# İl özel idareleri kanunu tasarısı ile içişleri avrupa birliği uyum ve plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.583)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Osman Kaptan (CHP, Antalya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim
- **Tarih:** 23 Haziran 2004
- **Gündem:** İL ÖZEL İDARELERİ KANUNU TASARISI İLE İÇİŞLERİ AVRUPA BİRLİĞİ UYUM VE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.583)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/osman-kaptan-22-2004-06-23-il-ozel-idareleri-kanunu-tasarisi-ile-icisleri-avrupa-birligi-uyum-ve

> Osman Kaptan (CHP), 23 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İL ÖZEL İDARELERİ KANUNU TASARISI İLE İÇİŞLERİ AVRUPA BİRLİĞİ UYUM VE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.583)); konuşma 1.068 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA OSMAN KAPTAN (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan İl Özel İdareleri Kanunu Tasarısının 38 inci maddesi hakkında, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ve şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlarım.

Sayın arkadaşlarım, tasarının 38 inci maddesi, il özel idarelerinde denetimin kapsamını ve türlerini belirlemektedir. Kanun tasarısında, il özel idarelerinde iç ve dışdenetim yapılacağı, bu denetimin de 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa göre yapılacağı hükme bağlanmıştır.

Değerli milletvekilleri, hatırlanacağı gibi, hem Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı hem de Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu teftiş kurullarını ortadan kaldırmış, onların yerine içdenetimi getirmiştir. İçdenetçilere, soruşturma ve teftiş yapma yetkisi verilmemiştir. Dolayısıyla, tasarıdaki denetimle ilgili düzenlemeler yetersizdir. Denetim konusundaki en büyük eksiklik, teftiş kurullarının ortadan kaldırılmasının yarattığı boşluğun doldurulmamasından kaynaklanmaktadır.

Denetim, iç ve dışdenetim olarak ikiye ayrılmış, içdenetimi, içdenetçilerin, dışdenetimi ise, Sayıştayın yapması öngörülmüştür; ancak, Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununda ve Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısında yapılan düzenlemeler, iç ve dışdenetime soruşturma yapma yetkisini vermemektedir. Soruşturma yapma yetkisi verilmeyince, yolsuzluklarla ilgili soruşturmaları kim yapacaktır sorusu yanıtsız kalmaktadır.

Yerel yönetimlerin denetimi konusu, uluslararası uygulamalara uygun olmalı; ama, kendi ülke gerçeklerimizi, birikim ve deneylerimizi de dışlamamalıdır. Kaldı ki, yolsuzlukla mücadele, bütün ülkelerde en başta gelen denetim görevleri arasındadır.

Değerli milletvekilleri, bu tasarı, yolsuzlukları önlemeye değil, özendirmeye yarayacaktır. Günümüzde, karapara aklama, kaçakçılık, vergi kaçakçılığı, rüşvet ve görevi kötüye kullanma suçları bir arada olabilmektedir. Bu türlü suçlar, suç örgütleri tarafından, organize olarak, birden çok şehir ve birden çok ülkede kurulan şirketler veya organizasyonlar tarafından yürütülmektedir. Bu tür suçları, il özel idarelerinin içdenetçileri ortaya nasıl çıkaracaktır, yargıya nasıl intikal ettireceklerdir?

Maliye Bakanlığı müfettişlerince son yapılan Örümcekağı Operasyonu 26 ilde gerçekleştirilmiştir. Yaklaşık 665 000 000 dolarlık hayalî ihracat tespit edilmiş ve savcılığa intikal ettirilmiştir. Şimdiki yeni düzenlemeyle, bırakın 26 ilde birden operasyon yapmayı, tek bir ilde, kendi ilinde bile içdenetçiler bir tek operasyon yapamazlar; çünkü, bu konular uzmanlık isteyen konulardır. Geçmişte kamuoyuna mal olmuş, henüz belleklerimizden silinmeyen Bufalo, Fırtına, Mavi Akım, Neşter, Balina, Beyaz Enerji, Örümcekağı, Kasırga gibi büyük operasyonların tamamında Meclis araştırması komisyonları çalışmalarının hepsinde müfettişler görev almışlardır. Şimdi ne yapıyoruz; şimdi, müfettişlik sistemini kaldırıyoruz; olacak iş değil bu.

Değerli arkadaşlarım, bir Neşter Operasyonu vardı. Hani, 250 000 000 dolarlık fazla bir ödeme yapılmıştı. Devletin 2 250 dolara aldığı stent'ler, operasyondan sonra 250 dolara alınmaya başlanmıştı. İşte, bu operasyon maliye müfettişlerinin katılımıyla yapılmıştı. Bunları ne çabuk unuttuk. Kamu yönetiminde yapılacak iş, teftiş kurullarını kaldırmak değil, güçlendirmektir. Tabiî ki, bunu biz dediğimiz zaman, muhalefet dediği için yapmayacağınızı biliyoruz. Belki Amerika örneği size etkili olabilir diye bir örnek vermek istiyorum: Amerika Birleşik Devletlerinde, 6 Kasım 2003 tarihinde, bu konuda bir kanun tasarısı veriliyor. Bu kanun tasarısıyla, teftiş kurullarının var olan yetkileri daha da artırılıyor. Bir düzenleme yapılıyor ki, bu tasarıya göre, Amerika Birleşik Devletlerinde müfettişlerin bağımsızlıkları artırılıyor, teftiş kurullarının kaynakları artırılıyor, müfettişlerin nitelikleri artırılıyor, raporlarını Kongreye doğrudan göndermeleri sağlanıyor. Amerika'da bunlar olurken, Türkiye'de, teftiş kurulları kaldırılıyor, içdenetçilik kurumu ile bağımsızlığı olmayan, meslekî nitelikleri belirsiz, birim amirinin atadığı, görevden aldığı amir-memur ilişkisi elinde siyasal etkiye açık bir denetim modeli oluşturulmak isteniliyor. Sayın arkadaşlarım, bu yanlıştır; gelin, bu yanlıştan dönelim.

Tasarıyla, Sayıştaya özel ihtisas daireleri ile bölge düzeyinde taşra birimleri kurulması ve gerektiğinde denetimi özel kuruluşlara yaptırabilmesi için yetki veriliyor. Sayıştaylar, dünyanın her yerinde parlamento adına denetim yapan ve sonuçlarını parlamentoya sunan denetim örgütleridir. Sayıştayın il genel meclislerine rapor sunması doğru değildir. Doğrudan belediye ve il genel meclislerine rapor sunan ayrı bir yerel yönetim sayıştayı oluşturulmalıdır.

Bu arada, tasarı, il özel idarelerine şirketler ve işletmeler kurma yetkisi vermektedir; ama, bunların denetimi, özellikle buralardaki yolsuzluklarla ilgili soruşturmalar konusunda büyük zafiyetler söz konusudur. Geçmiş dönemde en çok şikâyet edilen konunun, özel hukuk hükümlerine tabi belediye şirketlerinin yeterince denetlenmemesi neticesi kamuoyunda usulsüzlük iddialarının yoğunlaşması olduğu ve bu gerçeğin İçişleri Bakanlığı genelgelerine yansıtıldığı unutulmamalıdır. Yasa tasarısında, şirketlerin denetimi konusundaki düzenlemeler yetersizdir.

Kanun tasarısının 38 inci maddesinde, yine "denetim, iş ve işlemlerin hukuka uygunluk, malî ve performans denetimini kapsar" denilmektedir.

Sayın arkadaşlarım, ülkemizde, tahminlere göre yüzde 40'la yüzde 70 arasında değişen kayıtdışı ekonomi bulunmaktadır. Yani, ekonomik ve ticarî faaliyetlerin yarıya yakını devletin bilgisi dışındayken neyin performans denetimi yapılacaktır! Bu noktada, olsa olsa, içdenetçilerin görevi, ancak, hortumlanan kamu kaynaklarından artakalan miktarın performans niteliklerine uygun kullanılıp kullanılmadığını ölçmek olacaktır.

Bir de, bazı ilçelerimizde asaleten görev yapan kamu yöneticileri yoktur. Şu anda 159 ilçemizde kaymakam yoktur. Örneğin, Antalya'nın İbradı İlçesinde sekiz aydır kaymakam yoktur, iki yıldır ilçe millî eğitim müdürü yoktur, bir yıldır mal müdürü yoktur, üç yıldır nüfus müdürü yoktur, bir yıldır tarım ilçe müdürü yoktur, dört yıldır halk eğitimi merkezi müdürü yoktur, altı aydır özel idare müdürü yoktur; bir adliyesi vardı, şimdi de, onu siz kaldırıyorsunuz. Yani, söylemeye dilim varmıyor ama, Antalya İlimizin İbradı İlçesinde devlet yoktur demiyorum ama, vekâleten vardır.

Şimdi, soruyorum sayın arkadaşlarım size; İbradı İlçemizin performans denetimi nasıl yapılacaktır? Burada, olsa olsa, hükümetin performansı ölçülebilir; o da, bu hükümetin İbradı'da performansının sıfır olduğudur. Hükümet, İbradı'da sınıfta kalmıştır. Hükümeti, İbradı'ya kaymakam ve kamu yönetim kademelerine asaleten müdürler atamaya davet ediyorum. Muammer Aksoy'ların, Ali Bozer'lerin, Yüksel Bozer'lerin memleketi İbradı'da devleti görmek istiyoruz, İbradı'nın yolunun yapılmasını, adliyesinin kalmasını istiyoruz.

Sayın arkadaşlarım, dışdenetimi Sayıştaya veriyoruz; ancak, Sayıştay, halen denetim kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşlarının ancak yüzde 13'ünü denetleyebilmektedir. Sayıştay, teftiş kurullarının yerini alamaz, soruşturma yetkisi yoktur. Sayıştay, görev alanına giren kamu kurum ve kuruluşlarının daha yüzde 87'sini bile denetleyemezken, Sayıştayın boş bulunan 8 üyeliğinin seçimi de beş aydır yapılmamaktadır, Plan ve Bütçe Komisyonunda bekletilmektedir.

Değerli arkadaşlarım, Plan ve Bütçede 32 aday üye sayısı 16'ya indirilecek ve Genel Kurula sunulacaktır. Genel Kurul da gizli oyla 16 üyenin 8'ini seçecektir; yani, Genel Kurul, her 2 üyeden 1'ini gizli oyla seçecektir. Bu seçim niye yapılmıyor; bu seçimin, seçilen üyelerin hükümetin performansına uymadığı için geciktirildiği yönünde gazetelerde haberler çıkmakta, yorumlar yapılmaktadır. Örneğin, 3 Haziran 2004 tarihli Hürriyet Gazetesindeki köşesinde Sayın Emin Çölaşan "Sayıştay Oyunu" başlıklı yazısında "Sayıştay tarafından isimleri TBMM'ye gönderilen 32 adayın hemen hemen tümü laik, Atatürkçü, cumhuriyetçi kimselerden oluşuyor. AKP, listedeki bu isimleri görünce panikliyor. Arada kendi adamları yok! Varsa da çok az" diyor.

Sayın milletvekilleri, hükümet, siyasal kadrolaşmayı Sayıştaya da mı sokmak istiyor? Sayıştayın giderek artacağı ve genişleyeceği kesin olan anayasal görevlerini ve sorumluluklarını layıkıyla yerine getirebilmesi için, boş üyelik seçiminin zaman geçirilmeden yapılması gerekir.

Değerli arkadaşlarım, sonuç olarak, denetim, devletin devlet olma özelliğinin olmazsa olmaz fonksiyonlarındandır. İçdenetçilik, bir danışmanlık faaliyetidir. Uzmanlaşmamış içdenetçilerle kamuda denetim yapılamaz. Yolsuzlukların üzerine, üst yöneticiye bağlı içdenetçiler nasıl gidecek? Üst yöneticileri kim denetleyecektir? Denetim, bağımsız müfettiş ve bağımsız yargıyla sağlıklı bir sonuç kazanabilir. Zayıf denetimle güçlü yönetim olamaz.

Hepinize saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Osman Kaptan (CHP, Antalya). “İl özel idareleri kanunu tasarısı ile içişleri avrupa birliği uyum ve plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.583)”. TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim tutanağı, 23 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-kaptan-22-2004-06-23-il-ozel-idareleri-kanunu-tasarisi-ile-icisleri-avrupa-birligi-uyum-ve (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
