# Seçimlerin temel hükümleri ve seçmen kütükleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:110)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Osman Özçelik (Siirt)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim
- **Tarih:** 13 Mart 2008
- **Gündem:** SEÇİMLERİN TEMEL HÜKÜMLERİ VE SEÇMEN KÜTÜKLERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:110)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/osman-ozcelik-23-2008-03-13-secimlerin-temel-hukumleri-ve-secmen-kutukleri-hakkinda-kanunda-degisi-2

> Osman Özçelik, 13 Mart 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SEÇİMLERİN TEMEL HÜKÜMLERİ VE SEÇMEN KÜTÜKLERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:110)); konuşma 625 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

OSMAN ÖZÇELİK (Siirt) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, 110 sıra sayılı 298 sayılı Yasa’da değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısının eski 9, şimdi 10’uncu maddesinde değişiklik yapılmasına dair önerimiz üzerine söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Seçimlerde gerek seçmenler gerekse adaylar açısından kanun karşısında eşitlik ilkesine uyum, demokratik seçimlerin esasını oluşturmaktadır. Yurt dışı seçmenlere, sadece siyasi partilere, siyasi parti adaylarına oy verme hakkının tanınması hem seçmen haklarının hem de seçilmek isteyen adayların haklarını kısıtlamaktadır. Bildiğiniz gibi, 22 Temmuz 2007 seçimlerinde partimiz seçimlerde uygulanan yüksek baraj nedeniyle bağımsız adaylarla seçimlere katılmıştı. Bir siyasi partinin, köklü bir siyasi partinin antidemokratik yasalar nedeniyle bağımsız adaylarla seçimlere katılmak zorunda kalması, her hâlde demokrasimizi zedeleyen bir durumdur. Seçmen kitlesi bakımından ardına olduğumuz HADEP ve DEHAP yine çok yüksek oy oranlarına ulaşmış olmasına rağmen baraj nedeniyle Parlamentoda temsil imkânı bulamadılar. HADEP, 1995 seçimlerinde yüzde 4,2’yle 1 milyon 200 bin oy almasına ve on bir seçim çevresinde birinci parti olmasına rağmen, Parlamentoda temsil imkânı bulamadı. DEHAP, 1999 seçimlerinde yüzde 4,8 oy almasına rağmen, 1 milyon 480 bin oy almasına rağmen ve yine on bir il seçim çevresinde birinci parti olmasına rağmen, yine Parlamentoda temsil imkânı bulamadı. DEHAP, 2002 milletvekili genel seçimlerinde yüzde 6,2 oy almasına ve on üç seçim çevresinde, on üç ilde birinci parti olmasına rağmen, yine Parlamentoda temsil imkânı bulamadı. Eğer 2002 seçimlerinde baraj demokratik ülkelerdeki oranda olsaydı veya hiç olmasaydı 52 milletvekiliyle Parlamentoda temsil edilmiş olacaktık ve Parlamentonun üçüncü büyük grubuna sahip olacaktık.

Şimdi, demokrasimizde aksayan bir yan var. 2007 seçimlerinde bağımsız adaylarla seçimlere katılmak zorunda kaldık. Bağımsız adaylarla seçimlere katıldığımız için, mesela bugün, anayasal, yasal bir hakkımız olmasına rağmen, hazine yardımından yararlanamıyoruz. Yani AKP, AK Parti 104 milyon YTL alırken, sıfır hazine yardımıyla, biz, şu kadar milyon insanı temsil eden partimiz hazine yardımı alamıyor.

Eşit koşullarda bir yarış içinde değiliz. Bu nedenle, yasaların tamamında, seçim yasalarının tamamında demokratikleşme sağlanmalıdır. Bağımsız adaylar, bağımsız adaylık… Yani biz tekrar bağımsız adaylarla seçime katılacağız diye düşünmeyin, barajı indireceğiz, inanıyorum ve baraj inmese de barajı aşacağımıza inanıyorum. Diğer siyasi partilerin tamamı da böyle düşünüyor herhâlde. Bağımsız aday olmak da yasal bir haktır ve bağımsız adayların da yasalar karşısında eşit muamele görmesi lazım. Düşünün bağımsız aday oluyorsunuz ve yurt dışındaki seçmenlerin tamamı şimdi oy kullanma hakkına sahip olacaklar. Bir önceki seçimde 228 bin seçmen oy kullanmış gümrüklerde, şimdi belki 1,5 milyon seçmen oy kullanacak ve bağımsız adaylar o seçmenlerin oylarından yararlanamayacak.

Geçtiğimiz seçimde -Hakkâri örneği çok önemliydi- Hakkâri’de bir arkadaşımız, bağımsız olan bir arkadaşımız, yerelde alınan oylar bakımından milletvekili seçilecek kadar oy almıştı. Ama gümrük oyları gelince, Hakkâri’ye düşen oylar bakımından, Hakkâri ikinci sıra adayı, sanıyorum kırk oyla, gümrükten gelen oylarla seçildi ve bizim arkadaşımız seçilemedi. Yani bu tam bir eşitsizliktir. Bunu kaldırmak lazım, bu haksızlığı gidermek lazım. Bağımsız adaylara oy verme hakkını tanımak hem adaylar açısından eşitlikçi davranmak, yasalar karşısında eşit olmak hem de seçmenin istediği adaya, istediği kişiye oy vermesini sağlamak yani onun o hakkını korumak açısından da son derece önemli ve gereklidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun, konuşmanızı tamamlayınız.

OSMAN ÖZÇELİK (Devamla) – Tamamlıyorum efendim.

Teknik olarak bazı zorlukları olabilir. Önergemizde önerimizi söyledik. Ayrı bir oy pusulası hazırlanabilir, bağımsız adaylar için ayrı bir oy pusulası hazırlanabilir. Gerçi, bağımsız adayların da simge kullanmaları yasal olarak mümkün olması lazım ama belki oy pusulasını çok fazla büyüteceği için hadi simge kullanılmasın ama hiç değilse bağımsız adayın adının bulunduğu ve her seçim çevresi için… Türkiye'de seksen dört seçim çevresi var. Bağımsız adayların sayısı… Gerçi 2002 seçimlerinde naylon adaylarla 726 sayısını bulduk daha önce 20-30 aday varken Türkiye genelinde veya 100 aday varken. Seçmenin, seçim çevresine göre bağımsız adayların isimlerinin karşısındaki kutucuğa işaret koymak suretiyle bağımsız adaylara oy vermeleri sağlanmalıdır. Hem bağımsız adaylar için hem de seçmenin bu hakkını kısıtlayıcı bir durum var yasada. Değiştirilmesini teklif ediyoruz.

Saygılar sunuyorum. (DTP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Osman Özçelik (Siirt). “Seçimlerin temel hükümleri ve seçmen kütükleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:110)”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 13 Mart 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-ozcelik-23-2008-03-13-secimlerin-temel-hukumleri-ve-secmen-kutukleri-hakkinda-kanunda-degisi-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
