# İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Orhan Ziya Diren (CHP, Tokat)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim
- **Tarih:** 24 Nisan 2010
- **Gündem:** İÇTÜZÜĞÜN 19 UNCU MADDESİNE GÖRE GRUP ÖNERİLERİ HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/orhan-ziya-diren-23-2010-04-24-ictuzugun-19-uncu-maddesine-gore-grup-onerileri-hakkinda

> Orhan Ziya Diren (CHP), 24 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İÇTÜZÜĞÜN 19 UNCU MADDESİNE GÖRE GRUP ÖNERİLERİ HAKKINDA); konuşma 949 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ORHAN ZİYA DİREN (Tokat) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Milliyetçi Hareket Partisinin vermiş olduğu -sanayi sektörü ve sanayicilerimizin sorunları ve çözüm önerilerinin araştırılması için ve gerekli önlemlerin alınması için verdikleri- önergenin aleyhinde söz aldım. Bu nedenle, bu vesileyle hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Aslında verilen önergenin birçok savına katılmakla birlikte bulduğum eksikliklerden dolayı aleyhinde söz aldım. O da şudur: Malumlarınız, sanayi, ham maddeden hareketle bilgi, proje ve emeği birleştirmek suretiyle katma değer üretmek, ondan kâr sağlamak ve uluslararası rekabet arenasında yer bulabilmek için sarf edilen gayretlerin adlandırıldığı bir sektördür. Bu sektörde sanayicilerimizin, yatırımcılarımızın, atılımcı kişilerimizin gönül vererek sağlıklı bir şekilde ve başarılı çalışabilmeleri için de yeterli kârı mutlaka yapmaları gerekir. Oysa Adalet ve Kalkınma Partisi iktidara geldiği günden beri Türkiye’mize dünyadaki o sıcak paranın bol olduğu dönemde hep övündükleri yabancı sermayenin Türkiye’ye akışından bahsetmişlerdir ama yabancı sermaye ya da sıcak para eğer kâr etmiyorsa o ülkeye gelmez. Türkiye’den bu sıcak para ne kadar kâr ediyor diye incelediğimizde de gördüğümüz rakamlar gerçekten korkunç. Ben mart ayında bu rakamları bir incelemiştim. Türkiye’mize giren her bin dolar 2.300 dolar olarak yani yüzde 130 kâr kazanarak geriye gidiyorlardı. Nisan ayındaki rakamlara baktığımızda -bu bilgiler çok taze- her gelen bin dolar, ülkemizden 1.800 doları da alarak geri gidiyor. İşte bunun içindir ki yabancı sermaye çok rahatlıkla ülkemize geliyor ve buradan kazancını alıp, Türkiye’nin ürettiği katma değeri de alıp gitmek suretiyle böyle bir hareket sağlanıyor. Yoksa Sayın Bayramoğlu’nun söylediği gibi Türkiye’deki siyasal istikrardan dolayı da Türkiye’ye böyle bir para akışı vesairesi söz konusu değil. Siyasi istikrardan dolayı para akışı söz konusu olsaydı herhâlde bu kadar kâr biz oraya vermeyecektik. Para da buraya finansal kâr etmek için değil, burada üretim tesisleri ve istihdam sorununa çözüm sağlayıcı, birtakım hareketler sağlayıcı yatırımlar yapmak üzere gelirdi ki böyle bir yatırım olduğundan da bahsetmemiz çok zor.

Siyasi istikrarın iddia ettiğiniz kadar sağlıklı bir ortam yaratmadığı da şuradan belli: Hatırlayınız, geçen aylarda ÖTV ve KDV’de özellikle otomotiv sektöründeki tıkanıklığı, bu siyasi kriz ortamında, dünyadaki ekonomik kriz ortamında bunalmış olan otomotiv sektöründeki krizi çözmek için yapılan ÖTV ve KDV istisnası yapıldığı dönemde gerçekten vatandaşlarımızın siyasi güvensizliği nedeniyle bankalarda değil de yastık altında sakladığı paralar ortaya çıkmış ve otomotiv sektörünün tüm stokları iki gün içerisinde eritilebilmiştir. Onun için, bu siyasi istikrar sözcüğünü doğru bulmadığımı söylüyorum.

Önergenin aleyhinde niye söz almıştım? İşte bu sorunları, özellikle bu sermayenin getirisinin ne kadar yüksek olduğunu ve bunun da sanayi gelişmesini ve yatırımların artmasını önleyici bir unsur olduğunu bu önergede bahsetmedikleri için bunun aleyhinde söz aldım ama bu arada, sanayimizin sorunlarını da aklımın erdiğince aktarmak isterim.

Sanayide özellikle 2009 yılında işini kaybeden sayımız 311 bin kişiye varmıştır. Bu sayı 2001 krizinde Türkiye’mizde gördüğümüz rakamın tam 9 katıdır arkadaşlar.

Yine, borç batağındaki vatandaş sayımız da 2005 yılında 90 bin civarındayken 2009 yılında da 1 milyon 100 bin civarına çıkmıştır.

Yine, Adalet ve Kalkınma Partisinin her vesileyle gelişmekte olan ciddi bir ekonomiye sahip olduğumuzu söylemesine karşın, 2009’da bir yıl öncesine göre yüzde 4,7 oranında bir daralma açıkça görülmüştür ve bunları TÜİK’in resmi rakamlarından teyit etmeniz mümkündür. Bu daralma, Avrupa Birliği ve OECD ülkelerinde G-20 olarak adlandırdığımız ülkelerin ekonomileri içerisinde 17’nci sıradayken 2009 yılında 14’üncü sıraya düşmemiz şeklinde de ifade edilebilir.

1990-2001 yılları arası büyüme yüzde 0,99 iken reel sektör büyümesi bu yıl maalesef yüzde eksi 4,1 olarak gerçekleşmiştir. Yani büyümede de bir daralma görülmektedir. Bunların sebeplerine kısaca girecek olursak, başta sanayinin kullandığı elektrik ve enerjiyi düşünebiliriz. Elektrik, Avrupa Birliği ve OECD ülkeleri arasında en pahalı elektrik Türkiye’de tüketilmektedir. Mümkün olduğunca kısa sürede bu elektrik konusundaki sıkıntıyı mutlaka çözmek gerekir. Ayrıca sanayinin hem ham maddesinin taşınmasında hem üretim mallarının taşınmasında ve ihracında taşımacılık için kullanılan alternatif, büyük ölçüde, Türkiye’mizde kara yoluyla yapılmaktadır. Nasıl ihracatımızı artırabilmek için deniz yolları ve hava yollarında, özellikle kargo taşımacılıklarında, akaryakıtta ÖTV ve KDV istisnası getirmişsek yurt içinde sanayimizin temel taşıma aracı olan kara yollarındaki kullanılan araçların özellikle mazot ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için mazottaki ÖTV ve KDV’nin de mutlak surette kaldırılması gerekmektedir diye düşünüyoruz.

İhracatın profiline baktığımızda imalat sektörü gerçekten yüzde 92 oranıyla birinci sırada geliyor. Bunun da büyük bir bölümünü otomotiv sektöründen gerçekleştirdiğini görüyoruz. Otomotiv sektörü Batı’daki işçilik bedelinin yüksekliği ve çevre sorunlarından dolayı batıdan doğuya doğru yavaş yavaş pas ediliyor, biz de bunu iktidarın siyasi başarısı olarak göstermeye çalışıyoruz. Elbette ki Türk insanı çok müteşebbis, çok yaratıcı insanlar. Burada görülüyor ki imkân verildiğinde o yaratıcı Türk insanı hakikaten bugün yarıştığı Batı ülkeleriyle arasında çok büyük bir fark yok hatta onlardan çok daha ileri bir yaratıcı güce sahip olduğunu görüyoruz. Nitekim otomotiv sektöründeki ürettiğimiz araçların kaliteleri başka ülkelerde üretilen aynı marka ürünlere göre hep birinci sıraya gelmiştir. Bunu da memnuniyetle insanlarımızın, müteşebbis insanlarımızın ve işçilerimizin başarısı olarak görüyoruz.

Kapasite kullanımının yetmediğinden bahsetti AKP sözcüsü arkadaşımız. 2007 yılında Türkiye’de kapasite kullanımı maksimum seviyeye çıkmıştı, doğrudur, yüzde 80’lik bir kapasite kullanımı söz konusuydu ancak 2009’da sanayideki bu kapasite kullanımının yüzde 65’ler seviyesine düştüğünü de maalesef üzülerek görüyoruz.

Tabii, ihracatta, sektörlerimizden tarım yüzde 5, madencilik yüzde 2 ve diğerleri de yüzde 1 olarak görülüyor. Oysa, tarım ülkesi olan ülkemizin tarım ürünlerini katma değer de ilave ederek yurt dışına ihraç etme imkânları var ama bu konuda da sanayimizin yeteri kadar desteklendiği söylenemez. Adalet ve Kalkınma Partisinin yatırımları ve sanayiyi teşvik anlamında yaptığı çalışmalarda, örneğin, 5084 sayılı Yasa’da yatırım indirimi teşvikleri kaldırıldı.

Değerli arkadaşlar, şimdi, eğri oturalım, doğru konuşalım. Finans sektöründe buraya gelen bir sıcak para yüzde 130, yüzde 150 gibi rakamlarla kâr ediyorsa insanlarımız ellerindeki kaynakları bu finansal rant piyasasına yöneltirler. Bunların yatırım anlamında kaynaklarını kullanabilmeleri ve oraya yönlendirebilmeleri için mutlaka özendirici birtakım koşulların ortaya gelmesi lazım. Yatırım indirimi teşviki gerçekten sanayimizin ilerlemesi, kalkınması için çok önemli bir motor sektördü ama maalesef o kaldırıldı. O kaldırılınca da insanlarımızın büyük çoğunluğu maalesef Türkiye’de üretmek yerine tüketen bir kambur hâlinde Türkiye’nin sırtına binmeye devam ediyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Orhan Ziya Diren (CHP, Tokat). “İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim tutanağı, 24 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-ziya-diren-23-2010-04-24-ictuzugun-19-uncu-maddesine-gore-grup-onerileri-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
