# Türkiye bilimsel ve teknik araştırma kurumu kurulması hakkında kanuna geçici madde eklenmesi (s.s. 275)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Osman Coşkunoğlu (CHP, Uşak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim
- **Tarih:** 12 Kasım 2003
- **Gündem:** TÜRKİYE BİLİMSEL VE TEKNİK ARAŞTIRMA KURUMU KURULMASI HAKKINDA KANUNA GEÇİCİ MADDE EKLENMESİ (S.S. 275)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/osman-coskunoglu-22-2003-11-12-turkiye-bilimsel-ve-teknik-arastirma-kurumu-kurulmasi-hakkinda-kanuna

> Osman Coşkunoğlu (CHP), 12 Kasım 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE BİLİMSEL VE TEKNİK ARAŞTIRMA KURUMU KURULMASI HAKKINDA KANUNA GEÇİCİ MADDE EKLENMESİ (S.S. 275)); konuşma 962 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA OSMAN COŞKUNOĞLU (Uşak)- Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tartıştığımız, TÜBİTAK için bir kereliğine mahsus bir atamayla ilgili yasa tasarısında çok önemli üç hata yapıldığını tespit ediyorum. Bunları dikkatinize getirmek istiyorum, biraz, üstünde beraber düşünmemizi öneriyorum.

Birincisi, sık sık sözü edilen bir söz var: Türkiye Büyük Millet Meclisinin itibarı, Türkiye Büyük Millet Meclisinin iradesi... Türkiye Büyük Millet Meclisi bir parti değildir, Türkiye Büyük Millet Meclisi herkestir. Türkiye Büyük Millet Meclisi iradesi dediğimiz zaman, AKP iradesi demiyoruz, hatta, hükümet iradesi demiyoruz; ama, Başbakandan talimat geliyor, bir yasa geliyor, Başbakandan talimat geliyor, yasa çekiliyor. Bu, Türkiye Büyük Millet Meclisi değildir, Türkiye Büyük Millet Meclisinin iradesine ve itibarına gölge düşürür.

Seçimleri unutmayın. Seçim platformunu belki çabuk unuttunuz. Seçim platformunda benim önüne çıktığım halk ile sizin önüne çıktığınız halk farklı değildi. Ne dediler; Meclise gittiğin zaman, öyle, parmak kaldıran, parmak indiren, emir kulu milletvekili olma diye bana söylediler; size söylemediler mi?! (CHP sıralarından alkışlar)

ÜNAL KACIR (İstanbul)- Bize de söylediler.

BURHAN KILIÇ (Antalya)- Bravo! 2/B'de gördük sizi.

OSMAN COŞKUNOĞLU (Devamla)- Onun için, öyle, emir geliyor yasa geliyor, emir gidiyor yasa gidiyor, buna "olur" demeyin. Şu yasa tasarısının içeriğine bir bakın. Yoksa, ben, halkımın önüne gittiğim zaman bu parmak kaldırıp indirme davranışını şikâyet edeceğim, bunu da haber vereyim. Bu, birinci yapılan hata.

İkinci yapılan hata diyebilirsiniz ki, "Yahu, şimdi halkımız can derdinde; TÜBİTAK gibi konularla falan meşgul olmaz. Biz, bunu arada çıkarırız. Halkımız TÜBİTAK ile nasılsa ilgilenmez." Bu da ikinci yapılan hata.

ÜNAL KACIR (İstanbul) - 2/B'de oy kullanma dediler, oy bile kullanmadınız! (CHP sıralarından gürültüler)

OSMAN COŞKUNOĞLU (Devamla) - Bırakın bağırsınlar, bırakın bağırsınlar; konuşacak halleri yok, ancak bağırırlar böyle.

Nasıl olsa halkımız TÜBİTAK'la ilgilenmez diyebilirsiniz.

Değerli arkadaşlarım, bakın, ben size bir şey okuyayım; bu, tarihî bir ibret olayıdır: "Yapısal reformlarla, banka ve finans sektörünün yapısını ve denetimini güçlendireceğiz. Bankalar reform yasasını çıkaracağız. Oluşturacağımız bağımsız bankalar denetim ve gözetim kurumuyla -bakın, bankalar denetim ve gözetim kurumuyla- bankaların daha etkin, sağlıklı ve güven verici bir sistem içerisinde görev yapmalarını sağlayacağız."

Bu neredendir biliyor musunuz; bu, 1999 seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisinin seçim bildirgesindendir. Cumhuriyet Halk Partisi, 1998'de, 1999'da, bankaların düştüğü durumu görmüştü. Bunları düzeltmek için bankalar denetim ve gözetim kurumunu kuracağını 1999 seçim bildirgesinde söylemişti. Cumhuriyet Halk Partisi Meclis dışında kaldı. Ne oldu; cezalanan Cumhuriyet Halk Partisi mi oldu, Türkiye mi oldu? Ondan sonra bankalar krize girdi, ondan sonra, IMF'nin emriyle BDDK kuruldu, iş işten geçtikten sonra.

MEHMET BEŞİR HAMİDİ (Mardin) - Kemal Derviş vardı ama!

OSMAN COŞKUNOĞLU (Devamla) - Seçim platformunda ben bunu halkımıza anlattığım zaman... 1999'a çevirin hafızalarınızı; şimdi herkes bankalardan konuşuyor. O zaman, 1999'da sadece Cumhuriyet Halk Partisi konuşuyordu, sadece Cumhuriyet Halk Partisi o öngörüyü yapabilmişti; ama, halkımız da haklı olarak, sonradan, dedi ki: "Ee, biz bankalardan ne anlardık!" Doğru; belki biz de üstümüze düşeni yapamadık, belki iyi anlatamadık; ama, değerli milletvekilleri, İsmet Paşanın bir lafı vardır: "Bazılarını her zaman kandırabilirsiniz, herkesi bazen kandırabilirsiniz; ama, herkesi her zaman kandıramazsınız." Önünde sonunda, işte, bankalar fiyaskosu ortaya çıktı ve Cumhuriyet Halk Partisini Meclis dışında bırakanlar, ondan sonra seçtiklerini sandığa gömdüler. Bugün TÜBİTAK'ı kim umursar derseniz, yarın akıbetiniz farklı olmaz. Çünkü, oraların, ülkemize, bilime, eğitime hizmet edecek liyakatli insanlar yerine, iktidarın yandaşlarının maaş yeri olarak tutulacağını, maaş yeri olarak kullanıldığını halka şikâyet edeceğim; bunu da söyleyeyim size. (CHP sıralarından alkışlar; AK Parti sıralarından gürültüler)

Değerli arkadaşlarım, üçüncü hata; Meclis kurulduğunda hepimiz, sizler de eminim, Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler de ve halkımız da bir umut içerisindeydik. Neydi bu umut; parçalanmışlık olmayacak, iktidar ve iktidara yapıcı bir muhalefet yapan -ki, bunu ilk başta şimdiki Sayın Başbakanın seçilme hakkı yolunu açan o davranışıyla Cumhuriyet Halk Partisi göstermiştir- biz, beraberce halkın en önde gelen gündem maddesi üstünde duracaktık. Neydi halkımızın en önde gelen gündem maddesi; yoksulluk, bir; yolsuzluk, iki. Bunlar değil midir, birinci, en öncelikli konular?! İktidar neyle uğraşıyor; YÖK'le uğraşıyor, TÜBİTAK'la uğraşıyor, üniversitelerle uğraşıyor. Hem de şimdi, buraya, kürsüye çıkıp da, hayatında bir gazetede köşe yazısı yazmamış bir insan, bilim adamlarının bilim değerini takdir etmeye kalkıyor! (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlarım, size ibret verici bir veri sunacağım: Bundan on yıl önce uluslararası -rasgele dergilerde değil- bilim dergilerinde bilimsel yayın yapma sıralamasında, Türkiye 45 inci sırada yer alıyordu;şimdi 22 nci sırada. On sene içerisinde, üstelik zikzak çizmeden, istikrarlı bir şekilde bu merdiven basamaklarını çıkmıştır. Şimdi 22 nci sırada yer alıyor. Ekonomide, rekabette, şunda bunda 60 ıncı, 70 inci sırada yer alıyor; ama, uluslararası saygın bilimsel dergilerdeki bilimsel yayın sıralamasında Türkiye 22 nci sırada yer alıyor şimdi.

Bilimsel yayının tek gösterge olmadığını biliyorum; ama, önemli bir göstergedir ve hedef olarak o konulmuştur, o başarılmıştır.

Ben, Plan ve Bütçe Komisyonunda Eğitim Bakanına net bir soru sordum... Aksaklıkları yok mu üniversitemizin; var, aksaklıkları yok mu TÜBİTAK'ın; var; ama, değerli arkadaşlarım, devenin nerem doğru dediği misali, ülkenin neresinde aksaklık yok?! Birsürü, dökülen o yolsuzluklar varken, yolsuzluklarla bankaları dolandırmış insanlar milyarlarca dolarla keyif çatarken, TÜBİTAK'tan birisi 1-2 milyar fazla almış, bilimsel hakkı için gelip bunun burada lafını ediyorsunuz! Onlara hesap sorun sorabiliyorsanız, bilim adamlarının aldığı üç beş kuruş için değil! Yolsuzluklardan cebini doldurmuşlara hesap soramıyorsunuz, bilim adamlarından hesap sormaya kalkıyorsunuz! (CHP sıralarından alkışlar)

Şimdi, değerli arkadaşlarım, gelelim TÜBİTAK'a. TÜBİTAK'ın 2002 için önceden hedeflemiş olduğu toplam yayın sayısı -yine uluslararası belli kriteri sağlayan dergilerle- 65'tir, gerçekleşen 82'dir. Bu uluslararası yayın sadece bilimin kalitesi anlamında da değil, Türkiye'nin uluslararası tanımı anlamında da önemlidir. Buralarda yayını çıkanlar, ülkeler ve uluslar, bu şekilde, saygınlık kazanır, bilimden anlayanların takdir edebileceği gibi. Dolayısıyla, sadece bilimsel anlamda bir başarı değil, Türkiye'nin tanıtımı anlamında da önemli bir başarıdır. Aksaklıkları vardır; ama, aksaklıklar için topyekûn kadro değiştirmek, kabul edilecek bir şey değildir.

Değerli arkadaşlarım, tekrar edeceğim; Plan ve Bütçe Komisyonunda Eğitim Bakanına sordum; Türkiye'de bana tek bir kurum gösterin -ki, biraz önce bahsettiğim rakamları söyledikten sonra sordum, kendileri de biliyordu zaten- gerek TÜBİTAK'ın gerek üniversitelerimizin göstermiş olduğu başarının bir benzerini göstermiş olsun, bir kurum daha söyleyin Türkiye'de dedim ve cevap alamadım.

---

**Kaynak gösterme:** Osman Coşkunoğlu (CHP, Uşak). “Türkiye bilimsel ve teknik araştırma kurumu kurulması hakkında kanuna geçici madde eklenmesi (s.s. 275)”. TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim tutanağı, 12 Kasım 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-coskunoglu-22-2003-11-12-turkiye-bilimsel-ve-teknik-arastirma-kurumu-kurulmasi-hakkinda-kanuna (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
