# (10/3200, 3361, 3362, 3364, 3365) No.lu Depreme Karşı Alınabilecek Önlemlerin ve Depremlerin Zararlarının En Aza İndirilmesi İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Bir Meclis Araştırması Açılmasına İlişkin Önergelerin Ön Görüşmeleri münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 27. Dönem)
- **Konuşmacı:** Osman Nuri Gülaçar (AK Parti, Van)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 11. Birleşim
- **Tarih:** 3 Kasım 2020
- **Gündem:** (10/3200, 3361, 3362, 3364, 3365) No.lu Depreme Karşı Alınabilecek Önlemlerin ve Depremlerin Zararlarının En Aza İndirilmesi İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Bir Meclis Araştırması Açılmasına İlişkin Önergelerin Ön Görüşmeleri münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=91716
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/osman-nuri-gulacar-27-2020-11-03-10-3200-3361-3362-3364-3365-no-lu-depreme-karsi-alinabilecek-onl

> Osman Nuri Gülaçar (AK Parti), 3 Kasım 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 11. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: (10/3200, 3361, 3362, 3364, 3365) No.lu Depreme Karşı Alınabilecek Önlemlerin ve Depremlerin Zararlarının En Aza İndirilmesi İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Bir Meclis Araştırması Açılmasına İlişkin Önergelerin Ön Görüşmeleri münasebetiyle); konuşma 428 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA OSMAN NURİ GÜLAÇAR (Van) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuşmama başlarken İzmir depreminde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum, yakınlarına sabır diliyorum, yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum.

Depremin ardından geçen doksan bir saatten sonra bir mucize mesabesinde olan Ayda bebeğe kavuşmak henüz üzüntüsünü atlatamadığımız bu felaketin ardından büyük bir müjde oldu. Dört günün ardından onu bize bağışlayan Allah’a hamdolsun. Gece gündüz demeden çalışan kurtarma ekiplerimize binlerce teşekkür olsun, Rabb’im bir daha benzer felaketler yaşatmasın.

Malumumuz olduğu üzere ülkemiz aktif ve tehlikeli fay hatlarının üzerinde yer aldığından depremlerin sıklıkla yaşandığı bir ülkedir. Dolayısıyla, deprem hadisesi vuku bulduğu zaman değil, her zaman gündemimizde yer alması gereken bir hadisedir. 1999 Marmara ve Düzce depremi, 2011 Van depremini bizatihi yaşamış biri olarak depremin sadece binalarda değil, insanın hâletiruhiyesinde de nasıl yıkıcı hasarlar bıraktığını müşahede etmiş birisiyim. Bu yıl yaşadığımız Van Başkale, Elâzığ-Malatya ve İzmir depremleri maddi zararın ötesinde birçok acıyı, hüznü bize miras bıraktı ancak doğa felaketleri insanoğluna sadece acıyı tecrübe ettirmez, aynı zamanda tedbiri ve her anlamda yeniden yapılanmayı da öğütler. Türkiye olarak, deprem gibi felaketlerin ardından bize gurur yaşatan eylemlerimiz arasında arama kurtarma faaliyetleri ve benzersiz bir dayanışmayla yardım kampanyalarının olduğunu biliyoruz. Hem de bu görevlerimizi sadece kendi ülkemizde değil, dünyanın neresinde olursa olsun gönülden ifa ettiğimize bütün dünya da şahit ancak bunlar kadar önemli bir husus da depremden önce sorumluluklarımız ve görevlerimizdir.

Son yıllarda yaşadığımız depremlerin birçoğu gösterdi ki depremin kendi yıkıcı etkisinden ziyade, insanoğlunun kendi eliyle yaptığı ihmallerin, hataların ve açgözlülüğün eseri olarak ciddi kayıplar veriyoruz, yaşıyoruz. Burada sorumluluk alanı üçe bölünüyor; birincisi devletimize. Devletimiz, tüm kurumlarıyla deprem öncesi ve sonrası tüm sorumluluklarını yerine getiren bir bilinçte olmalı. Acılar kıyas kabul etmez ancak depremlerde devlet sorumluluğunun ne kadar fark ettiğini 1999 depremi ve sonraki depremlerde görebiliriz. Aynı ülke, aynı devletin sorumluluk bilincinin yıllar içinde ne kadar fark gösterdiğini de bizler bizatihi müşahede ettik. Her alanda devrimler yapan Recep Tayyip Erdoğan’ın yaşadığımız felaketlerde nasıl bir sorumluluk bilinciyle hareket ettiğine, hiçbir zaman taş üstüne taş koymamış şahıslar bile şahittir ve hakkını teslim etmiştir. Bundan böyle de tüm kamu kuruluşlarımız deprem öncesi ve sonrası üzerine düşen sorumlulukları ifa edecektir. Depreme dayanıklı yapılaşmaya adım adım geçilirken dayanıksız yapıların ivedilikle tahliye edilip yeni bir yapılaşma yoluna gidilmesi birçok ilimiz için aciliyet arz etmektedir. Bu hususta, yetkili bakanlıklarımız görevlerini ifa etmektedir, etmelidir.

AFAD’ın 2023 yılına kadar hazırlamış olduğu Ulusal Deprem Araştırma Programı hedefleri, ulusal deprem stratejisi ve eylem planı önemli çalışmalardandır. Deprem kayıplarının en aza indirgenmesini hedefleyen stratejik yaklaşımları ve eylem dizilerini içeren bir belge olması açısından da ülkemizde örnek bir çalışmadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Osman Nuri Gülaçar (AK Parti, Van). “(10/3200, 3361, 3362, 3364, 3365) No.lu Depreme Karşı Alınabilecek Önlemlerin ve Depremlerin Zararlarının En Aza İndirilmesi İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Bir Meclis Araştırması Açılmasına İlişkin Önergelerin Ön Görüşmeleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 11. Birleşim tutanağı, 3 Kasım 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-nuri-gulacar-27-2020-11-03-10-3200-3361-3362-3364-3365-no-lu-depreme-karsi-alinabilecek-onl (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=91716

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
