# 2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Orhan Ziya Diren (CHP, Tokat)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim
- **Tarih:** 19 Aralık 2010
- **Gündem:** 2011 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNUN TASARISI İLE 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİNHESAP KANUNU TASARISI HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/orhan-ziya-diren-23-2010-12-19-2011-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunun-tasarisi-ile-2009-yili-merkezi

> Orhan Ziya Diren (CHP), 19 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2011 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNUN TASARISI İLE 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİNHESAP KANUNU TASARISI HAKKINDA); konuşma 873 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ORHAN ZİYA DİREN (Tokat) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; İhracatı Geliştirme Etüd Merkezinin 2011 yılı bütçesi üzerinde şahsım ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini açıklamak üzere söz aldım. Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, sanayileşmiş veya sanayileşmekte olan ülkelerdeki ekonomik gelişmişliğin en temel göstergelerinden biri, o ülkenin ihracat performansıdır. Bu sebeple, çok hızlı gelişen uluslararası ticaret işlemleri ve büyüyen diğer ülke ekonomileri karşısında iş dünyasının ve ihracatçımızın devlet tarafından çeşitli yöntemlerle desteklenmesi gerekmektedir. Bu noktada, İGEME, küresel rekabet koşullarında pazarlama, tanıtım ve mevzuat konularında ihracatçımıza yardımcı olunması açısından önemli bir görev üstlenmektedir. Bu özelliği itibarıyla, İGEME’yi, Cumhuriyet Halk Partisi olarak her anlamda desteklenmesi gereken bir kurum olarak değerlendirmekteyiz. Kurumda faaliyet göstermeye başlayan Ülke Masaları biriminin yararlı olacağı düşüncesini taşımaktayız ancak daha önce de İktidara tavsiye ettiğimiz, yetersiz kalan ticari ataşeliklerin yerine ticari ilişkilerimiz bulunan her ülkeye İGEME’nin daimî uzman personel istihdamı ile ticaret noktaları açması, ihracatımızın artırılması ve iş adamlarımızın dünyaya açılmasının kolaylaşması açısından çok önemli gördüğümüz bir husustur.

Sayın milletvekilleri, böyle bir kurumun varlığı önemli olmakla birlikte, maalesef, İktidar tarafından izlenen yanlış ekonomik politikalar neticesinde, dış ticaretimiz ve ihracatımız açısından işler hiç de yolunda gitmemektedir. 100 milyar doları aşan ihracat rakamımıza rağmen, ithalat rakamlarının 150 milyar dolarları aşmasıyla dış ticaret açığımız yüzde 83 artışla 55 milyar dolarlar seviyesine yükselmiştir.Yani yılın ilk on ayında, geçen yılın aynı dönemine göre ihracat artışı yüzde 11,4, ithalat artışı ise yüzde 30,5 oranında gerçekleşmiştir. İzlenmekte olan bu yanlış dış ticaret politikaları ile ithalatın cazip hâle gelmesi sonucu dış ticaret açığımız daha da yükselecektir. Bu durum, sonuçta cari açığı, yani döviz açığını büyütecek ve bu açığı bugüne kadar olduğu gibi sıcak para girişi ile kapatma yolları denenecektir. Sıcak para ile açık kapatılırken döviz fiyatı düşecek, Türk parası kıymetlenecek, bu kısır döngü, Türk lirasının döviz karşısında böylesine değerli olduğu sürece devam edecektir. Düşük döviz kuru nedeniyle Türkiye’de üretilebilen sanayi ürünleri ihtiyacının ithalat ile karşılanması yüzünden yurt içinde ara malı üreterek istihdamı artırmada çok önemli bir kurum olan KOBİ’lerimiz en büyük zararı göreceklerdir ve bu zihniyet değişmedikçe de maalesef zarar görmeye devam edeceğiz.

Sayın milletvekilleri, yerli sanayici, turizmci ve üreticinin ülke ekonomisine katkılarının artarak devam edebilmesi için Türk lirasındaki aşırı değerlenmenin giderilmesi ve gerçek değerine kavuşturulması gerekmektedir. Üretim, istihdam, yatırım ve ekonomik büyüme için öncelikle çözülmesi gereken sorun budur. Merkez Bankası, kur politikasını gözden geçirmeli, fiyat istikrarı adına üretim ve istihdamı göz ardı etmek yerine, üretim ve istikrarı gözeterek fiyat istikrarını sağlamalıdır. Bu sayede rekabet gücü artan işletmelerin ayakları yere basar hâle gelecek, üretim ve ihracat potansiyelimiz mutlaka artacaktır.

Burada, ihracatın yapısına da dikkat çekmek isterim. İhracatta öne çıkan sektörler otomotiv, hazır giyim ve kimyasal ürünlerdir. Otomotiv ve kimya ürünleri büyük ölçüde ithal girdiye dayalıdır, ne kadar ihracat yapılıyorsa o kadar ithalat yapılıyor anlamı taşımaktadır. Eskiden daha çok yerli girdi ve katma değere dayalı olan hazır giyim sanayisi de maalesef şimdilerde ucuz ithal girdi kullanmaktadır. Yani özetle: İhracatta başı çeken üretim dalları aslında ithalatı artıran bir üretim yapısına sahiptirler. İthalat artışı sadece fiyat ile ilgili olmayıp kaliteli ürün eksikliği ve birçok ürünün ülkemizde üretilememesinden de kaynaklanmaktadır. Kalite eksikliği ve üretim yapılamaması açık sektörde faaliyet gösteren işletmelerimizin kur karşısında yaşadıkları çaresizlikle de ilgilidir ve İktidar, bu noktada, ara malı üreten işletmelerimizi kaderleriyle baş başa bırakmıştır. Bu da ihracata dayalı bir üretim ve sanayi stratejisi geliştirme konusunda somut adımlar atılması gerekliliğini bizlere göstermektedir.

Sayın milletvekilleri, ihracatı etkileyen önemli hususlardan biri de hiç kuşkusuz, yaşanan 2008 ekonomik krizidir. “Krizi iyi yönettik, kriz bizi teğet geçti.” düşüncesinde olan siyasiler bilmeliler ki sadece iktidar yandaşı sermaye için kriz teğet geçmiştir. İktidar, kriz yönetiminde maalesef sınıfta kalmıştır. Gelişmiş ülkeler, kriz sonrası üretim ve yatırım için bütçelerinden kaynak ayırırken, aynı dönemde, Türkiye’de iş başındaki İktidar, üretim ve yatırım bir kenara bırakıp vergi indirimi gibi tüketimi teşvik edici önlemleri uygulamayı tercih etmiştir. Böyle bir dönemde, üretim ve çeşitliliğin artırılmasını değil, stokların eritilmesini hedeflemiş, alım gücü olmayanları dahi düşünmemiştir yani alınan önlemler, otomotiv örneğinde olduğu gibi, yerli değil yabancı üreticilerin desteklenmesi sonucunu doğurmuştur. Maalesef, Hükûmet tarafından, krizden etkilenen sektörlerle ilgili etkili bir çalışma ve iyileştirme politikası oluşturulmadığı da görülmektedir. Bu noktada, sanayicimiz, ihracatçılarımız, KOBİ’lerimiz ekonomik desteğe kavuşturulmalı, uluslararası yakınlaşmalarda siyasi söylemlerden ziyade ekonomik gerçekler konu edilmeli ve çözümler aranmalıdır.

Sayın milletvekilleri, bir ülkenin gelişmişlik düzeyini ölçmek için, politik, ekonomik, sosyal, kültürel ve coğrafik açıdan bir bütün olarak ele alınmalıdır. Ülkemiz, tarım, hayvancılık, enerji, yer altı kaynakları ve işsizlik konularında planı, programı ve kararlılığı olan bir iktidara ihtiyaç duymaktadır. Tarımda yaşanan verim düşüklüğü ve girdi maliyetlerinin yüksekliği, hayvancılığın içinde bulunduğu darboğaz, enerji ve akaryakıtta uygulanan fahiş fiyatlar, işsizlik, yolsuzluk gibi çözüm bekleyen sorunlar, insanlarımızı canından bezdirmiştir. Sanayicimiz, dünyanın en pahalı enerjisini kullanarak dünya ülkeleriyle rekabet etmeye çalışmaktadır. Bir an önce, gelir dağılımındaki adaletsizlikler giderilip toplumdaki bütün sınıflar dengeli bir biçimde tatmin edilerek ülkede sosyal barış sağlanmalıdır.

Gerçekçi bir kur politikası ve bunun yanında ihracata yönelik teşvik edici politikalar vakit kaybedilmeden devreye sokulmalıdır.

Çeşitli platformlarda 2023’te 500 milyar doları aşacak ihracat hedefi koyan İktidarın, bu rakamları telaffuz ederken bahsettikleri ihracat hedefine hangi sektörlerle ve nasıl bir plan ve strateji izleyerek ulaşacaklarını da ortaya koymaları gerekmektedir.

Buradan uyarmak istiyorum: Ülke gerçekleri göstermektedir ki Avrupa Birliği pazarı başta olmak üzere, geleneksel olarak kuvvetli olduğumuz ihracat pazarlarındaki güç kaybımız endişe verici düzeylere ulaşmıştır.

Bu duygu ve düşüncelerle 2011 yılı mali bütçesinin hayırlı olmasını diliyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Orhan Ziya Diren (CHP, Tokat). “2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim tutanağı, 19 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-ziya-diren-23-2010-12-19-2011-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunun-tasarisi-ile-2009-yili-merkezi (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
