# Mera kanununda değişiklik yapılması hk.kan.tekl.( ss:867)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Orhan Yıldız (AK Parti, Artvin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim
- **Tarih:** 20 Nisan 2005
- **Gündem:** MERA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK.KAN.TEKL.( SS:867)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/orhan-yildiz-22-2005-04-20-mera-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hk-kan-tekl-ss-867

> Orhan Yıldız (AK Parti), 20 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MERA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK.KAN.TEKL.( SS:867)); konuşma 482 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ORHAN YILDIZ (Artvin) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekili arkadaşlarım; öncelikle, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Zilyetlik, genel anlamda, menkul ve gayrimenkul mal üzerinde fiilî hâkimiyeti ifade eder. Bu anlamda, zilyetlik, bir hukukî işlemle tesis edilebileceği gibi, hukuka aykırı bir işlemle de, yani, haksız bir fiille de zilyetlik oluşabilir.

Bu nedenle, kanun koyucu, zilyetliğe çok istisnaî durumlarda bazı sonuçlar yüklemiştir. Örneğin, Medenî Kanunun 713 üncü maddesi, 777 nci maddesi buna bir örnektir. Yani, kazandırıcı zaman aşımı ile mülkiyeti düzenleyen maddeler buna bir örnektir. Zilyetlik ilişkisi, doğal olarak mülkiyet hakkıyla birlikte görülür; ama, mülkiyet hakkından başka şahsî haklardan da zilyetlik ilişkisi kaynaklanabilir; örneğin, ariyet ilişkisi, vedia ilişkisi, yani kira ilişkisi gibi hukukî işlemlerden de zilyetlik doğabilir. Biz, kısaca, malik sıfatıyla zilyetliğe "aslî zilyetlik" diyoruz, malik sıfatıyla olmayan zilyetliğe de "feri zilyetlik" diyoruz; yani, kira ilişkisinden doğan zilyetlik, bir feri zilyetliktir.

Şimdi, özellikle 4342 sayılı Mera Kanununda değişiklik yapan 5178 sayılı Yasada, aslında, malik tanımı bilinçli olarak kullanılmıştır; yani, bir yanlışlıktan kaynaklanan bir şey değildir; fakat, malik tabiri, burada, aslında tam anlamı yansıtmamaktadır; yasa koyucunun buradaki maksadı, kayıt malikidir. Bunun nedeni şu: Aslında, kanun koyucu, madde uygulamasını dar tutmak istiyor; çünkü, kayıt maliki olmayan kişiler de, bu kayıtlı taşınmazlar üzerinde zilyet olabilir; yani, bu taşınmazlar haksız işgal altında tutulabilirler, kayıt maliki farklı, zilyeti farklı olabilir. Yasa koyucu burada şunu istiyor; bir hukukî işlemle kayıt maliki olan kişi bu haktan istifade etsin, yani cebirle, işgalle bu taşınmaza zilyet olan kişi bu haktan istifade etmesin diyor; çünkü, zilyet, bir bedel ödeyerek, yani kayıt maliki, sonuçta bir bedel ödeyerek o taşınmaza sahip olmuştur, yani karşılığını ödemiştir; ama, daha sonra, Hazinenin dava açması sonucu, bu kayıt, tapu kaydı iptal edilmiştir. Yani, sonuçta, bir haklı neden söz konusu; yasa da bu kişilere bir hak tanımak istiyor; yoksa, bu meralarda bütün işgal eden zilyetlere bu hak verilmek istenmemiştir. O yüzden, yasada zilyet kelimesinin kullanılması bizce doğru değil. Ne yapılması lazım; doğal olarak, eğer, amaç, bu hakkı vermekse kayıt maliklerine, yani, temel ilişki sakat da olsa, netice itibariyle, tapu kaydını bir hukukî ilişkiyle kazanmış olan kişiye bu hakkı vermek lazım. Eğer zilyet kelimesini kullanırsak şu sakınca da ortaya çıkabilir; yani, tapu malikinin dışında olan kişiler, bu mala, yani, bu tapulu, kayıtlı taşınmaza zilyet olabilirler. Bu kişiler bu haktan niye istifade etsin?!

MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Bursa) - Ev yapmışsa ne olacak?

ORHAN YILDIZ (Devamla) - Olabilir...

Veya tapulu bir taşınmaza, bir başkası, yani, tapulu bir taşınmaza, tapu dışı yolla zilyet olmuş olabilir; yani, bu kişi bu haktan niye istifade etsin; eğer, kişi, iyi niyetliyse, bedelini öder, tapuda bu mala sahip olur; yani, kötü niyetli olan zilyetlere, burada, bir mükâfat vermemek lazım; yani, burada, bizim görüşümüz bu. Yani, bir kişi, tapunun iptal edileceğini bile bile, bu taşınmaza zilyet olabilir; nasıl olsa ileride bir yasa çıkar, biz bu malın tapusunu alabiliriz diye ve biz zilyet kelimesini kullanırsak, bu kişiyi de bu haktan istifade ettirmiş oluruz; ki, bu, kanımca doğru olmaz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Orhan Yıldız (AK Parti, Artvin). “Mera kanununda değişiklik yapılması hk.kan.tekl.( ss:867)”. TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim tutanağı, 20 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-yildiz-22-2005-04-20-mera-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hk-kan-tekl-ss-867 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
