# 2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Osman Coşkunoğlu (CHP, Uşak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim
- **Tarih:** 23 Aralık 2008
- **Gündem:** 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ (S.S.312) 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2007 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISI (S.S.313)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/osman-coskunoglu-23-2008-12-23-2009-yili-merkezi-yonetim-butcesi-s-s-312-2007-yili-merkezi-yonetim

> Osman Coşkunoğlu (CHP), 23 Aralık 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ (S.S.312) 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2007 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISI (S.S.313)); konuşma 942 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA OSMAN COŞKUNOĞLU (Uşak) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, sadece Türkiye’de değil, dünyada da çok ciddi bir konu olan enerji konusunda, Enerji Bakanlığına bağlı Elektrik İşleri Etüt İdaresi ve Türkiye Atom Enerjisi Kurumu bütçeleri ve faaliyetleri üzerine grubum adına sizlere görüşlerimizi bildireceğiz.

EİE ve TAEK’i, faaliyetlerini ve bütçesiyle ilgili konuşmadan önce elbette ki Bakanlığın yani siyasi iradenin enerji konusuna yaklaşımına çok kısa bir bakış gerekli oluyor. Özellikle dikkati çeken üç nitelik görüyorum ben enerji konusunda, siyasi iradede üç çok önemli eksik görüyorum:

Birincisi, stratejik plan ve somut hedef yokluğu. Bu sabah her ihtimale karşı, gelmeden önce, tekrar Enerji Bakanlığının web sayfasına baktım “strateji” kelimesiyle bir araştırma yaptım, sadece şununla karşılaştım: Sektörün reformu ve Özelleştirme Stratejisi Belgesi. Yani var olan Bakanlık web sayfasında stratejiyle ilgili tek belge Özelleştirme Strateji Belgesi ama bir enerji stratejisi ve bir yol haritasına rastlamadım ve beni şaşırtmayan da bir bilgi gördüm orada: Şimdiye kadar Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı sayfasının ziyaretçi sayısı sadece 20.732. Bu da bilgi kaynağı olarak pek fazla önemsenmemiş olduğunun bir diğer belirtisi. Stratejik plan ve somut hedef yok, bir.

İki, teslimiyetçilik var yani ulusal kaynaklarımız ve ulusal önceliklerimiz, dışa bağımlılık gibi konularda bir duyarlılık yok. Oysa biliyorsunuz Avrupa Birliği bile güçlü kaynakları ve teknolojileri olmasına karşın bir kaynağa olan bağımlılıktan büyük bir kaygı, endişe duyuyor ve bu yönde somut birtakım hedefler içeren stratejiler ve politikalar geliştirmiştir. Ama Türkiye’de biz bunu görmüyoruz. Dolayısıyla ikinci özelliği bir teslimiyetçilik olarak görüyorum.

Üçüncüsü, bu teslimiyetçilik sadece dışa bağımlılık olarak değil, bu teknolojinin gidişatı konusunda da bir teslimiyetçilik; yani bir yönlendirememe, bir öncülük yapamama gibi bir teslimiyetçilik.

Üçüncü özellik de, yine bu teslimiyetçilik içerisindeki dışa bağımlılık.

Şimdi, ilk eleştirimi, yani somut hedef olmaması eleştirimi somut bir örnekle göstermek gerekirse şöyle bir somut hedefi ben görmek isterdim: Yarıdan fazlası dışa bağımlı olan enerji kaynaklarımızın dışa bağımlılığını önümüzdeki şu kadar yıl içerisinde -ki zannedersem beş ila on yıl makul bir süredir- yüzde 20 düşüreceğiz. Bu, bakın, somut bir hedeftir. Bu somut hedefi koyduktan sonra işte o zaman biz anlamlı bir politika ve stratejiden bahsedebiliriz. Oysa şimdi gördüğümüz daha çok cılız ve bölük pörçük politikalardır.

Şimdi, Elektrik İşleri Etüt İdaresinin Genel Müdürlüğüne gelecek olursam, bu siyasi irade içerisinde bu Genel Müdürlüğün de somut hedefler ve stratejileri olmamış olmasını tabii sürpriz olarak görmedim. Şimdi, burada görmek istediğimiz, örneğin… Şimdi, “ENVER” diye, “Enerji verimliliği” diye çok önemli bir proje girişimi var. Bunun yasası da çıktı fakat bunu somut hedeflerle “Şu kadar yılda bu kadar enerji tasarruf edeceğiz.” diye bir hedef görmeyince bölük pörçük ve cılız birtakım faaliyetler görüyoruz. Yüzde 20 -verimlilik artışı veya tasarruf da diyebiliriz buna, kayıp kaçakların dışında- yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılması... Bu gibi somut hedefleri görmek isterdik, bunları görmüyoruz. Her ne kadar 2009-2013 Stratejik Planı’nda -Elektrik İşleri, onların bir stratejik planı var- orada böyle somut hedefler görmemekle birlikte, Elektrik İşleri Etüt İdaresinden, önemli gördüğüm bir somut hedef bilgisi geldi bana.

Şimdi, önemli bir kavramı sizinle paylaşmak istiyorum. Bu da, enerji yoğunluğu yani kişi başına tüketilen enerjiden farklı olarak birim hizmet ve ürün üretiminde ne kadar enerji harcadığımız da çok önemli. Bu enerji verimliliğini gösteriyor bir birim hizmet veya ürün. Tabii, bu ürün, çelik kompleksleri çok yoğun enerji harcar yani onun kombinezonuyla da ilgili bir konu ama, yine de, genel olarak fikir verebilecek çok önemli bir kavram.

Bu konuda size bazı bilgiler vereyim. Türkiye’de bin dolarlık millî hasılayı üretmek için yaklaşık 400 litre petrol eş değer enerji harcıyoruz, 400 litre petrol eş değeri enerji harcıyoruz. OECD ortalaması nedir? 200 litre. Japonya, Danimarka’da 100 litre. Nasıl oldu bunlar? Somut hedefler koyarak ve bu somut hedeflerin adımlarını atarak elde edildi. Burada bir somut hedef görüyorum. Zaman içerisinde, 2020 yılına kadar, Elektrik İşleri Etüt İdaresi en az yüzde 15 azaltmayı hedeflemiş. Her ne kadar Stratejik Belge’de bunu görmediysem de bu bilgi geldi. Güzel bir hedef.

TAEK, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu. Şimdi, atom enerjisi dediğimiz zaman ilk akla gelen, Hükûmetin yine icraatı: Nükleer enerji için kime, neyi, nasıl ihaleye çıkacağız, ne yapacağız, ne edeceğiz… Bu olaya çok daha ciddi ve çok daha kapsamlı bakmamız gerekiyor atom enerjisi konusuna; atom enerjisi, nükleer enerji konusuna; nükleer teknoloji konusuna daha da doğrusu çok daha ciddi ve kapsamlı bakmamız gerekir. Neden? Çünkü nükleer enerjinin dışında da nükleer teknolojinin çok önemli kullanımı var. Bugün bir hastane, modern bir hastane göremezsiniz ki nükleer tıp bölümünden yoksun olsun. Biz bu nükleer teknoloji konusunda dünyada, belli nişlerinde dünyada iddialı olabilmemiz için veya olabilmemizi önleyen ne engel vardır, ben görebilmiş değilim. Önem vermek ve siyasi iradenin vizyonu dışında başka engel göremiyorum.

Bakın, çok kısaca, bu konuda ele alınması gerektiğini düşündüğüm birkaç noktaya değineceğim zaman sınırı içerisinde.

Nükleer tıp, son derece önemli bir konu, geleceğimizi ilgilendiren, dünyanın geleceğini ilgilendiren, talebin hazır olduğu ve insancıl, barışçıl bir kullanım alanı. Bu alana mutlaka öncelik verilmesi gerekir. Kaynak aktarılması ve hedefler konulması gerekir.

İki: Nükleer enerji konusunda sadece dünya piyasalarında santral satmak için dolaşanlarla ilişki kurup ihaleye çıkmanın ötesinde yapacak işlerimiz çok. Türkiye -bakın, dışa bağımlılıktan söz ediyoruz- dünya toryum rezervlerinin yüzde 20-25’ine sahiptir. Toryuma dayalı nükleer enerji konusunda 1990’lı yıllarda Nobel ödülü almış bir fizikçinin geliştirdiği yeni bir nükleer santral kavramı, teknolojisi vardır. Bu konuda bir çalışma içerisinde, yoğun bir çalışma içerisinde ve belli bir hedef içerisinde bu çalışmayı bitirme çabası içerisinde olmamız gerekmez mi? Ama böyle bir vizyonu da göremiyorum maalesef. Bu vizyonu görememek konusunda TAEK’i suçlamıyorum. Bu vizyonu ortaya koyacak, bu iddiayı gerçekleştirecek kaynakları ortaya koyamayan siyasi iradedir burada eleştirimin hedefi.

Diğer bir önemli konu da yine nükleer enerjide -çok çeşitli yönleri var ama iki önde geleni- atomu parçalayarak (“fisyon” dediğimiz) enerji elde etmek, bir de atomları birleştirerek, ağır hidrojen atomlarını birleştirerek, kaynaştırarak enerji üretmek, “füzyon” denilen. İşte bu füzyonun da önümüzdeki yirmi yıl içerisinde…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Osman Coşkunoğlu (CHP, Uşak). “2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)”. TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim tutanağı, 23 Aralık 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-coskunoglu-23-2008-12-23-2009-yili-merkezi-yonetim-butcesi-s-s-312-2007-yili-merkezi-yonetim (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
