# 2863 sayılı kültür ve tabiat varlıklarını koruma kanununun bir maddesinin değiştirilmesi hakkında (s.s.970 ve 970'e 1 inci ek)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Orhan Seyfi Terzibaşıoğlu (AK Parti, Muğla)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim
- **Tarih:** 22 Mayıs 2007
- **Gündem:** 2863 SAYILI KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KANUNUNUN BİR MADDESİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ HAKKINDA (S.S.970 VE 970'E 1 İNCİ EK)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c158/b109/tbmm221581090106.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/orhan-seyfi-terzibasioglu-22-2007-05-22-2863-sayili-kultur-ve-tabiat-varliklarini-koruma-kanununun-bir-maddesi

> Orhan Seyfi Terzibaşıoğlu (AK Parti), 22 Mayıs 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2863 SAYILI KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KANUNUNUN BİR MADDESİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ HAKKINDA (S.S.970 VE 970'E 1 İNCİ EK)); konuşma 691 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ORHAN SEYFİ TERZİBAŞIOĞLU (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlamadan, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli Bursa Milletvekilimiz Sayın Şevket Orhan ve Değerli Balıkesir Milletvekilimiz Sayın Ali Osman Sali'nin, 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklannı Koruma Kanunu'nun Bir Maddesinin Değiştirilmesi ve Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ile Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu hakkında şahsım adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi tekrar saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, bildiğiniz gibi, ben Muğla Milletvekiliyim, Muğla'mızın yüzde 68'i ormanlarla kaplı. Bu alanların içinde yüzde 26 sit alanları var ve Türkiye'nin özel çevre ilan edilen 13 özel çevresinden 4'ü Fethiye Göcek, Gökova, Köyceğiz, Datça Bozburun, Muğla ilimizde.

Değerli milletvekilleri, takdir edersiniz ki, Muğla'nın arazi yapısı aynı zamanda dağlık bir arazi yapısı, yani, araziler oldukça kısıtlı ve az. Köylülerimiz, yıllardır dededen, babadan kalma, ama ne yazık ki kadastral çalışmaları yapılmayan arazileri bugüne kadar kullanıyorlar idi. Daha 2004 yılında yapılan değişiklikte, "sit alanlarında zilyetlik iddia edilemez" ilavesi yapılınca, hakikaten, oldukça zor duruma düştüler. Mesela, Muğla'da bazı isimleri saymakta yarar görüyorum. Muğla merkeze bağlı Kıran köyünde 3.400 parsel, Muğla merkeze bağlı Zeytinköy'de 1.532 parsel, yine Muğla merkeze bağlı Dağpınan köyünde 97 parsel, Marmaris Söğüt'te -ki çok ufak ve arazisi kısıtlı bir köyümüzdür- 3.127 parsel, keza Fethiye Boğaziçi'nde 350 parsel, Fethiye Dodurga köyünde 350 parsel. Ayrıca tespit edebildiğim Burdur Gölü kenarında İlyas köyü ve Başmakçı köyü; Bursa'nın ve Balıkesir'in birçok köylerinde köylülerimiz mağdur olmuşlardır.

Aslında işin temeline bakmak lazım. Temelinde, seksen üç yıllık cumhuriyet tarihimizde, ne yazık ki, kadastral çalışmalan bitirememizin sebebidir, bu yatmaktadır. Türkiye eğer bugüne kadar kadastral çalışmalannı bitirmiş ve köylü öyle veya böyle atalanndan intikal eden mülklerinin, zilyetlik iddia ettiği mülklerinin tapulannı bugüne kadar almış olsa idi bu sıkıntıyı yaşamazdı.

Bir de sit alanlarının tespitinde çektiğimiz sıkıntı var. Buralarda, ne yazık ki, tamamen görsel çalışmayla sit alanlan vaktizamanında tespit edilmiştir ve o sit alanına giren arazilerin, bölgelerin bir daha çıkması söz konusu olmamıştır.

Değerli arkadaşlanm, bu kanunla... Köylülerimiz şu anda televizyonlannın başında bizleri seyrediyorlar, takip ediyorlar, bu müjdeli haberi, güzel kanunun, yararlı kanunun bir an önce geçmesini ve Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından bir an önce onaylanmasını bekliyorlar.

Biraz evvel, benden önce konuşan Anavatan Partisi mensubu arkadaşımız çeşitli konulara değinirken, Haydarpaşa Gan'nın yıkılmasından söz etti; ama, arkasından da şunu ifade etti: "Birinci derecede sit..." Birinci derecede sit olan Haydarpaşa Gan'nın yıkılması imkânsızdır. Böyle bir şey asla yapılamaz, zaten yapılmamalı. Ama, şu bir gerçek: Yurt dışına çıktığımızda, Batı'da, birçok eski binanın restore edilerek orijinalliği bozulmadan, hatta ve hatta, ön cepheleri değiştirilmeden arka cepheleri değiştirilerek, otel hâline, ofis hâline, alışveriş merkezi hâline dönüştürüldüğünü ve o şekilde korunarak kullanıldığım görüyoruz. Koruma amacımız bu olmalıdır. Yoksa, biz, çivisini bile değiştirtmeyiz, bir tek çivi bile çaktırtmayız mantığıyla yaklaştığımız zaman, ne yazık ki, o zaman birçok örneği görüldüğü gibi, yıkılmaya terk ediyoruz. Nitekim, bundan on-on beş yıl önce Sultan Ahmet Cezaevi değerlendirilmiş ve bugün otel olarak hizmet vermektedir. Bu onlardan bir örnektir.

Atatürk Kültür Merkezi gerçeğine de değinmek istiyorum: Rahmetli İstanbul Valisi ve Belediye Başkam Lütfı Kırdar Bey'in temelini attığı, ama, şu anda tam rakamı veremeyeceğim, otuz-otuz beş yıl gibi, belki de kırk yıl tamamlanamayan bir yapıydı. Benim, İstanbul'da üniversitede öğrenci olduğum yıllarda açıldıktan çok kısa bir süre sonra ne şekilde yandığı tespit edilemeyen, ama "elektrik kontağından yandı" gibi bir raporla dosyası kapanan Kültür Merkezi, yedi yıllık tamirden sonra hizmete açıldı. Ben mimar değilim ama, gördüğüm kadarıyla, o bina kutu gibi bir binadır. Bir sanat değerinin olduğunu zannetmiyorum. Yanında büyük bir otopark var. Şu anda arazinin altı kullanılamıyor. İşte, bu geniş araziyi İstanbul'un en önemli merkezi olan Taksim'de, mevcut binayla birlikte daha görkemli, daha işlevli bir bina yaparak değerlendirmek, bence, son derece yararlı olacaktır diye düşünüyorum.

Ayrıca, dönemimizde yüzlerce vakıf eser restore edilmiş, tamir edilmiş, kullanıma açılmıştır. Hiçbir zaman atalarımızdan kalan eserleri ihmal etmedik, ihmal etme zihniyetinde de değiliz, onlara sahip çıkıyoruz ve bundan sonra da sahip çıkacağız.

Ayrıca, Emlak Kanunu'nda yaptığımız bir değişiklikle, yüzde 10 bir kesinti yaparak emlak vergilerinden, tarihî ve millî mirasın korunması amacıyla il özel idarelerinde KUDEB fonu oluşturulmuş ve bu fonda biriken paralar, valiliğin dirayetiyle, bu tip eserlerin, yani tarihî ve millî mirasımızı yaratan eserlerin restorasyonunda kullanılmasına harcanmaktadır.

Değerli milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz kanunun ülkemize, mağdurlara hayırlı olmasını diliyor, hepinizi bu vesileyle tekrar saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Orhan Seyfi Terzibaşıoğlu (AK Parti, Muğla). “2863 sayılı kültür ve tabiat varlıklarını koruma kanununun bir maddesinin değiştirilmesi hakkında (s.s.970 ve 970'e 1 inci ek)”. TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim tutanağı, 22 Mayıs 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-seyfi-terzibasioglu-22-2007-05-22-2863-sayili-kultur-ve-tabiat-varliklarini-koruma-kanununun-bir-maddesi (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c158/b109/tbmm221581090106.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
