# Tarım sektörünün desteklenmesiyle ilgili

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Osman Nuri Filiz (AK Parti, Denizli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim
- **Tarih:** 23 Şubat 2005
- **Gündem:** TARIM SEKTÖRÜNÜN DESTEKLENMESİYLE İLGİLİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/osman-nuri-filiz-22-2005-02-23-tarim-sektorunun-desteklenmesiyle-ilgili

> Osman Nuri Filiz (AK Parti), 23 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIM SEKTÖRÜNÜN DESTEKLENMESİYLE İLGİLİ); konuşma 542 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

OSMAN NURİ FİLİZ (Denizli) - Sayın Başkan, değerli üyeler; tarımsal desteklemeyle ilgili görüşlerimi sunmak üzere gündemdışı söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinize saygılar sunarım.

Tarım, kendine özgü yapısı, üretim özellikleri ve piyasa şartları nedeniyle, üretimin sürdürülmesinin zorunluluğu bakımından, korunmaya ve desteğe ihtiyaç duyan bir sektördür.

Ülkemiz, sahip olduğu tarım potansiyelini tam olarak harekete geçirebilmiş değildir. Bu durum, genel olarak, ülkenin insangücü ve maddî kaynaklarının verimli kullanılamamasıyla ilgili olmakla birlikte, sektöre özgü yapısal sorunlar ile bilgi ve teknolojiden yeterli düzeyde yararlanılamamasıyla yakından ilgilidir.

58 inci ve 59 uncu hükümetlerin, diğer alanlarda olduğu gibi tarımsal kalkınma alanında da bir gelişme içinde olduğunu biliyoruz. Bu gelişme içinde, ekonomik ve sosyal kalkınma hedeflerinin yanı sıra, sağlıklı, kaliteli ve makul fiyatlarla gıda arzı önemli bir yer tutmaktadır.

AB'ye tam üyelik hedefleri doğrultusunda alınması gereken idarî, hukukî, kurumsal ve teknik tedbirlerin uygulanmaya, konulması, belli bir finansman ihtiyacını da gündeme getirmektedir. Bu çerçevede, tarıma ayrılan kaynak miktarının artırılması ve kaynakların etkin ve verimli kullanılması gerekir.

2000 ve 2001 yıllarında yaşanan ekonomik krizin de etkisiyle ülke genelinde millî gelir azalmış, tarım sektörü de bu olumsuz gelişmelerden önemli ölçüde etkilenmiştir.

Ekonomide sağlanan istikrar ve güven ortamına bağlı olarak, tarımda özel sektör yatırımları artmaya başlamıştır. 2002 yılında özel sektör yatırımlarında tarımın payı yüzde 1,9 iken, bu rakam 2003 yılında 2,7'ye, 2004 yılında ise 3,4'e yükselmiştir.

Tarımsal gayri safî millî hâsıla ise, cari fiyatlarla, 2002 yılında 32,9 katrilyon lirayken, 2003 yılında 42,1 katrilyon liraya ulaşmıştır. 2004 yılında da tarım sektörünün 3,1 oranında büyümesi beklenmektedir.

Tarım sektörünün süregelen başlıca sorunları olarak, bu alanda istihdam edilen nüfusun yüksek olması, ortalama gelir seviyesinin düşüklüğü ve optimum ölçekli işletmelerin azlığı, tarım teknolojilerinin yeterince kullanılamaması, sermaye yetersizliği, verim düşüklüğü sayılabilir.

Son yıllarda, tarımın istihdamdaki payının azalma eğilimi göstermiş olması sevindiricidir. Bu oran, 1980 yılında yüzde 60 iken, 1990 yılında yüzde 54'e, 2004 yılında ise yüzde 34'e inmiştir.

Bitkisel üretimde kaydedilen artışın yanı sıra, hayvancılığın desteklenmesine ilişkin kararların da etkisiyle, hayvansal ürünlerin üretiminde olumlu gelişmeler gözlenmektedir.

Biz iktidara geldiğimizde, nasıl bir ekonomik tablo devraldığımızı hepimiz çok iyi bilmekteyiz. Bu ekonomik tabloda en fazla mağdur olan da üreticilerimiz ve köylümüz olmuştur.

Hükümetimiz, köylünün, çiftçinin mağduriyetini ortadan kaldırmak için, çiftçi borçlarının yapılandırılması, mazot desteği, doğrudan gelir desteğinin dekar başına artırılması, prim ödemeleri, alternatif ürün projeleri, hayvancılık destekleri gibi desteklerde önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Bu desteklere ek olarak da, yine, yeni destekler ortaya konulmuştur. Bunlar ise, sunî tohumlamadan doğan buzağıların desteklenmesi, arıcılığın desteklenmesi, hastalıklardan ari işletmelerin desteklenmesi, su ürünleri yetiştiriciliğinin desteklenmesi, et teşvik primidir.

Üretim maliyetlerinin düşürülmesi amacıyla, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Maliye Bakanlığının işbirliğiyle yapılan çalışmalar sonucunda, sertifikalı tohum ve fidan ile sunî tohumlama için dondurulmuş hayvan spermlerinde ve bazı tarımsal ürünlerde uygulanan KDV oranı yüzde 18'den yüzde 1'e düşürülmüştür. Ayrıca, daha önceden yüzde 18 olan karma yem bitkilerindeki KDV oranı yüzde 8'e düşürülmüştür.

Prim sistemi, devlet bütçesine daha az yük getirmesinden dolayı, gelişmiş ve gelişmekte olan pek çok ülkede kullanılmaktadır.

Prim sisteminin en önemli özellikleri; ekonominin kayıt altına alınması, vergi gelirlerinin artırılması, tarımsal kayıt ve envanterin tutulması, üreticinin ve sanayicinin birlikte korunmasıdır; bütün bu çalışmalarla, sanayicinin dünya fiyatlarından hammadde temin etmesi amaçlanmaktadır.

Pamuk primini önemli bir ölçüde artırdık. Plan ve Bütçe Komisyonundaki çalışmalar neticesinde, yağlı tohumlara ayrılan miktar 391 000 000 YTL iken, yağlı tohumlar desteğine 200 000 000 YTL ek destek, ek kaynak bulunarak...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Osman Nuri Filiz (AK Parti, Denizli). “Tarım sektörünün desteklenmesiyle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 23 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-nuri-filiz-22-2005-02-23-tarim-sektorunun-desteklenmesiyle-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
