# Dışişleri Teşkilatını Güçlendirme Vakfı Kanunu Teklifi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Osman Cengiz Çandar (DEM Parti, Diyarbakır)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim
- **Tarih:** 29 Mayıs 2024
- **Gündem:** Dışişleri Teşkilatını Güçlendirme Vakfı Kanunu Teklifi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=124548
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/osman-cengiz-candar-2024-05-29-disisleri-teskilatini-guclendirme-vakfi-kanunu-teklifi-munasebetiyle

> Osman Cengiz Çandar (DEM Parti), 29 Mayıs 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Dışişleri Teşkilatını Güçlendirme Vakfı Kanunu Teklifi münasebetiyle); konuşma 466 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

OSMAN CENGİZ ÇANDAR (Diyarbakır) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hukuka aykırılık bu iktidarın düsturu hâline geldi; Anayasa’yı ihlal, hukuka sırt çevirme bu kanun teklifiyle bir kez daha ortaya çıkmış durumda. Bu teklif Meclis İçtüzüğü’nün 23’üncü maddesi ihlal edilerek Genel Kurula geldi, ayrıca İç Tüzük’ün 38’inci maddesi de göz ardı edilmiş durumda. Teklifin Anayasa’nın metin ve ruhuna aykırı olup olmadığı tetkik edilmemiştir, dolayısıyla bu hâliyle bu kanun teklifi iktidar grubunun parmak kaldırmasıyla geçse bile çok muhtemeldir ki, Anayasa Mahkemesinden geri dönecektir.

Teklifin 6’ncı maddesini okumak Dışişlerinin nasıl bir ticarethane hâline çevrilmek istendiğini ortaya koyuyor. 6’ncı maddenin (ğ) bendini okuyorum: “Vize aracılık hizmet gelirlerinden genel bütçeye aktarılacak pay düşüldükten sonra kalan kısımdan Vakfa aktarılacak tutarlar.” diye bir ibare var, burası bu kanun teklifinin püf noktası. Son günlerde sayısı 5’e çıkan, 5 Dışişleri Bakan Yardımcısı var; bunların 3’ü kariyer diplomatı değil. Kariyer diplomatı olmayan bu Dışişleri Bakan Yardımcılarından birinin vize şirketleriyle ilişkisi biliniyor. Nereden biliniyor? Bütün Dışişleri Bakanlığı mensupları bunu biliyor. Biz nereden biliyoruz? Dışişleri mensupları bize bunu bildirdiği için biliyoruz. Bize bunu aktaranlar bizzat Dışişleri Bakanlığı mensupları yani Dışişlerinde dönen dolaplardan, kimin kim olduğundan, hangi işleri çevirdiğinden haberimiz var. Bunları yakında isim isim, olay olay ortaya koyacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın.

Bu arada şunu da söyleyeyim: Dışişlerinin meslek memurları olan bitenden büyük infial duyuyor, birçoğu Bakanlıktan ayrılmayı düşünüyor, özel sektöre geçmeyi düşünen çok sayıda Dışişleri meslek memuru var. Bilgi kaynaklarımız da Dışişleri Bakanlığının bu namuslu unsurları ve bütün bu bilgiler Dışişleri mensupları üzerinde kurulan akıl almaz kontrol mekanizmalarına rağmen bizlere akıyor. Nedir o mekanizmalar? Nasıl mı? Bunu, eminim -şimdi söyleyeceğim- birçoğunuz bilmiyorsunuzdur; Dışişleri Bakanı ve Bakanlıktaki birkaç kişi hariç tüm Dışişleri mensuplarının; genel müdürlerin, daire başkanlarının, büyükelçilerin, konsolosların, herkesin, tüm personelin bir WhatsApp uygulaması yüklemesi zorunluluğu var; bu WhatsApp uygulaması, bu uygulamayı bulan kişinin adıyla “Çetin” diye biliniyor. Tıpkı bir cemaatin bir dönem byLock kullanması gibi, Dışişleri mensuplarının “Çetin” adlı bir WhatsApp uygulamasını yüklemeleri zorunluluğu var. Bu uygulamaya göre, Bakan ve birkaç kişi hariç tüm Dışişleri mensuplarının bütün yazışmaları, bütün iletişimi, silinen mesajlar da dâhil olmak üzere kontrol altında; yurt dışında çalışanlar da buna dâhil. Mensuplarına potansiyel casus muamelesi yapan bir teşkilat hâline gelmiş bir Dışişlerinden bahsediyoruz. Diyeceksiniz ki “Bir güvenlik uygulaması.” Güvensizlik gerekçesiyle muazzam, görülmemiş bir güvenlik uygulaması var. E, hâl böyle olunca, “Dışişleri Teşkilatını Güçlendirme Vakfı” adı altında, koca ve köklü bir devlet kuruluşunu ticarethaneye çevirme gayretinizi de anlamak gayet mümkün. Devleti ortadan kaldırıyorsunuz zaten. Böyle bir Dışişleri pekâlâ ticarethaneye de dönüşebilir.

Bu arada, bugünler Gezi’nin 11'inci yıl dönümü. Bu vesileyle, Gezi’de hukuk ayaklar altına alınarak hayatından yıllar çalınan bütün arkadaşlarımızı; Osman Kavala’yı, Çiğdem Mater’i, Mine Özerden’i, Tayfun Kahraman’ı, bir gün bu sıralarda yerini alacak olan Can Atalay’ı ve elbette ki başta Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Nazmi Gür ve diğer bütün Kobani kumpas tutuklularını da saygıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünden selamlıyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Osman Cengiz Çandar (DEM Parti, Diyarbakır). “Dışişleri Teşkilatını Güçlendirme Vakfı Kanunu Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim tutanağı, 29 Mayıs 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-cengiz-candar-2024-05-29-disisleri-teskilatini-guclendirme-vakfi-kanunu-teklifi-munasebetiyle (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=124548

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
