# İstiklal marşı'nın kabulü ve mehmed âkif ersoy'u anma günü münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Osman Kılıç (AK Parti, Sivas)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim
- **Tarih:** 13 Mart 2007
- **Gündem:** İSTİKLAL MARŞI'NIN KABULÜ VE MEHMED ÂKİF ERSOY'U ANMA GÜNÜ MÜNASEBETİYLE
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c149/b074/tbmm221490740452.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/osman-kilic-22-2007-03-13-istiklal-marsi-nin-kabulu-ve-mehmed-akif-ersoy-u-anma-gunu-munasebetiy

> Osman Kılıç (AK Parti), 13 Mart 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İSTİKLAL MARŞI'NIN KABULÜ VE MEHMED ÂKİF ERSOY'U ANMA GÜNÜ MÜNASEBETİYLE); konuşma 787 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

OSMAN KILIÇ (Sivas) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İstiklal Marşı'mızın Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilişinin 86'ncı yıl dönümü münasebetiyle gündem dışı söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

İlhamını, tamamıyla içinde vücut bulduğu hayatın şartlarından alan İstiklal Marşı, herhangi bir şairin sıradan duygularını dile getiren manzum bir eser değil, millî bir destandır; bu aziz milletin ruhunu, hayatını ve ideallerini kelimelere döken bir destan.

İstiklal Marşı'nın yazıldığı tarihi bir hatırlayalım: Anadolu'nun birçok şehri işgal altındaydı. Türk milletinin bağımsızlığı tehlikeye düşmüştü. Bütün yurt Batılı güçlerin kıskacında inim inim inliyordu. İşte, İstiklal Marşı, Millî Mücadele yıllarının en zor günlerinde ordumuz ve milletimizin şiddetle ihtiyaç duyduğu kendine güven, millî heyecan, şevk ve imanın manzum dili olarak doğdu. Türk milletinin, istiklal, hürriyet, vatan, din ve bayrak aşkının, topyekûn ve hep bir ağızdan, bütün dünyaya gür bir haykırışıdır. Bu sebeple, o gün bizim için öncelikle Millî Mücadele'nin, sonra da bütün zamanların destanıdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Mehmet Akif, pek çok Türk aydını gibi, başından beri Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün başlattığı Millî Mücadele'nin yanında yer almış ve İstiklal Marşımızın manevi mimarlarından biri olmuştur. Toplumu millet yapan fertleri, fertlerin ruhunda ve hayatında daha canlı tutmak, milleti tek yürek ve tek yumruk hâline getirmek için bir İstiklal Marşı'na ihtiyaç duyulmuştur.

Dönemin milletvekilleri de, marş için para ödüllü bir yarışma düzenlenmesine karar vermişti. Yarışmaya yüzlerce şiir gelmesine rağmen bunların hiçbiri beğenilmedi. Dönemin Maarif Vekili Hamdullah Suphi Tanrıöver de, istenen marşın yazılmadığı kanaatindedir. Ona göre, bu marşı, ancak Mehmet Akif yazabilir. Bu nedenle, para ödülünün kaldırıldığını Şair'e bildirerek marşı yazmasını ve yarışmaya katılmasını rica eder. Türk milletinin istiklal ve vatanperverliğini para karşılığında anlatmak ve yazmak Akif e ters geliyordu. Bu yüzden, açılan yarışmaya katılmamıştı, para ödülünün olmadığı bildirilince şiirini yazmıştı.

Gelen şiirler arasında seçilen yedi şiir Büyük Millet Meclisinde okunur ve Akif in şiiri arka arkaya üç defa okunarak ayakta alkışlanır. Daha sonraki oturumlarda da değerlendirmeler yapılır ve 12 Mart 1921'de gazi Meclisin kararıyla Mehmet Akif in yazdığı şiir İstiklal Marşı olarak kabul edilir.

Mehmet Akif "Onu milletime ve kahraman ordumuza hediye ettim, artık o milletindir, zaten o milletin eseridir, milletin malıdır, ben yalnız gördüğümü yazdım." dediği şiirini "Safahat" kitabına almamıştır.

Ölümünden kısa bir süre önce kendisini ziyaret eden dostlarından birinin "Üstat, icap ederse bir İstiklal Marşı daha yazar mısın?" sorusuna, hasta yatağından birdenbire başını kaldırır ve kesin bir ifadeyle "Allah bu milleti bir daha İstiklal Marşı yazdıracak hâle getirmesin." diyerek cevap verir.

İstiklal Marşı'mızın yazılışı, İstiklal Savaşı ve o günlerin zor şartlarıdır. Akif de o günlerin sıkıntısını, Batılıların zulmünü gözler önüne serer, İstiklal Marşı'na, Türk bayrağını ve Türk milletini yücelten, öven mısralarla başlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Kılıç, konuşmanızı tamamlayın.

Buyurun.

OSMAN KILIÇ (Devamla) - "Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak,

Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.

O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;

O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!

Kahraman ırkıma bir gül; ne bu şiddet, bu celal?

Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal,

Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal."

Şiir boyunca konuşan Akif mi, yoksa Türk milleti mi ya da kahraman Mehmetçik midir, ayırt etmek mümkün değildir.

Hürriyet ve istiklal kavramları, milletimizin en yüce değerleridir. Bağımsızlık fikrini, milletimizin karakterini şöyle dile getirir: "Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.

Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım.

Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım,

Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım."

İstiklal Savaşı Türk milletinin ölüm kalım savaşıdır. Akif, şehitlerin arzularını da,

"Ruhumun senden ilahî, şudur ancak emeli;

Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.

Bu ezanlar, ki şahadetleri dinin temeli,

Ebedî, yurdumun üstünde benim inlemeli."

Vatansızlığın ıstırabını bilenler, Akif in dilinde ifadesini bulan Türk'ün duasını anlamakta güçlük çekeceklerdir.

Şair, kendi varlığını her yönüyle vatanına feda eder:

"Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hûda,

Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda."

İstiklal davamızı anlatması bakımından, şiirin son kıtası herkesin hafızasına kazıması gereken mısralardır:

"Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!

Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.

Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal.

Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;

Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal."

Mehmet Akif, söz ve mana bakımından mükemmel bir İstiklal Marşı yazmış olup, bunu bütün milletine armağan etmiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kurtuluş Savaşı'nı yöneten gazi Mecliste, Burdur Milletvekili olarak milletini temsil eden, üç yabancı dil bilen, millî şair, edebiyatçı, büyük hatip, fen adamı, gazeteci, yönetici, eğitimci, mütefekkir Mehmet Akif Ersoy, soğuk havalarda evde bulunan bir paltoyu arkadaşıyla nöbetleşe giyebilecek kadar zor durumda olan bir insan olmasına rağmen, İstiklal Marşı için verilen ödülü "milletin malıdır" diyerek almamıştır. Böylece, Türk'ün kendine güven duygusu, istiklal ümidi, millî heyecanı, sarsılmaz imanı onda billurlaşmıştır.

Mehmet Akif Ersoy'a, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına, her karış toprağında binlerce şehidimizin yattığı mukaddes vatanımızı bizlere canları pahasına emanet eden aziz şehitlerimize Cenabı Allah'tan bol rahmet diliyor, yüce heyetinizi ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Osman Kılıç (AK Parti, Sivas). “İstiklal marşı'nın kabulü ve mehmed âkif ersoy'u anma günü münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim tutanağı, 13 Mart 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-kilic-22-2007-03-13-istiklal-marsi-nin-kabulu-ve-mehmed-akif-ersoy-u-anma-gunu-munasebetiy (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c149/b074/tbmm221490740452.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
