# Büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde ilçe kurulması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.117)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Orhan Ziya Diren (CHP, Tokat)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim
- **Tarih:** 5 Mart 2008
- **Gündem:** BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SINIRLARI İÇERİSİNDE İLÇE KURULMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.117)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/orhan-ziya-diren-23-2008-03-05-buyuksehir-belediyesi-sinirlari-icerisinde-ilce-kurulmasi-ve-bazi-kanu-2

> Orhan Ziya Diren (CHP), 5 Mart 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SINIRLARI İÇERİSİNDE İLÇE KURULMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.117)); konuşma 551 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ORHAN ZİYA DİREN (Tokat) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; belediyelerle ilgili tartıştığımız bu yasanın 4’üncü maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, Adrese Dayalı Nüfus Sayımı sonucu kapatılması gündeme gelen belediye sayısı 863. Yani, bu yasa tasarısı Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edildiği takdirde, belde belediyelerimizin yarısına yakınını kapatmış olacağız. Kendimize örnek aldığımız Avrupa ülkelerinden nüfusu bize yakın olan Fransa’da 36.600, bizden daha az nüfusa sahip İtalya ve İspanya’da 8 binin üzerinde belediye bulunmaktadır. Türkiye’de 21.850 kişiye bir belediye düşerken, Fransa’da bu rakam 1.700, İtalya’da 7.300, İspanya’da 6.800 kişiye kadar düşmektedir. Biz bu rakamlarla mı Avrupa Birliği üyesi olacağız, bunu çok merak ediyorum doğrusu.

Sayın milletvekilleri, birçoğu onlarca yıl önce kurulmuş olan belediyelerimiz, beldelerinde olduğu kadar yakınında bulunan köy ve mezralarda yaşayan nüfusun temel ihtiyaçlarını karşılama, altyapı hizmetleri, eğitim, sağlık ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanması hususunda da çok önemli görevler ifa etmektedirler. Bahse konu belediyelerimizin nüfusu azaldı diye kapatılmaları kabul edilebilir bir mazeret değildir. Bu düzenlemeyle köyden göçün artacağı, yerel yönetimlerin zayıflayacağı, kapsam dâhilinde olan yaklaşık 2 milyon vatandaşımızın psikolojik çöküntü içine gireceği kaçınılmazdır.

Şimdi, şunu sormak lazımdır: Devletin burada kâr veya tasarrufu nedir? Belediyelerde istihdam edilen 9.794 personel, il özel idareleri ve çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarına aktarılacak, İller Bankası aracılığıyla bu beldelere aktarılan kaynak, özel idareye aktarılmaya devam edecektir. Devletin kayda değer bir kazancı ya da tasarrufu da bulunmamaktadır. Yapılan, bir belediyeyi kapatmak değildir; yapılan, o belediye sınırları içinde yaşayan halkın medeniyetten, yani eğitim, sağlık, ticaret, kültür ve sanat merkezi hizmeti almasını sadece siyasi nedenlerle engellemektir.

Peki, AKP İktidarının bu belde belediyelerini kapatmasının altında ne yatıyor, merak ediyoruz. Oysa belediyeler demokratik, laik ve sosyal hukuk devletinin sigortalarıdır; toplumsal gelişme, ekonomik büyüme, kent yaşamına uyum özellikleriyle birer demokrasi okullarıdır. Yine, yeni ilçeler kurulması, mahalle birleştirme uygulamaları da gayriciddi, keyfî ve siyasi uygulamalar olarak görülmektedir. Tasarıda hiçbir ekonomik, sosyal ve ticari etki analizi yapılmamış, yöre halkının görüş ve düşünceleri sorulmamıştır. Oysa altında Türkiye’nin de imzası bulunan, 1988’de kabul ettiğimiz ve 1993’te yürürlüğe koyduğumuz Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı hükümlerince, mahallî idare birimine yapılacak olan bağlanma veya ayrılmaların, orada ikamet eden halkın iradesinin sonuçlarına göre, yani referandum ile yapılması hükme bağlanmıştır. Aksi davranışlar, hukuka aykırı davranışlardır.

Sayın milletvekilleri, tahmin ediyorum ki, iktidar milletvekillerimiz içinde de bu yasa tasarısına hayır diyen arkadaşlarımız mutlaka vardır. Bir emir komuta zinciri biçiminde her şeye olur verilmemelidir. Seçim bölgelerimizde, seçmenlerimize karşı, belediyelerini kapatan vekiller durumunda bırakılmamalıyız.

Benim seçim bölgem Tokat’ta kırk altı tane belediyem şu uygulama neticesinde kapatılmayla karşı karşıyadır. Bugün Tokat’ın 1.125 rakımında -Tokat’a göre 700 metre daha yüksekte- hemşehrileriyle medeni bir ortamda yaşam savaşı veren, doktor unvanı almış bir belediye başkanımız ve onun belediye meclisi üyeleri şu anda ağlamaktadırlar. İktidar olarak bu belde belediyelerimizin sesine kulaklarımızı tıkamamalıyız. İktidar ve muhalefet, bu belediyelerimizi kurtarma şansımızı hâlen var görüyorum. Yaklaşık 2 milyon vatandaşımızı mağdur edecek bu uygulamaya hep beraber “hayır” demeliyiz. Olayı referandum yoluyla düzene koymaya çalışmak her hâlde en sağlıklı, en akılcı yoldur diye düşünüyorum.

Bu konuda 30 Ocak 2008’de bir kanun teklifi vermiştim ama maalesef o gündeme alınmadığı için onu tartışamadık. Mevcut 2 bin sayısına dayalı belediyelerimizin sayıları azalmış da olsa bu durumu böylece muhafaza edebiliriz ve belki de hak edilmiş bir hakkın zayisine fırsat vermemiş olabiliriz. Bundan sonraki kriterler daha önce de yaptığımız gibi değiştirebilir, 5 bin olabilir, buna bir itirazımız olamaz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Orhan Ziya Diren (CHP, Tokat). “Büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde ilçe kurulması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.117)”. TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim tutanağı, 5 Mart 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-ziya-diren-23-2008-03-05-buyuksehir-belediyesi-sinirlari-icerisinde-ilce-kurulmasi-ve-bazi-kanu-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
