# Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 26. Dönem)
- **Konuşmacı:** Orhan Sarıbal (CHP, Bursa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim
- **Tarih:** 10 Nisan 2018
- **Gündem:** Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=68705
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/orhan-saribal-26-2018-04-10-devlet-su-isleri-genel-mudurlugunun-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kan

> Orhan Sarıbal (CHP), 10 Nisan 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle); konuşma 544 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ORHAN SARIBAL (Bursa) – Teşekkürler Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, öncelikle bu ülkede özgürlük gerekli. Bu ülkede özgürlük yok. Enis Berberoğlu ve tutuklu bütün milletvekillerine özgürlük istiyoruz. Bu Parlamentoda biz nasıl burada halkın seçtiği milletvekili olarak oturuyor isek bütün milletvekilleri, başta Enis Berberoğlu olmak üzere burada bu ülke adına alınan kararlarda, yasalarda, tasarılarda sözlerini söylemeleri, mücadelelerini yapmaları gerekir, birincisi bu.

İkincisi, değerli milletvekilleri, ortada gelen tasarıyla üç tane temel konu var: Bir, su. Su, gelecek yüz yılların en önemli stratejik kaynaklarından bir tanesi yani savaş sebebi; su, gıda, enerji. Elbette enerjiyi nasıl elde edeceğimizi biliyoruz. Gıda ve su çok önemli. O yüzden de egemenler Türkiye'nin gıda ve su üzerindeki bütün yetkilerini alıp kendi kontrollerinde tutmak istiyorlar. Peki, o egemenler, çok uluslu şirketler bunu hangi yöntemle yapabilirler, nasıl yapabilirler? Elbette onların değirmenine su taşıyan bir yerli yapılanma olması lazım. Kim? İktidar. O iktidar olmalı ki o su da, toprak da, enerji de çok uluslu şirkette olan beyefendilerine, ağalarına elbette hizmet götürsünler. Niye bunu söylüyorum biliyor musunuz? Bakın, elimde FAO’nun, Dünya Gıda Örgütünün ve Birleşmiş Milletlerin raporu var. Dünyada su yönetimi nasıl olur, kamu-özel işletmeciliği ve su ticari olarak nasıl yönetilir, nasıl kârlı bir sektör olur, onun dersini veriyor. Nereye? Orman Su İşlerinin şûrasına. Ne zaman? 2017’de. Evet, bu raporu okuduğunuzda -tavsiye ederim-Türkiye'de su yönetiminin kimler aracılığıyla nasıl kârlı bir sektör olacağını, nasıl doğru yönetileceğini, nasıl paraların tahsil edileceğini tek tek anlatıyor. Ama en önemli söylediği bir şey var, bu raporun nihai ve en önemli açıklaması şu: “Bu sistemi hayata geçirebilmeniz için iradeli, kararlı, güçlü bir siyasi iktidara ihtiyaç vardır." O yüzden suların, toprakların, dağların, ormanların yağmalanması için ne yapılması gerekiyormuş? Bir siyasi iradeye ihtiyaç olması gerekiyormuş. Tam da buradan, bu tasarının ilgili maddelerine sırayla geçmek isterim.

Çiftçi mallarını korumayla ilgili, eğer üretici kendisi malını koruyorsa üretici olarak bu koruma grubuna para ödemesin. Ya, ne kadar para alıyor bu insanlar? Ne kadar ödüyorsunuz ya? Allah aşkına, ne kadar ödüyorsunuz? Bu kadar da mı zor durumdasınız? Biliyoruz, Hükûmet zor durumda, şeker fabrikalarını yağmalıyor, ormanları yağmalıyor, nehirleri yağmalıyor. Ya iş adamları, devletin kamu kurumları, tüzel kişiler, bu gariban insanların aldığı üç kuruşta da mı gözünüz var?

Şöyle bir şey: Ben çiftçiyim, tarlam var, yandaki tarlayı biri kontrol edecek, ben diyeceğim ki: “Ben kendi tarlamı kontrol ediyorum, size gerek yok.” Niye? Üç kuruş para ödememek için. Peki, soru şu: O görevli, yandaki tarlada, benim tarlamda sorun olduğunda “Burası bana ait değil, ben buna bakmıyorum” mu diyecek? Ya da tam tersi, burada bir sorun var, öbür taraftan sorumlu, buraya müdahale etti “Sen niye bu zarara, ziyana müdahale ettin?” diye adamı dövecek miyiz? Adamı cezalandıracak mıyız? Yapmayın, bu kadar komik duruma düşmeyelim.

İkinci ve en önemli madde: “Su yüzeyleri, göl ve göletlerin üzerleri, su hatlarının kenarları, yirmi dokuz yıllığına güneş enerjisi projesi getirenlere tahsis edilir.” Arkadaşlar, kimin malını kime satıyorsunuz? Sayın Bakan, halktan aldınız, Orman Bakanlığının ilgili orman alanlarından aldınız, çiftçinin tarlasından aldınız. Şimdi onları bir firmaya enerji üretmek için vereceksiniz, yapmayın. Suyu Devlet Su İşleri kullanıyorsa enerji sistemini de o kursun, çiftçiye de ucuz elektrik versin. Bugün, çiftçinin zorlandığı en önemli girdi kalemlerinden bir tanesi enerji değil midir? Enerjidir.

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Afyonkarahisar) – O da var.

ORHAN SARIBAL (Devamla) – O da var da biz görmüyoruz nedense, buralarda yazmıyor, herhâlde evde saklıyorsunuz onu.

---

**Kaynak gösterme:** Orhan Sarıbal (CHP, Bursa). “Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim tutanağı, 10 Nisan 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-saribal-26-2018-04-10-devlet-su-isleri-genel-mudurlugunun-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kan (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=68705

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
