# Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma

- **Tür:** Komisyon konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Orhan Yegin (AK Parti, Ankara)
- **Yer:** TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu
- **Tarih:** 4 Kasım 2026
- **Gündem:** Tutanak Metni
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=91320
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/orhan-yegin-2026-11-04-tutanak-metni

> Orhan Yegin (AK Parti), 4 Kasım 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 2.526 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ORHAN YEGİN (Ankara) - Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.

Sayın Bakanımızı ve misafirlerini, bürokratları, kıymetli milletvekillerimizi ve salonda bulunan herkesi ben de saygı ve hürmetle selamlıyorum.

3 Kasım seçimlerinin sabahı olan 4 Kasım günündeyiz. Yirmi dört yıllık iktidarımızın...

MÜHİP KANKO (Kocaeli) - Amerika seçimleri...

ORHAN YEGİN (Ankara) - 3 Kasım seçimleri olmuştu ya. İşte, memlekette siyaseti takip etmediğiniz için, her şeyi çabuk unuttuğunuz için, dün söylediğinizi bugün unuttuğunuz, iki saat önce konuştuğunuzu bugün konuştuğunuz için...

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Siz unutuyorsunuz.

MUSTAFA VARANK (Bursa) - Amerika'yı daha yakından takip ediyorlar.

ORHAN YEGİN (Ankara) - ...ve Sayın Varank'ın söylediği gibi, Amerika'yı daha yakından takip ettiğiniz için öyle yorumluyorsunuz.

Hülasa, ilk günü; dolayısıyla, oraya dair bir vurgu yaparak söze başlamak kıymetli olacaktır.

Kimsesizlerin kimsesi, sessiz milyonların sesi olma iddiasıyla milletinin karşısına çıkmış. Bütün tezlerimizi hep beraber, siz de biz de ortaya koymuştuk. Milletimiz bizim sunduğumuz tezlere itibar etti ve Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde AK PARTİ kadrolarını iktidara getirdi ve bugün Cumhur İttifakı'yla beraber yirmi dört yıldır kesintisiz iktidarımızı sürdürdüğümüz bir dönem.

Bizim en önemli iddialarımızdan biri de şuydu: Bölgeler arası farklılıkları gidermek; onun üzerinden devam edeceğim konuşmama. İstanbul'da ne varsa Doğu'da, Güneydoğu'da o da olsun; Ankara'da vatandaş, bu milletin ferdi neyle muhatapsa devletin hizmeti, imkânları açısından İzmir'de de Erzurum'da da Hakkâri'de de Şırnak'ta da Artvin'de de Karadeniz'de de Tekirdağ'da da onunla muhatap olsun vatandaşımız iddiamız vardı.

Biz iktidara geldiğimiz gün ve yıllarda, arkadaşlar, Türkiye'de Türkiye İhracatçılar Meclisi istatistikleri "100 milyon doların üzerinde ihracat yapan il sayısı" diye açıklanırdı bir gurur tablosu olarak. Evet, o gün için belki bir gururdu; küçümsediğim için söylemiyorum, geldiğimiz noktayı anlatmak için söylüyorum. 100 milyon doların üzerinde ihracat yapan il sayısı 21'di, 1 milyar doların üzerinde ihracat yapan il sayımız sadece 5'ti ve arkadaşlar, bu 5 il içerisinde İstanbul, Bursa, İzmir, Ankara ve Kocaeli vardı ve ihracatın yaklaşık yüzde 58 küsuru, yüzde 60'ı sadece İstanbul'daydı ama bugün ne oldu? İşte, o Anadolu'nun her yerine ülkenin refahını üretimini yaymak isteyen iktidar ne yaptı? Arkadaşlar, bugün geldiğimiz noktada, 36 milyar dolardan aldığı ihracatı, 14 milyar dolar hizmet ihracatıyla beraber toplam 50 milyar dolar olan mal ve hizmet ihracatını bugün 410 küsur, yuvarlama rakam 410 milyar dolar diyelim mal ve hizmet ihracatı noktasına getirdi.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - O gün doğan da bugün 25 yaşına geldi.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Hanımefendi, küçümsediğiniz rakamla ilgili bir şey söyleyelim: Bak...

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Küçümsemiyoruz Beyefedi.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Mal ihracatı, hizmet ihracatı; toplam 50 milyar dolar. Ne kadar zaman önce? Yirmi dört yıl önce. Bugün ne kadar? 410 milyar dolar. Yani yaklaşık her üç yılda bir iktidara geldiği yıl yapılan toplam ihracat kadar ihracatını büyüten bir ülkeden, bir ekosistemden bahsediyorsunuz.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Fon vurgunu kaç milyar dolar?

ORHAN YEGİN (Ankara) - Dolayısıyla, siz istediğiniz kadar küçümseyin; biz üretimi, ihracatı Türkiye'nin her tarafına yaymış, dolayısıyla teknolojiyi ülkenin her tarafında yaymış, dolayısıyla ihracatla beraber istihdamı, yatırımı ülkenin her tarafına yaymış ve bir gurur tablosu bu konuda ortaya çıkartmış bir iktidarız. Dünden bugüne, Cumhurbaşkanlığımızın liderliğinde buna emek veren herkesten Allah razı olsun.

Sadece rakamsal olarak artmamışız, ürünleri çeşitleştirmişiz, teknoloji yoğunluğunu artırmışız ve az önce bahsettiğim gibi, coğrafi yaygınlık açısından da gelişmişiz. Dünya ihracat payındaki payımız 2 kat artmış, 0,55'ten 1,04'e gelmiş, 2 kat artmış ve kilo başına, ton başına dolar karşılığından ürettiğimiz ve sattığımız ürünlerin değeri de artmış ama arkadaşlar, burada her şeye bir bahane, her şeye kötü kötü sözler ediyorlar.

ÜMİT ÖZLALE (İzmir) - Düşüyor, üç senedir düşüyor.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Orta yüksek ve yüksek teknoloji ürünlerin toplam imalat sanayi ihracatımız içerisindeki payı da artmış ama bizim arkadaşlara bakarsanız, konuşmalara bakarsanız doğru düzgün teknoloji ihraç ettiğimiz yokmuş, doğru düzgün bir dünyaya satabildiğimiz bir teknolojik bir şeyimiz yokmuş.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Ne var mesela? İPhone'u biz yapıyoruz sanki.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Şimdi, arkadaşlar, işte, her bir meseleyi birbiriyle bütün olarak gören bir iktidar anlayışıyla karşılaşmış Türkiye. Ülkenin nüfusu artıyor, istihdama ihtiyaç var; ülkenin enerji ihtiyacı artıyor, enerji yatırımlarına ihtiyacı var; ülkenin üniversite sayıları artıyor, bu üniversitelerde daha nitelikli mühendisler yetişiyor ve bunların çalışabileceği alanlara ihtiyaç var.

TAHSİN OCAKLI (Rize) - Borcu artıyor.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Hepsini bir arada yürütmüş... Yola ihtiyaç var, tren taşımacılığında tren yoluna ihtiyaç var, hava limanlarına ihtiyaç var demiş.

TAHSİN OCAKLI (Rize) - Hiçbirini yapmamış.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Her meseleyi birbiri içerisinde önemsediği gibi, birbirini tetikleyen, etkileyen bir bütünün parçaları olarak önemseyip her meseleyi birlikte ele alarak, her meselede bir gelişim katederek arkadaşlar, ihracatımızı da bu konuda bu aşamaya getirmişler.

İhracat pazarlarını genişletmek için, mevcut pazarlardaki payımızı büyütmek için, yüksek teknolojili ve katma değerli ürünlerin ihracatımızdaki ağırlığını artırmak için, firmaların uluslararası rekabet gücünün geliştirilmesi, ihracat kapasitelerinin güçlendirilmesi için, ürünlerini yurt dışında tanıtımı, pazarlanması, markalaşması ve benzeri her şey için her türlü teşviki, her türlü desteği akıl etmiş, düşünmüş ve sadece akıl etmekle kalmamış, hayata geçirmiş ve yıllardır bunu çok güzel bir şekilde uygulayan bir ekosistem, bir sistem inşa etmiş AK PARTİ iktidarları arkadaşlar ve bu işler işte, böyle bu noktaya gelmiş.

Sizin önerilerinizdeki gibi yapmamış "Ya, dövizi yükselt, dolar yükselsin, ithalatın azalsın, ihracatın artsın, onu yasakla, bunu yükselt, para piyasalarında şunu yap, bununla oyna." dememiş, dönmüş, arkada kocaman bir ekosistemi yaşatmış, var etmiş, büyütmüş, olanı geliştirmiş, genişletmiş ve bu noktaya gelmiş.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Dönmüş, para piyasalarında büyük vurgunu yapmış.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Dolayısıyla arkadaşlar, meseleleri doğru yerden okuduğumuz zaman doğru görürüz.

Şimdi "Çiftçi ürününü yetiştiremiyor, tam ekiyor, biçiyor, tam biçeceği zaman siz gidiyorsunuz, buğday ithalatını açıyorsunuz." deniliyor.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Evet, aynen öyle, limon mesela.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Arkadaşlar, az önce Sayın Bakan onlara cevabını verdi Vehbi Bey konuşurken.

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Yok, vermedi.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Yok, vermedi.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Dahilde İşleme İzin Belgesi'yle bu ülkede buğday ithalatı her zaman yapılmaktadır.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Limondan bahsedin.

ORHAN YEGİN (Ankara) - İhracat yapmak üzere Dahilde İşleme İzin Belgesi'yle yurt dışından kaliteli makarnalık buğday, işte, farklı özelliklerde buğday hep vardı geliyordu, gelmeye de devam etmektedir.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Limon.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Ama siz o bilgiyi bile gerçeği manipüle etmek için, gerçeğin üzerine bir sis, bir pusu atmak için burada manipülasyon yaparak konuşuyorsunuz.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Yok, manipülasyon SPK'nin işi.

ORHAN YEGİN (Ankara) - "Esnafın sıkıntısı var, esnafın sıkıntısı var." Doğru. Ne öneri verecek arkadaş, bir dinleyelim diyoruz, heyecanla kulak kesiliyoruz; "Orayı kapatın, şunlara izin vermeyin, bunları yapın." Zihniyet bu: Kapat, ört, gizle, izin verme, onu engelle, bunu...

ADALET KAYA (Diyarbakır) - Ne alakası var ya, kapanmasın diyoruz.

CAVİT ARI (Antalya) - Esnaf dinliyor, dinliyor; esnaf utanıyor bu konuşmalarınızdan sizin.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Arkadaşlar, bu ülkede üretim yapmak isteyen, ticaret yapmak isteyen, bu memlekete, bu millete katkı vermek isteyen herkesin önünü açmak bizim boynumuzun borcu. Helalinden para kazanmak isteyen, helalinden işletme, iş yeri açmak isteyen her işin önünü açmak bizim boynumuzun borcu.

İSKENDER BAYHAN (İstanbul) - Söylemeseydin iyiydi bunları var ya.

CAVİT ARI (Antalya) - Esnaf seni dinliyor ve utanıyor bu laflardan dolayı.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Kapatarak, yasaklayarak iş yapmak, kapatarak, yasaklayarak gelişme olacağını zannetmek işte, ha, tam da sizin yaklaşımınız arkadaşlar.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Kaç firmaya kayyum atandı? TMSF kaç firmaya el koydu? Varlık Fonunda kaç firma var?

ORHAN YEGİN (Ankara) - "Şirketler kapanıyormuş." Az önce rakamlar verildi, gün boyu rakamlar veriliyor. Doğru. Bizim ülkemizde kapanan şirketler var arkadaşlar. Bugün mü oluyor sadece?

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Hep oluyor.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Tarihin her döneminde oldu, tarihin bundan sonraki dönemlerinde de olacak veya dönelim, başka yerden soralım: Sadece bizim ülkemizde mi şirketler kapanıyor?

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Ya, 1951'de...

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Orhan Bey...

ORHAN YEGİN (Ankara) - Bütün ülkelerde şirketler açılıyor, kapanıyor ama siz puslu bir hava üretmek istediğiniz için veriyi oradan veriyorsunuz.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Yoo(!)

İSKENDER BAYHAN (İstanbul) - Bu, haram faiz parası değil mi ya!

ORHAN YEGİN (Ankara) - Lütfen, açılan şirketlerin sayılarını da verin, hatta yıllar itibarıyla kapanan şirketlerin kaç katı şirket açıldığını da burada zikrederek gerçeğin ortaya çıkacağı bir dille burada konuşun arkadaşlar.

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Sen hiç kurumlar vergisine bakıyor musun, sen neden bahsediyorsun!

İSKENDER BAYHAN (İstanbul) - Faiz haram olmaktan çıktı!

ORHAN YEGİN (Ankara) - Şimdi, geçen sene cari açık, enflasyon vesaire tahminlerde bulunmuşuz, bu sene bunu güncellemişiz, güncelleyeceğiz tabii.

Arkadaşlar, işte, petrolün varili 110 dolarları bulmuş, gazın fiyatı gelmiş 200 küsur eurolara; lojistikte, taşımacılıkta, bölgesel, jeopolitik gelişmelerden biz hiç etkilenmeyen bir ülke miyiz? Bunlardan etkilenmişiz, güncellemelerimizi yapmışız yolumuza devam ediyoruz.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Ama bir fondan etkilenmiyoruz!

ORHAN YEGİN (Ankara) - Söylediğiniz her cümlenin altında kalacak, söylediğiniz her cümleye karşı verecek cevabımız var bizim.

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Fon, fon!

ORHAN YEGİN (Ankara) - Siz de her söylediğiniz şeyin altında kalacaksınız.

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Fon, fon!

ORHAN YEGİN (Ankara) - Çünkü hep bir yerinden söylüyorsunuz.

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Cevapla, fon!

ORHAN YEGİN (Ankara) - Küçücük bir yerinden söylüyorsunuz.

CAVİT ARI (Antalya) - Gözünüz doysun, küçücük dediğin milyarlar...

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Fon, fon!

ORHAN YEGİN (Ankara) - Üstünü örterek söylüyorsunuz.

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - İnatla fon diyoruz ya!

ORHAN YEGİN (Ankara) - Meseleleri tamamıyla konuşmuyorsunuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

CAVİT ARI (Antalya) - Milyarlar götürdüler hâlâ küçücük diyorsunuz!

ORHAN YEGİN (Ankara) - O yüzden hep mahcup oluyor, o yüzden hep kaybediyorsunuz.

OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Teşekkür ederim.

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Fon diyorum, fon!

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Allah'a şükür hiç mahcup olmadık.

CAVİT ARI (Antalya) - Yazıklar olsun!

OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Sayın Kamuran Tanhan...

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Allah'a şükür hiç mahcup olmadık!

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Cevapla, cevapla!

OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Ortam bir sakinleşsin.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Esnafı boykota çağırıyorsunuz, dükkânları yağmalattırıp, taşlattırıyorsunuz, buraya gelmiş esnaf şöyle böyle diyorsunuz.

TAHSİN OCAKLI (Rize) - Orhan Vekilim, bugün iyi değilsin sen, hasta mısın?

CAVİT ARI (Antalya) - Ya, niye iftira atıyorsun, nerede dükkân yağmalattık!

OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Kamuran Tanhan Bey'e söz vereceğim, lütfen...

CAVİT ARI (Antalya) - İftiracı!

OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Lütfen...

CAVİT ARI (Antalya) - Nerede dükkân yağmalattık, iftiracı!

ORHAN YEGİN (Ankara) - Bu ülkede bir siyasi parti boykot listesine alındı; utanın bundan!

CAVİT ARI (Antalya) - Başkanım, sözünü geri alır mı!

ORHAN YEGİN (Ankara) - Utanın!

CAVİT ARI (Antalya) - Sözünü geri alsın, iftiracı; terbiyesizlik yapıyor! Biz nerede dükkân yağmalatmışız bir tane göstersin!

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Bu ülkede bir siyasi parti boykot listesine...

CAVİT ARI (Antalya) - Bir tane göstersin!

OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Orhan Bey...

CAVİT ARI (Antalya) - Bir tane göstersin dükkân yağmalattığımızı!

OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Orhan Bey, lütfen yeni bir tartışma açmayalım.

CAVİT ARI (Antalya) - Terbiyesizlik yapmayacak burada!

ORHAN YEGİN (Ankara) - Senin ettiğin bütün hakaretlerin en büyük...

TAHSİN OCAKLI (Rize) - Sen de fon hırsızlarını söyle!

CAVİT ARI (Antalya) - Sen iftiracısın, her zaman söylüyorum, iftiracısın! İspat et bir tane dükkân yağmalattığımızı!

ORHAN YEGİN (Ankara) - Senin hiçbir zaman ağzından güzel bir cümle çıkmamış.

CAVİT ARI (Antalya) - Dükkân yağmalattığımızı ispat et!

ORHAN YEGİN (Ankara) - Çünkü kirli bir ağzın var.

CAVİT ARI (Antalya) - İspat et, iftiracı!

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Sayın Bakan da gitti orada kahve içmedi mi?

CAVİT ARI (Antalya) - Pis iftiracı, ispat et!

OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Sayın Arı...

ORHAN YEGİN (Ankara) - Kirli bir ağzın var!

CAVİT ARI (Antalya) - Terbiyesiz, geri alacak sözünü! Biz dükkân mı yağmalattık Sayın Başkanım?

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Orayı düzeltecek Başkanım.

OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Yanlış anlaşılmadır, bazen...

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Devam edemeyiz böyle, orayı düzeltecek!

CAVİT ARI (Antalya) - Terbiyesizlik yapmayacak!

OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Orhan Bey...

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Yağmalamak nedir ya!

CAVİT ARI (Antalya) - Nerede yağmalamışız biz, nereyi yağmalatmışız!

ORHAN YEGİN (Ankara) - Hakaretlerden...

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Nereyi yağmalatmışız, söyle bir tane, söyle!

OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Orhan Bey, gerçek manada söylemek istediğiniz neyse...

CAVİT ARI (Antalya) - Nereyi yağmalattık!

İSKENDER BAYHAN (İstanbul) - Ülkeyi yağmalayan sizsiniz!

CAVİT ARI (Antalya) - Her zaman aynı iftirayı, aynı pisliği, aynı çamuru atıyorsun!

ORHAN YEGİN (Ankara) - Kardeşim, listeler yayınladınız, o yayınladığınız dükkânlar taşlanmadı mı!

CAVİT ARI (Antalya) - Bıkmadın, usanmadın iftira atmaya!

ORHAN YEGİN (Ankara) - Taşlanmadı mı!

CAVİT ARI (Antalya) - Bıkmadın çamur atmaya!

İSKENDER BAYHAN (İstanbul) - Yalnız taşlayanlar sizinkiler çıktı biliyorsunuz.

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Taşlanmadı, gitti Bakan kahve içti.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Evet, ondan sonra gitti Bakan kahve içmeye.

İSKENDER BAYHAN (İstanbul) - Sonra taşlayanlar sizinkiler...

CAVİT ARI (Antalya) - Terbiyesiz, biz devamlı bu saygısızlığı çekmek zorunda mıyız Başkanım; ayıp ya!

İSKENDER BAYHAN (İstanbul) - Taşlayanlar AKP üyesi çıktı.

ORHAN ERDEM (Konya) - Evet, Sayın Tanhan, buyurun.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Başkanım, bir şey söyleyebilir miyim?

Bakın, hakaret edip duruyorlar...

CAVİT ARI (Antalya) - Kardeşim, sen iftira atıyorsun, sözünü geri al dedik.

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Sen iftira atarsan...

ORHAN YEGİN (Ankara) - Başkanım...

CAVİT ARI (Antalya) - Sözünü geri al, biz dükkân yağmalatmadık! Biz yağmacı mıyız!

ORHAN YEGİN (Ankara) - Benim sözüme daha misliyle, daha büyük bir iddiayla veya hakikati neyse onunla cevap verebilir. Bu hakareti...

CAVİT ARI (Antalya) - Sen saygısızlık yapıyorsun.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Bu hakareti...

CAVİT ARI (Antalya) - İftira atıyorsun!

MUSTAFA VARANK (Bursa) - Parti adı kullanmadı, sen niye bağırıyorsun?

CAVİT ARI (Antalya) - Niye bağırmayacağım!

MUSTAFA VARANK (Bursa) - Parti adı kullanmadı, sen niye bağırıyorsun!

CAVİT ARI (Antalya) - Niye kullanmadı?

MUSTAFA VARANK (Bursa) - Demek ki üstünüze alındınız.

CAVİT ARI (Antalya) - Niye üstümüze alınacağız!

MUSTAFA VARANK (Bursa) - Parti ismi geçti mi burada!

CAVİT ARI (Antalya) - Kime hitap ettiğini biz bilmiyor muyuz!

MUSTAFA VARANK (Bursa) - Parti ismi geçti mi burada!

TAHSİN OCAKLI (Rize) - Kardeşim, "Siz..." dedi ya, "Siz yağmacılık yapıyorsunuz." dedi ya!

CAVİT ARI (Antalya) - CAVİT ARI (Antalya) - Muhalefet olarak hepimiz buradayız, hepimiz buradayız, hepimiz!

OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Sayın Arı...

CAVİT ARI (Antalya) - Hepimiz bu taraftayız.

OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Sayın Arı, cevabını verdiniz, anlaşıldı.

Sayın Kamuran Bey, buyurun.

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Hayır, hayır; siz bizatihi bu lafın yanlış olduğunu kürsüden düzeltirseniz...

ORHAN YEGİN (Ankara) - Neyin yanlış olduğunu ya!

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Yağmalama lafı yanlıştır, burada kullanılamaz.

OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Şimdi, herkes kendi özgürlüğüyle söylüyor.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Neyin yanlış olduğunu!

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Yağmalama doğru mu, iftira mı ediyorsun!

OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Yanlış anlayacak bir şey yok.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Hikâye okumayın burada.

CAVİT ARI (Antalya) - Yağmalayan varsa milyarları fonda yağmalayanlar var, onların da kim olduğunu herkes biliyor; anladın mı!

MÜHİP KANKO (Kocaeli) - Bunun üzerine bir su içilir.

TAHSİN OCAKLI (Rize) - Sizin aranızda onlar, sizin aranızda.

OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Kamuran Bey, buyurun, başlayın.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Sen benim hiç muhatabım değilsin.

CAVİT ARI (Antalya) - Sen benim muhatabım değilsin.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Sen benim hiç muhatabım olmayacaksın.

CAVİT ARI (Antalya) - Sen zaten değilsin.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Ve asla olamayacaksın.

CAVİT ARI (Antalya) - Ya, bırak, sen kimsin de ben senin muhatabın olacağım, kimsin sen!

ORHAN YEGİN (Ankara) - Sen asla muhatabım olamazsın.

OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Buyurun.

KAMURAN TANHAN (Mardin) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Tabii, bu tartışmalar demokratik ülkelerde oluyor; bunun altını çizmek...

ORHAN YEGİN (Ankara) - Hakaret de oluyor mu demokratik ülkelerde?

---

**Kaynak gösterme:** Orhan Yegin (AK Parti, Ankara). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 4 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-yegin-2026-11-04-tutanak-metni (erişim: 4 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=91320

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
