# Terörle mücadele kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ve benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:526)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Osman Özçelik (Barış ve Demokrasi Partisi, Siirt)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 138. Birleşim
- **Tarih:** 21 Temmuz 2010
- **Gündem:** TERÖRLE MÜCADELE KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI VE BENZER MAHİYETTEKİ KANUN TEKLİFLERİ (S.S.:526)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/osman-ozcelik-23-2010-07-21-terorle-mucadele-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dai

> Osman Özçelik (Barış ve Demokrasi Partisi), 21 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 138. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TERÖRLE MÜCADELE KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI VE BENZER MAHİYETTEKİ KANUN TEKLİFLERİ (S.S.:526)); konuşma 580 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

OSMAN ÖZÇELİK (Siirt) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; önergemiz üzerinde söz aldım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Dün Sayın Başbakan 12 Eylül mağdurlarına ilişkin bir konuyu anlatırken duygulandı, gerçekten önemli bir şeydi bu. Yirmi beş yıl sonra da olsa bir Başbakanın yaşanmış bir faciayı anlatırken duygulanması kadar insani bir şey yok. Ancak o günlerde biz, o facianın yaşandığı günlerde biz ya cezaevlerindeydik ya işkencehanelerdeydik ya firardık ya bir arkadaşımız vuruluyordu ya da arkadaşlarımız cezaevlerinde açlık grevlerinde yaşamlarını veriyorlardı. İşte bunun izlerini silmek üzere çaba sarf ediyoruz. AK PARTİ’nin yapmaya çalıştığı işleri azımsıyoruz anlamında söylemiyorum ama yeterli değil. Bu işler süsleyerek, bu işler makyajla düzelmiyor, kökten çözümler peşinde olmak lazım. Bu konularda Sayın Başbakan üzülürken, ancak aynı Başbakan 2006 yılında Terörle Mücadele Yasası’nın bugün düzeltmeye çalıştığım en ağır maddelerinin Terörle Mücadele Yasası’na girmesini sağlayan partinin de genel başkanı.

Yine aynı dönemde, 2007 yılında Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nda polisin yetkilerini genişleterek polisin âdeta yargısız infazlar yapmasına neden olabilecek düzenlemeler yapıldı.

O düzenleme, 2559 sayılı Yasa’nın 16’ıncı maddesi, Haziran 2007’de değiştirilmiş; bir kısmını okuyorum: “Polis, zor kullanma yetkisi kapsamında direnmeyi etkisiz kılmak amacıyla kullanacağı araç ve gereç ile kullanacağı zorun derecesini kendisi tayin eder.” diyerek polise sınırsız yetki verilmiş ve polis âdeta yargısız infazlara neden olmuştur. Yargısız infazlar, bir hukuksal otoritenin, yasal otoritenin veya bir mahkemenin kararı olmadan insanların cezalandırılması meselesidir.

Bakın, son üç yılda, İnsan Hakları Vakfının verdiği rapora göre, Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nda polis yetkilerinin sınırsız genişletilmesi sonucu, 50 faili meçhul cinayet var, 109 yargısız infaz, 96 kişi cezaevi veya gözaltında, ölümle sonuçlanan olaylar var. Yani son üç yılda, Sayın Başbakanın üzüntülerine neden olan konu, kendisinin Başbakanlığı döneminde, üç yılda, inanılmayacak boyutta yargısız infazlara tanık oluyoruz.

Bunlardan birkaç örnek vermek istiyorum:

26 Kasım 2007 tarihinde Baran Tursun adında bir genç infaz edildi. Polis “’Dur!’ ihtarına uymadı, biz de aracın tekerleğine ateş ettik.” diyor; Baran’ın araçtaki arkadaşı ise “Ne uyarı vardı ne barikat, sadece bir selektör gördük, sonra arkadaşımın başı omuzlarıma düştü.” diyor.

Ekim 2008’de Antalya’da Çağdaş Gemik motosiklet üzerinde, başından yine, vurularak öldürülüyor. Polis “Dur!” ihtarına uymadığı için ateş edildiğini, uyarı ateşi edildiğini söylüyor. Olaylar çok.

Mayıs 2010’da Muğla’da, Muğla Üniversitesi öğrencisi Şerzan Kurt, yine, başından vurularak öldürüldü. Biz bu konuyu Plan ve Bütçe Komisyonunda Millî Eğitim Bakanına sorduğumuzda, “Hayır efendim, o, polisin kurşunu değil. Bu, bir barda, bir kız tartışması sonucu çıkmış bir olaydır.” demişti. Oysa, bugün, savcılığın elde ettiği belgelerden, videolardan polisin hedef gözeterek Şerzan Kurt’u vurduğu şeklinde iddianame hazırlandı ve 10 Ağustosta mahkemesi var Muğla’da ve biz de orada olacağız.

Yine, önemli bir olay: Aydın’ın Kuşadası ilçesinde savcılık kararını tebliğ etmek üzere evine gidilen kişinin karşı koyması üzerine polis kişiyi yaralıyor ve serbest bırakılıyor.

Bir önemli olay daha… Olaylar çok, bu anlattıklarım yanında başka olaylar da var. Evet, buna benzer çok sayıda olay var. Yani Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nda polise sınırsız yetki vermek…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun.

OSMAN ÖZÇELİK (Devamla) - …sonucu yargısız infazlarda çok ciddi artışlar var. Mutlaka Polis Vazife ve Salahiyet Yasası’nda, bugün bu Yasa’da, Terörle Mücadele Yasası’nda yaptığımız değişiklikten daha köklü değişiklikler yaparak bunların önüne geçmek zorundayız.

Bu Mecliste idam konusu tekrar gündeme geldi, insanlar hâlâ idam peşinde. Ben, 12 Eylül döneminde işçi önderlerinden Devrimci İşçi Sendikaları (DİSK) Genel Başkanı Sayın Abdullah Baştürk’ün o düzmece mahkemelerde verdiği bir ifadeyi hatırladım. Sayın Baştürk idamla yargılanıyordu, düzmece mahkemelerde işçi önderi idamla yargılanıyordu, ancak Sayın Baştürk demişti ki: “Siz ancak benim ceketimi asabilirsiniz.” Onları hatırlatıyorum. İdam bu ülkenin gündeminden çıkarılmalıdır.

Hepinize başarılar diliyorum, yasanın hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. İyi akşamlar. (BDP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Osman Özçelik (Barış ve Demokrasi Partisi, Siirt). “Terörle mücadele kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ve benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:526)”. TBMM Genel Kurulu, 138. Birleşim tutanağı, 21 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-ozcelik-23-2010-07-21-terorle-mucadele-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dai (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
