# Ix.tur. (içişleri bakanlığı, tarım ve köyişleri bak.)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Osman Özcan (CHP, Antalya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim
- **Tarih:** 22 Aralık 2003
- **Gündem:** IX.TUR. (İÇİŞLERİ BAKANLIĞI, TARIM VE KÖYİŞLERİ BAK.)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/osman-ozcan-22-2003-12-22-ix-tur-icisleri-bakanligi-tarim-ve-koyisleri-bak

> Osman Özcan (CHP), 22 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: IX.TUR. (İÇİŞLERİ BAKANLIĞI, TARIM VE KÖYİŞLERİ BAK.)); konuşma 918 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

OSMAN ÖZCAN (Antalya) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; 2004 yılı Tarım Bakanlığı bütçesinin aleyhinde konuşmak üzere söz aldım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, tarım ve tarıma dayalı sanayi, Türk ekonomisinin can damarıdır. İnsanımızın, sağlıklı beslenebilmesi, giyinebilmesi ve kuşamıyla, tarım orantılıdır; çünkü, tarım, yalnız köylerde oturan yüzde 35 nüfusun değil, kentlerimizde, şehirlerimizde, beldelerimizde oturan bütün insanlarımızın giyinme ve beslenme sorunudur. Tarım, Türk Halkının ekmeğidir, aşıdır.

Fakat, değerli arkadaşlarım, üzülerek ifade ediyorum ki, hükümetin, yanlış tarım politikaları yüzünden bu kesim hızla yoksullaşmaktadır. Çeşitli oyunlarla örgütlenmeleri önlenmekte, emeğini, hakkını alamamakta, hiçbir ekonomik, yönetsel ve siyasal süreçte etkili olamamaktadır. Çıkarcı sermaye, uluslararası çıkar çevrelerinin yerli odakları "tarım ekonomiye yüktür, tarım Türkiye halkını sömürmektedir" demelerine rağmen, tarımımız ayakta durmasını bilmiştir. Onun için, tarımın sorunları çözülmeden, ülkenin sorunlarını çözmemizin imkânı yoktur değerli arkadaşlarım.

Çilekeş Türk çiftçisinin emeğini sömürerek saltanat sürdürmeye de kimse devam edemez. Yıllardır, bazı çevreler, tarıma verilen desteğin "ülkeyi batırdığını" dile getirdiler. Bunlar, Avrupa Birliği ülkelerinde üretici başına 15 625 dolar para verildiğini göremediler. Amerika Birleşik Devletlerinde üretici başına 13 275 dolar para ödenmektedir; fakat, bazı çevreler, ithalat adı altında yurdumuza kaçak tarım ürünleri sokarak köşeyi döndüler; ama, hem ekonomiye ihanet ettiler hem de Türk tarımını, Türk çiftçisini batırdılar.

Değerli arkadaşlarım, geçen gün de söyledim, sınırlarımızda, binlerce tonluk depolar yapılıyor. Bu depolara dışarıdan tarım ürünleri getiriliyor. Şartlar müsait olduğu zaman, anlaşmalar yapıldığı zaman içeriye bu tarım ürünleri sokuluveriyor. Akdeniz Bölgesinde örtü altı karpuzculuğu gelişmeye başladı. Karpuzun çıkmasına 15 gün kala, bir bakıyoruz, İran'dan kamyonlarla gelen kaçak karpuzlar yurdumuzu dolduruveriyor; elmada da aynı oyunlar oynanıyor ülkemizde.

Açık konuşuyorum, başta, Mersin Serbest Bölge olmak üzere, Trabzon, Tekirdağ, Samsun, İzmit, İstanbul, Bursa, Antalya, Hatay, Hakkâri ve Kilis gibi gümrük kapılarımızdan yurdumuza kaçak tarım ürünleri getiriliyor. Öyleyse, sormak hakkımız değil mi; nerede bu gümrük memurlarımız, nerede emniyet kuvvetlerimiz, nerede faturaları kontrol etmekle görevli vergi dairelerimiz ve nerede bu hükümet?!

Değerli arkadaşlarım, devlet kurumlarıyla bütünleşen çetelerin soygununa, hortumlayan, soyan, çalan iş çevrelerine ve bazı medya gruplarına aktarılan halkın kaynakları, tarım kesimine niçin aktarılmıyor?!

Hükümet, Avrupa Birliği ülkelerinin dayatmaları sonucu tarım kesimini ihmal etmiş, çiftçimizi perişan etmiştir. Çıkarılan ve çıkarılmak istenen Avrupa Birliği yasalarıyla, çiftçilerimize dayatmalar yapılıyor. Hiç kimse demiyor ki, Türk çiftçisini, Avrupa çiftçisinin seviyesine getirelim. Böyle bir çalışma yaptınız mı?! Böyle bir kuruluş var mı?! Değerli arkadaşlarım, bunlar, tarımı yıkıma sürükleme, çiftçimizi yoksullaştırma ve ülkemizi yabancıların pazarı yapma davranışlarıdır.

Değerli arkadaşlarım, Antalya'nın Kaş, Gündoğmuş, Manavgat, Gazipaşa İlçelerinin kırsal kesimlerindeki insanlarımızın durumlarını bir görseniz içiniz yanar; buralarda, bırakın traktörü, bırakın karasabanı, öküzü, kadınlarımız, ellerinde kazma, taşların arasında ekin ekmektedirler.

Dünyada kendi kendini besleyen yedi ülkeden biriydik. Şimdi öyle mi; şimdi, dışarıdan tarım ürünleri satın alıyoruz. Öyleyle, tarım politikamızın yanlışlığına bundan daha iyi bir örnek gösterebilir miyiz?! Desteklerden vazgeçerek tarımı da bitiririz, Türk köylüsünü de bitiririz. Gelişmiş ülkelerin 2000'li yıllarda tarıma verdiği desteğin, Türk çiftçisi, ancak onda-onbeşte 1'ini aldı. Öyleyse, bu Türk çiftçisini, Avrupa çiftçisiyle nasıl yarış ettirebilirsiniz?!

Sene sonu geldi, 2003 yılının bitmesine bir hafta kaldı, Türk çiftçisine verilecek olan doğrudan gelir desteği üretici başına 13 575 dolardı; 1 kuruş ödedik mi Türk çiftçisine?! Niçin ödenmedi, niçin söz verildi?

Değerli arkadaşlarım, tarım satış kooperatiflerine gereken desteği veremedik. Bu kooperatiflerin kanunlarını günün şartlarına göre ayarlamamız gerekiyor, özerk yapmamız gerekiyor, politikacıların buralardan elini eteğini çekmesi gerekiyor.

Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, ismiyle mütenasip bir banka olmaktan çıkarılmış, ticaret bankası şekline dönüştürülmüştür. Yüzde 35'i çiftçi olan bir ülkede, çiftçilerin bankası, çiftçilerin ortak olacağı bir çiftçi bankası niçin kurulmamaktadır?

Değerli arkadaşlarım, bakınız, Sovyetler Birliği 1970'li yıllarda krize girdi, tarımı krize girmişti de ondan. Buğday almak zorunda kaldı, ülkesi açtı. Batı'ya yalvardı buğday almak için. Batı bunu çok iyi kullandı. 1976 yılında, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Ford, bir basın toplantısında bakınız ne dedi: "Bizim elimizdeki buğday, atom bombasından daha güçlü bir silahtır." Öyleyse, çiftçiye verdiğimiz değer ne bizim? Ona verdiğimiz gübre, mazot ve elektrikten katmadeğer vergisini kaldırmayı Bakanlığımız düşünüyor mu? 250 000-300 000 liraya mal olan mazotu çiftçimize 1 300 000 liraya satmak insafla bağdaşır mı?! Dünyanın neresinde görülmüş 1 300 000 liraya mazot satmak?! Böyle bir ülkeyi misal verebilecek var mı?! Elektrik fiyatı bizdekiyle aynı olan başka bir ülke var mı dünyada?!

NURETTİN AKTAŞ (Gaziantep) - Bizim gibi olamayan ülkeler de var, onu da söyle.

OSMAN ÖZCAN (Devamla) - Sayın milletvekilim, dinlersen bir şeyler öğrenirsin.

Değerli arkadaşlarım, ondan sonra da çıkalım meydana, aslan çiftçim, kaplan çiftçim, yaman çiftçim... Bırakın bu lafları. Çiftçiye gerekli değeri verelim de, ondan sonra konuşalım.

Ülkemizin de imzaladığı Dünya Ticaret Anlaşmasına göre, 40 ürüne destek veriyoruz; aklımda kaldığı kadarıyla, elmaya, soğana, patatese, bir de, sebzelerden domatese. Diğer ürünler ne olacak?!

Değerli arkadaşlarım, Yunanistan, İspanya, Portekiz, Avrupa Birliğine girerken bunlar için kıyasıya pazarlık yaptı; fakat, bizim önümüze, Avrupa Birliği uyum yasası olarak geliyor, parmaklar kalkıyor, iniyor, Türk çiftçisi de tokadı yiyor. Bu anlaşmalar değiştirilmelidir. Bu teslimiyet politikalarıyla tarımı bir yere götüremezsiniz.

Değerli arkadaşlarım, kendine yeterliliğin ve verimliliğin artırılması konusunda başarılı olamadık. Yerli üretimi değil, ithalatı destekledik. Bunun en güzel örneklerinden birisi -arkadaşlarımızın söylediği gibi- buğday ve mısır ithalatıdır. Hasat zamanında, mısırdan alınan gümrük vergisini -yüzde 35 dediler ama- yüzde 20'ye indiriverdik, ithalatçı firma yüzbinlerce ton mısırı getirdi, ithalattan alınan gümrük vergisini hemen yüzde 70'e çıkarıverdik. Ne oldu -köylünün tabiriyle, çakal çayı geçti- Anadolu mısırla doldu ve neticede, mısır üreticileri bitti. Tarım ve Köyişleri Bakanlığının bunda çok büyük kabahati olduğunu düşünüyorum.

Değerli arkadaşlarım -açık söylüyorum- kanıma dokunuyor derler ya, benim de kanıma dokunuyor. Neden; Türk çiftçisinin yanında olmamız gerekiyor; lafla değil, fiilî olarak... Çoğunluğumuz çiftçi çocuğuyuz. Bakınız, biraz önce, Yuva'dan bana telefon ettiler "elma depolarda dolu, toptan 250 000 liraya alan yok, ne olacak bizim halimiz" dediler. Tarım ve Köyişleri Bakanına iletiyorum. Elçiye zeval olmaz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Osman Özcan (CHP, Antalya). “Ix.tur. (içişleri bakanlığı, tarım ve köyişleri bak.)”. TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim tutanağı, 22 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-ozcan-22-2003-12-22-ix-tur-icisleri-bakanligi-tarim-ve-koyisleri-bak (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
