# Gelir vergisi kanunu vergi usul kanunu

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Osman Coşkunoğlu (CHP, Uşak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim
- **Tarih:** 7 Ocak 2003
- **Gündem:** GELİR VERGİSİ KANUNU VERGİ USUL KANUNU
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/osman-coskunoglu-22-2003-01-07-gelir-vergisi-kanunu-vergi-usul-kanunu

> Osman Coşkunoğlu (CHP), 7 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR VERGİSİ KANUNU VERGİ USUL KANUNU); konuşma 658 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

OSMAN COŞKUNOĞLU (Uşak) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, önümüzde bir yasa tasarısı var. Bu yasa tasarısı bir sonuçtur, bir belgedir. Üyesi olduğum Plan ve Bütçe Komisyonunda belli bir irdeleme, belli bir tartışmadan geçtikten sonra, Cumhurbaşkanının vetosunu aldıktan sonra, tekrar görüşüldükten sonra, önümüze gelen bir sonuçtur; dolayısıyla, bu sonucu, bu tasarıyı oylayacağız biraz sonra.

Bazen, tasarının içeriğinin tutarlılığı ve yararı -olumlu veya olumsuz oy vermek için- önemli olduğu kadar, onu ortaya çıkaran süreç de çok önemlidir. Şimdi tasarının içeriği hakkında Grubumuz adına konuşan Sayın Özyürek, gerekli bilgileri vererek, bir sonuç olarak önümüze gelen tasarıyı benimsemediğimizi anlattı. Ben, sizinle, o tasarının önümüze gelme süreciyle ilgili bazı bilgileri paylaşmak istiyorum. Bunları çok önemli görüyorum. Bunları, Sayın Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili Kapusuz'un söylemiş olduğu bir nedenle, kendi deyimiyle "siyaset kurumunu korumamız gerekir; yoksa, kendi bindiğimiz dalı kendimiz keseriz" sözünün de bir gereği olarak görüyorum.

Eğer, biz, yasa tasarılarını hazırlama ve ortaya çıkarma sürecinde yeterli bilgi ve belgeye dayanmadan bu işi yaparsak, işte o zaman Türkiye Büyük Millet Meclisinin itibarına ve işte o zaman siyaset kurumuna halel getirmiş oluruz. Bu süreç hakkında benim çok ciddî kaygılarım olan iki konuyu sizinle paylaşmak istiyorum.

Birincisi, bu yasa tasarısının ekonomimize ne katacağı, ne getireceği, ne götüreceği, teknik bir ihtisas komisyonu olan Plan ve Bütçe Komisyonunda önümüze konulmamıştır. Bu, bilgi ve belgelere değil söylentilere dayanarak, mertebe aşamasında bile bir veriye dayanmadan, somut bilgiye dayanmadan, benim, devlet ciddiyetine yakıştıramadığım bir tartışma sürecinin sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Burada, ciddî bir neden-sonuç ilişkisi yoktur. Örneğin "parayı ürkütmeyelim" deniliyor. Şunu yaparsak şu kadar para ürkmez veya Türkiye'ye geri gelir diye ne bir rakam ne de bir iddia... Türkiye'den dışarı çıkan paranın bir kısmı da -hepimiz biliyoruz- sigorta için çıkıyor; yani, Türkiye'de ciddî bir devlet ortamını kendi açısından görememiş olan kişiler "ne olur ne olmaz Türkiye'de, ben biraz paramı şuraya koyayım" diyor. Eğer, Türkiye'yi -parayı ürkütmemek için azamî çaba gösteren birtakım ada ülkeleri vardır- oraya çevirecek bir gayri ciddilik içerisine götürürsek, işte, o zaman Türkiye'den para kaçar. Dolayısıyla, bu neden-sonuç ilişkisini, ben, komisyonda da dikkate getirmeye çalıştım; fakat, başarılı olamadım. İngiltere'de yayımlanan Economist Dergisinde bile, mertebe cinsinden belli miktarlar nakledilir, dışarı çıkan parayla ilgili. Herhangi bir veriye, somut bilgiye, neden-sonuç ilişkisine dayanmadan, söylentilere dayanan, âdeta hissiyata dayanan bir yasa tasarısı süreci yaşadık.

Diyelim ki, bu, bir siyasî tercihi yansıtıyordu. AKP Sayın Grup Sözcüsü de "biz, bunu seçim bildirgemize koyduk, halkımıza söz verdik, bunu yerine getireceğiz" diyor. Bu, bir siyasî tercih olarak uygulanmaya konulmak istenen bir tasarı olabilir. Onda da, yine, süreçle ilgili çok ciddî bir itirazım var. Plan ve Bütçe Komisyonunda, ilk tur tartışmalarda "sivil toplum örgütlerine danıştınız mı" diye açık ve net bir soru sorduk, net bir yanıt alamadık. Ondan sonra, yasa çıktıktan sonra, Türkiye'nin önde gelen bazı sivil toplum örgütlerinden itirazlar yükseldi.

Değerli arkadaşlarım, değerli milletvekili arkadaşlarım, eğer, Sayın Kapusuz'un dediği gibi, siyaset kurumunu korumak gerekiyorsa, işte, o zaman, geçirdiğimiz yasaların toplumun diğer kurumlarıyla da uzlaşma içerisinde olmasına dikkat etmemiz gerekir. Yok, biz, Cumhurbaşkanını dikkate almayacağız; yok, biz, şu, bu sivil toplum örgütlerini dikkate almayacağız; çünkü, biz, halkın desteğiyle buraya geldik derseniz, o zaman, birisi, size, kalkar, buradaki üçte 2 çoğunluğunuza rağmen halkın sadece üçte 1'inin sizi desteklediğini anımsatır; bu da, biraz, sizleri zor durumda bırakır. Lütfen...

MUSTAFA ÜNALDI (Konya) - O, sizin için de geçerli.

OSMAN COŞKUNOĞLU (Devamla) - Toplumun üçte 1 oyunu alarak, gerek Türkiye Büyük Millet Meclisinde gerekse komisyonlarda üçte 2 çoğunluğu sağlamış olduğunuzu unutmazsanız, bu, hepimiz için iyi olur. Biraz alçakgönüllülüğe davet ediyorum sizi.

ÖZKAN ÖKSÜZ (Konya) - Bunlar, tartışılarak seçim bildirgesine konulmuştur, bunlar tartışılmıştır.

OSMAN COŞKUNOĞLU (Devamla) - Şimdi, toplumun ihmal edilemeyecek çeşitli kurumları var; Cumhurbaşkanlığı mevkii bunlardan biridir. Sayın Cumhurbaşkanımızı, ekonomiyi şu kadar zarara sokacak bir davranışta bulundu diye suçlamak yerine, Cumhurbaşkanımızın önüne yanlış yasa tasarısı götürme sürecini eleştirirsek, biraz özeleştiri yaparsak, zannedersem, itibarımız için daha iyi olur.

Son olarak...

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Size mi soralım?!.

OSMAN COŞKUNOĞLU (Devamla) - Bize de sorun... Bize de sorun... Ayıp mı; hiç ayıp değil. Bize de sorun, sivil toplum örgütlerine de sorun.

---

**Kaynak gösterme:** Osman Coşkunoğlu (CHP, Uşak). “Gelir vergisi kanunu vergi usul kanunu”. TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim tutanağı, 7 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-coskunoglu-22-2003-01-07-gelir-vergisi-kanunu-vergi-usul-kanunu (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
