# Vergi barışı kanun tasarısı

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Osman Kaptan (CHP, Antalya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim
- **Tarih:** 20 Şubat 2003
- **Gündem:** VERGİ BARIŞI KANUN TASARISI
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/osman-kaptan-22-2003-02-20-vergi-barisi-kanun-tasarisi

> Osman Kaptan (CHP), 20 Şubat 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VERGİ BARIŞI KANUN TASARISI); konuşma 769 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA OSMAN KAPTAN (Antalya) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; 4792 sayılı Vergi Barışı Kanununun 1 inci maddesi hakkında, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, görüşlerimi açıklamak için söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlarım.

Sayın milletvekilleri, Vergi Barışı Kanununun 1 inci maddesi kapsam maddesidir. Vergi kapsamına giren vergi ve diğer kamu alacaklarına ilişkin cezaları, gecikme zammı ve gecikme faizlerini belirlemektedir. Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bağ-Kur primlerinin de aynı anlayış içinde kapsama dahil edilmesi uygun olurdu; ancak, bu yapılmamıştır. SSK ve Bağ-Kur prim borçları ile çiftçi borçları için aynı anlayış çerçevesinde bir yasal düzenleme acilen yapılmalıdır. Hatta, çiftçi borçları için yasaya bile gerek kalmadan bir kararnameyle sorun çözülebilecek durumdadır.

Sayın milletvekilleri, ülkemizde 2000 ve 2001 yıllarında yaşanan ekonomik kriz, tüm dargelirlileri, çiftçiyi, işçiyi, esnafı, memuru, emekliyi, herkesi etkilemiştir. En fazla etkilenenlerin başında da tarım kesimi gelmektedir. Çoğu köylerde, tüm köylüler icralık olmuştur. Evini barkını, tarlasını tapanını, traktörünü satan çiftçilerimiz, borçlarını ödeyemedikleri için perişan durumdadırlar. Çiftçilerimizin anapara dahil, yaklaşık 4 katrilyon lira borcu bulunmaktadır; bunun 2,9 katrilyon lirası Ziraat Bankasına, kalanı da tarım kredi kooperatiflerinedir.

Çiftçinin, tarım kredi kooperatiflerine anapara borcu 550 trilyon lira olmasına karşın, tahakkuk eden ve edecek olan faizler toplamı 900 trilyon lirayı bulmaktadır. 1999 yılında 1 milyar lira kredi kullanan bir çiftçinin borcu, 2002 yılı başında 6,2 milyar liraya ulaşmıştır. Bunun 3,9 milyar lirası normal faiz, 1,3 milyar lirası da temerrüt faizidir. 1 milyar lirayı ödeyemeyen çiftçi, 6,2 milyar lirayı nereden ödeyecektir?!

Sayın milletvekilleri, kredi kullanan yaklaşık 1 600 000 çiftçimizin, borçlarından dolayı 792 000'i, yani, kredi alan çiftçi ailelerin yarısı icralıktır, yasal takiptedir.

Krizle birlikte tüm girdi fiyatları anormal derecede yükselmesine karşın, ürün fiyatları sürekli düşmüştür. Çiftçilerimizin kullandığı gübre yarı yarıya azalmıştır; bu da, ürünün azalacağını göstermektedir.

Sulu tarım bitmek üzeredir. Çiftçi, elektrik parasından bıktığı için, sulu tarımı bırakmak zorunda kalmıştır. Ödeme güçlüğü içerisindeki çiftçilerimizin, 2002 yılı ekim ayı itibariyle, sadece TEDAŞ'a elektrik borcu, faiz dahil, 272,1 trilyon liradır.

AKP, seçimlerde "çiftçinin borcunun aslı ertelenecek, faizleri silinecek" dedi; şimdi, niye gereğini yapmıyorsunuz?

Sayın milletvekilleri, kamuoyu bu konuda bir beklenti içerisine sokulmuştur. Bakınız, 19.11.2002 tarihli bir gazetede "AK Parti, aylar önce hazırladığı Vergi Barışı Kanunu Tasarısını imzaya açacak. Tasarı, çiftçi borçları için ödeme kolaylığı getiriyor" deniliyor. Yine bir başka gazetede "çiftçiye faiz affı; anapara borcunu altı ay içinde ödeyen çiftçinin gecikme faizi ve cezasının yüzde 90'ı affedilecek" deniliyor; ama, şimdi, görüyoruz ki, kanun içinde, bu anlamda, çiftçi yok, Bağ-Kurlu yok, sigorta primini ödeyemeyen esnaf yok, işveren yok, serbest meslek erbabı yok.

Sayın milletvekilleri, Vergi Barışı Kanunu, devletle mükellef arasında doğmuş ihtilafı sona erdirmeyi ve kamu alacağını mükellefin ödeyebileceği bir tutara indirmeyi, yargı organlarını ve vergi dairelerini yığılmış dosyalardan kurtarmayı amaçlamaktadır; ancak, devletle sadece mükellefler ihtilaflı değildir; çiftçinin, Bağ-Kurlunun, sosyal sigorta primlerini, kredi kartı borçlarını ödeyemeyenlerin durumu, mükelleflerden iyi değildir, hatta daha da kötüdür. Siz, naylon faturacıları, hayalî ihracatçıları, vergi kaçakçılarını ekonomik krizden etkilenmiştir diye affedeceksiniz; kredi borcunu ödeyemeyen çiftçileri, prim borçlarını ödeyemeyen esnaf ve sanatkârları ve Bağ-Kurluları affetmeyeceksiniz; sizin adalet anlayışınız bu mu?

Kanunun adı da vergi barışıdır. Savaş rüzgârlarının estiği günümüzde, "barış" sözcüğü, elbette, daha da bir anlam kazanmaktadır; ancak, barış, toplumun bütün kesimlerini kapsadığı zaman bir anlam ifade eder. Nitekim, bu kanun, sadece devletle mükellefleri barıştırmaya dönük olduğu için, ekonomik krizden etkilenen tüm kesimleri kapsamadığı için, bu bir Vergi Barışı Kanunu değil, bu bir vergi affı kanunudur demek daha doğru olurdu.

Sayın milletvekilleri, ülkemizde yaşanan ekonomik krizden dolayı 2 000 000'a yakın kişi işinden olmuştur, 300 000'den fazla işyeri kapanmıştır. Çalıştırdığı işçilerin sigorta primlerini ödeyemediği için işyerini kapatan mükellefin vergi cezalarını affedeceksiniz; ama, sigorta prim borçlarını, faizlerini affetmeyeceksiniz; primlerini ödeyemeyen Bağ-Kurlunun prim borcu faizlerini affetmeyeceksiniz. Bu, nasıl bir anlayış; sizin barış anlayışınız bu mu?! Önce çiftçilerle barışın, çiftçilerle; önce sigorta primlerini, dükkân kirasını, elektrik, su, telefon parasını ödeyemediği için işyerini kapatan esnafla barışın, esnafla; işyeri kapandığı için işinden olan, eşinden boşanan, intihar eden insanlarımızın aileleriyle barışın.

Sayın milletvekilleri, 24 Aralık 2002 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisine Adana'dan dilekçe yazan bir grup Bağ-Kurlu vatandaşımız diyor ki: "Bir kişinin 700 000 000 lira sigorta prim borcu var. Bu Bağ-Kurlu vatandaşımızın faizlerle birlikte toplam borcu 9,5 milyar liraya ulaşmıştır. Şimdi, faizi, anaparanın 13 katına ulaşmıştır..."

700 000 000 lirayı ödeyemeyen bu Bağ-Kurlu vatandaşımız 9,5 milyar lirayı nasıl ödeyecektir?! Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. İşte, size bir örnek Erzurum'dan, bir örnek Bursa'dan, bir örnek Antalya'dan...

Bu vatandaşlarımız "bankaları biz soymadık, Türkiye'de olan biten yolsuzlukları biz yapmadık; biz, ne hayalî ihracatçıyız ne naylon faturacıyız ne de vergi kaçakçısıyız. Onlara af var da, bize yok mu; onlarla barışacaksınız da, namusuyla doğru dürüst çalışan bizlerle dargın mı duracaksınız" diyorlar.

Bu vatandaşlarımız, sorunlarının çözümünü Yüce Meclisimizden bekliyorlar. Hükümeti, halkımızın sesine kulak vermeye ve gereğini yapmaya davet ediyoruz.

Hepinizi saygılarla selamlarım. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Osman Kaptan (CHP, Antalya). “Vergi barışı kanun tasarısı”. TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim tutanağı, 20 Şubat 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-kaptan-22-2003-02-20-vergi-barisi-kanun-tasarisi (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
