii ki Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a karşı itibarsızlaştırma, kişilik katli yapma gibi bir tutumu sürdürdüler. Her şeyden önce şunu söylemek gerekir ki: Recep Tayyip Erdoğan bu hareketin, bu siyasi hareketin lideridir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Ve burada, bu Meclis çatısı altında eğer Sayın Cumhurbaşkanı ifade edilecekse… Evet, hakikaten, arkadaşlarımız doğru söylüyorlar, görüşlerini her gün kamuoyuyla paylaşan, toplumun çeşitli kesimleriyle paylaşan bir Cumhurbaşkanıdır. Bu yönlü eleştiriler, elbette ki Meclisin kabul edebileceği eleştiriler de olur ve bunu çok makul bir biçimde bu ortamda konuşuruz. Ama, böyle yapılmıyor, çok klasik, çok bildiğimiz, Türkiye’de bilgi kirliliği üzerinden, dezenformasyon üzerinden birtakım şeyler söyleniyor.

Bir de ben, tabii yani doğrusunu isterseniz Recep Tayyip Erdoğan’a karşı, Sayın Cumhurbaşkanına karşı dünyada yürütülen bu kampanyaların sebebini çok iyi anlayabiliyorum. Ama, kendi tabanı bile zaman zaman gündeme getiriyor ve diyor ki: “Ya, biz HDP olarak neden Recep Tayyip Erdoğan’a karşıyız?” Bunu buradaki arkadaşlarımıza soran çok sayıda HDP’li seçmen vardır inanın. Ama, bu sorunun cevabını da bu arkadaşlarımız hiçbir zaman veremediler ve veremiyorlar da. Neden yani Recep Tayyip Erdoğan’ın günahı ne? İnkâr politikalarını sona erdirmesi mi? Bugün, Kuzey Irak’la ilgili politikalarda, oradaki Kürt çıkarlarının savunulmasında çok himaye edici bir siyasi lider olması mı? Peki, bu hareketin oradaki iz düşümleri ne yapıyorlar? Kürdistan’ı bölmeye çalışıyorlar. Evet, Irak Kürdistanı’nı bugün, bu hareket bölmeye çalışıyor ama Türkiye orada birlikçi bir politika izliyor. Bu mudur yani Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın günahı? Kürt kimliğinin önündeki engelleri kaldırması mıdır? (AK PARTİ sıralarından alkışlar) İnkâr sürecini bitiren politikalara imza atması mıdır?

Çözüm sürecini -evet, muhasebesini de hep birlikte yapalım tabii- başlatan ve Türkiye’de Kürt meselesiyle ilgili birçok tabuyu sona erdiren, özellikle muhafazakâr, demokrat kesimin ciddi bir zihinsel değişim yaşamasına yol açan fikirleriyle Recep Tayyip Erdoğan’ın acaba Kürtlere ne zararı oldu da bu arkadaşlarımız her sözünü ettiklerinde mutlaka bir kuşatma, bir itibarsızlaştırma söylemiyle karşımıza çıkıyorlar?

Bugün, burada ikinci bir hadise yaşandı ve ben bu hadiseyi bir linç girişimi olarak düşünüyorum. Evet, İbrahim Kalın arkadaşımız, bir statü sahibidir, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri değildir ama Sayın Gök, sözcüsüdür ve bir sözcü olarak bu ülkede Anayasa’yla ilgili, başka meselelerle ilgili fikirlerini paylaşma özgürlüğüne en az burada bulunan herkes gibi, toplumda bulunan herkes gibi hakkı olan birisidir. Ne demiş? Yani, demin grup başkan vekilimiz de ifade etti, o söylenen metnin içinden bir şey çıkarıp sanki bir erken seçim olmayacak gibi bir karar çıkarmış tek başına ve bu kararın altına imza atmış gibi bir hava yaratıldı burada. Bu bir linç girişimidir.

Sayın MHP grup başkan vekilinin ifade ettiği sözleri ben dinlerken doğrusu çok üzüldüm. Yani “Kalın gelir.” ne demek? Bu Meclise yakışıyor mu böyle bir şey ama kalın…

BAKİ ŞİMŞEK (Mersin) – Meclis Başkanı söylerken de üzüldün mü? Aynısını Meclis Başkanı söyledi, ona da üzüldün mü?

ORHAN MİROĞLU (Devamla) – Bir saniye… Bir saniye… Bir saniye...

OKTAY VURAL (İzmir) – Bu sözler sana hakaret be!

ORHAN MİROĞLU (Devamla) – Bir dakika arkadaşlar...

Sizin bir kongre gerilimi içinde olduğunuzu anlayabiliriz (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

OKTAY VURAL (İzmir) – Millet düşmanı olduğunu millet biliyor. PKK’ya “Terör örgütü değildir.” diyen kimdi! Alkışlıyorsunuz bir de.

ORHAN MİROĞLU (Devamla) – Ama, bu gerilimi tutup başkalarına yönelik, hiç hak edilmeyen…

OKTAY VURAL (İzmir) – Bir de alkışlıyorsunuz!

ORHAN MİROĞLU (Devamla) – Biraz nefes alın, biraz nefes alın, biraz nefes alın!

OKTAY VURAL (İzmir) – Bir de alkışlıyorsunuz. PKK’ya “Terör örgütü değildir.” diyen kimdi?

ORHAN MİROĞLU (Devamla) – Biraz nefes alın, biraz nefes alın.

---

**Kaynak gösterme:** Orhan Miroğlu (AK Parti, Mardin). “2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2014 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim tutanağı, 26 Şubat 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-miroglu-26-2016-02-26-2016-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-ile-2014-yili-merkezi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=44978

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
