# Türkiye istatistik kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s 1142)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Osman Coşkunoğlu (CHP, Uşak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim
- **Tarih:** 17 Mayıs 2006
- **Gündem:** TÜRKİYE İSTATİSTİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S 1142)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/osman-coskunoglu-22-2006-05-17-turkiye-istatistik-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasaris-2

> Osman Coşkunoğlu (CHP), 17 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE İSTATİSTİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S 1142)); konuşma 853 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA OSMAN COŞKUNOĞLU (Uşak) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, 1142 sıra sayılı yasa tasarısı üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi adına söz aldım.

Daha önceki konuşmamda, 1 inci madde üzerindeki konuşmamda, İstatistik Kurumunun yayımladığı istatistiklerin, gerek ülke yönetimi açısından gerekse ülkemiz hakkındaki rakamlara güven duyması bakımından uluslararası platformlarda öneminden söz ettim.

Küçük bazı, ona buna belli etmeden, bu rakamlarla oynamayı dış dünyanın da fark etmediği sanılmasın ve bu yollara gidilmemesini, tekrar, ısrarla diliyorum.

Bu arada, bir sakıncayı daha, İstatistik Kurumunun yayımladığı enflasyon rakamlarındaki bir sakıncayı daha dile getireceğim. Sayın Baratalı, benden önceki konuşmasında bazı rakamlar verdi ve bu rakamlar ile yayımlanan istatistiklerin, yani, pazar ile kâğıt üstündeki rakamların uyuşmadığını söyledi; doğrudur. Bunun bir nedeni şu olabilir; bunu Sayın Bakanın da -yerime geçince, doğrudan bir soru da soracağım Sayın Bakana- dikkate almasını önemle burada diliyorum: Bakın, Türkiye'de enflasyon hesaplaması, bir sepete konan ürünlerdeki fiyat artmasının ölçümüyle ilgilidir. Bu, Batı ülkelerinde uygulanan bir yöntemdir; doğru. Fakat, Türkiye'deki durum ile Batı ülkelerindeki durum arasında çok ciddî bir fark vardır. Türkiye'de çok ciddî bir gelir dağılımı farkı vardır. Üstüne üstlük bu gelir dağılımı farkı, geliri çok aşağı yerlerde olan büyük bir kitlenin, yüzde 25'in yoksulluk sınırı altında olduğu ifade edilen bir durumdur. Yani, gelir dağılımı farkı, 10 000 dolar kazanan ile 100 000 dolar kazanan arasındaki gelir dağılımı farkı, 1 000 dolar kazanan ile 10 000 dolar kazanan arasındakiyle aynı değildir, ikisi de 10 katı olmasın rağmen. Burada ölçek konusunu bilenler, bu farkı bilir.

Şimdi, ben size teknik kavramlar kullanmadan çok basit bir örnek vereyim: Bir odada 20 kişi olduğunu varsayın; bu 20 kişinin 10 tanesi 20 ile 30 yaş arasında, ortalama 25; diğer 10 tanesinin 70 ile 80 arasında yaşı, ortalama 75. Bu 20 kişinin ortalama yaşı kaçtır; 50'dir. Ortada 50 yaşında kimse yok, 10 kişi 20 ile 30 yaş arasında, 10 kişi 70 ile 80 arasında; ama, ortalama 50. İşte, bu gibi ortalamalar yanıltıcıdır. Bu gibi dağılımların olduğu ortamlarda, çok düşük gelir düzeyinde olanlarla… Bu arada, lafıma devam etmeden, İktidara bir iltifat edeyim; üç yıl içerisinde, Türkiye'de, dolar milyarderi sayısı 2'ye katlanmıştır. Dolar milyarderi sayısında, dünya 8 inciliğine yükseldik. Bu gerçekleri de bilerek, şimdi, çok düşük gelir dağılımı olan kitle ve çok yüksek gelir dağılımı olan kitlenin satın alma ve yaşam biçimlerini, ortalama olarak ele almak mümkün müdür; değildir. Zaten, bu nedenle, pazardaki fiyatları söylerken Sayın Baratalı, sıradan bir yurttaşımızı ilgilendiren ürünlerden söz etti.

Şimdi, değerli milletvekilleri, hiçbir köylü yurttaşımızı, siz, bu enflasyona inandıramazsınız; çiftçimizin enflasyonu çok daha farklıdır yayımlanan ortalama enflasyonlardan. Aldığı her şey pahalanıyor; mazot pahalanıyor, gübre pahalanıyor, bütün girdiler pahalanıyor; sattıkları ucuzluyor, arpa, diğer bazı birçok ürün. Ee, ona biz diyoruz ki: "Yok canım, ortalama enflasyon bu işte; senin de bu olmalı." Bu, hiçbir inandırıcılık taşımıyor ve politika geliştirme iddiasında olan bir iktidarın kendisi bunu tatminkâr bulmamalıdır. Onun için, Türkiye'deki bu ortalama enflasyon, neresinden bakarsanız bakın; teori, kuramsal olarak bakın, neresinden bakarsanız bakın, deneysel olarak bakın, piyasaya bakın, yanıltıcıdır, yanlıştır. Bunun değiştirilmesi zorunludur. Bunu, yurttaşlarımıza karşı dürüst olmak için yapmak zorundayız. Çiftçimizin enflasyonu, toplumun geri kalan kısmının enflasyonundan çok farklıdır. Bunu, özellikle, en önemli yanıltıcı, kastî değil; ama, kullanılan metodoloji Batı'dan alındığı için, Batı'da da bu denli farklılıklar olmadığı için, son derece yanıltıcı metodolojiyi, yöntemi dikkate getirmek istiyorum. Bütün bu nedenlerle, gerek güvenilir rakam alma ihtiyacı gerek Türkiye koşullarında, var olan koşullar içerisinde istatistik.

Değerli arkadaşlarım, bu arada şunu da söyleyeyim: "İstatistiklerle nasıl yalan söylenir" diye kitaplar yayınlanmıştır; yani, istatistiklerle her şey yapılabilir; ama, istatistiği doğru olarak kullanmanın son derece önemli sonuçları, yararlı sonuçları vardır.

İşte, bu bakımdan, elinizdeki sıra sayısının 2 nci sayfasındaki, Plan ve Bütçe Komisyonunda bu yasa tasarısı konuşulurken yapılmış olan bir önerinin dikkate alınmasını diliyorum. O öneri de, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından hazırlanan istatistiklerin bağımsız kişi veya kuruluşlar tarafından da değerlendirilmesinin bu bilgilerin daha sağlıklı hazırlanmasına katkı sağlayacağı kesindir.

İstatistik dediğiniz, sadece rakamları alıp toplayıp bölüp çarpmak, ortalama almak değildir, bunun çok ötesindedir, birçok diğer analizleri gerektirir ve bağımsız denetleme kurulu olursa, kimseyi, hele hele Hükümet kendisini kandırmamış olur. En başta, Hükümetin -umuyorum- böyle bir yaklaşımı kabul edeceğini umuyorum.

Değerli arkadaşlar, son olarak değinmek istediğim bir diğer nokta da, yine, Sayın TÜİK Başkanının bir röportajından gördüğüm bir durum, okuyorum aynen: "Şu andaki Avrupa Birliğine uyum seviyesi yüzde 40'larda. Bunun sebebi de…" Neyse, sebebine girmeyeyim. Yüzde 40'larda bir uyum var.

Türkiye, istatistik konusunda, allahaşkına, yani, çok ileri teknolojiden falan bahsetmiyoruz, bundan sonraki yasa tasarısı uzay üzerine, belki, onda bunlar kabul edilebilir; ama, istatistik gibi bir konuda, yüzde 40 gibi bir zayıf uyum kabul edilebilecek bir şey değil. Bu, ileri teknoloji istemez, bir şey istemez ve daha sağlıklı veri toplamak, yönetimin kendisinin istemesi gereken bir şeydir; bunun, derhal, nasıl olursa olsun düzeltilmesini ve ciddî bir denetleme içerisinde yapılmasını dilerim.

Son olarak da, Sayın Baratalı da söz etti, kısaca şunu söyleyeyim: Kaç yasa Anayasa Mahkemesinden döndü; 19. Kaç yasa Sayın Cumhurbaşkanının vetosuyla döndü; 47 veya 48. Kaç kere çoğunluğu toplayamadığınız için, Türkiye Büyük Millet Meclisinde üçte 2 iskemleye sahip olduğunuz halde, toplantıyı ertelemek durumunda kaldık?! Bunlar zayıf notlardır. İktidarın, böylesine üçte 2 çoğunlukla, bu kadar… Cumhurbaşkanından dönüyor, Anayasa Mahkemesinden dönüyor, toplantı yetersayısı bulunamıyor… Bu, çok zayıf bir performanstır; halkımızın bunu dikkate aldığını umar, hepinize saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Osman Coşkunoğlu (CHP, Uşak). “Türkiye istatistik kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s 1142)”. TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim tutanağı, 17 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-coskunoglu-22-2006-05-17-turkiye-istatistik-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasaris-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
