# Hemşirelik haftası münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Osman Akman (AK Parti, Antalya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim
- **Tarih:** 12 Mayıs 2005
- **Gündem:** HEMŞİRELİK HAFTASI MÜNASEBETİYLE
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/osman-akman-22-2005-05-12-hemsirelik-haftasi-munasebetiyle

> Osman Akman (AK Parti), 12 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HEMŞİRELİK HAFTASI MÜNASEBETİYLE); konuşma 504 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

OSMAN AKMAN (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, 12-18 Mayıs Hemşireler Haftası ve 12 Mayıs Dünya Hemşireler Günü nedeniyle şahsım adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, hemşirelik mesleğinin, Kırım Savaşı sırasında dünyaca ünlü bir hemşire lideri Florence Nightingale'in Selimiye Kışlasında yaptığı çalışmalarla başladığı kabul edilmektedir. Florence Nightingale'in doğum günü olan 12 Mayıs, dünyada 1954, Türkiye'de 1964 yılından bu yana Hemşireler Günü olarak kutlanmaktadır. Görüldüğü gibi, Türkiye, hemşirelik mesleğinin doğuşuna tanıklık etmiş bir ülkedir. Hemşire, bacı, kız kardeş anlamına gelir. Şahsen ben de, bir hekim olarak çalıştığım zamanlarda, beraber çalıştığım hemşirelere, büyük kız kardeş anlamında, hep "abla" diye hitap ettim. Hemşirelik mesleği, halen, 1954 yılında çıkarılmış olan 6283 sayılı Yasaya göre icra edilmektedir.

Türkiye'de ilk kez 1911 yılında, Dr. Besim Ömer Paşa, İstanbul'da gönüllü hastabakıcılık kursları açmış, dersleri kendisi vermiş ve bir hekim olmakla birlikte, hemşirelik mesleğinin gelişmesi için çaba sarf etmiştir. Cumhuriyet dönemindeyse, 1925 yılında Kızılay Hastabakıcı Okulu açılmış ve iyi ahlaklı, okuryazar, sağlıklı kız öğrenciler -dikkat buyurun, sağlıklı kız öğrenciler- bu okula kabul edilmiştir. Başlangıçta eğitim süresi ikibuçuk yıldır, nihayet 1958'de dört yıla çıkarılmıştır. 1958'de, Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü uzmanlarıyla birlikte ortaokula dayalı 4 yıllık deneme programları başlatılmış, 1961 yılında bu okulların adı "sağlık koleji" olmuş, nihayet 1996 yılında, meslek yüksekokulları, 4 yıllık lisans eğitimi veren sağlık yüksekokullarına dönüştürülmüştür. Bu okullarda, yine de, derslerin yüzde 40'ı meslekdışı saatlere harcanmıştır.

Değerli arkadaşlar, hastalar tarafından beyaz melek misyonu yüklenen hemşirelerimiz, 6283 sayılı Yasa gereği, sadece, yaptığı enjeksiyon, aşı vesaireden sorumluyken, neredeyse doktorun sorumluluğuna varan her şey istenmiş ve çoğu kere de olumsuzlukların sorumlusu gibi gösterilmiştir.

Değerli arkadaşlarım, gerçekte hemşire, doğum sancısı çeken annemize teselli verendir. O, annemiz bizimle ilgilenemeyecek durumdayken analık yapandır, çocukluğumuzda iğne yapacağından korktuğumuz ablamızdır, hastalıklardan korunmamız için aşılarımızı yapandır, hastaneye gittiğimizde ilk hatırımızı sorandır, ameliyata giderken cesaret verendir; gece hasta yatağımızda serumumuzu takan, yemeğimizi yediren, suyumuzu içirendir; moral veren, korkularımızı yenmemizi sağlayandır; doktorların ilk ve sürekli hocasıdır, yardımcısıdır. Hangi doktor enjeksiyon yapmayı ve tansiyon ölçmeyi bir hemşireden öğrenmemiştir ki!

Ama, değerli arkadaşlar, o da etten, kemikten bir insandır. Onun da duyguları vardır, üzüntüleri vardır, çocukları vardır, çocuğu hastadır, uykusuz kalmıştır, eşi vardır, bir gün önce nöbet tutmuştur, vardiyası vardır; her zaman gülmesini bekleyemezsiniz.

Hekimlik hayatım boyunca hep gördüğüm hemşire arkadaşlar, genellikle, dertlerini, sıkıntılarını yüreklerine gömerek, hastalara müşfik ellerini uzatmışlardır. Ayrıca, meslekleri gereği, birçok hastalığa duçardırlar, açıktırlar. Örneğin, acil serviste ve intaniye servislerinde çalışan hemşirelerde, küçük bir ihmalle, Hepatit B ve Hepatit C'ye yakalanma riski çok yüksektir. Kendilerini insanların daha sağlıklı olmasına adamış bu melekler öf bile demeden, mesleklerini sürdürüp gitmektedirler.

Değerli milletvekilleri, sağlık hizmeti, ekip çalışması gerektirir, doktoruyla, hemşiresiyle, diğer yardımcı sağlık personeliyle. Ayrıca, günümüzde, pratikte, ebe, hemşire ve sağlık memuru ayırımı da kalkmış gibidir. 2003 istatistiklerine göre, halen çalışan 80 000 hemşire, 42 000 ebe, 50 000 sağlık memuru vardır.

Ayrıca, bugün, daha çok yeni hemşireye ihtiyacımız vardır. Hükümetimiz, eleman temininde güçlük çekilen yörelerde, sözleşmeli sağlık personeli istihdam etti. Bu uygulamayla, bir yandan, hemşirelerimize yeni kadrolar açarken, diğer yandan, bu yörelerde çalışan arkadaşlarımızın daha yüksek ücret alması sağlandı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Osman Akman (AK Parti, Antalya). “Hemşirelik haftası münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim tutanağı, 12 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-akman-22-2005-05-12-hemsirelik-haftasi-munasebetiyle (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
