# İl özel idareleri kanunu tasarısı ile içişleri avrupa birliği uyum ve plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.583)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Osman Coşkunoğlu (CHP, Uşak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim
- **Tarih:** 23 Haziran 2004
- **Gündem:** İL ÖZEL İDARELERİ KANUNU TASARISI İLE İÇİŞLERİ AVRUPA BİRLİĞİ UYUM VE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.583)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/osman-coskunoglu-22-2004-06-23-il-ozel-idareleri-kanunu-tasarisi-ile-icisleri-avrupa-birligi-uyum-ve

> Osman Coşkunoğlu (CHP), 23 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İL ÖZEL İDARELERİ KANUNU TASARISI İLE İÇİŞLERİ AVRUPA BİRLİĞİ UYUM VE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.583)); konuşma 778 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA OSMAN COŞKUNOĞLU (Uşak) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli arkadaşlar, görüşmekte olduğumuz İl Özel İdareleri Kanunu Tasarısı ile İçişleri, Avrupa Birliği Uyum ve Plan ve Bütçe Komisyonları raporlarının 16 ncı maddesi üzerine Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini bildirmek için söz aldım.

16 ncı madde, biraz önce de okunduğu gibi, il genel meclisinde kurulacak ihtisas komisyonları ile il genel meclisi çalışmalarını, Türkiye Büyük Millet Meclisindekine paralel, benzer bir çalışma sistemine oturtmak amacıyla konulmuş bir madde. Genel anlamıyla, genel amacıyla ve niyetiyle, olumlu bir çaba içerisinde madde; fakat, bir iki noktayı dikkatinize getirmek isterim. Bunlar, sadece bu maddede değil, bütün mahallî idareler kanunlarında, çeşitli yerlerde dikkatimizi çeken ve hükümeti de, sizleri de sık sık uyarmak zorunda kaldığımız bazı noktalar. Bunlardan birincisi, bu yasalar birbirleriyle uyumlu bir şekilde hazırlanmış izlenimini vermiyor.

Şimdi, eğitim konusunda olsun, imar ve bayındırlık konusunda olsun, çevre ve sağlık konusunda olsun, kurulacak bu komisyonların, il genel meclisinde kurulacak komisyonların, belediye meclisinde kurulacak komisyonlarla aralarındaki ilişkilerin nasıl olabileceği yönünde ileride karışıklık olması çok muhtemeldir; birinci nokta bu. Genel olarak, bu yasaların birbirleriyle pek de uyumlu bir şekilde hazırlanmamış olması ve hele hele gündemimize bizce yanlış bir sırayla getirilmiş olması özelliğini, bu maddede de tekrar görüyoruz.

İkinci değinmek istediğim nokta bu madde 16'yla ilgili, dördüncü fıkrada sözü edilen katılımcılar... Şimdi, bu mahallî idareler kanununda saydamlık ve katılımcılığın teşvik edileceği sık sık ifade ediliyor; öte yandan, burada ifade edilen katılımcılar, ihtisas komisyonuna katılımcılar çok sınırlı. Bakın, "her ilçe için bir kişi olmak üzere köy muhtarlarının, kendi aralarından seçecekleri bir kişi." Şimdi, muhtarlar topluma en yakın kişilerdir -köy muhtarları özellikle- herhangi bir sıkıntısı olan yurttaşın ilk gideceği ve derdini anlatacağı kişilerdir. Neden koskoca ilçeler için -bazı ilçeler koskoca olabilir, çok çeşitli ihtiyaçları olan ilçeler olabilir, farklı köylerinin çok çeşitli ihtiyaçları olan ilçeler olabilir- her bir ilçeden sadece bir muhtarın katılmasına izin veriliyor; bunu anlamak pek mümkün değil. Bu, biraz, işte katılıma açtık izlenimi vermenin ötesinde yararlı bir işlev göremeyecektir diye endişe ederim. Muhtarlardan mümkün olduğu kadar yararlanmaktan, sık sık "vatandaşa en yakın hizmeti sunan, vatandaşla, yurttaşla en yakın ilişkiyi kurabilen" diye söz edilirken, muhtarların, yurttaşlarla en yakın ilişkiyi kuran özellikle köy muhtarlarının konumu burada ihmal edilmiş geliyor bana.

Diğer meslek kuruluşları, üniversite ve sendikalar ile gündemdeki konularla ilgili sivil toplum örgütlerinin temsilcileri -gündemdeki konuyla ilgili olup olmadığı nasıl belirlenecek- oy hakkı olmaksızın kendi faaliyet alanlarına giren konuların görüşüldüğü ihtisas komisyonu toplantılarına katılabilir ve görüş bildirebilir deniliyor.

Şimdi, bu noktada bu maddenin, iyi niyetli gibi görünen, eksikleri olan maddenin... Aslında biraz düşünelim, buraya gelen yasalarla ilgili, örneğin şu an tartışmakta olduğumuz yasa tasarısıyla ilgili, gerçekten, ilgili sivil toplum örgütlerinden biz görüş aldık mı; hükümet görüş aldı mı? Komisyonlarda yeterince görüş alabildik mi; almadık. Yani, Türkiye Büyük Millet Meclisinde de ihtisas komisyonları var, belli bir çalışma düzeni var; fakat, Türkiye Büyük Millet Meclisinde bile bunu uygulamak istemeyen hükümetin, il genel meclislerine böyle bir yolu açmasına -en şık tabiriyle diyeyim- inanmakta biraz tereddütler yaşıyorum. Gerçekten, sivil toplum kuruluşlarının katılımlarını, biz, Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak -şu anda elimizdeki yasa tasarısı gibi- gelen yasalarda almış olsaydık, o zaman, il genel meclisi üyelerine, il genel meclisine de örnek olabilirdik. Bu vesileyle, bunu da belirtmek istiyorum.

Son olarak, bu maddenin son fıkrasına değineceğim. Son fıkrasında deniliyor ki: "Komisyon raporları alenîdir." Şimdi, alenîdir; ama, nasıl alenîdir; birisi gidip bakmak isterse, bakabilir herhalde, o şekilde. "Çeşitli yollarla halka duyurulur -şimdi, halka duyurmanın yolları- ve isteyenlere il genel meclisi tarafından belirlenecek bedel karşılığında verilir." İşte, bedel karşılığında verilir...

Şimdi, bu tasarıda, bizim en ciddî itirazlarımızdan birisi, bu tasarının, yurttaşı bir müşteri gibi görmesidir. Nitekim, tasarının tümü üzerine konuşan Sayın AKP Milletvekili konuşmasının bir noktasında "her nimetin bir külfeti olduğunu vurgulamalıyız" dedi. Aynen bu cümleyi söyledi: Her nimetin bir külfeti... Yani, sağlık da bir nimettir, yurttaşa sağlık hizmeti sunmak için de, ondan bir külfete katlanmasını isteyeceğiz; eğitim de öyle... Şimdi, bu anlayış, yurttaşı müşteri gibi görmek; yani, sana hizmet vereceğiz; ama, sen de fiyatını ödeyeceksin; bu doğru bir yaklaşım değildir. En kapitalist ülkelerde bile, bu kadar ifrat şeklinde uygulanmaz.

Burada, ihtisas komisyonlarının raporunu bedel karşılığında veriyorsunuz. Bir kere, bu bedel, yine, ilke olarak yurttaşı müşteri gibi görmenin de ötesinde, yakın bir geçmişte çıkarmış olduğumuz 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 10 uncu maddesiyle de çelişmektedir. Bu maddeye göre, olsa olsa, ancak, o istenen belgenin maliyet tutarı kadar ödeme yapılabilir. İl genel meclisinin, kendisine gelir elde etmek veya bir raporu ne kadar yaygın olarak sunmak istediğiyle paralel bir fiyat belirlemesini doğru bulmuyoruz. Bu nedenle, gerek buradaki somut şekliyle, bedel karşılığında, il genel meclisince belirlenecek bir bedel karşılığında verilmesini, yurttaşı müşteri gibi görme ilkesini kabul etmediğimiz için doğru ve şık bulmuyoruz; ayrıca, var olan, geçirmiş olduğumuz yasaya da aykırıdır.

Bunu dikkatlerinize sunar, hepinize saygılar sunarım.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Osman Coşkunoğlu (CHP, Uşak). “İl özel idareleri kanunu tasarısı ile içişleri avrupa birliği uyum ve plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.583)”. TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim tutanağı, 23 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-coskunoglu-22-2004-06-23-il-ozel-idareleri-kanunu-tasarisi-ile-icisleri-avrupa-birligi-uyum-ve (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
