# Kadastro kanununda değişiklik yapılması hakkında kan.tas. ( ss.728 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Orhan Sür (CHP, Balıkesir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim
- **Tarih:** 22 Şubat 2005
- **Gündem:** KADASTRO KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KAN.TAS. ( SS.728 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/orhan-sur-22-2005-02-22-kadastro-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-kan-tas-ss-728-2

> Orhan Sür (CHP), 22 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KADASTRO KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KAN.TAS. ( SS.728 )); konuşma 890 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ORHAN SÜR (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; görüşülmekte olan yasanın 2 nci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, biraz önce yasanın tümü üzerinde yaptığım konuşmada ifade ettiğim gibi, Kadastro Yasamıza yeni bazı maddeler ekliyoruz, bazı maddelerinde ufak tefek değişiklikler yaparak bir noktaya gelmeye çalışıyoruz. Elbette, bu tasarı bir bütün olarak incelendiğinde şunu görüyoruz: Hükümetimizin bir hedefi var ve bunu da açıkça ilan ediyor; 2006 sonuna kadar Türkiye'de kadastroyu bitireceğim; yani, Türkiye'de kadastroyu bitiren hükümet ben olmak istiyorum diyor; bu da çok doğal. Bu çalışmanın sonucunda, eğer Türkiye'de gerçekten kadastroyu tamamlayabilirsek, en azından çok büyük bir eksikliği gidermiş oluruz.

Tabiî, bunu yapabilmek için, özel sektörün bu alandaki bilgi birikiminin, ekip ve ekipman ağının kullanılması sonucunda hızlanma söz konusu. 10 000'in üzerinde, kadastrosu tamamlanmamış köyümüz var ve bunlar da genelde kadastro ölçümleri açısından zorluklar arz eden köyler ve buralarda bir çalışma yapılacak. Bu maddeyle, bu çalışma aşamasında kadastro teşkilatımızın bu çalışmalara katacağı elemanların açıklaması getiriliyor ve bildiğimiz gibi, köylerimizin kadastrolarının yapılması işleri de ardı ardına ihale ediliyor.

Şimdi, önümde, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğümüzün ihaleye çıkardığı iki işin şartnamesi var. İkisinin amacı da aynı; kadastrosu yapılmamış, yurdun çeşitli bölgelerindeki yerlerin kadastrosunun yapılması. Sonuçta, yapılacak iş aynı; gidilecek, ölçülecek, koordinatlarla, yeni teknolojilerle bu kadastrolar yapılacak; ama, burada, bir farklılık var. İki ihale var; iki ihalenin şartnameleri farklı. Şimdi, bazı yetkili arkadaşlarımız şunu söyleyebilir; o ihalenin bir tanesini şu fondan yapıyoruz, ihalenin bir tanesini bu fondan yapıyoruz. Yahu arkadaşlar, sonuçta yaptığımız iş aynı değil mi; yani, sonuçta, bu ihalelerle yaptığımız işin adı mı değişiyor, şekli mi değişiyor?! Farklı fonlardan yaptığımız zaman, bu iş neden farklı şartlarla geliyor?!

Şimdi, bakıyorum, iki ihale; bir tanesi Konya'da, bir tanesi Zonguldak'ta, ikisinin amacı da aynı. Bir tanesinde, Konya'dakinde, çok özel şartlar var. Neden diye araştırıyorsunuz, verilen yanıt şu: "Konya'daki ihaleyi Dünya Bankası kredisi kullanarak yapıyoruz." Peki, Dünya Bankası kredisi kullanarak yapıldığında şartlar, aranan nitelikler, istenilen özellikler farklı olacak da, kamunun kendi kaynağı olan dönersermaye payı kullanılarak Zonguldak'ta ihale yapıldığında farklı mı olacak?! Neden böyle oluyor bu?! Bunun yanıtı biraz yuvarlak geliyor; "işte, işi ehline vermek..." Yani, şimdi, Zonguldak'taki ihaleye girenler, bu ihaleyi alacak kişiler, işin ehli değil mi?! Yani, bu anlam mı çıkıyor acaba, bu tip bir yanıt geldiğinde? Bu yanıtı verdik, vermedik diye de bir polemiğe girmek istemiyorum; ama, ben, bir harita kadastro mühendisiyim, bu yanıtların kimlere, nasıl verildiğini de gayet iyi biliyorum.

Değerli arkadaşlarım, Konya'daki ihaleye girebilmek için, son üç yıl, üst üste, ortalama 300 000 dolarlık iş yapmış olman gerekiyor; ama, Zonguldak'takinde bu şart yok. Konya'daki işe girebilmek için, son üç yılda, 2 500 hektar iş yapman gerekiyor; ama, Zonguldak'taki şartlar farklı. Neden diye sormamız gerekiyor. Yani, yıllardan beri, kadastroyu özel sektöre açalım diye ben de savunan bir arkadaşınızım. Özel sektörü kadastroya açarken ve özel sektörün bu çalışmasından faydalanmaya çalışırken, ayrı ayrı şartnamelerle, ayrı ayrı ihaleler yaparak hangi noktaya varmaya çalışıyoruz?! İnsanın biraz -kusura bakmayın- kafası karışıyor. Biraz kafa karışıyor, acaba adrese teslim mi var demeye başlıyorsun; çünkü, Konya'daki ihale koşullarına göre, o ihaleye girebilecek insan sayısı daha sınırlı; çünkü, bu ülkedeki harita bürolarının konumları belli. Diyelim ki, Konya'daki ihaleye 20 kişi girerse, Zonguldak'taki ihaleye belki 100 kişi girecek, daha büyük bir rekabet doğacak. Peki, niye, Konya'daki aynı koşullara indirilmiyor? Eğer Zonguldak'taki ihalenin şartnamesindekiler, Zonguldak'taki ihalede pek güvensizseler, niye Zonguldak'taki ihale Konya'daki gibi yapılmıyor sorularını art arda getirmek zorundayız.

Çok ilginç şeyler yapılıyor. Konya'daki ihalenin ihale dosyasını almak için 100 000 000 lira ödüyorsun, Zonguldak'takinin ihale dosyasını almak için 250 000 000 lira ödüyorsun. Neden?!. Zonguldak'taki daha da küçük bir iş; yani, birimler, dosyalar daha küçük, yapılacak iş daha küçük; ama, Zonguldak'ta 250 000 000 liraya, Konya'da 100 000 000 liraya ihale dosyaları satılıyor.

Bunlar belki küçük şeyler gibi görünüyor; ama, biz, daha işin başında böyle çarpık çarpık şeyler yapmaya başlarsak, yarın, bu olayı hangi noktaya taşıyacağız arkadaşlarım?! Yani, biz istemiyor muyuz rekabet doğsun; biz istemiyor muyuz Türkiye'de bu işi yapabilecek her harita kadastro bürosu bu ihaleye girsin, çata çat pazarlıkta veya teklifte en düşük rakamı vererek bu işi yapsın?!.

Ayrıca, başka şeyler var. Tapu Kadastro Genel Müdürlüğümüz, İller Bankasının yaptığı halihazır ihalelerdeki işleri, iş bitirme olarak kabul etmiyor; baştan yüzde 10'unu kabul ediyordu, şimdi onu da kabul etmiyor; yani, bu kadar çok değişiklik söz konusu. İller Bankasının yaptığı ihalelerde yapılan işler harita işi değil mi?! Eskiden yüzde 10 alıyordun, şimdi niye almıyorsun?

Bakın arkadaşlar, bunlar, daha işin başında bocalama içinde olduğumuzun da göstergeleri.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI ZEKİ ERGEZEN (Bitlis) - Krediyi veren, şartnameyi kendi koyuyor.

ORHAN SÜR (Devamla) - Hayır; krediyi veren, şartını kendisi koymuyor değerli arkadaşlarım.

Sayın Bakanım, kredi, ARIP kredisi; biliyoruz, bu, Dünya Bankasının köylülere dağıttığı parayla ilgili kredi. Onlar şunu demiyor; üç yıllık ortalama 300 000 dolar geliri olacak. Türkiye'deki mühendislik bürolarının kaç yüzbin dolar geliri olduğunu, krediyi veren Dünya Bankası mı saptıyor?! Yani, lütfen...

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI ZEKİ ERGEZEN (Bitlis) - Cevap vereceğim.

ORHAN SÜR (Devamla) - Tabiî verirsiniz Sayın Bakanım, elbette verirsiniz.

O zaman, Dünya Bankasının saptadığı krediler, kriterler doğruysa, niye, siz, bu kriterleri Türkiye genelinde yaygınlaştırmıyorsunuz? Yanlışsa, karşısında durun o Dünya Bankası kriterlerinin, verdikleri şeylerin. Dünya Bankası, bu ülkenin her şeyini esir haline mi getirdi yani? Yapacağımız işin, vereceğimiz ihalenin hangi noktada hangi işin olacağına onlar mı karar verecek? İller Bankasının yaptığı ihalelerdeki yüzde 10 iş bitirme belgesinin sayılıp sayılmadığına Dünya Bankası personeli mi karar veriyor? Böyleyse, gerçekten üzülüyorum değerli arkadaşlarım.

---

**Kaynak gösterme:** Orhan Sür (CHP, Balıkesir). “Kadastro kanununda değişiklik yapılması hakkında kan.tas. ( ss.728 )”. TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim tutanağı, 22 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-sur-22-2005-02-22-kadastro-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-kan-tas-ss-728-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
