# Türkiye istatistik kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s 1142)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Osman Coşkunoğlu (CHP, Uşak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim
- **Tarih:** 17 Mayıs 2006
- **Gündem:** TÜRKİYE İSTATİSTİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S 1142)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/osman-coskunoglu-22-2006-05-17-turkiye-istatistik-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasaris

> Osman Coşkunoğlu (CHP), 17 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE İSTATİSTİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S 1142)); konuşma 788 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA OSMAN COŞKUNOĞLU (Uşak) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, bugün Danıştaya olan üzücü, çok üzücü menfur saldırıyı kınıyorum. Danıştay 2. Daire Üyesi Mustafa Yücel Özbilgin'in toprağı bol olsun diyorum, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Yaralananlara acil şifalar diliyorum. Bu olayların, isteyerek veya istemeyerek, kışkırtılması konusunda daha sorumlu bir siyasî anlayış içerisinde olunmasını da diliyorum.

Değerli milletvekilleri, Türkiye İstatistik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı üzerinde, Anayasa Mahkemesinin önerisi yönünde değiştirilmiş yasa tasarısı üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi sözcüsü olarak görüşlerimi bildirmek için huzurunuzdayım.

Türkiye İstatistik Kurumu, yaklaşık her konuda, ekonomik ve toplumsal konularda sağlıklı bir politika yürütülebilmesi için gerekli verileri toplayıp, bunları belli değerlendirmeden geçirdikten sonra, sağlıklı bir şekilde, sağlıklı analizlerden sonra sunma durumundadır. Bu görevini yaparken ne kadar önemli bir görev işlediğinin, TÜİK'in, bilincinde olduğundan eminim; fakat, bazı aksamaları da burada dikkate getirmek zorundayım, endişe verici, kaygı verici aksamaları da.

Son olarak, 31 Mart günü açıklanan istatistikler, büyüme rakamları, aynı günün öğleden sonrası revize edilmiştir. Daha sonra, 10 Nisan tarihinde yapılan bir açıklamayla, TÜİK'ten gelen bir açıklamayla, bu düzeltmenin -herhangi bir yöntemdeki düzeltme olmadığından- güncellenen, daha önceki üç çeyrekle ilgili güncellenen verilerin, yeni verilerin ortaya çıkardığı bir düzeltme olduğu açıklandı. Bu böyle olmuş olabilir. Açıklamada, geçmiş yıllardaki düzeltmeler üzerine de bir tablo sunulmuş. Bu tabloya bakarsak, bu son yaşadığımız düzeltmenin, düzeltme mertebesinde bir düzeltmenin, son sekiz dokuz yılda, olmadığını görüyoruz.

O düzeltme üzerinde biraz durmak istiyorum. Bu düzeltme, genel olarak tüm toplumumuzu çok yakından ilgilendiren bazı rakamları içeriyor. TÜİK, önce, 2005'in ilk dokuz ayında gayri safî yurtiçi hasılânın yüzde 5,5 oranında büyüdüğünü açıklamıştı; ama, sonradan, bu dokuz aydaki büyümenin yüzde 5,5 değil, 6,7 olduğunu açıkladı. Bu şekilde bir revizyon, aslında, normaldir yeni gelen ilk dokuz ayla ilgili, üç çeyrekle ilgili bilgiler içerisinde. Daha geniş bilgilere dayanılarak rakamlar düzeltilir; ancak, dokuz aylık büyüme oranı için 1,2 puanlık fark biraz fazladır. Bu, dikkat çekicidir. Bunda herhangi bir kasıt aramak istemiyor insan; fakat, biraz daha dikkatli, rakamlara bakmamızı gerektiriyor. Biraz dikkatli bakarsak, 2005 yılı boyunca, bütün yıl boyunca tarım üretiminin Türkiye'de yüzde 1,5 oranında -1,7 diyenler vardı- küçüleceği söylenirken, son anda, tarımın yüzde 5,6 oranında bir artış olduğu kanısına nasıl varıldığı bu açıklamada görülmüyor -yeni gelen bilgiler tarımla ilgili- fakat, 1,7-1,5 civarındaki küçülmesi beklenirken 5,5 civarında, 5,6 oranında bir artış olduğu da, yine, dikkat çeken bir konu.

Diğer dikkat çeken bir konu -ki, bu, bu yıla, 2005 yılına mahsus değil; 2002'den beri büyümenin açıklanamayan bir kısmı, oraya buraya konamayan bir kısmı, istatistiksel terimde atık diyebileceğimiz bir kısmı- stok artışı olarak açıklanıyor. 2002'den beri Türkiye'de stoklar artıyor. Bu da bir dikkat çekici nokta. Her sene büyümedeki açıklanamayan kısım, stok artışı olarak söyleniyor. Hatta ve hatta, bu konu dikkate getirildiği zaman bir TÜİK yetkilisi şu şekilde bir cevap veriyor: "Bizim stok artışı rakamlarımız ödemeler dengesindeki net hata ve noksan kalemine benziyor." Bu ödemeler dengesindeki net hata ve noksan kalemi de, cari açığımızı yakından ilgilendiren bir rakamdır. Şimdi devam ediyorum sayın yetkilinin söylediklerine: "Orada nereden geldiği belli olmayan döviz gelirleri var." Stok artışlarında da nereden kaynaklandığı belli olmayan büyüme gerçeklenmesi tanımlanıyor.

Değerli arkadaşlar, bir ekonomi düşünün ki, ne ödemeler dengesini nasıl finanse ettiğini ne de nasıl büyüdüğünü bilmiyor; bunu, bilinmeyenler kısmına -önemli miktarları- aktarıyor ve bu bilinmeyen kısımlar, yıldan yıla kümülatif olarak artıyor! Ee, bu, dikkat çekici olmanın da ötesinde bir kaygı yaratıcı duruma geliyor.

Dolayısıyla, bu vesileyle, TÜİK'in çalışmalarına daha özen gösterilmesini, burada, ilgili Sayın Bakandan diliyorum.

Tabiî, olay sadece TÜİK'le ilgili değil -bu arada TÜİK'i töhmet altında bırakmayalım- TÜİK de diğer kurumlardan aldığı verileri değerlendiriyor. Dolayısıyla, bu veri hassasiyeti ve verilerin daha özenli olması konusunda önemli bazı girişimlerde bulunulması gerektiğini düşünüyorum. Yoksa, bu rakamlara güven kalmadığı anda, bunun sonuçları ciddî olur. Bu rakamlar güven verici olmak zorundadır. Nitekim, bu rakamların güven verici olması için, bu rakamları değerlendirirken, biz, birtakım rasyonel düşünce, nesnel düşünce ve nedensel analizlere de girmek zorundayız. Bunu yapmamız gerektiğini istatistikle uğraşan herkes bilir.

Burada, belki, yanlışlıkla bu sözü söyledi; fakat, TÜİK Başkanının bir röportajda söylediği bir cümle, bu konuları iyi bilen insanların derhal tepkisini çekecek bir cümledir. O da şudur: "Bir şeyin gerçek olmadığını söyleyebilmek için gerçeğini bilmek lazım." Yani, bir ağaç 800 metre deniliyor. Siz, o ağacın gerçek boyunu bilmiyorsanız "bu, 800 metre değildir" diyemezsiniz… Böyle mantık olur mu; hayır… Bu, yanlış bir yaklaşımdır, bir şeyin gerçek olmadığını söyleyebilmek için gerçeği bilmek her zaman gerekmez. O şeyin, nedensel analizlerle ve başka yöntemlerle, muhakemeyle, belli ölçüler içerisinde olup olmadığı da önemlidir. Örneğin, stok artışları... Her sene stok artarsa bu ülkede, sanayiin elinde bunun rasyonel bir açıklama tarzı yoktur. Ben, elbette ki, gerçek stokları bilemem; ama, her sene Türkiye'de stok artıyor denirse ve oradan da büyüme şişirilirse "gerçeği bilmiyorsun sen, stok artırma; onun için, bu, geçerli bir itiraz değildir" demek yanlıştır. Bunlar, ciddî olarak güven sarsıcı yaklaşımlardır. Bu konuda uyarı görevini yapmak istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Osman Coşkunoğlu (CHP, Uşak). “Türkiye istatistik kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s 1142)”. TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim tutanağı, 17 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-coskunoglu-22-2006-05-17-turkiye-istatistik-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasaris (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
